Serdar Gökalp Aslan 6

Konu sahibi son olarak 2613 gün önce görüldü
Serdar Gökalp Aslan 6. Bölüm,
Serdar Gökalp Aslan 6. bölüm izle

Aslan6



… Ulan telefon çalıyor ama nerede?

Y: Alo.

Cem: Abi 2 saattir çaldırıyorum neredesin?

Y: Dalmışım oğlum. Ne oldu?

C: Arabayı kiraladım, geliyorum otele doğru.

Y: Ne kadara buradasın?

C: En fazla 10 dakika.

…..

Şu Altan’a bakayım bir ne yaptı. Bu odamıydı? Yok yandaki.

A: Buyur abi.

Y: Giyin hadi, gidiyoruz. Uyuyabildin mi?

A: Hayır abi.

Y: Oğlum uyu demedik mi sana?

A: Abi gece uyudum ben.

Y: Doğru lan herkesi kendim sandım bir an, ben uyumadım ondan.

A: Uyu abi.

Y: Ulan gidiyoruz diyorum sana. Giyin hemen, sen giyinene kadar televizyona bakayım bende. Çabuk ol sende.

A: Tamam abi.

Y: Bu ne lan? Kadın dedikodularını mı izliyordun?

A: Abi ufak bir çocuğu kaçırmışlar fidye için, sunucu kadında ailesini getirmiş annesi babası yayındaydı onlara baktım.

Y: Ne şerefsiz adamlar var arkadaş, ben anlamadım, giyiniyorsun değil mi?

A: Evet abi, evet.

Y: Haber yok mu hiçbir kanalda? Burada yok, bunu da geç… durma dı şu telefonumda bugün. Alo.

Cem: Abi geldim ben.

Y: Tamam, arabayı otelin kapalı otoparkına sok, görmesin kimse.

C: Tamam usta.

Y: Yeni gelin gibi hazırlanamadın 1 saattir.

A: Hazırım abi ben.

Y: Niye söylemiyorsun oğlum o zaman?

A: Abi telefondaydın.

Y: Döveceğim seni ama dur bakalım ne zaman. Hadi çık odadan çık… Bu otelinde mimarı yapısını yiyeyim arkadaş. Adamda hiç mi zevk olmaz lan. Üzerinde “ L “ yazan tuşa bas.

A: Bastım abi.

….

Cem: Abi, koydum arabayı garaja.

Y: Tamam, garajda değil mi?

C: Evet abi.

Y: Ben bir bakayım arabaya iyimi diye… yok yok siz durun burada. Oturun bir şeyler için ben bakıp geliyorum.

A: Abi gelseydik.

Y: Yok be oğlum, durun burada geliyorum ben. Araba tam nerede Cem?

C: Abi girince sağ tarafa doğru yürü görürsün, siyah Lincoln Navigator.

Y: Tamam.

… Sağa doğru yürü tamamda hangi sağ? 50 tane sağ var burada, heh şu galiba. Bakayım açacakmı kumanda… Tamamdır alet bu. Bunu diğer arabaya yakınlaştıralım, çuvalları buna atalım. Camlarda siyah güzel oldu gözükmez, ama bagaj büyükmüş zaten çoğu bagaja sığar. Ulan bu çuvalları koyuyoruz, koyuyoruz ama güvenlik kamerasından görüp de adam kesti çuvala koydu arabayla götürüyor demesinler. Zaten bugün değiştiririz bu oteli, sorun değil. Buda son çuval, olay bitti. Burada kalsın araba çıkarız zaten şimdi. Önünden araba geçer mi? Tamam oradan tır geçer bir şey olmaz.



….

Y: Hadi gidiyoruz.

C: Nereye abi?

Y: Sen bir taksiye atla, işe geç akşam çıkışta ara beni. Hatta vedalaş işyerindekilerle bendende selam söyle hepsine.

C: Abi niye?

