Burundan aldığımız havayı temizleyen, ısıtan, nemlendiren ve akciğerlere gönderen sinüsler, yaz-kış ayırt etmeden iltihaplanabiliyor. İhmal edildiğinde ciddi rahatsızlıklara yol açan sinüzit tedavisinde sıcak hava olumlu etki yapıyor. Hatta, denize girmek doğal bir yıkama yöntemi oluyor. Çoğunlukla burun akıntısıyla kendini belli eden sinüzit daha çok üst solunum yolu hastalıklarıyla beraber görülüyor. Bir viral enfeksiyona bağlı olduğunda kolayca tedavi edilen hastalık, kronikleştiğinde ciddi rahatsızlıklara yol açabiliyor. Kronik sinüzit mevsim ayırt etmese de akut sinüzit vakalarında yaz aylarında azalma görülüyor. Sinüzit hakkında merak edilen soruları Acıbadem Levent Tıp Merkezi’nden Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Dr. Ahmet Hamdi Önay’a sorduk.
SİNÜSLER NEREDE YER ALIYOR?
Kafatasında yer alan boşluklara sinüs adı veriliyor. Yanaklarda, alın bölgesinde, her iki gözün arasında ve geniz bölgesinde olmak üzere toplam 15 adet sinüs bulunuyor. Bu boşluklar sayesinde kafatasının ağırlığı hissedilmiyor. Sinüsler solunum sırasında havayı süzen üniteyi kendi içlerinde barındırıyorlar. Burundan alınan hava, saniyeler içinde sinüslerin içine giriyor, temizleniyor, ısıtılıyor, nemlendiriliyor ve ideal bir hava olarak hazırlandıktan sonra akciğerlere gönderiliyor. Sinüsler ayrıca hava yastığı görevi de görüyor. Bir kaza anında beyin, göz ve kafatasında bulunan hayati damarları koruyorlar.
SİNÜZİT NASIL OLUŞUYOR?
Sinüs boşluk, sinüzit ise sinüslerin iltihabı anlamına geliyor. Sinüzitler akut ve kronik olarak iki gruba ayrılıyor. Akut sinüzitler; bir viral enfeksiyon veya bakteriyel üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında burna açılan sinüslerin kapılarının kapanması ve içlerinde iltihap birikmesiyle ortaya çıkıyor. Akut sinüzitlerin tedavisinde 10-15 gün süren antibiyotik tedavisi yeterli oluyor. Her insan hayatı boyunca defalarca sinüzit olabiliyor. Akut sinüzitlerin hepsinin temelinde bir enfeksiyon bulunuyor. Kronik sinüzit ise boşlukların burna açılan kapılarının havalanmaması, kapanması ve iltihabın uzun süre içeride kalması sonucu, sinüslerin içinde polip oluşmasıyla ortaya çıkıyor. Bu polipler yani burun eti diye tabir edilen oluşumların sinüsleri doldurmasıyla kronik sinüzit meydana geliyor. Bu vakalar ilaç tedavisine veya yardımcı destek tedavilerine cevap vermiyor ve çoğu zaman cerrahi girişim gerekli oluyor.
KRONİK SİNÜZİTİN SEBEPLERİ NELER?
Kronik sinüzitlerin merkezinde alerji olabiliyor. Hastanın alerjik yapıda olması, burun etlerinin ve sinüs kapılarının ödem sonucunda şişmesi, havalanmamasıyla kronikleşiyor. Bir de kişilerde doğuştan ya da sonradan oluşan burun içindeki yapıların, örneğin kıkırdakların eğriliği de havalanma kusuru olarak kronik sinüzite zemin hazırlıyor.
TANI YÖNTEMLERİ NELER?
