Aslan 9 Özeti,
Aslan 9 oku,
Serdar Gökalp Hikayesi Aslan 9,
Serdar Gökalp Aslan 9. Bölüm
Aslan 9
Son yaşanan olayların ardından birkaç gün geçmiştir. Yusuf’un kafasındaki olayları gerçekleştirmesi için kendince zamanı gelmiştir. Düşünür ve harekete geçer.
Altan: Abi Cem geldi.
Yusuf: Tamam. Çıksın oda buraya.
A: Cem! Abi buraya çıksın dedi.
Cem: Tamam!
Y: Ne haber aslanım?
C: Sağ ol abi. Sen?
Y: Eyvallah… şimdi yarın burada yazan mahalleye git orada ismi yazan herifi bul. Adam tefeci. Bak en altta bir adres yazıyor o adresteki dairenin bizim üstüne olduğunu, içerde oturan ailenin ne kadar borcu varsa bizim ödeyeceğimizi söyle. Hatta parayı da hemen orada öde. Ama tek gitme adam tefeci ve aklı sıra mafyacılık oynuyor. Yanına birilerini al git.
C: Problem olursa nasıl davranalım abi?
Y: Bana mı soruyorsun onu? Kır kafasını gözünü.
C: Tamam abi.
Y: Altan sende yarın sabah ilk iş Özgür’ün oraya geç. Oradan sana bir şey verecekler hemen bana getir.
A: Tamam reis.
Y: Saat kaç oldu?
C: Abi 23:30.
Y: Bu Refik Ayoğlu işi tamam değil mi?
C: Evet abi çocuklar takipte. Nefes gibi ensesindeler. Şu an bir yemekteymiş saat 24 gibi çıkacak ve yüksek ihtimalle eve geçecek.
Y: Nasıl biliyorsun bunu?
C: Abi sabah saat 6 da uçağı var. Eve geçmezse şirkete geçer.
Y: Tamam biz bir kumar oynayalım eve gidelim.
A: Abi hazırlansın mı çocuklar?
Y: Hayır. Biz yeteriz.
C: Abi arabayı yükleyelim mi?
Y: Yok be oğlum, ağır bir çatışma olmaz. Sadece yanına gideceğiz. Altan sen hazırla arabayı.
A: Tamam abi…
… Şimdi olurda eve gelirse işimiz kolay ama yok eve gelmezse biraz uğraştıracak gibi. Neyse bir gidelim de kopar dananın kuyruğu.
C: Abi şu köşedeki villa. Gideyim mi önüne kadar.
Y: Yok dur böyle. Güvenlik falan var mı girişte?
C: Yok abi. Yanında 3 adam var sadece. Refik nereye giderse onlarda orada.
Y: O zaman eve Refik’ten önce girmek lazım. Bahçede köpek falan var mı?
C: Baktık abi günlerdir. Öyle bir şey görmedik.
Y: Ufak ufak yürü bakayım ileriye doğru… 3 tane kamera var girerken görecekler.
C: Abi bu mahalleye elektrik veren trafo şu tarafta. Oradan mı kessek?
Y: Yok kardeşim. Jeneratör vardır illaki.
A: Vardır abi.
Y: Şimdi kameralardan bir tanesi sokağa bakıyor. Yani bizim geldiğimiz istikamet den gelenleri görüyor. Diğeri bahçeye diğeri ise kapı girişine… Altan susturucu ver bana.
A: Abi bagajda var. Alayım hemen.
Y: Cem! Şimdi sağ taraftan dönüp yine aynı yolun gerisine çıkalım ve oradan bu yöne doğru gelelim.
C: Anlamadım abi.
Y: Sokağa bakan kamerayı görüyor musun? Bak şurada. Antenin üstünde.
C: Evet abi gördüm.
Y: Heh! İşte aşağıdan dolaşıp o kameranın arkasından geçeceğiz. Geçerken inşallah ben vurabileceğim. Vurabilirsem sorun yok. Olurda vuramazsam bir daha geçeceğiz.
A: Abi al susturucuyu.
C: Abi arabadan inip sıksak kameraya? Arabayla giderken nasıl sıkacaksın hareket halinde?
Y: Bakacağız kardeşim. Altan yer değiştirelim seninle, ön camdan daha iyi görürüm.
A: Tamam abi.
Y: Bana yedek şarjör verin… sür Cem. Sabit hızda git. Dön buradan ilerle… gir sağa doğru… yavaş biraz. Sabit hızla… iyi böyle…
A: Abi vurdun! Kamera parçalandı.
Y: Tamam. Şimdi bir tur daha at ben öyle ineyim. Dikkat çekmesin.
C: Tek mi gideceksin abi.
Y: Evet. Hatta tur atma evin arkasında ben inip yürüyeyim araba çok etiket olmasın. Sizde sonra arkamdan dönüp ön tarafta bekleyin.
A: abi tek gitmesen.