Y: Oğlum inşaat şirketi açmıyor muyuz? Ben tek başıma mı duracağım orada?

C: Abi yıllardır çalıştığım yer ama orası. Sonra problem olmaz değil mi?

Y: Beni ne kadardır tanıyorsun?

C: Birkaç senedir.

Y: Hiç yanlış bir şey yaptım mı?

C: Hayır.

Y: O zaman dediğimi yap.

C: Tamam abi, Eyvallah.

Y: Altan yürü.



Y: Altan şu gri arabaya geç, ben bu siyah arabadayım. Beni onunla takip et.

A: Tamam abi.

Y: Sakın beni kaybetme ama…

C: Abii!

Y: Hayırdır lan? Niye geri döndün?

C: Abi telefonlar, telefon al demiştin ya 3 tane aldım

Y: Nere de telefonlar?

C: Torpidoya koydum.

Y: Tamam bunlar doğru almışsın.

C: Abi içinde hatlarda var. İstediğin gibi.

Y: Tamam. Altan al şunu, sende bunu al Cem. Bu numaralardan iletişim kuracağız. Başka şeylerle uğraşmayın. Hadi gidiyoruz. Altan takip et beni…



… Şu Özgür’ün arabasını vermemiz lazım hemen. Sonra işimize bakalım. Şimdi bunlarda 40 tane soru soracak 40 tane yalan lazım bana şimdi neyse. Dur bir arayalım.



Yusuf: Alo!

Özgür: Buyurun kimsiniz?

Y: Sizin binanın yöneticisiyim ben. Niye ödemedin lan aidatı?

Ö: Bu numara kimin?

Y: Kaydet yeni numaram. Şirkettesin değil mi? Geliyorum ben.

Ö: Evet.

Y: Tamam bekle…





Y: Ulan niye açmıyorsun telefonu?

Altan: Abi açamadım. Anca bulabildim.

Y: Tamam bundan sonra her çaldığında aynı şekilde aç. Akşam Cem’e söyle nasıl arama yapıldığını falan göstersin sana. Sakın kaybetme beni. İlerden sola gireceğiz, büyük binanın bahçesine gireceğim arabayla sende takip et.

A: Tamam abi.



Şu şirketin girişini de yenilemedi Özgür efendi. Bahçede ne işi var bu adamın?



Y: Vay, Özgür bey.

Ö: Kardeşim hoş geldin.

Y: Eyvallah. Hayırdır?

Ö: Sorma. İhaleyi biz almıştık onun için tır ları çıkartmıştık adamlar bizi ihale dışı bıraktı. Oha lan bu araba kimin?

Y: Boş ver oğlum. Dünya malı işte. Çok kalamayacağım senin arabayı verip gideceğim hemen. Ama bi anlat bakalım bana ne ayak bu ihale işi?

Ö: Anlatırım bir ara.

Y: Yürü yukarı ofise anlat şimdi… Altan! Arabanın başından ayrılma ve şu kadar söylüyorum arabaya bırak adamı sinek bile yaklaşmasın!

A: Tamam abi.

Y: Hadi oğlum hızlı biraz ama işim var, işim.

Ö: Bu kim lan? Altan?

Y: Hayırdır? Hoşlandın mı.

Ö: Lan bırak gır gırı kim bu daha önce görmedim hiç.

Y: Sevdiğim bi kardeşimin yeğeni, gönderdi yanıma. Benimle beraber.

Ö: Ulan sen nesi ki?

Y: Kredi çektim bankadan bir iş adamının inşaat işlerini kovalayacağım.

Ö: Manyak mısın oğlum sen?

Y: Bırak şimdi beni. Nedir bu ihale işi? Kim devre dışı bıraktı seni?

Ö: Büyük adamlar Aslan, büyük.

Y: Ne kadar büyükse o kadar sert düşer be aslan! Anlat hele.

Ö: Oğlum ne yapacaksın boş ver.