Akut sinüzitler çekilen sinüs grafileri sonucunda ortaya çıkıyor. Bu grafilerde hava ve sıvı seviyesinin bulunmasıyla içerideki görüntü ayırt edilebiliyor. Kronik sinüzitlerde kullanılan sinüs grafisi aynı zamanda 15 sinüsten hangisinin tıkanmış olduğunu gösteriyor. Kanlı olması, enfeksiyonun uzun zamandır sinüslerin içerisinde olduğu anlamına geliyor. Bu durumda ise ileri bir tetkik olan sinüs tomografisi isteniyor. Waters grafisi de diğer bir tanı yöntemi olarak kullanılıyor. Ağız açık olarak çekiliyor, böylece sinüs boşlukları görülüyor. Sinüslerin tomografi ile görüntülenmesi endoskopik sinüs cerrahisini de kolaylaştırıyor. Tomografinin kılavuzluğu sayesinde artık sinüzit ameliyatı olan kişide hastalık da tekrarlamıyor. Çünkü bu grafi ile sinüsler en ince ayrıntısına kadar görüntülenip, hiçbir kemik kırılmadan içerisine girilip, rahatlıkla temizleniyor.
SİNÜZİTTEN NE ZAMAN ŞÜPHELENMEK GEREKİYOR?
Hasta bir üst solunum yolu enfeksiyonuyla doktora başvuruyor. Burun akıntısı, boğazda yanma ve geniz akıntısı belirtiler arasında yer alıyor. Fakat bu bulgular tüm viral enfeksiyonlar için aynı oluyor. Sinüzitten şüphelendirecek en önemli belirti ise genizden arka tarafa akan yapışkan akıntı ve bu akıntının yeşil ya da sarı renkte olması. Ayrıca sümkürürken mendile boşalan akıntının rengi de tanıda yardımcı oluyor. Gribal enfeksiyon geçiren kişilere kulak burun boğaz hekimlerinin ilk sorduğu soru akıntının rengi çünkü sinüzitte akıntı ya kanlı ya yeşil ya da fosforlu sarı renkte oluyor. Baş ağrısı olan hastalar da çoğu zaman nörologlara başvuruyor ve çekilen beyin tomografilerinde sinüsler görülebiliyor. Bu hastaların yüzde 30’unda sinüzit tespit ediliyor. Cerrahi müdahaleden sonra hastanın nelere dikkat etmesi gerekiyor? Sinüzit ameliyatı ortalama 1-3 saat sürüyor. Birden fazla olan sinüslerin kaç tanesinin tutulduğuna bağlı olarak ameliyatın süresi de değişiyor. Eğer çok tutulum varsa operasyonun süresi üç saati buluyor. Hastaların yüzlerinde ya da burun bölgesinde ağrı, şişlik, morluk olmuyor. Kendiliğinden eriyen minik tamponlar konuluyor ve bu tamponları hasta da çıkarabiliyor. Hasta bir gün hastanede kaldıktan sonra taburcu oluyor. İyileşme dönemi ve işe dönme 48 saat sürüyor, sinüslerin tamamen iyileşmesi üç haftayı buluyor. Üç hafta sonra her beş günde bir doktora gelmek, birtakım burun lavajları yaptırmak ve sinüslerin içini temizletmek gerekiyor.
HASTALIĞIN TEKRARLAMA OLASILIĞI VAR MI?
Tüm bu cerrahi tekniklere ve tanı yöntemindeki ilerlemeye rağmen nükseden vakalar da görülebiliyor. Bu hastalar çoğunlukla alerji hastaları oluyor. Yoğun alerjisi olan hastaların ameliyattan sonra tedavilerine devam edilmezse, doktor takibi bırakılırsa temizlenen odacıklarda hastalık nüksedebiliyor. Bu durum için küçük müdahaleler yapılabiliyor. Kronik sinüzit tedavisini erteleyenler çoğunlukla hangi durumda bir uzmana başvuruyor? Kronik sinüziti olup bunu bir ya da iki yıl erteleyen hastalar burun kanaması şikayetiyle hekime başvuruyor. Sık sık burun kanaması, yeşil ve sarı akıntı görülüyor, çünkü kemikteki erozyon başlamış oluyor. Bu kişilere çoğunlukla yanlış kanal tedavileri de uygulanıyor. Kronik sinüzitli hastalar çoğu zaman diş hekimlerine başvuruyor. Üst dişte tutmayan diş kökleri, defalarca yapılan kanal tedavileri görüldüğünde diş hekimlerinin sinüzitten şüphelenerek hastalardan öncelikle sinüs tomografisi istemesi gerekiyor.