Y: Lan ne olacak. Dediğimi yapın siz… gözünüzü dört açın olası bir durumda hemen telefonla haber verin bana.
A: Tamam abi.
Y: Hadi dikkatli olun.
… şimdi vakit de az kaldı herif eve gelecekse eli kulağındadır. Şu kameralar nereden çıktı ki? Neyse bahçeye bakan kamera nereyi görmüyor, ne kadar yaklaşabilirim… buraya kadar iyi… buradan sonra kayda alır. Ulan çokta uzak, nasıl vuracağız bunu. Dur bakalım… nefesi tut, içinden say elin sabit, tetik! Tamamdır.
A: 2.kamerayı da indirdi.
C: Gördüm. Attığını vuruyor abi. Şu 3.yüde sorun olmadan indirse.
A: Oda çok pis yerde. Hepsinden daha uzakta kalıyor.
C: Vurdu lan. Vallahi vurdu!
A: Helal!
C: Ne yapıyor şimdi abi? Neden arkaya geçti?
A: Tabi anahtarı varya ön kapıdan girseydi değil mi?
… kameralar tamam. Ulan evin hiçbir yerin dede cam yok nasıl gireriz. Bahçe kapısını kırıp öyle gireceğiz. Başka şansımız yok. Gecenin bu saatinde gelipte bahçe kapısından girecek hali yok şerefsizin. Girerse de girdiği gibi patlatırız artık…
A: Cem! Geldiler lan! Refik ler geldi.
C: Arasak mı abiyi?
A: Yok,yok. Dur bakalım bi ne olacak. Korumalar la beraber girerse içeriye bizde onlar içeri girmeden sıkacağız artık.
C: Tamam.
Refik Ayoğlu: Tamam çocuklar. Sabah erken gideceğiz. Ona göre kaybolmayın. Ben bir iki saat kestireyim çıkarız yola.
Koruma: Peki efendim. Biz buradayız.
…
R: Bu kadına 50 kere söyledim evde kimse yoksa ışıkları yak bari diye. İçerdeki ışıklar neden…
Yusuf Yılmazçelik: Hoş geldin Refik efendi!
R: Sen!
Y: Ben tabi. Sesini çıkartırsan saniyede beynini dağıtırım. Geç şöyle!
R: Bana ne yapacaksın?
Y: Bakacağız. Otur şuraya.
R: Ne kadar istiyorsan, kaç para istiyorsan vereyim. Bırak beni. Kimseye de söylemem.
Y: Para? Para her şey değil…
R: Ne istersen.
Y: Sözümü kesme lan hokkabaz!
R: Ama…
Y: Kes sesini! Şimdi ben senin mekânına geldim değil mi?
R: Evet.
Y: Cezanı kestim ve yapman gerekeni söyledim değil mi?
R: …
Y: Cevap yok. Peki sen bunların üstüne ne yaptın?
R: Hiç bir şey.
Y: Heh işte sorunda bu. Ben sana yapman gerekeni söyledim ve sen hiçbir şey yapmadın.
R: Ne istiyorsan hemen halledeyim.
Y: Sevdiğim bir abi ne derdi biliyor musun?... Cevap versene lan!
R: Ne derdi?
Y: Birisine 2.bir şansı vereceksen 2.kere aldatılmayı göze alman gerekir.
R: Yani?
Y: Yani si şu. Sen buna değmezsin.
R: Bana bir şey yapmak sana ne kazandıracak?
Y: Hımm, anlatayım. Şimdi sen beni hafife aldın. Kendi içinden dedin ki; Yusuf Yılmazçelik kimdir bu adam ilk defa ismini duyuyorum ne olabilir ki? Hiç aklına gelmedi mekanına gelip çatır çatır adamlarını vura vura yanına çıkan adamın sana söylediğini yapmazsan sana neler yapacağı. Sana göre yeni yetme ismi cismi olmayan bir heriftim. Sen ise koca Refik! Zaten büyüksün ve çok ta büyük tanıdıkların var. Şimdi sorarım sana, nerede senin büyüklüğün? Nerede senin tanıdığın büyük ağabeylerin?
R: Tatlıya bağlayabiliriz.
Y: Daha bitmedi! Sana bir şey yapmak bana ne kazandıracak onu anlatayım. Yarın öbür gün ben birisine bir şey dediğim zaman olurda yapmamayı düşünürse diyecekler ki; Refik’ de yapmamıştı Yusuf Yılmazçelik kafasına kendi evinde sıktı!
R: Öldürecek misin beni?
Y: Ohhoo! Sen hala işin özünü anlayamamışsın ben anam…
…Kapıda 2 adam var şimdi nasıl çıksak? Bizim çocuklar onları indirsin öylemi çıksak? Telefon mu? Hayırdır lan.
Y: Alo!
Cem: Abi polisler geldi. Hemen çıkman lazım o evden.
Y: Nasıl polis geldi lan?
C: Abi kapıdalar.
Y: Çok mu?
C: 3 Araba.