Y: Yaz şu kâğıda adını soy adını. Yaz, yaz, yaz! Tamam bumudur adam?

Ö: Evet.

Y: Ben kaçtım. Yeni numaramdan ulaşırsın artık. Ergin’e de ver.



… Bu adam hakkında bilgi lazım şimdi. Bakalım kimmiş, neymiş ne ayakmış.



Y: Altan!

A: Efendim abi.

Y: Bin arabaya.

A: Ne tarafa abi?

Y: Karşıya doğru geç. Şile tarafına doğru.

A: Abi ben bilmem.

Y: Yürü ben tarif edeceğim.

….

Y: Alo! Ne yaptın? Şu ofis ev işini falan?

Cem: Abi bakıyorum internetten.

Y: Bakmakla olmaz. Akşam saat 19’ da otelde ol. Ve orada olduğunda bana güzel bir ofis ve kalabileceğimiz dayalı döşeli lüks bir ev ayarladığını söyle. Para pul işinde düşüncen olmasın pazarlıksız olarak ne isteniliyorsa ver.

C: Tamam abi.

Y: Şirkettekilerle de vedalaş bugün.

C: Tamam abi.

Y: Altan sağdan gir. Direk devam et.

A: Tamam abi… abi bir şey sorabilir miyim?

Y: Söyle.

A: Biz ne yapıyoruz?

Y: Şu an ayakta duruyoruz.

A: Anlamadım abi.

Y: Şimdi düşene el uzatmak için ne yapmak lazım?

A: Ne yapmak lazım abi?

Y: Ulan sana soruyorum işte.

A: Bilmiyorum abi.

Y: ayakta olmak lazım, ayakta. Ayakta duracaksın ki düşene el uzatıp ayağa kaldırabilesin.

A: Anlamadım abi.

Y: Döverim ama bak. İn de şu kahveye sor buralarda iyi bir emlakçı var mı tarifini al nasıl gideriz.



… Buralarda çok ıssız be kardeşim. Olsun iyidir iyi. Ne yapıldığı kimin girip çıktığı belli olmaz. Hem havadar havası da temiz.

A: Abi, şu arada varmış bir tane.

Y: Sür oraya doğru. Yürü, yürü. Tamam bak orda. Arabayı tam kapısına koy sende benimle beraber gir içeri ama gözün hep arabada olsun.

A: Tamam abi.

… Burası da bulabilir mi ki acaba bize istediğimiz gibi bir yer. Neyse bir soralım bakarız.



Y: İyi günler, kolay gelsin.

Emlakçı: Sağ olun hoş geldiniz.

Y: Emlakçı sorduk sizi tarif ettiler.

E: Bu bölgede biz tekiz zaten.

Y: O zaman işimiz kolay.

E: Nasıl yardımcı olalım size.

Y: Malikane, çiftlik tarzı bir yer bakıyoruz.

E: Anlamadım.

Y: Bu çevrede insanlardan, mahallelerden uzak, girene çıkana karışılmayacak, kendi güvenliğimi kendim sağlayabileceğim büyük ama çok büyük bir yer arıyorum. At yetiştireceğim o yüzden büyük olması çok önemli.

E: Tarife uygun iki yer var elimde. Bir tanesi hemen şurada diğeri tepede merkeze 20 dakika uzak.

Y: Biz uzak olan yere bakalım.

E: Ama biraz pahalıdır. Yani…

Y: Sorun yok eğer beğenirsek Altan bey size hemen bu gün paranın tamamını getirecek.

E: Gidelim o zaman.

Y: Yalnız bizim arabanın arka koltukları dolu sanırım sığmayız.

E: Bizim arabamız var. Siz bizi takip edin.

Y: Tamam…



Y: Altan. Şu adamları takip et. Ve yolu iyi ezberle.

A: Tamam abi.

Y: Güzelmiş ormanın içinden gidiyoruz neredeyse. Yolu sevdim ben. Nasıl lan güzel mi?

