Serenay Sarıkaya ve Menajeri Ayşe Barım Hakkındaki İddialar Ortalığı Karıştırdı

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Oyuncu Serenay Sarıkaya ve menajeri Ayşe Barım hakkında bomba ididalar ortaya atıldı. Barım'ın, kendisine biat etmeyenleri piyasadan uzaklaştırdığı ve kendi oyuncularının önünü açtığı öne sürüldü. Duruma Barım'ın temsil ettiği birçok ünlü isim tepki gösterdi. Bazı ünlüler ise iddiaların doğru olduğuna dikkat çekti.

TV100 yazarı Fuat Uğur, Eylül 2024'teki yazısında Rekabet Kurumu'nun bazı yapım şirketleri ve ajanslara "kartelleşme ve piyasadaki hakimiyetlerini kötüye kullanma" gerekçesiyle baskın yapılacağını yazmıştı.

Uğur, aynı yazıda bir kadın menajerin, kadın oyuncularından birini "ünlü bir eşcinsel şarkıcıyla sevgili gibi lanse edip şarkıcının iş adamı sevgilisinden 5 milyon dolar aldığını" öne sürmüştü.

Dün sosyal medyada söz konusu kadın menajerin ID İletişim'in kurucu ortağı Ayşe Barım, kadın oyuncunun da Serenay Sarıkaya olduğu konuşuldu.

Diğer taraftan bugün Rekabet Kurulu, kast ajanslarının 'Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlal edip etmediğine dair araştırması neticesinde elde edilen bilgi ve belgeleri yeterli buldu, 21 şirkete soruşturma açtı. Bu şirketler arasında ID İletişim de var.

ID İLETİŞİM'DEN YALANLAMA

ID İletişim'den yayınlanan açıklamadaysa sosyal medyadaki iddialar yalanlandı.

Ajansın açıklaması şöyle:

"Şirketimiz 2002 yılından bu yana Türkiye’nin en sevilen ve takdir edilen oyuncularına menajerlik hizmeti vermekte olan, Türkiye’deki menajerlik mesleğini dünya standartlarında uygulayan, alanında öncü bir şirkettir."

"Son iki gündür şirketimizin kurucu ortağı Ayşe Barım ve uzun süredir birlikte çalıştığı oyuncumuz Serenay Sarıkaya, gerçek olmayan ve ahlak dışı iddialarla ilişkilendirilmiştir."

"Şirketimiz ve değerli bir oyuncumuzla ilişkilendirilen bir yazının aylar sonra yeniden gündemi planlı olarak meşgul ettiğini üzülerek görmekteyiz."

"Bu iftiralarda bulunan ve planlı olarak yayan kişiler hakkında yargı yoluna başvurduğumuzu sayın kamuoyunun bilgilerine sunarız."

Ajansın bu açıklamasını Serenay Sarıkaya da kendi sosyal medya profilinde yayınladı.

OYUNCULARDAN DA TEK TEK PAYLAŞIM GELDİ

ID İletişim'in açıklamasından sonra Ayşe Barım'ın menajerliğini üstlendiği oyunculardan arka arkaya tepkiler geldi.

Hazal Kaya "Böyle dayanaksız, mesnetsiz, kanıtsız, delilsiz 'öyle duyduk, zaten biliyorduk' gibi zırvalamalarla böyle büyük itiraflar atamazsınız kimseye. Gücünü aklından fikrinden ve en önemlisi vizyonundan alan bir kadından rahatsız oluyorsunuz diye böyle bıçaklamaya çalışamazsınız. Sırf, başarılı güzel, yetenekli ve hayatı dilediği gibi yaşıyor diye kadınlara bedel ödetme yarışına giremezsiniz" sözleriyle ateş püskürdü.
1736420809591.jpeg
Ardından Ezgi Mola, Şükran Ovalı, Mert Yazıcıoğlu, Bergüzar Korel, Aslıhan Gürbüz, Halit Özgür Sarı, Bige Önal, Sinem Kobal, Metin Akgülder gibi isimler ID İletişim'in açıklamasını paylaşarak Serenay Sarıkaya'ya destek verdi.
Ekli dosyayı görüntüle 1736420765824.webp
Bergüzar Korel de "Nerede kadın dayanışması?" diye paylaşımda bulundu.

Bir de ID İletişim bünyesinde olmayan ve konuya daha farklı bakış açıları ve yorumlarla yaklaşan ünlüler oldu.