Y: Siz hemen kaybolun beni merak etmeyin. Sakın gözükmeyin. Gerekirse arabayı da bırakın. Çabuk, çabuk!
… Girdiğimiz yerden çıkmamız lazım. Ağaca çıksak duvarın diğer tarafı yüksek mi acaba? Deneyeceğiz. En fazla kol bacak kırılacak… çok yüksek değil atlayabilirim. Gözükmeden nasıl geçeceğiz şimdi…
Polis: Dur polis!
… Bir bu eksikti buda geldi tam oldu… ulan bu sokaktan çıkış var mı? Yoksa bize de çıkış yok zaten… Ciğerlerim ağzımdan çıkacak, koşmaktan… Ateş de etmeye başladılar tam oldu. Ulan bir şey değil birine gelecek kurşun! Ne oluyor lan?
Dayı: Atla!
Y: Seni gördüğüme hiç bu kadar sevinmemiştim.
D: Ben aynı düşünceler içerisinde değilim.
Y: Nasıl yani?
Şoför: Efendim ilerde çevirme var.
D: Görev aracı de kimliği göster geç.
Ş: Peki efendim.
Polis: İyi geceler. Arama yapacağız.
Ş: Araç görev aracı.
P: Ne görevi?
Ş: Buyur kimlik.
P: İyi geceler efendim, kusura bakmayın. Beyler yolu açın araç geçsin.
Ş: Kolay gelsin.
D: İlerden sağa gir… ilerle biraz… tamam dur burada. Sen in arabadan 5dk sonra gel.
Ş: Peki efendim.
D: Şimdi gelelim sana.
Y: Gelelim.
D: Sen ne yapıyorsun lan!
Y: Ne yapıyorum?
D: Öyle kafanın estiği gibi adam öldürüp, istediğini yapamazsın.
Y: Kafamın estiğini öldürmedim, cezasını kestim yapmadı bizde diyetini ödettik.
D: Lan! Benim haberim olmadan nefes bile alamazsın sen. Ya ben gelmeseydim. Ya ben kurtarmasaydım seni. Ne olacaktı?
Y: Sen nasıl geldin.
D: Kameralar merkeze bağlı. Sabote edilirse merkeze haber veriyor otomatik olarak. Rastlantı eseri haberimiz oldu da geldik. Yoksa şu an nezarette, yarında hapisteydin.
Y: İşin ne kurtarırdın.
D: Aslanım keser atarım seni burada, üstüne de beton dökerim.
Y: Neden? Senin keyfin için aldığımız sana teslim ettiğimiz adamların ölüm haberlerini haberlerde duyunca bendemi aynısını yapayım.
D: Senin görevin bu değil.
Y: Görevim mörevim yok lan benim!
D: Lan!
Y: İşin ne? Varsa bir sorun düzelt. Çatışmaya mı giriyorsun? Racon mu kesiyorsun? İtle köpekle mi muhatapsın? Hiçbirisi. Ben bunların hepsini yapıyorum. Herkesin bilmesi tanıması lazım. Yarın öbür gün bir yerde adım geçtiğinde falanca ona yanlış yaptı sonu şöyle şöyle oldu demeleri lazım. Senin aldırdığın adam işlerine benzemez bu işler.
D: Dediğim görevler haricinde hiç bir şey yapmayacaksın.
Y: Doğru bildiğim her şeyi yaparım.
D: İyi çocuksun, yürekli çocuks…
Y: Çocuk mocuk değilim lan ben! Ortada bir alem varsa bende bu alemin kralıyım! Sende dahil bunu herkes böyle bilecek.
D: Benimi öldüreceksin?
Y: Silahım hala belimde öyle bir düşüncem olsa seninde şu şoföründe kafasına şu dakika sıkarım burada. Ne istiyorsan iste ne diyorsan de ama bana karışma. İşimiz bu bizim artık. Ben pisliği dağıtıp yere sereceğim, sen de süpürgeyle temizleyeceksin.
D: O başka bir şey.
Y: Yanlış bir şey değil işte.
D: Ulan adamı neden öldürdün o zaman?
Y: Bunun ağ babası bize temas etmediği sürece biz onu bulamayız. Kim olduğu belli değil ve uyuşturucu işinde büyük bir adam.
D: Nereden biliyorsun?
Y: Araştırdım. Yapılan uyuşturucu işleri Refik’e büyük gelir. Uluslar arası işler. Başka bir ağ baba var. Refik ölünce bana temas edecekti.
D: Bunu nereden biliyorsun.
Y: Refik’in mekanı basıp ceza kestikten sonra bilerek bu vakte kadar bekledim. Bekledim ki büyük bildiği herkese söylesin. Bu gün öldüğünde söylediği herkes bilecek ki Refik’in kafasına Yusuf Sıktı.
D: Ya ben olmasaydım.
Y: Bunu tartışmaya lüzum yok şu an. Doğru zamanda doğru yerdeydin olay bitti. Benim çocuklar nerede?
