Serdar Gökalp Aslan 5. Bölüm,
Serdar Gökalp Aslan 5 oku,
Serdar Gökalp Aslan Hikayesi 5,
Aslan 5. Bölüm
Hiç sabah olmayacak zannettim, nihayet güneşi gördüm. Şimdi sabahın bu saatinde otelden çıkarsak kıllanmasın bu oteldekiler? Saçmalama be oğlum onlara ne. Bu giriş katı nerdeydi ki hepsine de bastık tuşların.
Yusuf: Günaydın.
Görevli: Günaydın efendim.
Y: Çıkıyorum ben ama geleceğim tekrar.
G: Yorgun olduğunuzu söylemiştiniz, bir sorun mu var?
Y: Yok, hayır bir telefon geldi acilen çıkmam gerek.
… Adam anladı mı lan acaba? Hee anladı, anladı tabi. Dedi ki içinden “ ulan bu adamın arabasında 80 milyon dolar var, sabah sabah nereye gidiyor.” İyice paranoyak oldum harbiden, adamların nerede olduğu belli değilki. Ulan bir de araba yerinde yokmuş baksana şu işe. İyice delirdim kardeşim ben, kendi kendime konuşuyorum, yetmiyor bide sorularıma cevap veriyorum. Araba burada, para da yerinde, hadi bakalım.
… bu adam nerede kaldı, gecikmezdi hiç bu kadar. İşimiz var ya her şey ters gitmek zorunda. Bahadır değil mi şu? Aman beni görmesinde sabah sabah hiç çekemem şimdi…
Bahadır: Yusuf’um günaydın.
Y: Kardeşim günaydın.
B: Hayırdır bu saatte?
Y: İşe gideceğim.
B: E burada ne yapıyorsun? Gel çıkalım yukarı kadar beraber.
Y: Haydi buyur.
B: Efendim?
Y: Yok, Bir şey demedim beni arkadaş alacak buradan, ondan bekliyorum.
B: Dur o gelene kadar iki lafın belini kıralım o zaman.
Y: (Ulan sabah sabah nereden bulduk bu herifi.) Yani tam buradan almayabilir telefon gelirse giderim.
B: Olur, sigara?
Y: Yok kardeşim teşekkürler. Ben bir arayayım, bulamadı sanırım.
Y: Alo.
Cem: Abi?
Y: Neredesin oğlum? Bekliyorum bulamadın mı parkı?
C: Abi evdeyim ben de ne parkı bu?
Y: Oğlum oradan sola dönecektin neden düz gittin?
C: Abi anlamıyorum ben ne diyorsun?
Y: Tamam onun orada dur ben geliyorum oraya, kaybolma oradan da.
Y: Kardeşim bizimki bulamamış burayı alt yola girmiş, ben onun yanına doğru gidiyorum.
Bahadır: Tamam, hadi görüşürüz.
… Ulan adam yapıştı, ne desem anlamıyor. Salak saçma yalan söyletti bize de. Şimdi bu Altan’ın kaldığı inşaat neresiydi? Muhtarın orada demişti ama…
Cem: Alo, abi
Y: Söyle.
C: Abi aradın park dedin, yol dedin ben anlamadım.
Y: Sabah sabah seni bir yalana ortak ettim. Anlatırım sonra dur işim var şu an. Ararım seni.
… Burada bir inşaat bu var. İçeri girersek yemesinler bizi? Neyse bakacağız bir şekilde. Yinede şu sopayı elime alayım. Kimse görmese bari sabahın bu saatinde elimizde sopayla inşaata girdiğimizi.
Altan!.. Altan!... neredeki bu adam? Aloo! Altan!..
Altan: Hoop!
Y: Neredesin lan?
A: Sen kimsin?
Y: Müteahhit im ben inşaata bakmaya geldim bu saatte. Yusuf lan ben, neredesin?
A: Abi 3. kattayım.
Y: İn, in.
…
Y: Kardeşim günaydın.
A: abi sabah sabah bir şey mi oldu?
Y: Rüyamda gördüm de seni.
A: Nasıl ya?
Y: Nasıl diyeyim, şimdi sen böyle bembeyaz çiçekler içinde oturuyordun bende sana doğru koşarken…
A: Abi o nasıl rüya?
Y: Ulan giyin üstünü işimiz var.
A: Ne işi abi? Eşya falan mı taşıyacağım.
