M
Myself
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Böyle bir şey belki de kaderin getirmesini beklediğin şeyi, ne
zaman getireceğini bilmemek. Sonbahar da sarı yaprakların kuru ağaç dallarından
düşmesi gibi ağır ağır yaralar yüreğini. Bir elma kurdu gibi için için kemirir
sevda ateşi ile yanan kalbini.
Hani bir yel çıkar seher vakti içine bir ürperti sokar, sevdiğinden ayrı
kalınca ne zaman kavuşacağını bilmeden. Bir karabulutun çöktüğü gibi şehrin
üzerine, çöktüğünü düşünürsün ayrılığın aranıza. Yağdırır göz yaşlarını
bilinmezlere.
Kavuşmak güzel olsa gerek, ayrılık bu kadar acı verdiğine göre. Karabulutların
dağılması güzel olur heralde, yağdırdığı yağmurlar bu kadar üşüttüğüne göre
yüreğini.
Beklemek mi en güzeli ya da beklenmek mi. Ferhat’ın ki gibiyse beklenmek en
güzeli. Ya da Şirin gibi dağların delineceğini beklemek.
zaman getireceğini bilmemek. Sonbahar da sarı yaprakların kuru ağaç dallarından
düşmesi gibi ağır ağır yaralar yüreğini. Bir elma kurdu gibi için için kemirir
sevda ateşi ile yanan kalbini.
Hani bir yel çıkar seher vakti içine bir ürperti sokar, sevdiğinden ayrı
kalınca ne zaman kavuşacağını bilmeden. Bir karabulutun çöktüğü gibi şehrin
üzerine, çöktüğünü düşünürsün ayrılığın aranıza. Yağdırır göz yaşlarını
bilinmezlere.
Kavuşmak güzel olsa gerek, ayrılık bu kadar acı verdiğine göre. Karabulutların
dağılması güzel olur heralde, yağdırdığı yağmurlar bu kadar üşüttüğüne göre
yüreğini.
Beklemek mi en güzeli ya da beklenmek mi. Ferhat’ın ki gibiyse beklenmek en
güzeli. Ya da Şirin gibi dağların delineceğini beklemek.