Seven adamla papatya

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Roman ve Hikayeler
Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
seven adamla papatya

Sevgisiz insan bir gün şans eseri bir çiçek
bahçesinde bulmuş kendini bahçedeki
çiçekleri hiç düşünmeden ilerlemiş bir süre.
Bir düzlüğün ortasında mola vermiş bir ara.
Etrafına bakmış bir süre hiç bir çiçek
bir şey ifade etmemiş ona. Sonradan yıkılan
bir ağaç görmüş ve onun yanında bir papatya.
Papatya kendinden emin o köşede yıkılan
ağacın yanında çıkan rüzgara göğüs geriyormuş.
Papatya o kadar güzelmiş ki.Sevgisiz insan
sevgiyi tanımış. Buna şaşırmış. Alışamamış
ne yapması gerektiğini bilememiş. Pek tabii
bildiğini sanmış. Papatyayı sevmiş okşamış
rüzgar ona zarar vermesin diye araya girmiş
oturmuş. Papatya bir süre tekrar dikleşmiş.
Papatyanın zarar görmesinden öylesine
korkuyormuş ki böylesi bir güzelliğin sonsuza
dek sürmesini o kadar çok istiyormuş ki.
Papatyanın ellerine dokunduğu her an onu
hissettiği her an kendini dünyanın en mutlu
insanı hissediyormuş. Sevgiyi öğrenen adam
gerek papatyayı korumak için gerekse ona olan
doyumsuzluğundan dolayı papatyayı koparmayı
ve yanına almayı istemiş. Onu bu bahçeden
koparmak ona çok doğru gelmiş çünkü onu
yanında hep koruyabilecek sevebilecekmiş.
Papatyayı hiç düşünmeden çekmiş
koparmaya çalışmış papatya buna direnmiş
direnmiş. Seven adam anlayamamış
bu direnci daha da güçle yüklenmiş papatyaya.
Aklı o zaman neredeymiş kim bilir.
Papatya gün geçtikçe solmuş solmuş.
Adamın gölgesi onu öyle bir kapıyormuş ki
soluk almasını engelliyormuş. İşin garibi
adam bunu görsede anlayamıyormuş
papatya soldukça üzerine daha çok titriyor
iyice kapıyormuş güneşini. Sevmeyi yanlış
öğrenen adam en sonunda dayanamamış
ve papatyayı tüm gücüyle kendine çekmiş.
Tüm dünyaya ne mutlu Ve o salak adama
ne mutlu ki papatya herşeye rağmen
direnebilmiş gücü kalmasa da. Ama bu
direniş o kadar büyük bir güç gerektirmiş ki
o herşeyden çok sevdiği papatya boynu bükük
kalmış. Seven adam işte o noktada her şeyi
görmüş ve anlamış yaptığının acısı ona
öyle bir koymuş ki sendeleyip yere düşmüş.
Hayatında tanımadığı acıyı çekmiş adam.
Hayatta kendini ilk defa haksız ilk defa
bencil ilk defa küçük hissetmiş. Ağlamak
para etmezmiş üzülmekte. Güneş de
hemen fayda etmezmiş papatyaya.
Sevmiş adam bir çiçeğe nasıl davranması
gerektiğini görmüş gözündeki perdeler
kalkınca. Ağlayarak çiçeğin yanında durmuş
rüzgara karşı kendini siper etmiş yine ama
çiçeği ne koparmaya çalışmış bir daha ne de
üzerinde gölge etmeye. Papatya tekrar mutlu
bir şekilde bütün asilliğiyle ve gücüyle dimdik
ayakta durana kadar bekleyecekmiş öylece
yakınında olacakmış çünkü çiçeğin ona ihtiyacı
olacağı bir zaman olursa o da o anda çiçeğinin
papatyasının yanında olacakmış. Seven adam
papatya onu bir daha hiç sevmese bile onu
sonsuza dek sevecekmiş çiçek isterse uzakta
çiçek isterse yakında. Çünkü seven adam için
değerli olan tek şey varmış o da çayırda
tek başına ayakta durmaya çalışan eşi benzeri
olmayan güzellikteki o tek papatya.
 
Geri