Serdar Tuncer Kimdir, Serdar Tuncer Hayatı biyografisi

Konu sahibi son olarak 2603 gün önce görüldü
serdar tuncer kim, serdar tuncer yaişı, serdar tuncer nereli, serdar tuncer doğum tarihi, serdar tuncer hakkında bilgi, serdar tuncer şiirleri


Serdar Tuncer (d. 16 Ağustos 1978, Ankara), Türk televizyon programcısı ve şair.

Lisede radyo programlarına, üniversitede televizyon programlarına başladı.

Şiir Kitapları
“Sen İstanbul Kokardın” 1997
“Aynalar” 2003
“Satır Arası Hikayeler” 2005
Şiir Albümleri
"Sen İstanbul Kokardın" 2009
"Bir Hilal Uğruna" 2011
"Şiirin Sultanları" 2013
Kanal a televizyonunda yayınlanan “Gecede Bir Gün” Programı 2005 yılının en iyi tv kültür sanat programı seçildi.

Kanal a'da "Yıldızdan Mahyalar" isimli programı sundu. 2007 yılında Kanal 1'de yayınlanan "Türkiye'de ve Avrupa'da Ramazan" isimli programı sundu.

2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında Ramazan ayında Topkapı Sarayından canlı olarak TRT 1'de iftar programları sundu. Semerkand Radyo'da hafta içi her gün yayınlanan "Yitik Hazine" programını hazırlayıp sundu. TRT Haber'de Uğur Işılak'la birlikte "Yeni Şeyler Söylemek Lazım" programını sundu. 2012 yılında Semerkand TV'de "Kalbe Düşünce" programını sundu. 2013 Ramazan ayında Kanal D'de "Sahurdan Kalplere" adlı programı sunmuştur.Daha sonra CNNTürk kanalında her hafta pazar günü saat 22:00 ila 23:00 arası başlayan "Başka Şeyler" isimli programı sunmaya başlamış ve bu programı sunmaya halen devam etmektedir.
 
Serdar Tuncer 16 ağustos 1978 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Annesi onu doktor oğlum ninnileriyle büyütürken, o içinde en büyük hastalığı (şiir) büyütüyordu. Ankara Merkez İmam hatip lisesine giderken ilk şiirinin yazılma sebebinin gelecekte çocuklarının annesi olacağından habersizdi. ( Lise son sınıfa giderken radyo programlarına başlayan Tuncer, üniversite hazırlık günlerinde Kanal A televizyonundan gelen teklifle dershaneyi bıraktı.Serdar Tuncer Kimdir?Serdar Tuncer Kimdir?,Serdar Tuncer 16 ağustos 1978 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Annesi onu doktor oğlum ninnileriyle büyütürken, o içinde en büyük hastalığı (şiir) büyütüyordu. Ankara Merkez İmam hatip lisesine giderken ilk şiirinin yazılma sebebinin gelecekte çocuklarının annesi olacağından habersizdi. ( Lise son sınıfa giderken radyo programlarına başlayan Tuncer, üniversite hazırlık günlerinde Kanal A televizyonundan gelen teklifle dershaneyi bıraktı. “Üç Nokta” isimli programıyla gönlünden geldiğince muhabbet etti. Sokaktaki adama “siz var mısınız? Var olduğunuza bir deliliniz var mı?” gibi ilginç sorular sordu. Kimi zaman susmadan konuştu, kimi zaman 1,5 saat boyunca hiç konuşmadan anlatarak televizyonculu kalıplarını ters yüz eden programlar yaptı.

İlk şiir kitabı “Sen İstanbul Kokardın” 1997 yılında yayımlandı, ikinci şiir kitabı “Aynalar” 2003 yılında yayımlandı. Türkiye Yazarlar Birliğine üye olduğu yıllarda televizyondan ayrıldı, radyoyu bıraktı, milenyum kışında Kocatepe’de “gönlünüzden ne koparsa” diyerek imzalı şiir kitaplarını sattı.

