Gizemli sayılar arasında yer alan 137 ile Richard Feynman arasındaki ilişki
Sorumluluk aldığı projelerden alnının akıyla çıkma özelliği Feyman’ı tanımlamaya yetmiyor. Kendisi gizemli sayılar arasında bulunan 137 ile yakından ilgileniyor. Hatta bu sayı ile aralarında o kadar sıkı fıkı bir “ilgi bağı” kuruyor ki tüm fizikçilere bu sayının barındırdığı gizemi vurgulamak adına ofis ve evlerine asmalarını salık veriyor. Amaç, bildiklerimizin bilmediklerimizin yanında ufacık kaldığını sürekli göstermek…
137 ve İnce yapı sabiti
Fizikte “Sommerfeld sabiti” olarak da adlandırılan ince yapı sabiti, temel yüklü parçacıklar arasındaki elektromanyetik etkileşimim gücünü tanımlayan boyutsuz bir fiziksel sabit olarak tanımlanıyor. 137 ise belirtilen bu tanımın aksini ifade ediyor. ve elektronun bir fotonu yayma ya da soğurma olasılığıyla ilişkisini belirtiyor. İnce yapı sabiti aynı zamanda ‘alfa’ adını da yanıtlamakta ve elektron yükünün karesini alıyor ve ışık hızı çarpı Planck sabitine bölünürse ona ulaşmamızı sağlıyor Bitti mi? Bitmedi…
Tüm bunların en özet açıklaması; 137 sayısı ile ilgili olarak, elektromanyetizm (elektron), görelilik (ışık hızı) ve kuantum kuramı (Planck sabiti) kesişmesini kapsadığı anlamı çıkıyor.
137 boyuttan bağımsız olması yönünden de anlam taşıyan bir sayı
Evet, bu gizemli sayı boyuttan bağımsız.. Söz gelimi, Işık hızının saniyede yaklaşık 300.000 kilometre olduğunu biliyoruz. Verilen bir örneğe göre bu sayı, Mars’taki ya da Sirius yıldızının ondördüncü gezegenindeki bilimcilerin yük, hız ve Planck sabitinin kendi versiyonları için hangi birimleri kullanırsa kullansınlar 137’yi bulacaklarını söylüyor.. Ayrıca kendisi asal bir sayı olarak matematikteki yerinde duruyor.
137 ile ilgilenen tek bilim insanı Feynman mı?
Direkt cevap verelim; hayır! Yarım asırlık bir araştırmanın gerektirdiği bu gizemle ilgilenen isimlerden biri de Werner Heisenberg. Bakın ne diyor?
“Kuantum mekaniğinin tüm bilinmezlikleri 137’nin barındırdığı anlam keşfedildiğinde ortaya çıkacak.”
Kendisinin şu sözleri söylediği de anlatılır: “ Mezuniyet öncesi öğrencilerime dünyanın herhangi bir yerinde sıkıntıya düşerlerse bir kartona ”137” sayısını yazıp kalabalık bir caddenin köşesinde havaya kaldırmalarını söylerim. Eninde sonunda bir fizikçi sıkıntıda olduklarını anlayacak ve yardıma gelecektir.”
İlginç bir yaklaşım olduğunu inkar edemeyiz…
Bill Riemers’in 137 sayısına ilişkin açıklaması
Yazının bu kısmında da Bill Riemers’a kulak verelim: Klasik fizik bize periyodik tablonun # 137 elementinin yakaladığı elektronların ışık hızında hareket edeceğini söylüyor. Daha basit bir ifadeyle 137, bir elektronun tek bir fotonu absorbe etme olasılığıdır.” Malum, protonlar ve elektronlar fotonlarla etkileşime girerek bağlanır.” Riemers devam ediyor: “Böylece 137 proton aldığınızda, 137 foton elde edersiniz ve yüzde 100 emilim şansı elde edersiniz. Yerdeki bir elektron ışık hızında yörüngeye dönecektir. Bu karadeliğin elektromanyetik eşdeğeridir. Kütleçekimli bir kara delik için, genel görelilik, gezegenlerin ışık hızında ve ötesinde yörüngede bulunmalarını önlemek için kurtarmaya gelir. Elektromanyetik bir kara delik için Genel görelilik kurtarmaya gelir ve eleman 137’yi elektronların ışık hızından daha hızlı hareket etmesinden kurtarır. Bununla birlikte, genel görelilik ile bile, element 139 hala ışıktan daha hızlı hareket eden elektronlara sahip olacaktır. Einstein’a göre bu imkansızlık. Dolayısıyla 137 sayısını hala anlamış değiliz.”
