Yine dibindeyim can, yine başında.
Her zaman özleyip de koştuğum gibi huzurundayım.
Sen benim en huzurlu yanımsın.
En hüzünlü gecelerimi de sen bilirsin en mutlu anlarımı da.
Nasıl dizinin dibinde uyuyakaldığımı ben susayım da sen anlat.
Hıçkırıklara boğulup da hüngür hüngür ağlayışlarım,
O anlardaki bağıramayışlarım, susup kalışlarım, başımı omzuna gömüşlerim.
Beni bir tek sen anlardın çünkü o anlarda.
Sen en iyi, en harbi dosttan bile daha yakındın bana.
Çünkü sen ses etmeden dinlerdin beni, yargılamazdın.
Yargılayamazdın, beni çaresiz gördükçe daha da şefkatli olurdu omzun.
Şefkatine, sarıp sarmalamana, sebepsiz susmalarımı anlamlandırmamana ihtiyacım var.
Beni anlamasan da yargılamıyordun en azından.
O yüzden en huzurlu yanımdın ya işte.
Buruk bir yalnızlık var şimdilerde aramızda.
Ne ben omzuna yaslayabiliyorum başımı,
Ne de sen kucaklıyorsun saçlarımı o narin avuçlarınla.
En çok zoruma giden de ne biliyor musun?
Senden ayrı kalmak…
Sebepsiz ayrı düşmek…
Aylar oldu gözlerimi kapatıp da yanında rahat olamadığım.
Gecelerinde gündüzlerden farkı kalmadı, uyuyamıyorum ben.
Saatler geçiyor uyku tırmalıyor gözlerimi ama ben her zaman erteliyorum onu.
Oysa uyku demek sen demek, senin yanın demek.
Yapamıyorum, gelemiyorum yanına ..
Ama çok özlüyorum ben seni .
Hem de çok…
Beni yine eskisi gibi sarıp sarmala, nefesinin buğusu değsin gözlerime..
Yanında huzur bulayım yine,yine ve yine..
Seni çok özledim ben, canım yastığım…
Uykusuzluk yazdırıyor adama vesselam.
Sükut
15.09.2013- 01.01