Sessiz Kelimeler

Konu sahibi son olarak 2486 gün önce görüldü
Kelimeler kişinin aynasıdır diye klişe bir laf ile girmek istiyorum konuya, ne kadar klişe olsa bile bazı kelimelerin mana dünyasında farklı anlamları vardır.
Önemli olan bu manaları doğru bir şekilde yorumlamak gerekir. Herkes söylenileni algılamak istediği gibi anlar, çok güzel bir söz vardır ;

'' Eğer tabiatında yalnız kusurları görmek varsa; Tavus kuşunda, çirkin ayaktan başka bir şey göremezsin. ''

İnsanlar için aslında söylenilen sözden ziyade, kimin söylediği önemlidir.
Bazı durumlarda insan gecenin bir karanlığına çekilir, işte bu noktada ortaya kelimeler çıkar. Ağızdan dökülür, bazen bir şarkı tercüman olur sessizliğine, bazen bir şiir dizesi her şeyi anlatır aslında bize. Bitiriş konuşmamı son olarak güzel bir dörtlük ile tamamlamak istiyorum, ne güzel demiş şair ;

Sevgilim,
Bir ülke senin gövden kadar masum olsaydı
Bir tek anne oğlunu devletten sormazdı...
 
Herkes aşkı yanlış tanıyor gibi geldi bana, sanıldığının aksine gördüğümüz insana aşık olmayız. Aşk zaten hep içimizdedir, içimizde olan istediğimiz özellikleri bir insanda gördüğümüz zaman aşık olduk deriz. Yani aslında içimizde olan bir şeyi karşımızdaki insana bir surete aktarırız.
Bu kadar kasmam yeterli en güzel sözü aşık veysel söylemiş ;

'' Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa ''
 
Sözcükler sessizse anlamları daha derindir.Yazılarınızı beğenerek okuyorum.:hi:

Rengin Bingöl'ün Kara Göründü kitabında sözcük yolculuğu vardır adeta.O hep tüketip durduğumuz sözcükler bir dünya halbuki,özenle bakılıp muhafaza edilmeli.Çünkü orada hayat saklı.
Bir miktarını paylaşmak isterim kitaptan:

Yazının büyüsü ,çekiciliği buradayım diyen meydan okumasında saklı.

En masumca yazılan bir sözcük bile ,görünen/görünmeyen ya da yitip gitmekte olan bir dünyaya meydan okuyor.Çünkü birgün yokolacağının bilincinde,buradayım,burada olacağım diyen bir başkaldırının sesi kalır yazıda.

Her kalem,her yazı birbirinin eşiti olamaz;kimi yazılar korunabilirken,kimileri toprak altında çürüyüp giderler.

Ve çoğu zaman ,yazıyla yaşamı,yaşamla yazıyı buluşturan bir kesişme anını açıklamak zordur.
Aynı düzlem üzerindeki paralel doğrular birbirleriyle kesişmezler.Aynı düzlem üzerindeki paralel olmayan doğrular ise mutlaka bir noktada kesişirler.
Uzayda ise paralel olmayan doğruların kesişme zorunlulukları yoktur.

Yaşamla sözcükler dünyasının ilk kesişme noktasında karşıma çıkan sözcük kapı..Açıl susam açıl diyebileceğimiz bir kapının varolmadığının farkındalığından belki de..
Oysa yaşam,masal dünyasının gerçek dışılığının yanında,kapılarla dolu bir geçiş.Hatta kimi zaman kapıları bile olmayan dört duvarları zorlamaya çalıştığımız bir geçiş.

...
 
Sözcükler sessizse anlamları daha derindir.Yazılarınızı beğenerek okuyorum.:hi:

Rengin Bingöl'ün Kara Göründü kitabında sözcük yolculuğu vardır adeta.O hep tüketip durduğumuz sözcükler bir dünya halbuki,özenle bakılıp muhafaza edilmeli.Çünkü orada hayat saklı.
Bir miktarını paylaşmak isterim kitaptan:

Yazının büyüsü ,çekiciliği buradayım diyen meydan okumasında saklı.