FARAH ZEYNEP ABDULLAH: KADIN DAYANIŞMASI HA...

Farah Zeynep Abdullah "Kadın dayanışması ha. Büyün kadınlar eşittir ama bazıları diğerlerinden daha eşittir arkadaşlar. Şaka maka hönkürtmeyin" yorumunu yaptı.
Ekli dosyayı görüntüle 1736420743627.webp
Didem Uzel sektördeki tekelleşme nedeniyle bir dönem oyunculuğu bırakıp Amerika'ya taşınmak zorunda kaldığını söyleyerek, "Sektör, bazı şirketler tarafından belirlenen 100 isim üzerinde dönüyor. Sizi o 100 kişi içine sokmuyorlar. Bu yüzden 30 senem çöpe gitti. Oyunculuktan dışlanan gençler arasında hayatlarını devam ettirmek için garsonluk yapanlar bile var!" dedi.

GÖNDERME Mİ DESTEK Mİ ANLAŞILAMADI

Burcu Biricik'in de açıklamasının Ayşe Barım'a bir gönderme mi yoksa destek mi olduğu anlaşılamadı.

Burcu Biricik'in açıklaması şöyle:

"Niye böyleyiz biz? Şu an sektördeki tekelleşmeyi, nasıl domine edildiğini, mesleki etiği ahlakı, bu koca sektörde var olmaya nefes almaya, mesleğini icra etmeye çalışan fakat bir türlü fırsat yaratılamayan, yaratılmadığı gibi köstek de olunan onlarca yetenekli (genel) sektör insanını, o koca pastanın dilimlerini sürekli olarak kimlerin paylaştığını konuşmamız gerekirken biz yine magazin çukuruna düştük."

Bu arada Afra Saraçoğlu, Burcu Biricik'in paylaşımını sayfasına taşıdı.
 
Acayip güzel bir kaos. Tam bir yılan akademisi jfjd ayy şaka bir yana, en akılcı ve sağduyulu açıklama Burcu Biricik’in. Sektördeki tekelleşmenin ve birtakım kişilerin piyasayı domine ettiğinin altını çizerken ifşa (iddia ya da belki de iftira/edit serenay - mert demir - iş adamı imasından bahsediyorum) doğru değil. Kirli magazine gerek yok (sabahtan beri merakla bu konuyu okuyorumdur :d)

o köşe yazısı daha epey su kaldırır
Farah Zeynep, yine bildiğimiz gibi çiğdemini çitliyor:d “hadi bakalım kolay gelsin”
 
Son düzenleme:
Acayip güzel bir kaos. Tam bir yılan akademisi jfjd ayy şaka bir yana, en akılcı ve sağduyulu açıklama Burcu Biricik’in. Sektördeki tekelleşmenin ve birtakım kişilerin piyasayı domine ettiğinin altını çizerken ifşa (iddia ya da belki de iftira/edit serenay - mert demir - iş adamı imasından bahsediyorum) doğru değil. Kirli magazine gerek yok (sabahtan beri merakla bu konuyu okuyorumdur :d)

o köşe yazısı daha epey su kaldırır
Farah Zeynep, yine bildiğimiz gibi çiğdemini çitliyor:d “hadi bakalım kolay gelsin”
İş adamının kim olduğunu öğrendim...
 
E bu işler zaten böyle değil midir. Futbolculuk ve oyunculuk gibi geliri standartların çok çok üstünde yüksek olan sektörler tekelleşmeye dünden açıktır. Kazancın geldiği havuz kolay kolay pay edilmez, edilemez.
 
birkaç tweet düşünce önüme dikkatimi çekti, nedir ne değildir diye biraz bakayım dedim. iktidar operasyonu diyen de var evet iddialar doğru diyen de.
bir operasyon var mıdır yok mudur bilemem de medya sektörünün birilerinin tekelinde olduğu bariz belli zaten.

