Şima'ya Özel (:

Konu sahibi son olarak 4101 gün önce görüldü
Eriyor gönlümün öz pınarları
Nerdesin ey ruhum
virgul.gif
artık geri gel!








Dünyanın en güzel ritmi onun senin için çarpan kalbidir...






Tanrı der ki;birini benden çok seversen
virgul.gif
onu senden alırım.








Madem sevmiyorsun sahip çık gözlerine
virgul.gif
dönüp dolaşıp değmesin gözlerime.








"ve o zaman daha önce hiç bu kadar büyüğünü görmediğimi düşündüm: yalnızlığın"







"Harfleri birbirine değmemeli bazı kelimelerin a y r ı l ı k gibi örneğin.."



Bazi hastalar icin " C " vitamini degil " O " vitamini gerekir..
 
“birisini unutmak zorundaysanız
virgul.gif
bunu sindire sindire yapın. “çünkü aklın zamansız öldürdükleri
virgul.gif
yürekte amansız dirilir.”










Onun parmak izleriyle doluydu ellerin. Bana yabancıydı artık.










Geçmişten gelen o kadar çok anım var ki umut dolu.
Bir yıl mı sürdü
virgul.gif
daha mı fazla
virgul.gif
az mı? Bilmiyorum.

Tek bildiğim olduğu ve bittiği.








“ne kadar yalnızsan o kadar uzağa gidersin..
ne kadar terk edersen o kadar ölürsün..”












“açlıktan ölmek üzere olan bir köpeği besleyip doyurduğunuzda sizi ısırmayacaktır. bu
virgul.gif
insanla köpek arasındaki temel farklılıktır.”















” duyduk
virgul.gif
ama biz göze alamadık uzakları… o yüzden hep başkaları boyadı gökyüzünü
virgul.gif
bize alkışlamak düştü.”













Başkalarının senin içini ısıtacağını bilmek; benim içimi her zaman üşütecek.
















“seni sevdiğimi söylememekteki ısrarım bu yüzden. her şey böyle daha duru
virgul.gif
daha güzel. söylesem büyü bozulur. zaman ağırlaşır
virgul.gif
zaman hantallaşır. doğallık kaybolur
virgul.gif
konuşmalar yapaylaşır. söylesem dünya durur
virgul.gif
bir daha hiçbir şey aynı olmaz. sen değişirsin. bir başka hal gelir üzerine. bir beklenti
virgul.gif
bir istek
virgul.gif
bir kıvanç
virgul.gif
gizliden gizliye bir kibir siner bakışlarına.”











“…ikimiz de gitmek istemiyoruz. ikimiz de gitmek istemiyoruz. ikimiz de diğerinin gitmeyi isteyeceği anın korkusunu iliklerimizde hissediyoruz. hiç gitmek istemezken
virgul.gif
ya o giderse diye
virgul.gif
“belki ben de isterim bir gün gitmeyi” diye yalanlar söylüyoruz birbirimize. dudaklarımız ve gözlerimiz yaklaştığında yalanlarımızın yaşayamayacağını bildiğimizden
virgul.gif
kaçırıyoruz gözlerimizi ve dudaklarımızı birbirimizden..”















“insanlar yalnızca kendilerinin hissetmediği acıları çekenleri teselli edebilirler.”
 
Bir kötü anı nefes aldırmaz bazen
virgul.gif
ne yaparsan yap aklından çıkmaz
virgul.gif
kendine gelemezsin.





Uğultulu loşluklarından şimşekli çatlamalar Gelir
yaz yağmuru sanırsın birkaç sonbahahar Gelir
Oyle gezegenler savrulur ki imgeleminde
uzay avucunda küçülür evren sana dar Gelir "





“elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek”







Sesini hatırlamıyorum bile; ama söyledikleri hala aklımda .






tene bulaşan öyle kokular var ki suya sabuna düşman ediyor adamı.





Söyleyecek sözü kalmadığında
virgul.gif
yüzüne iyi bak. Asıl şimdi konuşmaya başlıyor.





öyle kocaman bir boşluk ki ; hepinizi sıkıştırsam kapanmaz
virgul.gif
sadece sizi kullanmış olurum.




seni unutmak zor değil. ben sadece gittiğimiz her yerin yıkılmasını
virgul.gif
ortak tanıdıklarımızın yok olmasını ve ayların geçmesini bekliyorum.





