Hezarpare
Üye
-
- Katılım
- Ekim 14, 2013
-
- Mesajlar
- 1,402
-
- Tepkime puanı
- 36
-
- Puanları
- 304
-
- Yaş
- 41
-
- Konum
- Kırşehir
Sığacık Körfezi Urla Yarımadası’nın güneyinde. Körfezde Kanyon adı verilen bir duvar ve içinde de Şömine Mağarası yer alıyor. Mağaranın yanlarındaki boşluklar adeta bir evin penceresini andırıyor. Şömine Mağarası’na tepesinde bulunan bir delikten de girilebiliyor. Delik tıpkı bir şömine bacasını andırdığından dolayı mağaraya da bu isim verilmiş.
Müren balığı (Muranea helena) gecenin ortasında avdan dönmüş, Sığacık’ta kıyı duvarındaki yuvasına yerleşmiş. Ağzını açtıktan bir süre sonra Akdeniz boksör karidesi (Stenopus spinosus) mürenin dişlerinin arasındaki yiyecek artıklarını temizliyor; böylece karnını doyurmuş oluyor.
Tulumlular, tüm denizlere yayılmış ve çeşitli derinliklerde yaşayabilen canlılar. En basit omurgalılar olarak biliniyorlar. Pek çok türü var ve bunlar birbirlerinden renk ve büyüklükleriyle ayırt ediliyorlar. Urla Yarımadası’nda Sığacık kıyılarında görülen tulumlulardan Halocynthia papillosa Akdeniz’de yaygın. Genellikle kaya ve kovukların iç taraflarında bulunuyorlar. Bireysel olarak yaşamayı tercih ediyorlar ve boyları da 10 santimetre kadar.
Sığacık’ın sualtı türlerinden biri tüplü anemon (Ceriantus membranceus). Tür antibakterial özellikler taşıyan bir sıvı salgılıyor ve bu sıvı sayesinde dipte inşa ettikleri bir tüpün içinde yaşıyorlar. Tehlike anında duyargalarını (tentüküllerini) içeri çekerek kendilerini koruyorlar. Yer değiştirip farklı bir mekânda yeni tüpler oluşturabiliyorlar. Duyargalarının boyu beş ile 10 santimetre arasında.
Karaburun’un hemen kuzeyindeki Büyük Ada’nın çevresinde rastlanan türlerden biri de papağan balığı (Sparisoma cretense). Sığ bölgelerde kayaların arasında yaşıyor. Geceleri bedenini ağzından salgıladığı mukus tabakası ile koruyor. Ortalama uzunluğu 30 santimetre kadar.
Seferihisar - Sıcaksu mevkiinde, 30 metre derinlikte, geçen yüzyılın başlarında kayalara takıldığından terkedilmiş çapanın üzerini kaplayan sarı süngerler olağanüstü güzellikte.
Karaburun - Fener dalış noktasında karşılaşılan şeytanminaresi (Cerithium vulgatum) sığ sularda oldukça sık görülüyor. Boyları altı-yedi santimetre kadar.
Karaburun-Büyük Ada’daki en seçkin dalış noktası 2007 yılında alkollü bir sürücünün çarpması sonucu hayatlarını kaybeden iki dalgıcın Mete Oymaklı ile İrem Uygur’un adı verilmiş. Burada derinlere doğru uzanan duvarlar yer alıyor. Duvarın içinde de böcekler (Palinurus elaphas).
Çeşme açıklarındaki mağaranın adı ise Yatak Odası. Süslü bir kemerden geçildikten sonra Yatak Odası’na varılıyor. Mağaranın zemini açık renk bir kumla kaplı olduğundan çarşaf gibi görünüyor; adını bu özelliğinden dolayı alıyor.
Monem, Almanya’da yük gemisi olarak inşa edilmiş. Denizlerdeki ekonomik ömrünü tamamladıktan sonra da 2004 yılı Kasım ayında Aliağa Nemrut Limanı’nda bulunan gemi söküm tesislerine götürülmek istenmiş. Ama şiddetli bir fırtına çıkmış ve çekme halatının kopması sonucunda Çeşme açıklarında, Alev Adası’nın kuzeyinde 18 metrede sulara gömülmüş.
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu tarafından 2012 yılında yapılan Altın Palet sualtı görüntüleme yarışması Çeşme açıklarındaki dalış noktalarında yapılmıştı. Çeşme’de dalış hizmeti veren kuruluşlar sualtı fotoğrafçılarına ilginç konular yaratabilmek amacıyla değişik yerlerde bulunan çapaları, yarışmanın yapılacağı en cazip noktalarından birisi olan Yatak Odası mevkiine taşıdılar. Bu çapalar günümüzde de fotoğrafçılar için ilginçliklerini sürdürüyor.
Hayvan taşımacılığında kullanılan Monem yük gemisinin alt katlarında bulunan ambarları günümüzde gemiyi ziyaret eden dalgıçlara ilginç serüvenler yaşatıyor.
Sahil Güvenlik Botu SG 114, 2010 yılında Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından dalış turizmine hizmet etmek amacıyla hibe edilmiş. Bot, 30 metre derinlikte gövdesi üzerine oturmuş şekilde konuşlandırılmış.
Seferihisar’da Doğanbey Burnu’nun açıklarında antik çağda batmış gemilerden dökülen amforalara sık rastlanıyor.
