2014 yılıydı. Rüyamda ney üflüyordum. Sabah kalktığımda, rüyanın etkisinden olacak Beşiktaş'taki Neyzenler Derneği'nde aldım soluğu. Yücel hoca... Neyin hem üstadı, hem de ustası. Bir saat falan oturduk, çay içtik, sohbet ettik. Profesyonel kız ney verdi bana. Eğitim almayı düşünüyor musun dedi. Hayır kendim halledeceğim dedim. Bunun gibi cevaplar verirken, sanırım çok ikna edici görünmüşüm ki "hayatımda ilk defa bu kadar kararlı ve enteresan bir adam görüyorum" demişti. Gerçekten çok içten gelerek sohbet etmiştim ve kararlıydım. Fakat bu hayatta her istediğimizi yapamayabiliyoruz. Eve gittiğimde rüyada üflediğim o ezgiyi birkaç dakikada çıkardım. Fakat ne yazık ki gerisini getiremedim. Hiç fırsat bulamadım. Kıymetli Yücel hocamızın o güzel heyecanına karşılık vermek isterdim ama olmadı. Sözde kaldı bizim hikaye. Neyin ismini o dönemin durumlarına göre Yaren koydum. Madem bunun hakkını veremedim, o halde hakkını verecek olan birine hediye ederim niyetiyle çok insan gözledim ama böyle birine hiç rastlayamadım. Bir sebeple kendisinden uzun yıllar ayrı kaldım. Geri döndüğümde çok tozlanmıştı. Beni hiç değişmeden, üzmeden bir tek o beklemiş. Kavuştuk ve bir güzel temizledim. Şimdi vitrinin üzerinde uzanmış keyif çatıyor. Bilmem, belki bir gün yeniden elime alacak hale getirebiliriz bu hayatı. Ya da hak eden ellerde kıymet bulur.