sanırım bu konuda en güzel yorumu barış atay yapmış. ilk defa barış atay : /

''Sapla saman birbirine karıştı karışacak. Özel hayatlarla ilgili iddialar havada uçuşuyor. Kime ne insanların hayatından? Burada önemli olan “tek mesele” tekelleşme, sektörün belli başlı insanlar tarafından domine edilmesi, kendi oyuncuları dışında neredeyse kimseye makul bir iş bulma şansı bırakmamaları. Bu arada rekabet kurumu da dürüstlükten falan açmadı bu soruşturmayı ya da Fuat Uğur gibi iktidara yakın isimlerin konuyu bu kadar gündemde tutması şeffaflık istediğinden değil. Pastadan pay isteklerinden. Trt’de devlet bankalarının sponsorluğunda devasa bütçeli dönem dizisi yapanlara, orayı kendi özel kanallarına çevirenlere de soruşturma açılsın görelim. O tekelleşme değil mi? Sözün özü ortada hiç de yeni olmayan hatta yıllardır bir çok oyuncuyu, yönetmeni, senaristi ve çalışanı mağdur eden bir sorun var. Magazin konuşanları zaten bir kenara atalım da bazı arkadaşlar ilk kez duymuş gibi yapmayı, bazı arkadaşlarsa ismi geçenlerin bunu yapmış ve yapıyor olma ihtimalleri yokmuş gibi davranmayı da bırakırlarsa sorun belki gerçekten konuşulabilir.''
 
Ben de bir ara oyunculuğunu hiç beğenmediğim tiplerin nasıl oluyor da sürekli yeni dizilerde boy gösterdiğine şaşırıyordum.

Meğer sebebi buymuş.
 
serenay bacıma bayılırım, çok beğenirim ama ilişki konusunda tam bi lisedeki her erkeğe zıplayan, biri popüler oldu mu ilk onla takılsın isteyen kızlar gibi biraz. sevgililik dönemlerine baktığında hepsi o dönem ön planda olan insanlar oluyor hep. en eski ilişkileri yaşlı iş adamlarını saymazsak tabii. mert demir için de bu bi şans şu an. her ne kadar antidepresan şarkısına mabel’in eşlik etmesiyle alıp yürüse de coverlarıyla bir yere kadar ilerleyebilir. eh bu süreçte de iyi pr yapacağı bir kadınla neden olmasın, üstelik gay olduğu imalarıyla çalkalanırken ortalık.
bi şey biliyoruz da konuşuyoruz ama siz benim bi şey bildiğimi nerden bileceksiniz? böyle bir olayın patlak vermesinden aşırı memnunum ama ilk çıkan haberin haber dilinden asla memnun değilim. haber eski olmasına rağmen şimdi nasıl patladı bilmiyorum sadece aylardır böyle bir şeyler konuşulduğu ortadaymış, biz görememişiz. genel olarak olaylara tepki veren, ses çıkaran ilk isimlerden biri olan hazal kaya, burcu biricik'in, melisa sözen'in açıklamasından sonra triplere girmiştir, ben hemen böyle atıldım ama benden daha mantıklı konuştular hüüğğ diye. haberin dili yüzünden olayı direkt kadın hassasiyeti üzerinden değerlendirerek topraklama yapmak istiyorlar ama bu sefer çok yemeyecek bence. sektördeki en ''ünlü'' isimleri, ortadoğu pazarında en iyi satış alan isimlerini bünyesinde barındıran bir şirketin masum olmasının, her şeyi etiğe uygun yapmasının imkanı falan yok. hande erçel mesela her sene yeteneksizliğiyle linçlenirken her sene mutlaka bir işi oluyor, neden? çünkü 30 milyon takipçisinin 20 milyonu ortadoğu halklarından. çünkü yeteneğe bakmıyor onlar, kalemle çizilmiş gibi, baygın arabik gözlerine bakıyorlar, öyle olunca da hande'nin her sene, görece yakışıklı oyuncularla işleri oluyor. son partneri barış arduç da bunlardan biri. böyle bir tekelleşmeye odaklanıp, hakkı yenilen binlerce emekçi konuşulacakken, oyuncuların şirketleri aracılığıyla ''şiddeti kınıyorum'' açıklamaları yapmaları komik. serenay'ın çıkıp ''yaa emmm ımmm o başka olayy, ımmm mahkeme süreciii'' falan açıklaması da komik. sektörün rezilliğini örtmek isterken senin özel hayatını ve seni halkın önüne atıyorlar, bi kerecik de kıvırma, çık takır takır konuş kardeşim ama konuşamaz.

