F
Fenerbahçe
Ziyaretçi
Ziyaretçi
"kendinizi sevgilinize adamak için arkadaşlarınızdan veya ilgilendiğiniz şeylerden vazgeçmek, ilişkinize ölümcül zararlar verebilir" diyor "ilişkinizi gözden geçirin" başlıklı yazılardan birinde....
Ne sinir, aramızda onlardan ne çok var değil mi?
Aranızdan su sızmaz, neredeyse hergün "bugün napıyoruz?" diye arayan kız, bir bakarsın tık yok, soluğu kesilmiş. Ne oldu da kesilmiş? Sevgili bulmuş.
Allah cezanı vermesin, ne değerli sevgiliymiş bu.
Kızım o gidici. Ayrılınca ne yapacaksın? Dönüp dolaşacağın yer burası dersinz, ama kendikendinize, o duymaz.
Düşündükçe sinir olursunuz. Ama o pişkindir. Telefon açıp bir de utanmadan "Bugün onun işi var, hadi biz bişeyler yapalım" der. Yani hiç umurunda değildir. Hatta bu yaptığı ona çok normal gelir."E, herhalde sevgilim varken seninle mi olacağım?" gibi bir felsefesi vardır.
Sürekli sevgilisinin gözünün içine bakar. Onlar erkeklerin telefonunda, "Hazır" isiyle kayıtlıdır. O ne zaman isterse o an "evet" der.
Bu buldumcuk kadınlar, adamla olmadıkları her saatin takibindedir. Adama göz açtırmaz.
Kendi nasıl arkadaşlarını ve diğer zevklerini bir tarafa bıraktıysa, onun da aynısını yapmasını ister.
Yoksa yeteri kadar sevmiyordur. Yani adamın hayatını cehenneme çevirmekle meşguldür. Aslında bu durumdan herkes bunalmıştır. Sevgilisi, arkadaşı ve hatta kendisi...
Çünkü aslında hiçbirşey kimsenin istediği gibi olmamaktadır. Kimsenin gönlü olmamaktadır.
Aralarında bunaldığını hissetmeyen tek kişi vardır. Sevgili meraklısı buldumcuk kız....
Bıraksa kendini, herşeyi oluruna bıraksa...
Ah aklını başına bir toplasa....
Ama nerdeeee...
O yüzsüzlüklerine devam eder.
Mesela kavga etse sizi arar "Ama haksız mıyııım?" diye bir de akıl sorar.
Siz "Hey allahım sabır ver" diyerek ama onu terslemek niyetiyle başlarsınız konuşmaya ama telefonu kapattıgınızda yine sinir olursunuz. O yine istediğini almıştır. Ama giderek duruma hakim olursunuz. Yani onu terslemeyi öğrenirsiniz.
O akıllı da, "kıskanıyor" diyedüşünür.
Çünkü salaktır.
Salak olmasa kendini bir adama adamaz zaten.
Siz içinizden, "Bu adam onu bırakınca ne yüzle bana gelecek?" diye düşünüyorken, o çok farklı boyutta yaşıyordur.
Ayrıldığı akşam, hem de gecenin bi yarısı ya gelir ya da telefon açar, "Arkadaşıııımmm...iyi ki varsııın."
Hıı...
Şimdi biraz durun ama şunu bilin...
Yeni sevgili bulduğu ilk gün siz ne yapacağı bellidir.
Telefon açar,
"Ayyy, bu sefer ötekisine benzemiyor. Bu çok tatııı...Perşembe günü burda olmayacak. Çıkalım da anlatayım"
Ne sinir, aramızda onlardan ne çok var değil mi?
Aranızdan su sızmaz, neredeyse hergün "bugün napıyoruz?" diye arayan kız, bir bakarsın tık yok, soluğu kesilmiş. Ne oldu da kesilmiş? Sevgili bulmuş.
Allah cezanı vermesin, ne değerli sevgiliymiş bu.
Kızım o gidici. Ayrılınca ne yapacaksın? Dönüp dolaşacağın yer burası dersinz, ama kendikendinize, o duymaz.
Düşündükçe sinir olursunuz. Ama o pişkindir. Telefon açıp bir de utanmadan "Bugün onun işi var, hadi biz bişeyler yapalım" der. Yani hiç umurunda değildir. Hatta bu yaptığı ona çok normal gelir."E, herhalde sevgilim varken seninle mi olacağım?" gibi bir felsefesi vardır.
Sürekli sevgilisinin gözünün içine bakar. Onlar erkeklerin telefonunda, "Hazır" isiyle kayıtlıdır. O ne zaman isterse o an "evet" der.
Bu buldumcuk kadınlar, adamla olmadıkları her saatin takibindedir. Adama göz açtırmaz.
Kendi nasıl arkadaşlarını ve diğer zevklerini bir tarafa bıraktıysa, onun da aynısını yapmasını ister.
Yoksa yeteri kadar sevmiyordur. Yani adamın hayatını cehenneme çevirmekle meşguldür. Aslında bu durumdan herkes bunalmıştır. Sevgilisi, arkadaşı ve hatta kendisi...
Çünkü aslında hiçbirşey kimsenin istediği gibi olmamaktadır. Kimsenin gönlü olmamaktadır.
Aralarında bunaldığını hissetmeyen tek kişi vardır. Sevgili meraklısı buldumcuk kız....
Bıraksa kendini, herşeyi oluruna bıraksa...
Ah aklını başına bir toplasa....
Ama nerdeeee...
O yüzsüzlüklerine devam eder.
Mesela kavga etse sizi arar "Ama haksız mıyııım?" diye bir de akıl sorar.
Siz "Hey allahım sabır ver" diyerek ama onu terslemek niyetiyle başlarsınız konuşmaya ama telefonu kapattıgınızda yine sinir olursunuz. O yine istediğini almıştır. Ama giderek duruma hakim olursunuz. Yani onu terslemeyi öğrenirsiniz.
O akıllı da, "kıskanıyor" diyedüşünür.
Çünkü salaktır.
Salak olmasa kendini bir adama adamaz zaten.
Siz içinizden, "Bu adam onu bırakınca ne yüzle bana gelecek?" diye düşünüyorken, o çok farklı boyutta yaşıyordur.
Ayrıldığı akşam, hem de gecenin bi yarısı ya gelir ya da telefon açar, "Arkadaşıııımmm...iyi ki varsııın."
Hıı...
Şimdi biraz durun ama şunu bilin...
Yeni sevgili bulduğu ilk gün siz ne yapacağı bellidir.
Telefon açar,
"Ayyy, bu sefer ötekisine benzemiyor. Bu çok tatııı...Perşembe günü burda olmayacak. Çıkalım da anlatayım"