Serdar Tuncer,bu yıllarda lokantada çalıştı, dergi çıkardı, Hacı Bayram Camii avlusunda tam bir yıl çay içti, şiir yazdı, reklâmcılık yaptı, İstanbul’da oturdu, kitap sattı, radyolarda program yaptı, bir gönüle girme ümidiyle, gönlünce yaşadı. “Oğlum bu kadar yaşadığın yeter mi?” sorusuna siz bilirsiniz dediği gün, 5 yıl sonra tekrar İstanbul’a gelişinin kapısı çoktan aralanmıştı. Altı yılda beşinci evlerine taşındılar. “Satır Arası Hikâyeler” kitabı pozitif yayınlarından çıktı. Kanal a televizyonunda yayınlanan “Gecede Bir Gün” Programı 2005 yılının en iyi TV kültür sanat programı seçildi.

Serdar Tuncer yaklaşık üç yıl Kanal A’da “Yıldızdan Mahyalar” isimli sahur programını sundu. 2007 yılında Kanal 1′de yayınlanan “Türkiye’de ve Avrupa’da Ramazan” isimli sahur programıyla izleyici karşısına çıktı. 2008, 2009 ve 2010 Ramazanlarında Topkapı Sarayından canlı olarak sunduğu TRT1 İftar programıyla çaysız ama çay tadında muhabbet etti. TRT Haber’de Cumartesi akşamları yayınlanan “Yeni Şeyler Söylemek Lazım” programını Uğur ışılak’la birlikte sunuyor. Aynı zamanda Radyo 15′te Yitik Hazine isimli programı hazırlayıp sunuyor. Nasıl yetiştirdiğini anlamadığımız bir şekilde çeşitli programlar dolayısıyla Türkiye’yi geziyor, şiir okuyor, muhabbet ediyor.
 
Senle Sensiz Yaşamak

ceylanlar su içinde hasret boğulur suya
bir ayrılığın annesiymiş her vuslat meğer
avare bir yıldızdan hicran söyleyin aya
bir ömürlük türküler yalan çıkarsa eğer
ceylanlar su içinde hasret boğulur suya...

dizlerimde uykular, ninnilerim muzdarip
bilmecem secde secde gözlerine bürünür
kan kokulu sokakta, gölgem mahzun ben garip
döneceğin geceyi beklemezdim bir ömür
dizlerimde uykular, ninnilerim muzdarip...

kuşların kanadında aşkımın namesi var
açtıkça kapıları, kilit vurun ışığa
git demeseydin bana, gelirmiydim bu kadar
ay ışığı gülse de harabe aşığa
kuşların kanadında aşkımın namesi var...

annesi olduğun gün, yetim kaldı dalgalar
hürriyeti kalbine mahkum olmak sanırdım
her belanın kalbi aşk, kalbimde bir bela var
gözlerimin rengini kaldırımlara kırdım
annesi olduğun gün, yetim kaldı dalgalar...

kar yağıyor çöllere, çınladı dudaklarım
gözlerin gökyüzüdür, köle azat edilsin
bir kez ölmene diyet, ölümü yasaklarım
bana hain deme can, sen ihanet değilsin
kar yağıyordu çöllere çınladı dudaklarım...

Serdar Tuncer
 
Vazgeçtim

Ne zaman umrumda ne mekan benim
Yarından vazgeçtim dünden vazgeçtim
Ne bu ömür benim ne de can benim
Ben seni göreli benden vazgeçtim

Derde hedef oldum sen oksun diye
Güllere yalvardım sen koksun diye
Sen yoktun yanımda sen yoksun diye
Akşamdan geceden günden vazgeçtim

Sensiz ne yurdum var ne yerim dedim
Senden sorarlarsa ne derim dedim
Belki kavuşursam üzerim dedim
Ben senin uğruna senden vazgeçtim

Serdar Tuncer
 
Ve Aşk..

Kerem kendi suretini görmeden
Sen artık aslı-na bürün demişler
Ferhat doğduğu gün isim vermeden
Bu çocuk ne kadar şirin demişler

Serdar Tuncer
 
Hizmet Nimettir

Yarin dudağından bir söz duyunca
Benzi solan bilir hizmet nimettir
Nesi var nesi yok yar buyruğunca
Feda kılan bilir hizmet nimettir.