Daha geleceğinden bile emin değilken
virgul.gif
geleceğime dahil ediyorum onu.




Çoğunuz benden daha şanslı. Ben
virgul.gif
veda bile edememiştim.




En son gitmeden önce ellerimi sıkı sıkı tutmuştun.

…öyle soğuktular ki.












“demek geldin
virgul.gif

çoktandır hiçbir yerdeydin.
ne kadar değişmemişsin.
ellerin ne kadar kalabalık
virgul.gif

gözlerin ne kadar ansızın.
seni böyle değişmemiş görmedim hiç
virgul.gif

demek geldin…”




onu on dakika düşünmese on beş dakika buna seviniyordu.






Nefes alabilmek için nefesini tenimde hissetmeye ihtiyacım var.




Cennetin fragmanıydı sanki gülümseyişi .




Bazi zamanlar gercek hayattan oyle uzaklasiyorum ki; aslinda ona cok yakinmisim
virgul.gif
uzansam tenine dokunabilecekmisim gibi hissediyorum.



Sinirlenince söylenen "Bana cevap verme!"ler özleyip çaresiz kalınca "Bana susma!"lara dönüşüyor.
 
İyiyim ben…
Biraz üzüldüm sadece, ağlarsam hepsi geçecek..
Kalbim kırıldı, buruk bir sevinç öldü içimde ama ben iyiyim..
Dokunamadığım, göremediğim, nasıl dindireceğimi bilmediğim bir acı taşıyorum bu sıralar yüreğimde..
Biraz yalnızlık, biraz hüzün, biraz terk edilmiş bir ağırlık var üzerimde..
Kahretsin.ki haLa iyiyim Ve haLa Nefes ALıyorum..
 
Öyle biri gelirki , şükredersin gidenin yokluğuna..
 
Aslında iyi biriyim ama kıskanınca, insanlıktan çıkıyorum .



 
Daha dün sokaklarda koşardık.
Tanımadığımız çocuklar bile anında oyun arkadaşımız oluverirdi..
Arkadaşlarımız değerliydi bizim için,
Birinin kafasına gözüne yanlışlıkla top gelse
Atan çocuğa ya kızar ya da çocuğu döverdik..
Kavgalarımız bile güzeldi..
Biri bir şey deyince küser,
iki dakika sonra dayanamaz barışırdık..

Böyleydik biz,
Küçüktük falan ama kalbimiz dünyalar kadardı.
Ve kollarımız herkesi kucaklamaya yetecek kadardı..

Bir ekmeği beşe, altıya bölüp pay ederdik biz..
Doymazdık belki ama doymuş gibi yapardık.
Ama hepimiz de aynı şeyi tadardık.

Büyüdük şimdi.
Nedense acılar bırakmiyor yakamızı.
Arada mutluluk da çalıyor kapımızı
Fakat kapıyı açınca "ceee" deyip kaçiyor.
Yarıda kaliyor yani gülüşlerimiz..
Yine de umutlarımız tükenmiyor
Geleceğe dair..
Güzel şeyler hayal ediyor zihnimiz..

Gelecek dedim de,
Ben çocukluğumu özledim.
Geçmişimi verin, gelecek sizin olsun..

Ah be anne, ne de çabuk büyüdük biz?..
 
Birisine çok alışırsın, çok seversin kaybetmekten korkarsın sonra da kaybedersin. Onun yokluğunda oluşan o kocaman boşlukta kaybolmaktan korkarsın. Alışırsın işte. Yatmadan önce “sevgilim günün nasıl geçti” sözlerini duymayı yeniden çok özlersin. Ya da sabah uyandığında gördüğün o günaydın mesajları olmadan yeni güne uyanmak istemezmişsin gibi olur. Hani gazete okurken gözün yanlışlıkla onun burç yorumuna da kayar ya. “Napıyorum ben ya, öyle birisi yok o gitti” dersin sonra da. Alıştırmaya çalışırsın onun yokluğuna kendini. Mesela artık daha az film izlersin. Çünkü oradaki birbirine deliler gibi aşık iki karakterler var ya, hani tam da size benzeyen o karakterler. İşte onları yeniden “biz” dediğin zamanları hatırlatır. Mesela daha az şarkı açarsın. Çünkü ‘o’ şarkıları açtığında kendini yeniden onun yanında hissetmekten korkarsın. Çünkü sen ona kızgınsın. Fakat bazı geceler kendind n de gizli bi şekilde ‘o’ şarkılara denk gelmeye çalışırsın. Huzurla uyumak için yanlış anlama yoksa hala kızgınsın ona. Çünkü o terk etti seni. Yarı yolda bıraktı. Çaresiz, güçsüz, huzursuz, mutsuz olmana neden oldu. Ama artık biraz daha güçlüsün işte. Bu yüzden onu affedip, yeniden üzmek istemezsin kendini. Ama o şuan belkide Allah’ın belası birisinin yanındadır. Öyle düşünürsün istemsizce. Her unutmaya çalışan insan gibi sen de en ufak şeyi kafanda çok büyütürsün.