D: Çocuklar?
Y: Neyse… Alo Cem neredesiniz?
C: Abi sıkıntı olmadı polisler gelir gelmez çıktık biz.
Y: Tamam, dönün geriye site girişinin karşısındaki cadde bağlantısından alın beni.
D: Ne yapacaksın şimdi?
Y: Bunu sen mi soruyorsun? Her şeyi bilen adam sen değil misin?
D: Yine biliyorum.
Y: Beni şu çocukların alacağı yere bırak, oradan sonrasına bakacağız.
D: Evde bir iz bıraktın mı?
Y: Hayır. Ama ola ki bıraktım. Bıraktıysam da işimi yaptım, sende işini yap temizle.
D: Baktırırım bizim çocuklara. Ha bu arada yakın zamanda birini öldürme!
Y: Olur izin alırım. Hayret bir şey ya…
…
Altan: Abi nasıl çıktın orada?
Yusuf: Çıktık bir şekilde.
Cem: Usta bir anda geldi polisler, haber bile veremedik.
Y: Neyse hallettik. Şirkete geçelim.
A: Tamam abi.
Y: Cem! Şu tefeci işini ne yaptınız.
C: Abi selamını ilettik, bu bağış yaptığımız kurumlardan ve yaptığımız inşaat işlerinden adımızı duymuş zaten. Yusuf abi ile yüz yüzede tanışmak isterim dedi.
Y: Ulan ne işimiz olur o tarz adamlarla bizim. Yanımızda bile gözükmesin sakın.
C: Tamam abi ben hallederim.
A: Alo! Şirkete geçiyoruz, biz ne var ne yok? Tamam gelince bakarım ben. Tamam.
Y: Ne oldu Altan?
A: Abi aradım haber verdim geleceğimizi de.
Y: Neye bakacaksın gidince?
A: Abi benim eve bir yardımcı kadın bulun demiştim onu bulmuşlar.
Y: Lan ne yardımcısı, evlen artık evlen.
A: Abi ben seni bırakır mıyım?
Y: Benimle mi evleneceksin lan?
A: Abi Estağfurullah.
C: Abi benimle eveleneck bu.
A: Yanımda tutmam sizi.
C: Ehehe yok be abi ben bunu alır mıyım?
A: Bende bayılıyordum sana.
…
C: Kapıyı açın!.. abi siz inin ben geliyorum.
A: Buyur abi.
Y: Eyvallah… kolay gelsin çocuklar.
Güvenlik1: Sağ olun Yusuf bey.
Güvenlik2: Sağolun.
A: Abi asansörle çıkalım. Buyur.
Y: Kapıda 2 adam mı var sadece?
A: Yok abi onlar üniformalı gelen gidenlere bakan arkadaşlar. Dış kapıya 6 kişi daha koydum yüklü ler.
Y: İyi. Ulan bindirdin bizi asansöre, her katta duruyor.
A: Asansör dolu hanımefendi. Diğerine binin.
D: 2 kişi ile dolu mu oluyor?
A: Dolu dedim uzatmayın. Diğer asansöre binin.
Y: Tamam Altan. Sorun yok. Buyurun.
Dilara: Oooo… Kaba efendi siz miydiniz?
Y: Yine mi sen?
D: Hiç değişmemişsin. Hala kabasın.
A: Hanımefendi ağzınızın ayarı olabilir mi biraz?
D: Bu kim? Seni o mu seslendiriyor?
A: Son kez uyarıyorum.
Y: Tamam Altan.
D: Ben bu şirkette yeni çalışmaya başladım ama yalan söylemişler sanırım bana.
Y: Ne gibi?
D: Biz centilmenliğe önem veririz, tüm çalışanlar kibardır, dışarıdan gelen ziyaretçi bile kurallara uymak zorundadır demişlerdi.
A: Doğru demişler. Çalışanları özenle seçtiriyoruz departman müdürlerine.
D: Seçtiriyoruz derken?
A: Evet seçtiriyoruz… Çalışmaya yeni başladığınız bu şirket Yusuf beye ait.
D: Yusuf bey kim?
A: Dakikalardır ağzınızın ayarı kaçmış şekilde cümle kurduğunuz beyefendi oluyor kendisi.
D: Ne? Bu şirket senin mi?
Y: Biz sadece yolcuyuz. Dünya malı dünyada kalır.
D: İstifamı hemen vermem gerekir o zaman.
A: Bize değil hanımefendi, sizi işe alana verin. Ayrıca bu kattan yukarı çıkamazsınız yönetim ofisidir bu kattan sonraki.
D: İneceğim katı geçmişim zaten.
Y: O çene bende olsa dünyadan vazgeçerim bırak katı.
D: Efendim?
Y: İyi günler kolay gelsin dedim.
D: Eee sizede.
A: Kim abi bu?
Y: Ulan bırak anlattırıp canımı sıkma benim. İşe giriş dosyasını söyle getirsinler yukarı hemen.