aylar önce burada şey yazmıştım mesela bir arkadaşımın iyi isimlerle bir diziye başlayacağını, onun adına çok mutlu olduğumu ama noldu? okuma provasından, bölüm hazırlıklarına kadar her anında olan, sıcak provasında bulunduğu için resmi hesabında da boy boy videoları olan kızı, rolü için saçı başı kesildiği halde setin ilk günü ''kusura bakma'' diyerek kadrodan çıkardılar çünkü yerine gelen kişi, birilerinin ''bu oynasın'' dediği bir kişi. geleni de sonradan araştırdım mesela, allah aşkına müzik yapan, oyunculukla ilgisi olmayan bir kız. ee benim arkadaşım bu işin okulunu okurken, hayaller kurarken arkasında birileri olmadığı için önce onlara mı yalakalık yapmayı mı tercih etmeliydi? iyi bir tiyatro bölümünü bitiren başka bir arkadaşım sektörde yer bulamadığı için çağrı merkezinde çalışıyor ya, bunları konuşmak istiyoruz. bize ne yoksa serenay kimlerle takılmış, mert demir kimle sevgiliymiş. onlar çıtır magazincilik. önemli olan sektörde barınamayan ''eğitimli'' oyuncuları, sektörde iş bulamayıp intihar eden oyuncuları, depresyona girip hastalanan ve kendine başka iş alanları yaratmak zorunda kalan oyuncuları, oyunculuğunu beğendiğimiz ama birkaç işten sonra piyasadan çekilen ya da çekilmek zorunda bırakılan oyuncuları konuşmak ve tepki göstermek ama bizim ülkemiz için biraz ütopya olabilir. yine de bi umut, biraz ses çıkarın da haklarınızı koruyun.
 
2025 karmalar yılı olacak, hak yiyenler ortaya serilecek demişti bir astrolog. Özellikle ünlüler dünyası çalkanacak demişti. Haklıymış. Tekelleşme hayatın her yerinde var maalesef. Aşırı da şaşırdım diyemiycem...
 
gezi eylemlerinde bütün oyuncuları organize edip sahaya getiren ayşe barımmış. vallahi benim saygım arttı bu kadına, allahın aslanı dik dur eğilme..
 
gezi eylemlerinde bütün oyuncuları organize edip sahaya getiren ayşe barımmış. vallahi benim saygım arttı bu kadına, allahın aslanı dik dur eğilme..
iddia edilen destek vs. amaçlı değil, daha çok bilinçli olarak halkı galeyana getirme, ortalığı karıştırmak ve daha çok alevlendirme gibi gibi.

ben de bugün başka bir haber okudum: ab kişisinin elinde bir sürü şantaj kaseti olduğu. cinsel içerikli, madde kullanımlı, alımlı satımlı vb. bir sürü gizli kamera ile çekilmiş kasetler. sektörün tekelleştirilmeye çalışılması, belirli isimler tarafından domine edilmesi büyük bir gerçek. daha önce de bazı ünlüler yer yer bunlardan bahsetti ama pek ciddiye alınmadı. sanıyorum, illa bu şekilde çirkin, iğrenç şeyler iddia edilmesi gerekiyordu daha çok dikkat çekebilmek, bu insanların kulaklarını çekebilmek için. üzücü.
 
iddia edilen destek vs. amaçlı değil, daha çok bilinçli olarak halkı galeyana getirme, ortalığı karıştırmak ve daha çok alevlendirme gibi gibi.
ee bu daha iyi.....

her sektörün çeteleri oluyor, taa ki birileri çıkıp dert yanmaya başlayınca gündem oluyor. benzer iddialar bir dönem müzik piyasasında sezen aksu için dillendirilmişti misal.
yanisi ayşe gider fatma gelir, memleketin her sektörü buna gayet tabi musait. herkesin gözün pastanın büyük payında. fakat tekelin büyüğü yine iktidarda, tv kanallarından yapımcılarıma kadar. neyse ki global yayınlar sayesinde yine bir nebze aşılabilir bir durum.
 
iddia edilen destek vs. amaçlı değil, daha çok bilinçli olarak halkı galeyana getirme, ortalığı karıştırmak ve daha çok alevlendirme gibi gibi.

ben de bugün başka bir haber okudum: ab kişisinin elinde bir sürü şantaj kaseti olduğu. cinsel içerikli, madde kullanımlı, alımlı satımlı vb. bir sürü gizli kamera ile çekilmiş kasetler. sektörün tekelleştirilmeye çalışılması, belirli isimler tarafından domine edilmesi büyük bir gerçek. daha önce de bazı ünlüler yer yer bunlardan bahsetti ama pek ciddiye alınmadı. sanıyorum, illa bu şekilde çirkin, iğrenç şeyler iddia edilmesi gerekiyordu daha çok dikkat çekebilmek, bu insanların kulaklarını çekebilmek için. üzücü.
Yerli Diddy gibi degil mi
 
Geri