En masumca yazılan bir sözcük bile ,görünen/görünmeyen ya da yitip gitmekte olan bir dünyaya meydan okuyor.Çünkü birgün yokolacağının bilincinde,buradayım,burada olacağım diyen bir başkaldırının sesi kalır yazıda.

Her kalem,her yazı birbirinin eşiti olamaz;kimi yazılar korunabilirken,kimileri toprak altında çürüyüp giderler.

Ve çoğu zaman ,yazıyla yaşamı,yaşamla yazıyı buluşturan bir kesişme anını açıklamak zordur.
Aynı düzlem üzerindeki paralel doğrular birbirleriyle kesişmezler.Aynı düzlem üzerindeki paralel olmayan doğrular ise mutlaka bir noktada kesişirler.
Uzayda ise paralel olmayan doğruların kesişme zorunlulukları yoktur.

Yaşamla sözcükler dünyasının ilk kesişme noktasında karşıma çıkan sözcük kapı..Açıl susam açıl diyebileceğimiz bir kapının varolmadığının farkındalığından belki de..
Oysa yaşam,masal dünyasının gerçek dışılığının yanında,kapılarla dolu bir geçiş.Hatta kimi zaman kapıları bile olmayan dört duvarları zorlamaya çalıştığımız bir geçiş.

...

Hoş geldin :)
Hepsini sonuna kadar okudum, parmaklarına sağlık, en yakın zamanda edineceğim.
 
Aslında yeni bir sayfa açacaktım fakat, bir süre buradan devam etme kararı aldım. Çok durdum, çok düşündüm artık sayfanın amacını değiştiriyorum. Bu başlıkta bazı şeyleri hayvanca eleştiri yağmuruna tutmaya başlıyorum.
İntro'yu geçtikten sonra girişi yapıyorum ;
Ben Mc adidas giymiş mahmut tuncer.
Uzun zaman oldu yazmayalı. Midyelerin sadece pilavını yediğim için, Midyecilerden kaçıyordum. Ancak fırsat bulabildim.

Burası ilk forum deneyimim, reddit, stumbleupon, delicious, H2G2 gibi forumları saymazsak ki amaçları farklı hepsinin ekşi sözlüğü'de eklersek orası zaten sözlük.

Gerçi hala oralarda yazarım fakat bu tarz içeriğe sahip bir yerde ilk kez bulunuyorum. 2 aylık daha taze körpe bir üye olarak yaz tatilinin verdiği gazla geldiğim bu forumda, yaptığım gözlemlerden sonra '' İçinizde Bir Şey Kalmasın '' gibi başlıklar artık yetmiyor.

Neyse konumuza dönelim ; Evet forumda tuhaf bir ilişki furyası var. Bir çoğu serpil çakmaklı filmlerinden çıkmış gibi takılıyorlar. Çiftlerin forumda sergiledikleri zoraki konuşmaları ve kankalarıyla girdikleri diyaloglar cringe oranımı 100 kat arttırdı. Yoksa zamanında görüp özendiğiniz şeyleri blueprint mi yapıyorsunuz ? Sanki whatsaap gibi yerlerden iletişimleri yok.
Diğer bir ilişki çeşidine geliyorum, mıç mıç Yani diyorlar ki ; Forumda takılan kendi halinde insanların gözlerinin içine edelim, ilişkiden soğutun. Büyürken hayatta bir tramva yaşamadıysanız, bu gibi konuşmalar size bunu verebilir.

Kafanıza VR gözlüğü takılmış ve yaşam destek ünitesi gibi foruma bağlanmış 5 yaşında bir çocuksanız 30 yaşına gelmiş evde kalmış kedi sever bir kadınsanız ve real hayatta ilişkileriniz kötüyse tam size göre bir yer. Mıç mıç ilişkilere devam edebilirsiniz. Kendimi Busta Rhymes kliplerine girmiş pokemon gibi hissediyorum.
Okuduğunuz için teşekkürler görüşmek üzere. :hi:
 
Geri