Çalışmış tarlada sabahtan beri
Çay ocağından da girmiş içeri
Hizmet var sofiler deyince biri
Yüzü gülen bilir hizmet nimettir

Bembeyaz sancağı görür düşünde
Uyanır bir tatlı sızı döşünde
Ekmek fırınında çorba başında
Hafif dalan bilir hizmet nimettir

Her şey onun keyfi gelsin diyerek
Sanma ki adaba sıcak su gerek
Bazen bir kepçeyle bazen de kürek
Dağı delen bilir hizmet nimettir

Hani çiçekler var bağında açan
O gelip geçtikçe kokular saçan
Hatta ağlayarak köyünden geçen
Bulut falan bilir hizmet nimettir

Her akşam evime erken gitsem der
Ne toplantı biter ne de dert biter
Yetmez gibi uykusunu her seher
Virdle bölen bilir hizmet nimettir

Sanki petek dokur yarin balıyla
Farkı yoktur vız vız eden arıyla
Omzunda sevgili mektuplarıyla
Adres bulan bilir hizmet nimettir

Hizmet var dendi mi her şey nafile
Yürümeye hali olmasa bile
Sırtında bir çuval patates ile
Kapı çalan bilir hizmet nimettir

Ana, baba, çocuk, yoktur eyvahı
Köyümde olsaydım diyedir ahı
Kurban çadırında bayram sabahı
Gözü dolan bilir, hizmet nimettir

Yürür kumanyayla onun izinden
Kalbindeki sevinç belli yüzünden
Bir iftar vaktinde yetim gözünden
Yaşı silen bilir, hizmet nimettir

Kermesi duyunca yüreği sızlar
Hiç bir şeyi yoksa yiğitliği var
Elinde çeyizi yüreğinde yar
Koşup gelen bilir, hizmet nimettir

Selam verdiğine bir köy var deyip
Tövbe diye güzel bir şey var deyip
Buna bir talimat, bir çay ver deyip
Gönül çelen bilir, hizmet nimettir

Harman aşıkların vuslat harmanı
Aşıklar yanmakta buldu dermanı
Geriye kalır bir berat fermanı
Arif olan bilir, hizmet nimettir

Yerine bir adam yetiştirmeden
İhanet etmiştir bırakıp giden
kendinden ağırı kaldır ölmeden
Böyle olan bilir hizmet nimettir

Hizmetle verilen burda bilinmez
Karşılığı nedir orda bilinmez
Elbet bir cevabı var da bilinmez
Bilen yalan bilir hizmet nimettir

Mademki bilen yok, sormaktır usül
Sultanın sözüne kulak ver asıl
Bu işin sahibi Hazreti Rasul
Ancak bilen bilir, hizmet nimettir

Serdar Tuncer
 
Sır ve Hızır

Bir garip hikaye bir meçhul konu
Ne başı malumdur ne belli sonu
Bilmem ki nereden tanırdım O'nu
Kırık bir aynada gördüm galiba

Saç dağınık boyu benim kadardı
Buruşmuş suratı sanki mezardı
Neyin var deseydim belki kızardı
Sadece bir selam verdim galiba

Duruşu vakarlı tavrı ağırdı
O gün sokaklar lal gece sağırdı
Yürüdüm şair gel diye bağırdı
İrkildim aniden durdum galiba

Yavaşça yaklaştım kaşını çattı
Öfkeli bakışı sanki tokattı
Saatlerce bana beni anlattı
Korkmasam sen kimsin derdim galiba

Söyledi ağladım sustu inledim
Bir tek bakışında aşkı dinledim
Sükutu şerh eden sözü anladım
Şiir defterini dürdüm galiba

Ateştim hem aşkın külü değildim
O gülzar ben bağın gülü değildim
O geceden evvel deli değildim
Ruhuyla ruhumu ördüm galiba

Ve güldü yüzünde sonsuzu tattım
Kapat gözlerini dedi kapattım
Eyvah diye birden etrafa baktım
Bir gölgem bir de ben vardım galiba

Terk etmek reva mı kalbimi çelip
Al beni de götür bir daha gelip
Sırrın hududunu aşkınla delip
Aklın zincirini kırdım galiba

Serdar Tuncer
 
Geri