-
- Katılım
- Haziran 3, 2014
-
- Mesajlar
- 1,765
-
- Tepkime puanı
- 4
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 32
"bir sarkaç nereden bilsin
gidip de gelmemeyi"
dizelerinin sahibi, diyarbakırlı, daha lise yıllarında felsefe tahsili görmek isteyen fakat babasının etkisiyle ankara siyasallı olmak durumunda kalan üstad.
en meşhur şiiri mona rozayken uzun adamın çıkarları üzerine kullanmasıyla sürgün ülkeden başkentler başkentine şiiri popi oldu. kendisinin en sevdiğim şiiri köşedir. hatta burda da 1 ve 3. kısımlarını paylaşayım:
(ağlamayın lan, forumun entelektüel seviyesini yükseltiyorum cahiller)
gidip de gelmemeyi"
dizelerinin sahibi, diyarbakırlı, daha lise yıllarında felsefe tahsili görmek isteyen fakat babasının etkisiyle ankara siyasallı olmak durumunda kalan üstad.
en meşhur şiiri mona rozayken uzun adamın çıkarları üzerine kullanmasıyla sürgün ülkeden başkentler başkentine şiiri popi oldu. kendisinin en sevdiğim şiiri köşedir. hatta burda da 1 ve 3. kısımlarını paylaşayım:
1.
Saçlarını kimler için bölük bölük yapmışsın
Saçlarını ruhumun evliyalarınca örülen
Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin
Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir
Sen kaç köşeli yıldızsın
Fabrika dumanlarında resmin
Kirli ve temiz haritaları doldurmuşsun
Hâtırasız ve geleceksiz bir iç deniz gibi
Aşka veda etmiş topraklarda durmuşsun
Benim geçmiş zaman içinde yan gelip yattığıma bakma
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Bir tek köşen bile ayrılmamışken bana
Var olan ve olacak olan bütün köşelerinin sahibi benim
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Sen kaç köşeli yıldızsın
3.
Sen geldin ve benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi ve üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
Bulutlar geldi altında durduk
Konuştun güneşi hatırlıyordum
Gariptin yepyeni bir sesin vardı
Bu ses öyle benim öyle yabancı
Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı
Dişlerin öpülen çocuk yüzleri
Güneşe açılan küçük aynalar
Sert içkiler keskin kokular dişlerin
İçinden geçilen küçük aynalar
Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı
İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı
Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak
Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı
Sen geldin benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
(ağlamayın lan, forumun entelektüel seviyesini yükseltiyorum cahiller)