gönül bahçesinin çeşmesi şairler ise; bahçıvanlarıdır.
Şiire uzak duran şiirsiz kalan insan kısmen duygusuz ve şuursuzda kalmış demektir.
Çünkü yürekte hissiyata beyinde akla hitabeden şiirden yoksun kalındığında;gerek düşünce gerek duygu uzuvları susuz ve bahçıvansız kalmış kuru bakımsız birer bahçeye dönüşürler.
Şiir umuttur;
dalgalı deryanın ortasında sığınılacak bir ada olur kimi zaman yada çöl ortasında suyu kana kana içilesi bir göl.
Şiir sevgidir;
bazen dost elinden sunulan bade olur yada sevgiliye verilen bir demet gül.
Şiir özlemdir;
Çoğu zaman çok uzaklarda söylenen uzun havadır yada dağ
doruklarında yankılanan isyan türküsü.
Şiir hüzündür;
ayrılıklarda titreyen dudaklardan dökülen veda mısralarıdır.
Yada zamansız ölümlere yakılan ağıtların gözyaşı buğusundaki öyküsü.
Şiir;
İnsan olarak yaşamanın çok yönlü duygusallığıdır.
Şiir yürek işidir.
Bu yürek ki; bir annenin yüreği kadar içten ve şefkatli bir cengaverin yüreği gibi cesur ve erdemli bir sevgilinin ki gibi heyecanla kıpırdayan bir gurbetçinin yüreği gibi hasretle tutuşan bir yürek olmalıdır.
Yüzyıllardır baskılara zulümlere katliamlara karşı dimdik durabilmiştir.şiir.
Yazanları hapsedilmiş asılmış derileri yüzülmüştür ama kendileri herşeye inat günümüze dek gelebilmişlerdir.
Şairler asırlar önce ölse bile şiirler dilden dile kitaplar elde dolaşmış ve sevenlerinin yüreğinde yaşatılmıştır.
Bundan sonra da şiire namzet nice yüreklerce yaşatılmaya devam edecektir.
ÇÜNKÜ... ŞİİR YÜREK İŞİDİR...