Seferihisar Sıcaksu Mevkii’nde tekneler kıyıya kıçtankara şeklinde bağlanıyorlar. İki dalış arasında dalgıçlar hem dinleniyor, hem de yemek servisinden yararlanıyorlar.
Sığacık’ın Kanyon dalış bölgesindeki Şömine Mağarası, dalgıçların gözdesi.
. kaynak .
Müren balığı (Muranea helena) gecenin ortasında avdan dönmüş, Sığacık’ta kıyı duvarındaki yuvasına yerleşmiş. Ağzını açtıktan bir süre sonra Akdeniz boksör karidesi (Stenopus spinosus) mürenin dişlerinin arasındaki yiyecek artıklarını temizliyor; böylece karnını doyurmuş oluyor.
Tulumlular, tüm denizlere yayılmış ve çeşitli derinliklerde yaşayabilen canlılar. En basit omurgalılar olarak biliniyorlar. Pek çok türü var ve bunlar birbirlerinden renk ve büyüklükleriyle ayırt ediliyorlar. Urla Yarımadası’nda Sığacık kıyılarında görülen tulumlulardan Halocynthia papillosa Akdeniz’de yaygın. Genellikle kaya ve kovukların iç taraflarında bulunuyorlar. Bireysel olarak yaşamayı tercih ediyorlar ve boyları da 10 santimetre kadar.
Sığacık’ın sualtı türlerinden biri tüplü anemon (Ceriantus membranceus). Tür antibakterial özellikler taşıyan bir sıvı salgılıyor ve bu sıvı sayesinde dipte inşa ettikleri bir tüpün içinde yaşıyorlar. Tehlike anında duyargalarını (tentüküllerini) içeri çekerek kendilerini koruyorlar. Yer değiştirip farklı bir mekânda yeni tüpler oluşturabiliyorlar. Duyargalarının boyu beş ile 10 santimetre arasında.
Karaburun’un hemen kuzeyindeki Büyük Ada’nın çevresinde rastlanan türlerden biri de papağan balığı (Sparisoma cretense). Sığ bölgelerde kayaların arasında yaşıyor. Geceleri bedenini ağzından salgıladığı mukus tabakası ile koruyor. Ortalama uzunluğu 30 santimetre kadar.
Seferihisar - Sıcaksu mevkiinde, 30 metre derinlikte, geçen yüzyılın başlarında kayalara takıldığından terkedilmiş çapanın üzerini kaplayan sarı süngerler olağanüstü güzellikte.
Karaburun - Fener dalış noktasında karşılaşılan şeytanminaresi (Cerithium vulgatum) sığ sularda oldukça sık görülüyor. Boyları altı-yedi santimetre kadar.
Karaburun-Büyük Ada’daki en seçkin dalış noktası 2007 yılında alkollü bir sürücünün çarpması sonucu hayatlarını kaybeden iki dalgıcın Mete Oymaklı ile İrem Uygur’un adı verilmiş. Burada derinlere doğru uzanan duvarlar yer alıyor. Duvarın içinde de böcekler (Palinurus elaphas).
Çeşme açıklarındaki mağaranın adı ise Yatak Odası. Süslü bir kemerden geçildikten sonra Yatak Odası’na varılıyor. Mağaranın zemini açık renk bir kumla kaplı olduğundan çarşaf gibi görünüyor; adını bu özelliğinden dolayı alıyor.
Monem, Almanya’da yük gemisi olarak inşa edilmiş. Denizlerdeki ekonomik ömrünü tamamladıktan sonra da 2004 yılı Kasım ayında Aliağa Nemrut Limanı’nda bulunan gemi söküm tesislerine götürülmek istenmiş. Ama şiddetli bir fırtına çıkmış ve çekme halatının kopması sonucunda Çeşme açıklarında, Alev Adası’nın kuzeyinde 18 metrede sulara gömülmüş.
Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu tarafından 2012 yılında yapılan Altın Palet sualtı görüntüleme yarışması Çeşme açıklarındaki dalış noktalarında yapılmıştı. Çeşme’de dalış hizmeti veren kuruluşlar sualtı fotoğrafçılarına ilginç konular yaratabilmek amacıyla değişik yerlerde bulunan çapaları, yarışmanın yapılacağı en cazip noktalarından birisi olan Yatak Odası mevkiine taşıdılar. Bu çapalar günümüzde de fotoğrafçılar için ilginçliklerini sürdürüyor.
Hayvan taşımacılığında kullanılan Monem yük gemisinin alt katlarında bulunan ambarları günümüzde gemiyi ziyaret eden dalgıçlara ilginç serüvenler yaşatıyor.
Sahil Güvenlik Botu SG 114, 2010 yılında Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından dalış turizmine hizmet etmek amacıyla hibe edilmiş. Bot, 30 metre derinlikte gövdesi üzerine oturmuş şekilde konuşlandırılmış.
Seferihisar’da Doğanbey Burnu’nun açıklarında antik çağda batmış gemilerden dökülen amforalara sık rastlanıyor.
Seferihisar Sıcaksu Mevkii’nde tekneler kıyıya kıçtankara şeklinde bağlanıyorlar. İki dalış arasında dalgıçlar hem dinleniyor, hem de yemek servisinden yararlanıyorlar.
Sığacık’ın Kanyon dalış bölgesindeki Şömine Mağarası, dalgıçların gözdesi.
. kaynak .