Sessiz Olun Annem Uyuyor...

Konu sahibi son olarak 20 gün önce görüldü
Bitti, buraya kadar demiştin ya hani.
Olmuyor işte öyle , yaralıyorsun emanet sokuyorsun sanki bir yerime ..
Ayrılığın ertesi gününü yaşadın mı sen hiç ?
Acı senin için sadece yemek masasında aklına gelen bir şey !
Ağladın mı sen hiç karanlık bir oda da kulaklığını takıp ?
Hava rüzgarlıyken gözünden akan yaşı kastetmiyorum !
Yaz gününde üşüdün mü hiç yokluğuyla birisinin ?
Güldürme , hava sıcak diye açtığın klimadan bahsetmiyorum .
Parasız gezdin mi hiç günler boyunca , yokluk çektin mi ?
Yine aynı şeyi yapıyorsun , geçen evde unuttuğun cüzdan için marketten sigara alamadığını anlatmıyorum.
Evet , anlamıyorsun beni yada ben anlatamadım kendimi
Aşk sence sol cebim mi yoksa onun iki karış üstü mü ?
Neyse bak ne diyeceğim sana.
' Bitti, buraya kadar ' ...
 
leyla+ile+mecnun+resimli+replik6.jpg


 
Zordur, göz göze geldiğinde kafanı çevirmek.
 
Mutluluk: eskiden bugs bunny bitti zannederken aslanın kükreyip yeni bölümün başlamasıydı.
 
Kız emek vermiş seni sevmiş, trip atmış ,seni kıskanmış ,seni gözünden sakınmış ama sen hala inatla görmüyorsun neden? Çünkü odunsun..


 
Umursamamayı bi öğrensek, her şey daha güzel olur gibime geliyor.
 



İstediğiyle olamadığı için başkasıyla olmak istemeyen yalnızlar da var.




 



Uzun zaman geçti ayrılığın üstünden, herkes atlattım sanıyor. Çünkü öyle davranıyorum. Çü*nkü ben güçlüyüm. Kimse için üzülmem, yıkılmam. Hemen toparlanırım. Görenler bile şaşırır, vay be onca şeye rağmen nasıl dayandı, nasıl başardı ben olsam yapamazdım derler. Çünkü dışarıdan öyle görünüyor insan ağlamayınca gidenin ardından. Hem ben kalabalıklarda ağlayamam bilirsin. Duygularımı gösteremem rahat rahat her insana. Gidişine üzüldüğümü bilirler ama çabuk toparlandım sanarlar hepsi. Onların yanında gülerim, hayret ederler. Ama aslında sahtedir hareketlerim. Özlemim de vardır üzüntüm de, bir yanımda da gururum. Her dakika özledim deyip ağlayamam. Herkese seni anlatamam. Yaşadıklarımızı**, beni terk edişini herkesin önüne seremem. Benim özelimsin sen çünkü. İyi veya kötü. Benimsin. Kimse bilmez neden ayrıldığımızı. Sadece ayrıldık derim, o kadar. Kimse bilmez her gece ağladığımı, çok özlediğimi. Dışarıda bir çift görünce bakamam mesela. Bizi hatırlatırlar bana, sanki hiç unutuyormuşum gibi. Sonra bir de yeni biriyle boşluğunu doldurmaya çalışmak var. Yapamayacağımı bildiğim halde denedim, doğru. Ama olmadı, senin yüzün belirdi gözümün önünde yapamadım. Ve şuan bile onca zamandan sonra hala senin için ağlıyorum. Özlüyorum, bekliyorum ve en kötüsü de bu yaşadıklarımı yine sana anlatmak istiyorum.