SİNÜZİT YAZ AYLARINDA DA ÇOK SIK GÖRÜLÜYOR MU?
Kronik sinüzit mevsim ayırt etmiyor. Akut sinüzit ise kışın daha fazla görülüyor. Güneşle birlikte enfeksiyonlardan bir nebze uzaklaşılıyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında da azalma görülüyor. Aynı şekilde sinüzitler de azalıyor. Sıcak her zaman sinüzite iyi geliyor. Denize girmek ise doğal bir yıkama yöntemi oluyor.
YAZ AYLARINDA SİNÜZİT İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Yaz aylarında tuzlu su ile yapılan yıkamalar önemli. Çünkü sinüzitin iyileşmesinde antibiyotik kadar etkili bir yöntem. Akut sinüzite zemin hazırlayan nedenler arasında saçların uzun süre ıslak kalması da yer alıyor. Bu nedenle ıslak saçla çok fazla durmamaya ve mümkün olduğunca saçları kurutmaya özen göstermek gerekiyor.
YAZ MEVSİMİNDE CERRAHİ MÜDAHALE YAPILABİLİYOR MU?
Endoskopik sinüs cerrahisindeki ilerlemeler ve teknoloji bir gün içerisinde hastanın gündelik yaşamına dönmesini sağlıyor. Bu nedenle havaların sıcak olması ameliyata engel olmuyor. Güneşe çıkmada bir sıkıntıda görülmüyor. Endoskopik cerrahideki ilerlemelerle burun içi çok daha ayrıntılı saptanıyor. Hiçbir kesi yapmadan, sadece burun deliklerinden girilerek kameralar ve endoskoplar aracılığıyla burun temizlenebiliyor.
KRONİK SİNÜZİT TEDAVİ EDİLMEZSE NE TÜR SORUNLARA NEDEN OLABİLİYOR?
Sinüs denilen boşlular kafatasında yer alıyor ve hayati organlara çok yakın olması nedeniyle bu organların içindeki iltihaplar tedavi edilmediğinde sonuçları ölümcül olabiliyor. Bu sonuçların arasında körlük, menenjit, yüz kemiklerinde erime ve deformasyon yer alıyor. Bir başka komplikasyon ise üst dişlerde dökülme veya köklerinde gevşeme, sert damakta erozyon, üst damak ve çene cerrahisine neden olacak kemik hasarları oluyor.
SİNÜSLER NEREDE YER ALIYOR?
Kafatasında yer alan boşluklara sinüs adı veriliyor. Yanaklarda, alın bölgesinde, her iki gözün arasında ve geniz bölgesinde olmak üzere toplam 15 adet sinüs bulunuyor. Bu boşluklar sayesinde kafatasının ağırlığı hissedilmiyor. Sinüsler solunum sırasında havayı süzen üniteyi kendi içlerinde barındırıyorlar. Burundan alınan hava, saniyeler içinde sinüslerin içine giriyor, temizleniyor, ısıtılıyor, nemlendiriliyor ve ideal bir hava olarak hazırlandıktan sonra akciğerlere gönderiliyor. Sinüsler ayrıca hava yastığı görevi de görüyor. Bir kaza anında beyin, göz ve kafatasında bulunan hayati damarları koruyorlar.
SİNÜZİT NASIL OLUŞUYOR?
Sinüs boşluk, sinüzit ise sinüslerin iltihabı anlamına geliyor. Sinüzitler akut ve kronik olarak iki gruba ayrılıyor. Akut sinüzitler; bir viral enfeksiyon veya bakteriyel üst solunum yolu enfeksiyonu sonrasında burna açılan sinüslerin kapılarının kapanması ve içlerinde iltihap birikmesiyle ortaya çıkıyor. Akut sinüzitlerin tedavisinde 10-15 gün süren antibiyotik tedavisi yeterli oluyor. Her insan hayatı boyunca defalarca sinüzit olabiliyor. Akut sinüzitlerin hepsinin temelinde bir enfeksiyon bulunuyor. Kronik sinüzit ise boşlukların burna açılan kapılarının havalanmaması, kapanması ve iltihabın uzun süre içeride kalması sonucu, sinüslerin içinde polip oluşmasıyla ortaya çıkıyor. Bu polipler yani burun eti diye tabir edilen oluşumların sinüsleri doldurmasıyla kronik sinüzit meydana geliyor. Bu vakalar ilaç tedavisine veya yardımcı destek tedavilerine cevap vermiyor ve çoğu zaman cerrahi girişim gerekli oluyor.