A: Tamam abi.
Aslan 9 oku,
Serdar Gökalp Hikayesi Aslan 9,
Serdar Gökalp Aslan 9. Bölüm
Aslan 9
Son yaşanan olayların ardından birkaç gün geçmiştir. Yusuf’un kafasındaki olayları gerçekleştirmesi için kendince zamanı gelmiştir. Düşünür ve harekete geçer.
Altan: Abi Cem geldi.
Yusuf: Tamam. Çıksın oda buraya.
A: Cem! Abi buraya çıksın dedi.
Cem: Tamam!
Y: Ne haber aslanım?
C: Sağ ol abi. Sen?
Y: Eyvallah… şimdi yarın burada yazan mahalleye git orada ismi yazan herifi bul. Adam tefeci. Bak en altta bir adres yazıyor o adresteki dairenin bizim üstüne olduğunu, içerde oturan ailenin ne kadar borcu varsa bizim ödeyeceğimizi söyle. Hatta parayı da hemen orada öde. Ama tek gitme adam tefeci ve aklı sıra mafyacılık oynuyor. Yanına birilerini al git.
C: Problem olursa nasıl davranalım abi?
Y: Bana mı soruyorsun onu? Kır kafasını gözünü.
C: Tamam abi.
Y: Altan sende yarın sabah ilk iş Özgür’ün oraya geç. Oradan sana bir şey verecekler hemen bana getir.
A: Tamam reis.
Y: Saat kaç oldu?
C: Abi 23:30.
Y: Bu Refik Ayoğlu işi tamam değil mi?
C: Evet abi çocuklar takipte. Nefes gibi ensesindeler. Şu an bir yemekteymiş saat 24 gibi çıkacak ve yüksek ihtimalle eve geçecek.
Y: Nasıl biliyorsun bunu?
C: Abi sabah saat 6 da uçağı var. Eve geçmezse şirkete geçer.
Y: Tamam biz bir kumar oynayalım eve gidelim.
A: Abi hazırlansın mı çocuklar?
Y: Hayır. Biz yeteriz.
C: Abi arabayı yükleyelim mi?
Y: Yok be oğlum, ağır bir çatışma olmaz. Sadece yanına gideceğiz. Altan sen hazırla arabayı.
A: Tamam abi…
… Şimdi olurda eve gelirse işimiz kolay ama yok eve gelmezse biraz uğraştıracak gibi. Neyse bir gidelim de kopar dananın kuyruğu.
C: Abi şu köşedeki villa. Gideyim mi önüne kadar.
Y: Yok dur böyle. Güvenlik falan var mı girişte?
C: Yok abi. Yanında 3 adam var sadece. Refik nereye giderse onlarda orada.
Y: O zaman eve Refik’ten önce girmek lazım. Bahçede köpek falan var mı?
C: Baktık abi günlerdir. Öyle bir şey görmedik.
Y: Ufak ufak yürü bakayım ileriye doğru… 3 tane kamera var girerken görecekler.
C: Abi bu mahalleye elektrik veren trafo şu tarafta. Oradan mı kessek?
Y: Yok kardeşim. Jeneratör vardır illaki.
A: Vardır abi.
Y: Şimdi kameralardan bir tanesi sokağa bakıyor. Yani bizim geldiğimiz istikamet den gelenleri görüyor. Diğeri bahçeye diğeri ise kapı girişine… Altan susturucu ver bana.
A: Abi bagajda var. Alayım hemen.
Y: Cem! Şimdi sağ taraftan dönüp yine aynı yolun gerisine çıkalım ve oradan bu yöne doğru gelelim.
C: Anlamadım abi.
Y: Sokağa bakan kamerayı görüyor musun? Bak şurada. Antenin üstünde.
C: Evet abi gördüm.
Y: Heh! İşte aşağıdan dolaşıp o kameranın arkasından geçeceğiz. Geçerken inşallah ben vurabileceğim. Vurabilirsem sorun yok. Olurda vuramazsam bir daha geçeceğiz.
A: Abi al susturucuyu.
C: Abi arabadan inip sıksak kameraya? Arabayla giderken nasıl sıkacaksın hareket halinde?
Y: Bakacağız kardeşim. Altan yer değiştirelim seninle, ön camdan daha iyi görürüm.
A: Tamam abi.
Y: Bana yedek şarjör verin… sür Cem. Sabit hızda git. Dön buradan ilerle… gir sağa doğru… yavaş biraz. Sabit hızla… iyi böyle…
A: Abi vurdun! Kamera parçalandı.
Y: Tamam. Şimdi bir tur daha at ben öyle ineyim. Dikkat çekmesin.
C: Tek mi gideceksin abi.
Y: Evet. Hatta tur atma evin arkasında ben inip yürüyeyim araba çok etiket olmasın. Sizde sonra arkamdan dönüp ön tarafta bekleyin.
A: abi tek gitmesen.
