SEYYİD ABDÜLHAKÎM ARVÂSÎ -Hayatı ve Hâtıralarıyla-

Konu sahibi son olarak 2800 gün önce görüldü
SEYYİD ABDÜLHAKÎM ARVÂSÎ

-Hayatı ve Hâtıralarıyla-

Prof. Dr. Ekrem Buğra EKİNCİ

"Gâyem, imandır. İstanbul câmilerinde 25 sene imanı anlattım. Din, Allah'ın razı olduğu hükümleri yerine getirmektir. Yalnızca iki rek'at namaz kılmak değildir. İslâmiyet ferdlerde kaldı. Amma pek nâdir ve gizli ferdlerde..."
"Tasavvuf yolcusuna, üç mühim şart vardır: 1- Ehl-i sünnet itikadından kıl ucu kadar ayrılmamak. 2-Resulullah'ın sünnetine uyup, bid'atlerden kaçınmak. 3-Hocasına tam bağlılık... Bunlara riâyet etmeyen, hiçbir şeye kavuşamaz..."
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî

Son asırda hem zâhirî din bilgilerini, hem tasavvufu bir arada öğreten ender şahsiyetlerden...
Hem kendi kurup masrafını karşıladığı medresesinde talebe yetiştiren; hem de dergâhında ilahî marifeti gönüllere nakşeden son mürşidlerden...
Yeni devirde, medrese ve tekkeler kapatıldıktan sonra bile vaaz ve irşaddan geri durmayarak, doğru dinin öğrenilmesinde ve yaşanmasında hassasiyet göstermiş bir müceddid...
Bu yolda hayatını hep sıkıntılarla geçirmiş ve bu şekilde âhirete göçmüş büyük bir mücâhid...
Elinizdeki kitapta, son asrın mümtaz âlimlerinden Seyyid Abdülhakîm Arvâsî'nin hayatı, âdetleri, sözleri, kendi kaleminden, vesikalardan ve sevenlerinin dilinden anlatılıyor... Bu büyük İslâm âliminin şahsında, o devrin ilim hayatına, tekke kültürüne ışık tutuluyor...
Seyyid%20Abd%C3%BClhakim%20Arvasi-kapak.jpg
 
Türkiye Gazetesi Ortasayfa yazarı, Seyyid Fehim Arvâsî hazretlerinin torunu kıymetli Mehmed Said Arvas hocaefendinin ''Hayatı ve Hâtıralarıyla Seyyid Abdülhakîm Arvâsî'' kitabına Takriz-i Âlileri
 
"Hayatı ve Hâtıralarıyla Seyyid Abdülhakîm Arvâsî" kitabı sahife 321
15940774_1669251746706530_1665711721246456512_n.jpg
 
"Hayatı ve Hâtıralarıyla Seyyid Abdülhakîm Arvâsî" kitabı 188. sahife.
15966029_1671581319806906_3089704778352767258_n.jpg
 
"Hayatı ve Hâtıralarıyla Seyyid Abdülhakîm Arvâsî" kitabı 185. sahife
15965934_1671578223140549_5477950080026323247_n.jpg
 
"Hayatı ve Hâtıralarıyla Seyyid Abdülhakîm Arvâsî" kitabı 272. sahife
16105824_1672322163066155_4269529211253965192_n.jpg
 
Seyyid Fehim Arvasi Hazretlerinin torunu rahmetli Seyyid Taha Edendinin, merhum hocamız Hüseyin Hilmi Efendiye yazdığı farsça mektubun tercemesi aşağıdadır:
"Ey güzellerin akisleri, eğer senden kötü bir iş meydana gelse bu benim için sayılır. Bu benim için devlettir. Bu benim ömrüm dönüşüdür. Yol olur bana, himmet olur bana. Allah'ın yardımı ve benim için şanların en makbûlü olur. Ellerinden öperim. Himmet, himmet, himmet dilerim.
Taha 27. 07. 1975
 
Ahmet Mekki Efendi, bir gün bizim gariphâneye gelmişti. Masanın üstünde “Tam İlmihâl”i gördü ve bize dönüp sordu:
“Bunu okuyor musunuz?”
“Okuyoruz” dedik.
Mekkî Efendi bize;
“Ben bu kitâbın başına bir ‘takrîz’ kaleme aldım. Orada Arabî olarak ‘Ey temiz gençler! Dînî ve millî bilgilerinizi, bu latîf, benzeri bulunmayan, belki de ileride bir benzeri yazılamayacak olan bu kitaptan alınız’ diye yazdım. Bu kitapta, bir Müslümana lâzım olan bütün bilgiler var. Hem de Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından kaynak göterilerek yazılmış. Bu kitâbı hem okuyun, hem de dağıtın” buyurdu...
Nakleden: Fahreddin Tacar
16174573_1350591688334864_6216109789775441826_n.jpg
 
Emin Garbi Arvas ve ayrıca ehibbâdan bir cemaat anlattı: Said-i Nursî İstanbul’a ilk geldiğinde, Kaşgarî dergâhındaki talebe odalarından birinde bir müddet kalmıştı. Sonraları da arada sırada tekkeye gelir giderdi. Efendi hazretlerinin birâderi Tâhâ efendi ile aynı medresede [Dârü’l hilâfeti’l aliyye] ders veriyorlardı. Tâhâ efendi vâsıtasıyla Efendi hazretlerine selâm gönderirdi. Efendi hazretleri bir defasında buna dört tane nasihat veriyor: “Evlen, sakal bırak, hacca git ve siyasete karışma!” O da cevaben, evlenirsem hizmet edemeyeceğimden korkuyorum. İkincisi sakal bırakırsam, korkuyorum, beni hapse attıkları zaman sakalımı kesiyorlar, halbuki sakalı bıraktıktan sonra kesmek haramdır. Üçüncüsü hacca gitmeye maddî imkanım yoktur. Son olarak ben siyasete karışmıyorum, siyaset bana karışıyor, diye haber gönderiyor. Efendi hazretleri, “Sakalı keserlerse günahı kesenlerindir, ona günahı yok. Hem, sakalı bıraktıktan sonra kesmek haramdır diye nerede yazıyor? İkinci olarak, evlenip de evindekilere sahip çıkmaktan çekinen kimse, nasıl başkalarına faydalı olabilir? Üçüncü olarak felanca ahbabı ona beraber hacca gitmeyi teklif ettiği halde kabul etmiyor. Son olarak siyaset adamlarıyla mektuplaşmak, siyasete karışmak demektir” diye cevap gönderiyor.

Kayserili tüccar Abdülkâdir efendi ve ehibbâdan bir cemaat anlattı: Bir kış günü Seyyid Abdülhakîm Efendi hazretleri ile odada oturuyorduk. Soba yanıyordu. Kapı açıldı, içeriye Said-i Nursî girdi. Efendi hazretleri “buyurun” dedi. Oturdu. Çay ikram ettik, çay içti. Efendi hazretlerine “Ben tefsir yazıyorum. Bitti. Şimdi matbaadan geliyorum, bu tefsiri bastıracağım. Size de takdim edeceğim. Kabul eder misiniz?” diye sordu. Efendi hazretleri de, “Öyle mi? vah vah! Sen tefsir mi yazdın? Beydâvî, Ebussuud, Râzî, Hüseynî tefsirlerinin ne eksiğini gördün? Söyle de bilelim. Sen bunlardan farklı ne yazabilirsin? Çünki Peygamber efendimiz buyuruyor ki: Men fesserel Kur’ane bi-re’yihi, fekad kefere. Bir kimse tefsir âlimlerinin tefsirini bir yere koyup da, kendi kafasından tefsir yazarsa, kendi kendine ma’nâ vermeye kalkarsa, imanı gider. Yok, senin yazdığın, eğer o tefsir âlimlerinin tefsirine benziyorsa, ne alâ, başımızın üzerinde yeri var. Ama onlar varken senin tekrar yazman da, şöhret alâmetidir. Tefsirler yazılmış, bu iş bitmiştir. Zaman tefsirle meşgul olma zamanı değildir. İnsanlar imanlarını kaybediyor.” buyurdu. [Said Nursî, bu hâdiseyi, Risâle-i nur adındaki eserinin muhtelif yerlerinde anlatır; Efendi hazretlerinden de kâh isim vererek, kâh vermeden bahseder. Kastamonu Lâhikası: 118-121; Kastamonu Lahikası, İslâm yazısı ile teksir, 331-336, 400-403; Şualar, 303-304]
 
Eshab-ı kiramdan aleyhimrıdvan Hazret-i Muaviye'yi sevdiği için, seyyid olduğu halde Abdülhakim Arvasi' hazretlerine "Muaviye'nin avukatı" demişler:
16387907_634799183377137_2955891388460453861_n.jpg
 
Geri