Şimdi baktığın zaman o meleği öldüren kişi ve suç ortakları, yeni TCK'ya göre 82. maddenin g ve i bendleri haricinde bütün bendlerinden yargılanıp ceza alacaklar. Ve bunun şimdiki infaz sisteminde net yatarı 30 sene kapalı ceza evinde hücre cezası. Açık hakkı yok, indirim yok, yeni sistemdeki iyi hal haklarından mahrum, açık hakkı yok. Tam 30 sene hücrede geçecek. Yasa olarak buraya kadar tamam.
Fakat sorun şurada... Bu gibi olaylar toplumun sabrını kırıyor, tahammülünü yok ediyor. İnsanlar artık ceza sisteminden ve cezaevinden tatmin olmuyorlar. Örnekteki gibi, o üzüntü ve hırsla asılma talebinin sebebi budur. İnsanımızda artık üzüntü yorgunluğu var.
Hani bazen muhalif kafayla "bizim vergilerimizle yapılıyor bunlar" gibi cümleler kuruyoruz ya... İşte vergilerimizin desteklediği konulardan biri de cezaevindeki mahkumlar. Evet bir çalışma sistemi var ama neticede devlet cezaevlerine ikmalde bulunuyor. Yine evet, yediğinin içtiğinin parası kesiliyor fakat bu herkese yapılmıyor/yapılamıyor. İaşe bedelinden de kaçışın usulleri var. Detaylara girmek yersiz.
Netice olarak... Artık insanlar canilerin aldığı ağır cezalardan da tatmin olmaz, içi soğumaz hale geldi. Hem bu kötülükleri yapacaklar hem de 30 sene bizim vergilerimizden karın doyuracaklar. Bu tip suçlular bir çok anlamda devletin ve milletin sırtına yüktür düşüncesi hakim olmaya başladı. Yani aslında mesele şeriatın kelimesi değil, aranan cevabın onda olması.