Y: Altan çıldırtma beni. Buradan alacağın sana özel, kıymetli bir şeylerin varsa onu da al.
A: Neden abi?
Y: Bir daha gelmeyeceğiz buraya, sorma her şeyi hadi bekliyorum. Çabuk, çabuk!...
Eyvah! Ulan araba parkın orada, her şey arabada. Ben nasıl böyle bir salaklık yaparım.
Y: Altan! Ben parkın oraya gidiyorum 10 dakika içerisinde orada ol! Bak 10 dakika…
Nasıl unuturum ben böyle bir şeyi? Ya çalındıysa? Camı kırıp aldılarsa, eyvah eyvah! Koş koş bir yere kadar, off be kardeşim duruyor orda hiç bu kadar sevindiğimi hatırlamıyorum. Su, su içmem lazım. Ama şimdi girer bir yerden alırsak bir saat muhabbete tutacaklar, Altan gelince ona aldırmak en iyisi…
Y: Hesapta 10 dakika dedik, yarım saattir yok adam.
A: Abi!
Y: Hele şükür be kardeşim, hele şükür.
A: Anca geldim abi.
Y: O ne lan elindeki?
A: Gazlı gece lambam abi. Senelerdir bana ait olan tek şey. Her gece onu yakıp uyurum ben. Sen dedin ya kıymetli eşyalarını al diye bundan başka bir şeyim yok benim.
Y: Tamam, atla arabaya… Oğlum çabuk.
A: Tamam abi bindim.
Y: Şimdiii… saat 10’u geçmiş açılmıştır mağazalar. Telefonum nerede benim dur bakalım.
Y: Alo, tekrar günaydın. Yusuf Yılmazçelik ben.
Görevli: Günaydın efendim, buyurun.
Y: Bir arkadaşım var ona da bir oda ayarlar mısınız hemen, benimle aynı katta oluyorsa çok iyi olur.
G: Evet, sizin katta boş oda mevcut. Arkadaşınızın adı nedir?
Y: Altan.
G: Soyadını alabilir miyim?
Y: Soyadın ne senin?
A: Yılmaz.
Y: Yılmaz. Altan Yılmaz.
G: Tamam efendim, kayıt oluşturdum. Ödeme kredi kartımı nakit mi?
Y: Gelince halledeceğim ben nakit.
Y: Ulan her şeyde para yaa. Kaçıyoruz sanki.
A: Abi ben hiç bir şey anlamadım.
Y: İnan bende çok bilmiyorum, ama bileceğin kadarını anlatacağım. Bundan sonra farklı olacak.
A: Nasıl farklı abi?
Y: Korkma. Şu an yaşadığın hayattan daha kötüsünü yaşamazsın.
A: Ne yaşayacağız ki?
Y: Bakacağız Altan, bakacağız.
A: Neye abi?
Y: Ulan bir sus!
A: Tamam.
Y: Şimdi, şu arabadan kurtulmamız lazım.
A: Neden abi?
Y: Mağazalara bakacağız. O arada aklımın arabada kalmaması gerek.
A: Abi otoparkı yok mudur mağazaların?
Y: Olmaz, oraya koyamam arabayı.
A: Neden abi?
Y: Altan.
A: Efendim abi?
Y: Ben sana bizzat ismini söyleyerek soru sorana kadar bir daha konuşursan sabahın bu saatinde seni arabanın arkasına bağlar sürüklerim. Sus iki dakika.
… En güzeli otelin otoparkına bırakmak, aklım arabada kalmaz hem. Oradan da taksiyle gideceğim yere giderim. Güzel oldu bu en dipteki yerde boş. Burada kalırsa aklımda arabada kalmaz. Güzelde park ettik mi hiçbir sorun olmaz. Şimdi üzerimize parayı nasıl alırız asıl sorun o. Dur onu da halledelim.
Y: Hadi iniyoruz… oğlum cevap versene.
A: Abi kızıyorsun konuşunca da.
Y: gerektiğinde konuş sende. Sabahtan beri otdur, bilmem nedir, şu dur, bu dur diye soru soruyorsun bana. Bu tarafta çıkış buradan gel.
A: Abi nereye gideceğiz?
Y: Şu alışveriş merkezindeki mağazalara gideriz, gideriz gitmesine de ben telefonumu arabada unuttum. Bekle burada alıp geleyim hemen. Sakın kıpırdama bak buradan, bir adım bile atma birde seni aramayayım.
A: Tamam abi.
… