Seviyorum sensizliği

  • Kullanıcı EyLüL
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 1895 gün önce görüldü
sensizliisx7.jpg



Seviyorum sensizliği
Sensizliğin içindeki bensizliği
Seviyorum gidişini
Sensizliğimin aynadaki duruşuna gururla bakıyorum
Her halimden belli sensizliğim
Belli ki sen vurup gitmişsin
Belli ki sağımdaki solumdaki yaralardan
Sen geçmişsin benden
Seviyorum sensizliğimi
Sensizliğin kelimesi bile sen'le başlıyor çünkü
Sensizlik.
Ama sen hiç bilmedin ve bilmeyeceksin ki.
Sensizliğin beş dakika öncesini.
 
Yüreğimin duvarları arasında kefenledim düşlerimi.

Artık paylaşacak bir şey kalmadığını bilmek o kadar acıttı ki beni.
Belki de bu yüzden keyifsiz kelimelerim.

Belki de bu yüzden ilk defa mektup yazıyorum.
Sahiplen...

Beni anlamak zordu, çözemedim kendimi.
Çözsem, sana kalmayacaktı anlamsızlıklar.
Beklediğim ne idi? bu bile yanıtsız bir soruydu sanırım...

Hicran düşüyor geceye denizin karasından.
Denize en çok ben kara kattım.
Sense kül...
Neyse, karıştırmayalım karayı külü...

Kalmıyor bir şey arkamda ben giderken.
Senden aldıklarım olsaydı da onları bıraksaydım sana.
Kurumuş papatyalardan, kokusu hala saklı bir taç yapsaydın da bana, zarfın içine
onu da koysaydım.
Ama yok, yok işte...

Sakladım seni içimde.

Senden izin almadım ama aldım seni ve gidiyorum.

Bir de gölgeler geliyor peşim sıra.
Hangisi aslım o da yanıtsız...
Ben, ben galiba dayanamıyorum artık...
Yok, bu öyle her zamankinden değil.

Keyifsiz bir gecede, söylenecekleri söylemeleri beceremeyip, ardımdan dualar okunarak
gidiyorum...

Gel de toprak at üzerime...

Yorgunsan ve kolun ağrıyorsa eğer, bana yaşamak için bir neden söyle..

Ben giderken çaresiz, hasret olmasın yüreğine..
 







SUNSAM, HEP ALDATIYOR "YAR" DEDİKLERİM...!!!










































 
Yitik kuyuların mahkumu artık sende bulduğum yusuf...
Firari bir tebessüm içimdeki züleyha...
Omuzlarımda bunca ıstırap yükü,her gün biraz daha eksiliyorum,
biraz daha küsüyorum mutluluk mefhumuna.


Söylesene sevdiğim,eski bir fotoğraf mı şimdi tüm yaşanmışlar,
lügatlerde izahı bulunmazken halimin,
hangi şiir hangi şarkı anlatsın beni?
Terkedilmiş evler gibi yalnızım,perişanım kaybedilmiş savaşlar kadar...
 
51291.jpg



Bir yaprak düşer avuçlarıma bir ses yankılanır acıtır bir his dolanır içerimde...
Ellerim düşer yana başım öne eğik . . .
Aşk (mı) olur acı (mı) olur . (?)


Bir el iter kör bir kuyuya .
Bir dil susar bir can bezer.
Bir çöl sarar kurutur dudaklarımı.
Yağmur düşer gözlerime titretir.
Bir yalnızlık sızar gönlüme susar kalabalık.
Bir kuş havalanır vurulur yaralanır düşer...
Düşer ellerime. Ellerim düşer.
Bir çocuk oturur içime.Ağlar dur durak bilmez ağlar.
Bir yara açılırkapanmaz.
Bir yorgunluk düşer bedenime ruhum düşer bedenimden.
Ellerim üşür yüreğim buz.
Yanar yanar yanar sonra...


Duman duman.
Ve kül...
Ezilir içim...
Bir ezilir iki ezilir...
Üç olur dört...
Susmak gelir oturur dilime acı acı .
Bir hüzün çöker şehrime.
Kaldırımlar ıslanırasılır yüzlerkuşlar ölür.
Yüzümden düşer elleri.Gider...
Davetsiz bir ölüm gelir.


Bir ölüm gelir
Bir ölüm. . .


Bir uzun duvar ki aşılmaz bir sisli hava ki geçilmez...
Aşk ki bir zelzele...Bir yanık türkü harfsiz kelime kelimesiz cümle...
Aşk ki bir düğüm kör...
Aşk ki bir zelzele...

 
Aşka Sevdalanma

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyadır halkı efgânım gara bahtım uyanmaz mı

Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı

Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Bana ta'n eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
 
aglayacaksan.png


ağzımla kuş tutsam yaranamam artık aşk'a../..ben de alır kanatlarıyla lir çalarım..
I.



öpüldüğü yerlerden kanar aşk
acı siyahtır oysa kanar ve boyar gözleri
gülüşlerimi tahliye et ey Panos..!
Cezasını çekmedim mi..?

II.

yüzüme kapattım telefonu sesimi duymak istemiyorum
zamanla kabulleniyor insan arızalı ümitleri
meşgule düşen beklemeleri
kendimden kaçıyorum beni saklayabilir misiniz..?

içinden taşan bir kadının dalgaları ıslattı aynayı
ayna..! Göstermiyor iç yıkımları
ağrıyan kırgınlıklarımın test sonucu geldi oysa
iyi huylu çıktı yüreğimdeki sevgi..kahrol ayrılık..!

III.

dikişleri kaynadı kesilen mavilerin
suya düştü öpüşüm düpedüz intihar bu
dur! Ölme. Öpüş(me)lerim



ağzımla kuş tutsam yaranamam artık aşk'a
ben de alır kanatlarıyla lir çalarım
hadi uyan içimdeki kadın
kır zincirlerini. Dört ikilik bu hüzün senin
söyle şarkı sözleri sözlerinı dillen..sahnedesin
sahne sensin
ağlayacaksan başlamayalım

IV.

firar etti özlem geceler tutuştu
hayatım uykuya daldı göğsümde saçlarını okşadım
kim serdi üzerime bu sessizliği..? Terlemek kötü

bağışlasın beni çocukluğum koruyamadım yumuk ellerini
dağınık sevgilerin ortasında kaldı yaptığım kumdan kaleler
hadi baba! Bir kez olsun yardım et
dikenli teller örelim anılarımın çevresine
yaralanmasın sevişmelerim

V.

uçakların arkasından su döktüm bekleyenler için
gemilerin rotasına çiçekler ektim
suladım tren garlarında unutulan hüzünleri
halinize gülün halime değil
bölöfünüzü gördüm artık çekiliyorum



son kez sigaramı yakar mısınız..?. Ateşime kar yağdı

VI.

siz hiç martılarla şiir içtiniz mi?
sızdınız mı bir yıldızın üzerinde dibe vurmuşken..?
bıçak kemiğinize dayandı mı kemiğiniz dahi titrerken..?
çıldırmak içten değil dışarısızlığımdan geliyor
 
Ellerini getir bana geçmiş zamanlardan
Hani güneşin yağmura yağmurun güneşe
Bulandığı parmaklarından
Ellerini getir...
Koyu sancılarıma kızıl yaralarıma dokun
Daha önce hiç dokunmadığın kadar

Ellerini getir bana buruşmuş zamanlardan
İzleri silinecek tenimizden ayrılığın
Öptükçe akacak dudaklarından


Hiç gelmediğin kadar gel şimdi
Sevilmediğin kadar sevileceksin
Ne kalmışsa üstünde benden bence
Sıyırıp atacağım kuytularından...

78139584fg6.png


Sana seni fısıldayarak uyanacağım sabahlara
Ve sana sokularak ışıyacağım karanlıklara
Her yerim sen olacak her yerin ben
Dayanamayacak yüreklerimiz anlık ayrılıklara
Ellerini getir bana buruşmuş zamanlardan
Hani güneşin yağmura yağmurun güneşe
Bulandığı parmaklarından
Ellerini getir...
Koyu sancılarıma kızıl yaralarıma süreceğim...

Sana beni bana seni hiç sevmediğimiz kadar
Sevdireceğim...
Ellerini getir ellerini...
 
iir4copymb4.jpg


Ey yağmur
sevdiğime söyle
her toprağa düştüğünde sen
gözlerim eşlik eder sana
bilsin ona söyle.
Bilsin ki
her yağmurda hatırlasın beni
tutsun damlaları yüzüne sürsün
öpsün damlalar gözlerinden özlemle..
 
Ne bir hatıra olabilirsin Geçmişime
Ne de şuan ki acılarıma ortal olabilirsin...
Bitti artık sana ait anılarım yok...
Benden sana verecek bir yaralı kalp daha....
Artık Sıradansın Artık benim değilsin......
Sadece eski bir Fotoğrafın yırtık kısmısın benim için..
Yokluğun hicran yarası kalbimde
Düşlerim ve mutluluklarım var
Henüz günyüzüne çıkmamış. senden kalan
Bir değse gözlerin gözlerime ne hüzün kalır
Gecemde ne matem
Ağlasam şimdi gözyaşlarına boğulsam
Mendil olup silermisin son kez..
Yada bardaktan boşalırcasına yağan yağmur altında.....
Yokluğunu İliklermisin Ömrüme.....
 
İşte yine başbaşayız içimin acısı
Yine birlikteyiz.
Ver elini
Sus ve ne olur incitme beni.
...
Ey kalbimin ağrısı
Ver elini
Çıkalım seninle soluksuz kalmadan sessizce
Bu karanlık ve uğultulu ormandan.

İçimin acısı, kalbimin ağrısı aşkım
İşte yine başbaşayız.
Ver elini
Sus ve ne olur incitme beni.

[CEZMİ ERSÖZ]

 
'Karşındakine sevgini, aşkını verecek kadar yüceyse hislerin.

''Başkalarına bakmayı düşünmemeli gözlerin.''
 
180106gulsuda9es6do7zd2ft.gif


Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağlar ardında, sevdalanmış deli dalgalarına.
Yüreğindeki durulukla sevdalısı olmasını istediği su
"yüreğim armağan sana"diye aşkına karşılık vermiş.
Sarılmışlar birbirlerine kopmamacasına..
Zamanla su buhar ateş kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı..
Baştan alınlarına yazılmış kaderi ve büyük sevdasıyla su gitmiş uzaklara..
Ateş koşmuş ardından, ormanlar yakmış da bir gün suya varmış yolu..
Bakmış suyun duru gözlerine ve o gün anlamış aşkın bazen gitmek olduğunu
ama gitmenin yitirmek olmadığını..

Ateş durmuş sönmüş aşkıyla..

Ve anlatılır:

O günden beridir ateş sudan su ateşten kaçmış durmuş..

Ateşin yüreğini sadece su, suyun yüreğini de ateş alır olmuş...
 
Günahı boynuna aşk'larda yenik düştü ıslak gülüşüm.
Tövbesi çoktan zulalanmış bir acıya soğuk bir hançer değdi.
Kan sızdı gözlerimin beyazına.
Ve bir sonbahar ölümü yüreğime mübah kılındı.
İçimdeki kız çocuğu kürtaja zorlandı ama ben pes etmedim
......Çünkü benim adım aşk'tı .
Soyadım sen.
 
[YOUTUBE]wlEYT2F2_R4[/YOUTUBE]
 
Geri