Gizemli sayılar arasında olan 137 sayısı sırrı ne?
Birçok bilimsel açıklamaya rağmen bu gizem tam anlamıyla çözülemedi. Ancak 137 sayısı bilimin gözünde hiç de basit bir sayı değil. Hatta olağanüstü ve şaşırtıcı bir sayı. Ancak bu olağanüstülüğün çözülmesi için bilimin uzun süre çalışacağı kesin gibi duruyor. Konu kuantuma kadar uzanıyor.
137 ve İnce yapı sabiti
Fizikte “Sommerfeld sabiti” olarak da adlandırılan ince yapı sabiti, temel yüklü parçacıklar arasındaki elektromanyetik etkileşimim gücünü tanımlayan boyutsuz bir fiziksel sabit olarak tanımlanıyor. 137 ise belirtilen bu tanımın aksini ifade ediyor. ve elektronun bir fotonu yayma ya da soğurma olasılığıyla ilişkisini belirtiyor. İnce yapı sabiti aynı zamanda ‘alfa’ adını da yanıtlamakta ve elektron yükünün karesini alıyor ve ışık hızı çarpı Planck sabitine bölünürse ona ulaşmamızı sağlıyor Bitti mi? Bitmedi…
Tüm bunların en özet açıklaması; 137 sayısı ile ilgili olarak, elektromanyetizm (elektron), görelilik (ışık hızı) ve kuantum kuramı (Planck sabiti) kesişmesini kapsadığı anlamı çıkıyor.
137 boyuttan bağımsız olması yönünden de anlam taşıyan bir sayı
137 ile ilgilenen tek bilim insanı Feynman mı?
Direkt cevap verelim; hayır! Yarım asırlık bir araştırmanın gerektirdiği bu gizemle ilgilenen isimlerden biri de Werner Heisenberg. Bakın ne diyor?
“Kuantum mekaniğinin tüm bilinmezlikleri 137’nin barındırdığı anlam keşfedildiğinde ortaya çıkacak.”
Kendisinin şu sözleri söylediği de anlatılır: “ Mezuniyet öncesi öğrencilerime dünyanın herhangi bir yerinde sıkıntıya düşerlerse bir kartona ”137” sayısını yazıp kalabalık bir caddenin köşesinde havaya kaldırmalarını söylerim. Eninde sonunda bir fizikçi sıkıntıda olduklarını anlayacak ve yardıma gelecektir.”
İlginç bir yaklaşım olduğunu inkar edemeyiz…
Bill Riemers’in 137 sayısına ilişkin açıklaması
Yazının bu kısmında da Bill Riemers’a kulak verelim: Klasik fizik bize periyodik tablonun # 137 elementinin yakaladığı elektronların ışık hızında hareket edeceğini söylüyor. Daha basit bir ifadeyle 137, bir elektronun tek bir fotonu absorbe etme olasılığıdır.” Malum, protonlar ve elektronlar fotonlarla etkileşime girerek bağlanır.” Riemers devam ediyor: “Böylece 137 proton aldığınızda, 137 foton elde edersiniz ve yüzde 100 emilim şansı elde edersiniz. Yerdeki bir elektron ışık hızında yörüngeye dönecektir. Bu karadeliğin elektromanyetik eşdeğeridir. Kütleçekimli bir kara delik için, genel görelilik, gezegenlerin ışık hızında ve ötesinde yörüngede bulunmalarını önlemek için kurtarmaya gelir. Elektromanyetik bir kara delik için Genel görelilik kurtarmaya gelir ve eleman 137’yi elektronların ışık hızından daha hızlı hareket etmesinden kurtarır. Bununla birlikte, genel görelilik ile bile, element 139 hala ışıktan daha hızlı hareket eden elektronlara sahip olacaktır. Einstein’a göre bu imkansızlık. Dolayısıyla 137 sayısını hala anlamış değiliz.”
Gizemli sayılar arasında olan 137 sayısı sırrı ne?
Birçok bilimsel açıklamaya rağmen bu gizem tam anlamıyla çözülemedi. Ancak 137 sayısı bilimin gözünde hiç de basit bir sayı değil. Hatta olağanüstü ve şaşırtıcı bir sayı. Ancak bu olağanüstülüğün çözülmesi için bilimin uzun süre çalışacağı kesin gibi duruyor. Konu kuantuma kadar uzanıyor.