 
Bazen unutulmakmış 'sevmek' dönüp arkana bakmamak ve sevdiğini bile bile başka bir aşka uğurlamakmış..
Ne kadar canın yansada bir o kadar bağlanmakmış...
Senin olmayan birşeyi delicesine özlemekmiş..
Sırf o mutlu olsun diye her gece dua etmekmiş 'sevmek'
Hayatı iki kişilik düşünmekmiş..
Umutlarının karanlıklarda yok oluşunu kabullenmekmiş...
Ve Bilmekmiş artık onsuz eskisi gibi hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını...
Çünkü sevdiğin giderken senide götürürmüş kalbin ve ruhunla birlikte...
Ama buna rağmen senden yaşamaya devam etmeni istediğinde bile gülümsemekmiş 'sevmek'​
 
Aman mesaj atma. Havan bozulur, bi yerin falan eksilir Allah korusun.
 
Bazen “hoşçakal” demeyi öğrenmen gerekir.
“hoşçakal” demeyi öğretirler sana. İnce ince döşerler kalbinin kırıklarını egolarına. Umursuyormuş gibi davranıp görmezden gelirler. Aranızdaki bağı boynuna dolarlar, nefessiz bırakırlar. Hep bakarlar ama hiç görmezler. Yakarlar ufak bir yalan çöpüyle hayallerini. Artık “hoşçakal” demen gerekir. Usulca uzaklaşırsın ondan soğuklara doğru, üşümen umrunda olmaz. Ne kadar uzağa gidersen git aklına geldiği an canını çok acıtır. Hep seninledir, içinde, dışında, dinlediğin şarkılarda, izlediğin filmlerde, anılarında, uyumadan önce, uyandığında, gülümserken, ağlarken, hayal kurarken, yemek yerken mesela..
Hoşçakal dersin ya..
Hoşça kalmaz ki, şu an bile aklında.​
 
Bir gün hayatınıza ummadığınız anda biri çıkar. İlk önce hafife alırsınız. Ve bu hafife aldığınız kişi ile hergün görüşürsünüz, görüştükçe o sizde bağımlılık yapmaya başlar. Ama bunu siz fark edemezsiniz. Günler, haftalar, aylar geçer yine fark etmezsiniz. Tek fark ettiğiniz ona her geçen gün daha bir sıcak olmanız , daha da bi yakınlaşmanız olur. Öyle bir hal alırki mutluluktan havaya uçarsınız. Yat saatiniz akşam 9 ise, onu tanıdıktan sonra bu yat saati gece 2 olur 3 olur. Ama bu durum veya uykusuzluk, yorgunluk hiç bir şey sizi ırgalamaz. Aksine yorulduğunuzda veya uykusuz kaldığınızda, onunla konuşursunuz ve bütün yorgunluklar, uykusuzluklar hatta sanki hayatın bütün dert ve meziyetleri sizden gitmiş gibi kendinizi öyle mutlu hissedersiniz ki, içiniz, içinize sığmaz. Sabahları iple çekersiniz, sabırsız olursunuz onu görmek için sesini duymak için. Sanki hayatın varlığının sebebi oymuş gibidir, sanki ömrünüz bu birliktelikle geçecek gibidir. Dünya gözünüze toz pembe görünür. Ondan ötesini yok sayarsınız. Ama aylar veya yıllar geçtikte hayat kendisini göstermeye çalışır. Sorumlulukları ile, iki tarafın hayata bakışı ile veya iki ayrı dünyanın insanı olduğunuzu dahi göstermeye başlar. Hayatı ondan öte bilmediğiniz kişide veya ondan başkasını görmeyen aşkın kör ettiği gözler yavaş yavaş açılmaya başlar. Bu kez hesaplar yapmaya başlarsınız. Evlilik üzerine, iş üzerine veya gelecek üzerine. Kurduğunuz her hesap ne yazık ki bu hayata bir türlü uymaz. Ve anlarsınız ki imkânsız olanı sevmişsiniz. Üzülürsün, ağlarsın, mutlu olursun, yeri gelir gülmeyi unutursun, yeri gelir mutluluktan havaya uçarsın ki o sırada dünyanın en mutlu insanı olabilirsin. İmkansız aşkta özlemlerin en büyüğünü sen duyarsın. Çünkü zordur. Görmen, dokunman, hissetmek çok zordur. Yeri gelir günlerce, yeri gelir aylarca, yeri gelir yıllarca göremeyebilirsin. Uzak olursun. Gün olur elini uzatsan dokunabileceksindir ama elini uzatamazsın. Çünkü adı imkansız aşktır. O dokunamamak insandan bir ömür bile alabilir. Düşünsenize gönülden bağlı olduğunuz insan yanı başınızda ve siz ona sarılamıyorsunuz. Ve o insanda en az sizin kadar size bağlı. Birlikte olamayacağınızı anlarsınız, en acı olanda budur. Bu sefer sevdiğinizi başka biri ile hayal etmeye başlarsınız buda sizi içten içe kemirmeye başlar. Hayatta ki bütün hedeflerinizi, ideallerinizi ona bağlamıştınız oysa. Yaşanılan aşk kolay değil. Sabahları iple çektiğiniz günler aklınıza gelir ve bu kez sabahlar olmasın diye dua edersiniz. Geceler hüznünüzün ortağı gibi olur. Her insanın kaldıramıyacağı bir yük vardır üstünüzde. Gece uykunuz gelmez, gündüz neşeniz olmaz Bazen çok yemek yersiniz, bazende günlerce yemezsiniz. Onun adının geçtiği her mecliste içinizin bam teli sızlar içten içe ağlamaya başlarsınız. Unutmak istersiniz çaba sarf edersiniz. Acaba başka biriyle tanışsam unuturmuyum diye içten içe söylenirsiniz. Başka biri ile tanışsanız bile onun her hareketi size batar. Çünkü siz kalbinizde olan kişinin her hareketine aşıksınız. Onun size yaptığı kötü hareketler eylemler dahi size hoş geliyordu. Ey uğruna herşeyimi, bütün benliğimi feda edeceğim güzel gözlü Melek. Sen imkansızsın, seni sevmek delilik, seninle olmak bir hayal, seni görmek zor, dudakların ateş, gözlerin uçurum, saçların parmaklık, sözleri azrail olan sevdiğim. Biz gerçek aşkı bütün dünyada nadir yaşayanlardanız .Seni sevmek, seninle olmak bir lütuf. Aşkımızın üzerine yemin ederim ki sen benim olacaksın. Dersiniz. Ama nafile. Derdinizi anlatacak dost ararsınız bulamazsınız. Bulsanızda sizi anlayan olmaz. Ne onunla olursunuz, ne de onsuz olursunuz. Sürünür gidersiniz.
 
