ÇENGELLİİĞNE
Üye
-
- Katılım
- Ağustos 3, 2013
-
- Mesajlar
- 787
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 266
-
- Yaş
- 53
Yine
bir renkte düştün
aklıma…
Biraz hercai, çokça maharetsiz fırçalanmış resmin yitmeye yüz
tutmuş ışıklarının arasından çıkıp geldin bu
güne
Ve yine…
Ormanın
kuytularında, göze hiç bulaşmamış,
üzerine değen ayakları olmamış,
dalsız
yaprağın yalnızlığına benzedin bir kez daha
Oysa bir tıkırtı dahi
duyulmadı odaların dibinde…
Sesin
yokluğu seçmiş dost;
öyle
mi?…
Bir başkaldırışı, bir inadı, bir
terk edişi,
yabansı suskularla bezemiş demek
gönlün…
Hiç
saymadığımız, oluruna baş koymadığımız bir
vazgeçişin durağında elini kaldırıyorsun demek “sen” denilemeyecek
zamanlara…
Olsun!
Varsın, öyle olsun!
Yazdığımızı
silmeyi, bir yerlerde, bir şeyler söylemeyi deneyip, yüzü gözü katran karalarına çevireli rahatın demini yudumlayamadık hiç…
Biraz eksikle, çokça süssüz çıkıp dolanırdık ahalinin
ortasındaİstediğimiz kadar “biz” olmadık mı, yalan düşüverirdi omuz başımızdan…
“Yaramızı
sakla derininde! Yüreğin hangi buluta tutunursa tutunsun…kandıracağın bir benin olur , sadece “sen”
olur yaşam nihayetinde…”
Bükülmüş
kelimelerin kimseyi mutlu ettiği yok
aslında…
Ne söylenip durduğun zaman, ne o anlamı yoğuran ihanet önemli seni göz ucuyla süzen
varsıllarca
Doyduğun
tası devirebilmek tek
maharetleri…
Bize kalansa eklemek kendimize o biçare
hüzünleri
Unutma!
Kaldırıp atamayacağımız gerçekliğin
acısına sevdalanmak suç değil bu
gün…
Bir unutuş olamaz dün
dediğin…
Dilsizliğin canını öfkeye boğduğu ,
kekremsi ayrılıkların teninden lime
lime
koparıldığı
ve bir çığlığı bastıramadan diğerine kapıları
araladığın güncelerden kesip çıkaramam dost ben
seni…
zakların,
yakınların…
Hepsiyle
dolandın içimde;
ve
kalakaldın öylece ben de…
Yüreksiz ve
bezgin insanlardan aldırışsız uzaklaşmanın
kutlanacağı bir şehrin tepeliğinde, yanıma düşecek rengini sevinçle
karşılayacağım güne kadar iyi bak kendine…
Ve bir cesaret iliştirir son kez olsun,
yıkmaya yeltendiğin tüm imgelerin
üzerine…
Alıntı