Y: Lan ne olacak. Dediğimi yapın siz… gözünüzü dört açın olası bir durumda hemen telefonla haber verin bana.
A: Tamam abi.
Y: Hadi dikkatli olun.
… şimdi vakit de az kaldı herif eve gelecekse eli kulağındadır. Şu kameralar nereden çıktı ki? Neyse bahçeye bakan kamera nereyi görmüyor, ne kadar yaklaşabilirim… buraya kadar iyi… buradan sonra kayda alır. Ulan çokta uzak, nasıl vuracağız bunu. Dur bakalım… nefesi tut, içinden say elin sabit, tetik! Tamamdır.
A: 2.kamerayı da indirdi.
C: Gördüm. Attığını vuruyor abi. Şu 3.yüde sorun olmadan indirse.
A: Oda çok pis yerde. Hepsinden daha uzakta kalıyor.
C: Vurdu lan. Vallahi vurdu!
A: Helal!
C: Ne yapıyor şimdi abi? Neden arkaya geçti?
A: Tabi anahtarı varya ön kapıdan girseydi değil mi?
… kameralar tamam. Ulan evin hiçbir yerin dede cam yok nasıl gireriz. Bahçe kapısını kırıp öyle gireceğiz. Başka şansımız yok. Gecenin bu saatinde gelipte bahçe kapısından girecek hali yok şerefsizin. Girerse de girdiği gibi patlatırız artık…
A: Cem! Geldiler lan! Refik ler geldi.
C: Arasak mı abiyi?
A: Yok,yok. Dur bakalım bi ne olacak. Korumalar la beraber girerse içeriye bizde onlar içeri girmeden sıkacağız artık.
C: Tamam.
Refik Ayoğlu: Tamam çocuklar. Sabah erken gideceğiz. Ona göre kaybolmayın. Ben bir iki saat kestireyim çıkarız yola.
Koruma: Peki efendim. Biz buradayız.
…
R: Bu kadına 50 kere söyledim evde kimse yoksa ışıkları yak bari diye. İçerdeki ışıklar neden…
Yusuf Yılmazçelik: Hoş geldin Refik efendi!
R: Sen!
Y: Ben tabi. Sesini çıkartırsan saniyede beynini dağıtırım. Geç şöyle!
R: Bana ne yapacaksın?
Y: Bakacağız. Otur şuraya.
R: Ne kadar istiyorsan, kaç para istiyorsan vereyim. Bırak beni. Kimseye de söylemem.
Y: Para? Para her şey değil…
R: Ne istersen.
Y: Sözümü kesme lan hokkabaz!
R: Ama…
Y: Kes sesini! Şimdi ben senin mekânına geldim değil mi?
R: Evet.
Y: Cezanı kestim ve yapman gerekeni söyledim değil mi?
R: …
Y: Cevap yok. Peki sen bunların üstüne ne yaptın?
R: Hiç bir şey.
Y: Heh işte sorunda bu. Ben sana yapman gerekeni söyledim ve sen hiçbir şey yapmadın.
R: Ne istiyorsan hemen halledeyim.
Y: Sevdiğim bir abi ne derdi biliyor musun?... Cevap versene lan!
R: Ne derdi?
Y: Birisine 2.bir şansı vereceksen 2.kere aldatılmayı göze alman gerekir.
R: Yani?
Y: Yani si şu. Sen buna değmezsin.
R: Bana bir şey yapmak sana ne kazandıracak?
Y: Hımm, anlatayım. Şimdi sen beni hafife aldın. Kendi içinden dedin ki; Yusuf Yılmazçelik kimdir bu adam ilk defa ismini duyuyorum ne olabilir ki? Hiç aklına gelmedi mekanına gelip çatır çatır adamlarını vura vura yanına çıkan adamın sana söylediğini yapmazsan sana neler yapacağı. Sana göre yeni yetme ismi cismi olmayan bir heriftim. Sen ise koca Refik! Zaten büyüksün ve çok ta büyük tanıdıkların var. Şimdi sorarım sana, nerede senin büyüklüğün? Nerede senin tanıdığın büyük ağabeylerin?
R: Tatlıya bağlayabiliriz.
Y: Daha bitmedi! Sana bir şey yapmak bana ne kazandıracak onu anlatayım. Yarın öbür gün ben birisine bir şey dediğim zaman olurda yapmamayı düşünürse diyecekler ki; Refik’ de yapmamıştı Yusuf Yılmazçelik kafasına kendi evinde sıktı!
R: Öldürecek misin beni?
Y: Ohhoo! Sen hala işin özünü anlayamamışsın ben anam…
…Kapıda 2 adam var şimdi nasıl çıksak? Bizim çocuklar onları indirsin öylemi çıksak? Telefon mu? Hayırdır lan.
Y: Alo!
Cem: Abi polisler geldi. Hemen çıkman lazım o evden.
Y: Nasıl polis geldi lan?
C: Abi kapıdalar.
Y: Çok mu?
C: 3 Araba.