A: Abi nereye gidiyoruz?

Y: Çiftlik alıcaz Altan. Seni tımar edeceğim.

A: Tamam abi.

Y: Oğlum kafanı patlattırma bana. Ben söylemeden sen konuşma. Takip et öndeki arabayı…





Emlakçı: Yer burası. Bu arada isim nedir sizin?

Y: Yusuf!

E: Tamam Yusuf bey.

Y: Altan, arabaya sahip çık. Biz gezelim evi ve çevresini.

E: Tabii. Buyurun.

Y: Kiminmiş burası?

E: Yurt dışında yaşayan bir aile otururlar diye yaptırdılar ama hiç gelmediler, sonrada satmaya karar verdiler.

Y: Buraya en yakın ev ne kadar uzaklıkta?

E: En yakın ev aşağıda merkezde kaldı.

Y: Güzel. Bu bahçe falan hep bize ait değilmi?

E: Evet. Hatta ormanın bir kısmı da size ait.

Y: Tamam. Sorun sıkıntı yok o zaman. Ne kadara biter burası?

E: En son 3 milyon dolar istiyorlardı. Ama konuşuruz.

Y: Kimseyle konuşmanıza gerek yok. Arabadaki arkadaş size bu akşam parayı getirecek.

E: Akşam?

Y: Evet.

E: Ciddi misiniz siz?

Y: Onu akşam görürsünüz.

E: Peki.

Y: Biraz geç gelecektir. Saat 21:00 gibi.

E: Peki ofiste olacağız biz.

Y: Eyvallah. Görüşmek üzere.



….



Y: Altan’ım otele gidiyoruz.

A: Tamam abi.

Y: Yolları iyi ezberle, akşam geleceksin bir daha.

A: Peki abi.



… Nasıl uyku bastırdı anlatamam. Şurada uyuya kalmasam bari. Cem ev işini halletse de bu kadar parayı yanımızda taşımasak. Gerçi eve gömmekte olmaz bu parayı, neyse bakacağız bir çaresine. Geldik nihayet otele.



Y: Arabayı en diplerde bir yere park et iyi kilitle.

A: Şuraya koyayım mı abi.

Y: En dip diyorum sana bana kapı ağzını gösteriyorsun.

A: Tamam en dipte dursun.

Y: Çabuk hadi. Uyku bastırdı uyumam lazım birkaç saat. Odandan ayrılma bir şey olursa haberim olsun. Uyu dinlen akşam işimiz var.

A: Tamam Yusuf abi.

… Şimdide bir uyursam kalkamam diye korkuyorum. Tüh be para almayı unuttuk arabadan. Anahtarda Altan’da kaldı. Dur alayımda halledeyim. Odada elbise torbası var mı acaba? Yok onada sığmaz ki 3 milyon dolar.



Y: Alo.

Reception: Buyurun efendim.

Y: Bana birkaç tane büyük boy çöp poşeti getirirmisiniz?

R: Hemen Yusuf bey.

Y: Y ada durun. Ben iniyorum oradan alırım.

R: Peki efendim…



… Altan uyumamıştır sanırım.

A: Abi?

Y: Kapıyı bir kere çaldım açtın. Uyumadın mı?

A: Yok abi.

Y: Arabanın anahtarını ver. Telefonumu unutmuşum.

A: Abi ben alıp geleyim hemen.

Y: Hayır. Dinlen sen akşam işin çok.

A: Tamam abi.

….

Y: Hazır mı poşetler?

R: Buyurun Yusuf bey.

Y: Teşekkürler.



… Şimdi orada saymak olmaz. Göz kararı koyacağız poşetlerin içine. Lafa bak göz kararı. Tabi mutfaktayız biz çorba yapıyoruz ya göz kararı tuz koyuyoruz ya…. 2 poşet doldursam olur. 3. Poşeti de dolduralım garanti olsun… yeter bu kadar. En sonunda uyuyacağım biraz. Dur hazır yapmışken tam 3 milyonu ayarlayayım çiftlik için adama vereceğiz. Bir iki saat uyumam lazım…



Y: Alo… alo.

