Öyle içten öyle samimiydi ki gözlerin
Ömrümün sonuna dek öylece bakmak istediğim
Ne acı ki,
Bilsem de sonunda beni bekleyen bir ölüm,
O gözlerde buluşmaya bir saniye de olsa razıyken, bir daha
Hiç görememe ihtimali
Alıp da başını gitme yar
Ömrümün sonuna dek öylece bakmak istediğim
Ne acı ki,
Bilsem de sonunda beni bekleyen bir ölüm,
O gözlerde buluşmaya bir saniye de olsa razıyken, bir daha
Hiç görememe ihtimali
Alıp da başını gitme yar
Sevmesen de beni, tutmasan da ellerimi
Seninle konuşma lütfuna erişemese de bu gönül,
Alıp da başını gitme yar
Öyle derin, öyle uçsuz bucaksız ki bu sevda
Düşünde görsen inanamayacağın,
Anlatsam anlamayacağın,
Arsız yalvarışlarımın kapına dadandığı,
Okyanus gibi derin ve büyük,
Bir hayal ülkesi kadar uzak
Gözlerin anlık yangınlardan firar etse de
Gönlümde demir prangalarla mahkumsun
Sanma ki unutursun, kilometrelerce ötede olsan bana
Soğuk ecel teri gibi olurum ensende
Aldatma meylinin revaçta olduğu her anında
Kolay mı sandın sen o kadar sevdiceğim
Önce aşk tılsımını değdirip yüreğime
Sonra da öylece çekip gitmeyi
Ey benim yorgun yürekli,
Zamanın izlerini yüzünün çizgilerinde saklamış
Cesur, mert sevgili yarim
Kolay mı sandın,
Sevgisini avuçlayıp yollarına seren beni,
Terk edip gitmeyi
Ağzından dökülen her kelimeye müptela olduğum
Karşımda duran kır saçlı adam,
Görmez misin hâlâ sana aşikar bu sevgiyi?
Aşk kolay belki ama sevmek zor,
Öğrenmeli insan, ömrünce sadece bir kez gerçekten sevebileceğini
Öğrenmeli insan, sevip de sevgisinin peşinden gitmesi gerektiğini,
Sevip de sevdiceğinin uğrunda belki bin kez öleceğini