Y: Siz hemen kaybolun beni merak etmeyin. Sakın gözükmeyin. Gerekirse arabayı da bırakın. Çabuk, çabuk!
… Girdiğimiz yerden çıkmamız lazım. Ağaca çıksak duvarın diğer tarafı yüksek mi acaba? Deneyeceğiz. En fazla kol bacak kırılacak… çok yüksek değil atlayabilirim. Gözükmeden nasıl geçeceğiz şimdi…
Polis: Dur polis!
… Bir bu eksikti buda geldi tam oldu… ulan bu sokaktan çıkış var mı? Yoksa bize de çıkış yok zaten… Ciğerlerim ağzımdan çıkacak, koşmaktan… Ateş de etmeye başladılar tam oldu. Ulan bir şey değil birine gelecek kurşun! Ne oluyor lan?
Dayı: Atla!
Y: Seni gördüğüme hiç bu kadar sevinmemiştim.
D: Ben aynı düşünceler içerisinde değilim.
Y: Nasıl yani?
Şoför: Efendim ilerde çevirme var.
D: Görev aracı de kimliği göster geç.
Ş: Peki efendim.
Polis: İyi geceler. Arama yapacağız.
Ş: Araç görev aracı.
P: Ne görevi?
Ş: Buyur kimlik.
P: İyi geceler efendim, kusura bakmayın. Beyler yolu açın araç geçsin.
Ş: Kolay gelsin.
D: İlerden sağa gir… ilerle biraz… tamam dur burada. Sen in arabadan 5dk sonra gel.
Ş: Peki efendim.
D: Şimdi gelelim sana.
Y: Gelelim.
D: Sen ne yapıyorsun lan!
Y: Ne yapıyorum?
D: Öyle kafanın estiği gibi adam öldürüp, istediğini yapamazsın.
Y: Kafamın estiğini öldürmedim, cezasını kestim yapmadı bizde diyetini ödettik.
D: Lan! Benim haberim olmadan nefes bile alamazsın sen. Ya ben gelmeseydim. Ya ben kurtarmasaydım seni. Ne olacaktı?
Y: Sen nasıl geldin.
D: Kameralar merkeze bağlı. Sabote edilirse merkeze haber veriyor otomatik olarak. Rastlantı eseri haberimiz oldu da geldik. Yoksa şu an nezarette, yarında hapisteydin.
Y: İşin ne kurtarırdın.
D: Aslanım keser atarım seni burada, üstüne de beton dökerim.
Y: Neden? Senin keyfin için aldığımız sana teslim ettiğimiz adamların ölüm haberlerini haberlerde duyunca bendemi aynısını yapayım.
D: Senin görevin bu değil.
Y: Görevim mörevim yok lan benim!
D: Lan!
Y: İşin ne? Varsa bir sorun düzelt. Çatışmaya mı giriyorsun? Racon mu kesiyorsun? İtle köpekle mi muhatapsın? Hiçbirisi. Ben bunların hepsini yapıyorum. Herkesin bilmesi tanıması lazım. Yarın öbür gün bir yerde adım geçtiğinde falanca ona yanlış yaptı sonu şöyle şöyle oldu demeleri lazım. Senin aldırdığın adam işlerine benzemez bu işler.
D: Dediğim görevler haricinde hiç bir şey yapmayacaksın.
Y: Doğru bildiğim her şeyi yaparım.
D: İyi çocuksun, yürekli çocuks…
Y: Çocuk mocuk değilim lan ben! Ortada bir alem varsa bende bu alemin kralıyım! Sende dahil bunu herkes böyle bilecek.
D: Benimi öldüreceksin?
Y: Silahım hala belimde öyle bir düşüncem olsa seninde şu şoföründe kafasına şu dakika sıkarım burada. Ne istiyorsan iste ne diyorsan de ama bana karışma. İşimiz bu bizim artık. Ben pisliği dağıtıp yere sereceğim, sen de süpürgeyle temizleyeceksin.
D: O başka bir şey.
Y: Yanlış bir şey değil işte.
D: Ulan adamı neden öldürdün o zaman?
Y: Bunun ağ babası bize temas etmediği sürece biz onu bulamayız. Kim olduğu belli değil ve uyuşturucu işinde büyük bir adam.
D: Nereden biliyorsun?
Y: Araştırdım. Yapılan uyuşturucu işleri Refik’e büyük gelir. Uluslar arası işler. Başka bir ağ baba var. Refik ölünce bana temas edecekti.
D: Bunu nereden biliyorsun.
Y: Refik’in mekanı basıp ceza kestikten sonra bilerek bu vakte kadar bekledim. Bekledim ki büyük bildiği herkese söylesin. Bu gün öldüğünde söylediği herkes bilecek ki Refik’in kafasına Yusuf Sıktı.
D: Ya ben olmasaydım.
Y: Bunu tartışmaya lüzum yok şu an. Doğru zamanda doğru yerdeydin olay bitti. Benim çocuklar nerede?
D: Çocuklar?