KRONİK SİNÜZİTİN SEBEPLERİ NELER?
Kronik sinüzitlerin merkezinde alerji olabiliyor. Hastanın alerjik yapıda olması, burun etlerinin ve sinüs kapılarının ödem sonucunda şişmesi, havalanmamasıyla kronikleşiyor. Bir de kişilerde doğuştan ya da sonradan oluşan burun içindeki yapıların, örneğin kıkırdakların eğriliği de havalanma kusuru olarak kronik sinüzite zemin hazırlıyor.
TANI YÖNTEMLERİ NELER?
Akut sinüzitler çekilen sinüs grafileri sonucunda ortaya çıkıyor. Bu grafilerde hava ve sıvı seviyesinin bulunmasıyla içerideki görüntü ayırt edilebiliyor. Kronik sinüzitlerde kullanılan sinüs grafisi aynı zamanda 15 sinüsten hangisinin tıkanmış olduğunu gösteriyor. Kanlı olması, enfeksiyonun uzun zamandır sinüslerin içerisinde olduğu anlamına geliyor. Bu durumda ise ileri bir tetkik olan sinüs tomografisi isteniyor. Waters grafisi de diğer bir tanı yöntemi olarak kullanılıyor. Ağız açık olarak çekiliyor, böylece sinüs boşlukları görülüyor. Sinüslerin tomografi ile görüntülenmesi endoskopik sinüs cerrahisini de kolaylaştırıyor. Tomografinin kılavuzluğu sayesinde artık sinüzit ameliyatı olan kişide hastalık da tekrarlamıyor. Çünkü bu grafi ile sinüsler en ince ayrıntısına kadar görüntülenip, hiçbir kemik kırılmadan içerisine girilip, rahatlıkla temizleniyor.
SİNÜZİTTEN NE ZAMAN ŞÜPHELENMEK GEREKİYOR?
Hasta bir üst solunum yolu enfeksiyonuyla doktora başvuruyor. Burun akıntısı, boğazda yanma ve geniz akıntısı belirtiler arasında yer alıyor. Fakat bu bulgular tüm viral enfeksiyonlar için aynı oluyor. Sinüzitten şüphelendirecek en önemli belirti ise genizden arka tarafa akan yapışkan akıntı ve bu akıntının yeşil ya da sarı renkte olması. Ayrıca sümkürürken mendile boşalan akıntının rengi de tanıda yardımcı oluyor. Gribal enfeksiyon geçiren kişilere kulak burun boğaz hekimlerinin ilk sorduğu soru akıntının rengi çünkü sinüzitte akıntı ya kanlı ya yeşil ya da fosforlu sarı renkte oluyor. Baş ağrısı olan hastalar da çoğu zaman nörologlara başvuruyor ve çekilen beyin tomografilerinde sinüsler görülebiliyor. Bu hastaların yüzde 30’unda sinüzit tespit ediliyor. Cerrahi müdahaleden sonra hastanın nelere dikkat etmesi gerekiyor? Sinüzit ameliyatı ortalama 1-3 saat sürüyor. Birden fazla olan sinüslerin kaç tanesinin tutulduğuna bağlı olarak ameliyatın süresi de değişiyor. Eğer çok tutulum varsa operasyonun süresi üç saati buluyor. Hastaların yüzlerinde ya da burun bölgesinde ağrı, şişlik, morluk olmuyor. Kendiliğinden eriyen minik tamponlar konuluyor ve bu tamponları hasta da çıkarabiliyor. Hasta bir gün hastanede kaldıktan sonra taburcu oluyor. İyileşme dönemi ve işe dönme 48 saat sürüyor, sinüslerin tamamen iyileşmesi üç haftayı buluyor. Üç hafta sonra her beş günde bir doktora gelmek, birtakım burun lavajları yaptırmak ve sinüslerin içini temizletmek gerekiyor.