Çok korkarsın. Onu yeniden gülerken, yeniden mutlu bi şekilde görmekten çok korkarsın işte. Belkide başkasını öperken. Zor değil mi? Çok zor hem de. Zamanında çok aşık olduğun, ona sarılmaktan hiç sıkılmadığın, sarıldığında ‘huzur’ denilen şeyi dibine kadar hissettiğin birisini başkasıyla mutlu görmek çok zorken başkasını öperken görmek…

Bilmiyorum. Bunun adını koyamıyorum. Nefes aldığın halde ölmek mi desem, yoksa ölüyorum dediğin halde ölmediğini anlamak mı. Ama geçmişte takılı kalırsan önünde mutlulukları kaçıracağını unutmamalısın. Boşver sen hayatına devam et. Sana eşlik etmek isteyen, yanında olmak isteyen zaten seninle gelir. Giden gitsin ya boşver. Hem senin en sevdiğin şarkılar var yanında. Sen de sevdiğin şarkılara sarılırsın. Hem bilemezsin. Belkide birisi gelir. Hiç beklemediğin bi anda, hiç beklemediğin bir yerden sarar senin yaralarını. Belkide yeniden çok mutlu olursun. Ya da bilemiyorum belkide uzun süre mutlu olamazsın. Bazı şeyleri tek başına oldurmaya çalışırsın. Tek başına boğuşursun sorunlarla. Yapamazsın işte. Tek başına başaramazsın her zaman. Yanındayken sana güç veren birilerinin olduğunu bilseydin yapardın. Ama yok. Kimse yok yanında. Gelmesini istersin. Beklersin. Sadece beklersin işte..
 
Ben bir kızım ;
Sen senin için ağladığımı sandığın zamanlarda aslında bizzat kendime ağlarım. Sen bana geldiğinde sende kimsenin göremediğini gördüğüm için sana kucak açarım. Sen beni kendine aşık etmek için klişe lafları birbiri ardına sıralarken,peşimden koşarken seni mutlulukla izlerim. Çünkü bilirim, neticede sonu sadece bir hoşçakal’dır. Sen beni üzersin ve ben ağlarım. Belki de yalvarırım. Ama bu sana değil,kendime yeniden gelebilme çabamdır. Ben ağlarım,çok ağlarım, hatta hep ağlarım. Ama aşkı senden çok daha iyi bilirim ve bu yüzden en çok ben ağlarım.Sen gülersin dışından,ben senin taa içini görürüm.Bu yüzden arkadaşlarıma seni anlatırım,konuştukça büyürsün içimde.Aynı zamanda da yok olursun.Ve sen günün birinde bana haksızlık ettiğini düşünüp geri geldiğinde, ben gerçekten gülümsüyor olurum..
 
Yani düşün şimdi, başka bir adamın avuçlarında terleyecek ellerim,
Gözleri gözlerime değecek
Kokusu sinecek üzerime..
Onun kazağına yapışacak saç tellerim.
Kahven nasıl olsun diye ona soracagim her akşam,
Ve her sabah onunla aynı yastıkta uyanacağım.
Sana hiç benzemeyen bir çocuk anne diyecek bana..
Gözü, yüzü burnu kime daha çok benziyor diye kavga ettiğim sen olmayacaksın..
Yani artık şimdi sen hiç olmayacaksın. Kahretsin!
Acımayacak mı canın?
 
Bir erkek mesaj atmıyorsa, sevmiyordur. Gururla egoyla alakası yok.
 
Pardon aşkı nereden bulabilirim - Şu köşeyi dön, ana avrat dümdüz git kime sorsan gösterir ..!
 
* Seçici OlucakSın ßu hayatta aLkoLün SahteSi inSanIn KahpeSi CarPar ~
 
Geri