Bırak `Paşam´ Ne DerLerse DesinLer , `SoyAdını´ Ben Alıcam Kafayı YesinLer . . . ! (;
 
Hani diyorlar ya ; ayni sehirde olmak bile yetiyor.
Ben seni görmedikten sonra , üst katta olsan ne olur.
 
Anlaşılan,şanslı günümde değildim.Şanslı bir hafta geçirdiğimde söylenemezdi, ne şanslı bir ay,ne şanslı bir yıl, nede şanslı bir hayat..​
 
Gözlerim bir AntepLi olduğumu ele veriyordu.
Çünkü sadece AntepLiLer çatarken kaşlarını,
Gözleri
Seni Seviyorum diyebiliyordu...​
 
Gördüğüm En Güzel Kadınlardan Biriydi,Gördüğüm En Öküz Adamla Gitti,Bu Hayatın Bana "Skrler Aşkı" Deme Şeyliydi.
 
Üzgün olduğum doğru. İçimde olan biteni kendime bile açıklayamıyorum. Çoğu şeyle, bir çok kişiyle ilgim yok.Senden ibaret olduğum, sana içtiğim sana uyuduğum doğru. Bazen ortasında kaldığım bu durumun anlaşılabileceğini düşünmüyorum. Yaşıyor musun deseler evet diyemem, öldün mü deseler cevabım yok.Sokaklar, kalabalık eksikliğini yüzüme vurmak için ıslak ve yağmurlar hiç olmadık zamanda yağar, ağlamak gibi...
Şimdi her nerede ne yapıyorsan, buna devam et, hiç olmamışım gibi. Ve hiç olmamışsın gibi kiminle ne yapıyorsan devam et,
ağlamak gibi..
 
Geri