Cem: Abi beş dakikaya oteldeyim.

Y: Saat kaç?

C: 18:45

Y: Oha. Uyumuş muyum o kadar. Tamam gel hemen.



Y: Alo! Altan.

A: Buyur abi.

Y: Uyudun mu?

A: Biraz uyudum abi.

Y: 10 dakika sonra en üst katta bar var, orada ol.

A: En üst katta mı abi?

Y: Evet.

A: Tamam abi.



… Eşofman falanda yok ki yanımız da. Yarın bi kıyafet falan almam lazım. Neyse şimdilik idare edeceğiz. En üst kat dedik ama, heh tamam burada.



Y: Geldin mi aslanım?

A: Geldim abi.

Garson: Efendim ne arzu edersiniz.

Y: Bana patates tava, yanına da gazoz verirmisiniz.

A: Bende aynısından alayım.

Cem: Abi!

Y: Siparişler üç olsun. Kardeşim hoş geldin.

C: Sağ ol abi.

Y: Nedir durumlar?

C: Her şeyi hallettim abi. Evi de, ofisi de.

Y: Tamam kardeşim. Şimdi iyi dinleyin beni.

C: Evet abi.

Y: Cem sen şirketsel işlerle ve bağlantılarla uğraşacaksın. Altan sende ben nereye sen oraya. Çanta gibi yanımdan ayrılmayacaksın. Cem ev iyimi güzel mi?

C: Abi ev Etiler’de 4 oda bir salon. Ve satın aldık. Kira falan değil.

Y: Hemen telefonla birilerine irtibata geç kapı kilitlerini falan değiştirsinler. Bahçelimi nasıl?

C: Evet abi iki katlı.

Y: Hemen yarın bahçeye 2 tane köpek koyun. Altan sen köpeklerden anlarsın. Cinsi Rottweiler olsun ama köpekleri sen seç.

A: Tamam abi.

Y: Sonra hemen yarın her segment den 50 tane sıfır araba almak için düğmeye basın. Şirket üstüne hem çalışanlar kullanacak hem de kiralama işi de yapacağız. Altan sana biraz sonra 2 poşet vereceğim içi para dolu. Bugün gittiğimiz emlakçıya git ver. O baktığımız evi alacağız, hatta Cem’de gelsin o tapuydu bilmem neydi işlerinden iyi anlar.

C: Abi bu saatte resmi kurum açık olmaz. Tapu işi falan yalan olur.

Y: Adam o evi alabileceğimize pek inanmadı. En azından gidin biraz para verin yarın sabah vekalet, mekalet halletsin işi hemen. Orası bize gelir, çokta işimize yarar.

C: Onu da hallederiz. Başka bir emrin var mı abi.

Y: Altan, bu dediğimi sana diyorum. Bana 10 – 15 tane hayatında kaybedecek hiç bir şeyi olmayan adam bul. Bul ve seni ağabeyleri olarak bilsinler. Yakın ol onlara. Bizleri ağabeyleri olarak bilsinler bizde onları kardeşimiz yapalım.

A: Abi bizim inşaatta var çocuklar. Onlar olur mu?

Y: Sen karar ver. Satmayacak, satılmayacak adamlar.

A: Tamam abi.

Y: Hadi yemeği yiyin şu emlakçıya gidin. Dönüşte de Altan sen çocukları ayarla ve deki yarın buradan alıyoruz sizi bir şirkette çalışacaksınız bu gece son, son uykunuzu uyuyun. Cem sende aldığın evin kilidini falan değiştirt bu gece geçeceğiz eve.

C: Emrin olur abi.

Y: Hadi siz yiyin. Ben çıkıyorum.