Y: Neyse… Alo Cem neredesiniz?
C: Abi sıkıntı olmadı polisler gelir gelmez çıktık biz.
Y: Tamam, dönün geriye site girişinin karşısındaki cadde bağlantısından alın beni.
D: Ne yapacaksın şimdi?
Y: Bunu sen mi soruyorsun? Her şeyi bilen adam sen değil misin?
D: Yine biliyorum.
Y: Beni şu çocukların alacağı yere bırak, oradan sonrasına bakacağız.
D: Evde bir iz bıraktın mı?
Y: Hayır. Ama ola ki bıraktım. Bıraktıysam da işimi yaptım, sende işini yap temizle.
D: Baktırırım bizim çocuklara. Ha bu arada yakın zamanda birini öldürme!
Y: Olur izin alırım. Hayret bir şey ya…
…
Altan: Abi nasıl çıktın orada?
Yusuf: Çıktık bir şekilde.
Cem: Usta bir anda geldi polisler, haber bile veremedik.
Y: Neyse hallettik. Şirkete geçelim.
A: Tamam abi.
Y: Cem! Şu tefeci işini ne yaptınız.
C: Abi selamını ilettik, bu bağış yaptığımız kurumlardan ve yaptığımız inşaat işlerinden adımızı duymuş zaten. Yusuf abi ile yüz yüzede tanışmak isterim dedi.
Y: Ulan ne işimiz olur o tarz adamlarla bizim. Yanımızda bile gözükmesin sakın.
C: Tamam abi ben hallederim.
A: Alo! Şirkete geçiyoruz, biz ne var ne yok? Tamam gelince bakarım ben. Tamam.
Y: Ne oldu Altan?
A: Abi aradım haber verdim geleceğimizi de.
Y: Neye bakacaksın gidince?
A: Abi benim eve bir yardımcı kadın bulun demiştim onu bulmuşlar.
Y: Lan ne yardımcısı, evlen artık evlen.
A: Abi ben seni bırakır mıyım?
Y: Benimle mi evleneceksin lan?
A: Abi Estağfurullah.
C: Abi benimle eveleneck bu.
A: Yanımda tutmam sizi.
C: Ehehe yok be abi ben bunu alır mıyım?
A: Bende bayılıyordum sana.
…
C: Kapıyı açın!.. abi siz inin ben geliyorum.
A: Buyur abi.
Y: Eyvallah… kolay gelsin çocuklar.
Güvenlik1: Sağ olun Yusuf bey.
Güvenlik2: Sağolun.
A: Abi asansörle çıkalım. Buyur.
Y: Kapıda 2 adam mı var sadece?
A: Yok abi onlar üniformalı gelen gidenlere bakan arkadaşlar. Dış kapıya 6 kişi daha koydum yüklü ler.
Y: İyi. Ulan bindirdin bizi asansöre, her katta duruyor.
A: Asansör dolu hanımefendi. Diğerine binin.
D: 2 kişi ile dolu mu oluyor?
A: Dolu dedim uzatmayın. Diğer asansöre binin.
Y: Tamam Altan. Sorun yok. Buyurun.
Dilara: Oooo… Kaba efendi siz miydiniz?
Y: Yine mi sen?
D: Hiç değişmemişsin. Hala kabasın.
A: Hanımefendi ağzınızın ayarı olabilir mi biraz?
D: Bu kim? Seni o mu seslendiriyor?
A: Son kez uyarıyorum.
Y: Tamam Altan.
D: Ben bu şirkette yeni çalışmaya başladım ama yalan söylemişler sanırım bana.
Y: Ne gibi?
D: Biz centilmenliğe önem veririz, tüm çalışanlar kibardır, dışarıdan gelen ziyaretçi bile kurallara uymak zorundadır demişlerdi.
A: Doğru demişler. Çalışanları özenle seçtiriyoruz departman müdürlerine.
D: Seçtiriyoruz derken?
A: Evet seçtiriyoruz… Çalışmaya yeni başladığınız bu şirket Yusuf beye ait.
D: Yusuf bey kim?
A: Dakikalardır ağzınızın ayarı kaçmış şekilde cümle kurduğunuz beyefendi oluyor kendisi.
D: Ne? Bu şirket senin mi?
Y: Biz sadece yolcuyuz. Dünya malı dünyada kalır.
D: İstifamı hemen vermem gerekir o zaman.
A: Bize değil hanımefendi, sizi işe alana verin. Ayrıca bu kattan yukarı çıkamazsınız yönetim ofisidir bu kattan sonraki.
D: İneceğim katı geçmişim zaten.
Y: O çene bende olsa dünyadan vazgeçerim bırak katı.
D: Efendim?
Y: İyi günler kolay gelsin dedim.
D: Eee sizede.
A: Kim abi bu?
Y: Ulan bırak anlattırıp canımı sıkma benim. İşe giriş dosyasını söyle getirsinler yukarı hemen.
A: Tamam abi.