HASTALIĞIN TEKRARLAMA OLASILIĞI VAR MI?
Tüm bu cerrahi tekniklere ve tanı yöntemindeki ilerlemeye rağmen nükseden vakalar da görülebiliyor. Bu hastalar çoğunlukla alerji hastaları oluyor. Yoğun alerjisi olan hastaların ameliyattan sonra tedavilerine devam edilmezse, doktor takibi bırakılırsa temizlenen odacıklarda hastalık nüksedebiliyor. Bu durum için küçük müdahaleler yapılabiliyor. Kronik sinüzit tedavisini erteleyenler çoğunlukla hangi durumda bir uzmana başvuruyor? Kronik sinüziti olup bunu bir ya da iki yıl erteleyen hastalar burun kanaması şikayetiyle hekime başvuruyor. Sık sık burun kanaması, yeşil ve sarı akıntı görülüyor, çünkü kemikteki erozyon başlamış oluyor. Bu kişilere çoğunlukla yanlış kanal tedavileri de uygulanıyor. Kronik sinüzitli hastalar çoğu zaman diş hekimlerine başvuruyor. Üst dişte tutmayan diş kökleri, defalarca yapılan kanal tedavileri görüldüğünde diş hekimlerinin sinüzitten şüphelenerek hastalardan öncelikle sinüs tomografisi istemesi gerekiyor.
SİNÜZİT YAZ AYLARINDA DA ÇOK SIK GÖRÜLÜYOR MU?
Kronik sinüzit mevsim ayırt etmiyor. Akut sinüzit ise kışın daha fazla görülüyor. Güneşle birlikte enfeksiyonlardan bir nebze uzaklaşılıyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında da azalma görülüyor. Aynı şekilde sinüzitler de azalıyor. Sıcak her zaman sinüzite iyi geliyor. Denize girmek ise doğal bir yıkama yöntemi oluyor.
YAZ AYLARINDA SİNÜZİT İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Yaz aylarında tuzlu su ile yapılan yıkamalar önemli. Çünkü sinüzitin iyileşmesinde antibiyotik kadar etkili bir yöntem. Akut sinüzite zemin hazırlayan nedenler arasında saçların uzun süre ıslak kalması da yer alıyor. Bu nedenle ıslak saçla çok fazla durmamaya ve mümkün olduğunca saçları kurutmaya özen göstermek gerekiyor.
YAZ MEVSİMİNDE CERRAHİ MÜDAHALE YAPILABİLİYOR MU?
Endoskopik sinüs cerrahisindeki ilerlemeler ve teknoloji bir gün içerisinde hastanın gündelik yaşamına dönmesini sağlıyor. Bu nedenle havaların sıcak olması ameliyata engel olmuyor. Güneşe çıkmada bir sıkıntıda görülmüyor. Endoskopik cerrahideki ilerlemelerle burun içi çok daha ayrıntılı saptanıyor. Hiçbir kesi yapmadan, sadece burun deliklerinden girilerek kameralar ve endoskoplar aracılığıyla burun temizlenebiliyor.
KRONİK SİNÜZİT TEDAVİ EDİLMEZSE NE TÜR SORUNLARA NEDEN OLABİLİYOR?
Sinüs denilen boşlular kafatasında yer alıyor ve hayati organlara çok yakın olması nedeniyle bu organların içindeki iltihaplar tedavi edilmediğinde sonuçları ölümcül olabiliyor. Bu sonuçların arasında körlük, menenjit, yüz kemiklerinde erime ve deformasyon yer alıyor. Bir başka komplikasyon ise üst dişlerde dökülme veya köklerinde gevşeme, sert damakta erozyon, üst damak ve çene cerrahisine neden olacak kemik hasarları oluyor.