A: Abi nereye?

Y: Eve uğrayacağım. Bizimkilere. Unutmadan sorayım, nasıl gideceksiniz siz karşıya? Taksi falan mı?

C: Abi yok bende araba var.

Y: Doğru ya. Unutmuşum. Hadi gidiyorum ben.



… Bizimkiler ne yapıyor acaba. Aramadılar da hiç. Ulan nasıl arayacaklar ki? Eski numara değil ki. Tüh ya.



Y: Alo, anne.

A: Neredesin oğlum sen?

Y: Dur panik yapma geliyorum.

A: Öldük meraktan.

Y: Tamam Anne geliyorum. Bir şey lazım mı ?

A: Yok. Eve gel hemen.



… Bir an araba yerinde yok zannettim, aklım gitti. Araba işini de halletmek lazım kiralık arabayla nereye kadar. Bu arabayla da mahalleye girdiğimizde millet garip garip bakmasın şimdi. Neyse bir çıkalım da.

Amca: Aslan!

Y: Sen kimsin lan!

A: Unutulmuşuz bakıyorum.

Y: Sen miydin ya. Nasıl girdin arabaya?

A: Hastayım senin bu sorularına.

Y: Bende cevap vermeyişlerine.

A: Sana bir hediye getirdim.

Y: Ne hediyesi.

A: Sen sür arabayı ben yol üstünde ineceğim.

Y: Tamamda hediye ne?

A: Şimdi mesela arabaya ben değil de düşmanın girdi. Küt diye karşılaştın.

Y: Ee?

A: Nasıl ee? Ne yapacaksın?

Y: Kurtulacağız bir şekilde.

A: Sen tedbirini alda kurtulmayı sonra dene. Al şunu.

Y: Silahı bende bulurdum.

A: Al işte zahmetten kurtardım seni.

Y: Temiz değil mi bu?

A: Yok değil. hayret bir şey ya. Sana okadar para veriyorum, üstüne birde yol veriyorum, diyorumki al yol senin yürü ben arkandayım sonra tutup kirli silah veriyorum. Doğru diyorsun o kadar aklım çalışmıyor benim.

Y: Tamam abartma. Gördüğüm iyi oldu, yardımına ihtiyacım var.

A: Ne gibi?

Y: Şu kâğıtta yazan isim. O ismin bana her şeyi lazım. Ama her şeyi. Nereye gider, ne yapar, dostu düşmanı. Aklına gelen her şeyi.

A: Hım. Kim bu adam.

Y: Sanırım büyük.

A: Nasıl anladın büyük olduğunu?

Y: Tanıdığım birinin bir taşıma şirketi var. Şu zamana kadar bütün büyük işleri o yaptı. Son iki işte bu adam devreye girip ihaleyi alıyor ve hakkında kimse konuşmuyormuş. Kime sorsalar aman bizi bulaştırma demiş.

A: Bak yola gelmişsin.

Y: O nereden çıktı?

A: Büyümek için büyük indirmen lazım.

Y: Bakacağız.

A: Beni şurada indir.

Y: E adamın bilgileri ne olacak?

A: Yakın bir zamanda ulaştırırım.

Y: Korkmuyor musun?

A: Neden?

Y: Şimdi burada ineceksin, ya birisi bir şey yaparsa? Sonuçta ne olduğun belli.

A: halkın içinde olmasan halkı koruyamasın aslan. Hadi eyvallah.

Y: Eyvallah.



… Arabanın camı falanda kırık değil nasıl girdi ki bu içeri. Bizi nasıl kaçırdıysa öyle girmiştir. Enteresan bir adam. Arabayı tam binanın önüne çekelimde sorun olursa göreyim.



Y: Anne!

A: Oğlum neredesin sen?

Y: Geldim işte dur anlatacağım. Babam evdemi?

A: Eve içerde. Çok kızgın sana.

Dilara: Abi hoş geldin.

Y: Sağol abisi. Ne haber?

D: İyiyim abi.

Y: Baba ne haber?

B: Neredesin oğlum sen?

Y: Hepiniz bir toplanın da, hepinize aynı anda anlatayım. Şimdi eskiden beri tanıdığım bir abi vardı. Yurt dışında inşaat işi yapmaya başlamıştı. Türkiye için de işler yapmaya başladı. Onunla görüştüm beni misafir etti aniden haber veremedim. Türkiye’de yapacağı inşaat işlerini ben takip edeceğim.

A: Kim o Yusuf?

Y: Anne eskiden beri tanırdık birbirimizi. Tekrar görüştük mantıklı geldi kabul ettim. Şimdi bir arazi peşindeyiz eğer olurda halledersek oradan bir ev alacağım sizde orada oturacaksınız. Hatta kesin yani ona göre ayarlayın kendinizi.

B: Sen? Sen nerede oturacaksın.

Y: Baba ben iş gereği sık sık yurt dışına falan gideceğim. Çok duramayacağım evde.

B: Olmaz öyle şey.

Y: Babacım sen o eve taşınmasan da burada dursan da ben çok gelemeyeceğim. Artık para kazanmamız lazım. O yüzden canını sıkma sen.

D: Abi ben özlerim seni.

Y: Kızım temelli gitmiyoruz deli etme beni. Dur telefon.

Cem: Abi!

Y: Söyle.

C: Emlakçıya biraz para verdik dönüyoruz şimdi. Altan’ı istediği yere bırakacağım ordanda ben evin işlerini halledeceğim.

Y: Tamam. Telefonla haber verin bana.

C: Tamam abi.

Y: Baba benim çıkmam lazım, işle alakalı. Çocuklar bir şeyi halledememişler. Şu parayı al eve bir şeyler al. Kendine bir şeyler al. Kız sende al şunu harçlık yap kendine. Baba sende bunu al.

A: Oğlum bu para çok fazla.

Y: Ne yapayım vermemi deseydim adama? Çalışıyoruz alıyoruz işte.

B: Yusuf’um yanlış bir şeyler yapmıyorsun değilmi?

Y: Senin Yusuf’un senin yüzünü kızartmaz baba. Aklına bir şey gelmesin. Hadi ben gidiyorum.

D: Abi araba kimin?

Y: Şirketin.

A: akşam gelecek misin oğlum?

Y: Yok anne. Beklemeyin. Dilara bana bak.

D: Efendim abi.

Y: Sınıfınızda samimi arkadaşların var mı?

D: Var abi.

Y: Tamam. Bak bu parayı ayrıca al. Beyaz spor ayakkabısı olmayan bütün arkadaşlarınla gidin bir mağazadan ayakkabı alın. Ama beyaz alın söz mü abisi?

D: Tamam abi.

Y: Gel bir öpeyim seni. Hadi dikkat et kendine. Anne seni aradığım numara şirket hattı yeni numaram babama falanda ver.

A: Tamam oğlum kendine dikkat et.

Y: Dediğimi unutma. Birkaç güne kadar taşınıyorsunuz. Ona göre ayarla kendini.



… Hiç çıkmasam mı bu evden, huzur doluyorum bu evde girince. Ama olmaz, burası olmaz.



Y: Altan neredesin?

A: Abi, Cem beni şimdi bıraktı. Söylediğin gibi bizim çocukları ayarlıyacağım.

Y: Oradan direk otele gel.

A: Tamam abi.

Y: Cem ne yaptın?

C: Abi çilingir arıyorum. Evin kilidini değiştireceğim.

Y: Hallet ve direk otele gel.

C: Tamam abi.



… Yapmadığım, halletmediğim, düşünmediğim bir şey kaldı mı? Abi mantıklı düşünemiyorum ki. Dinlenemedim bizimkiler gelene kadar otelde uyuyayım biraz...
 
Geri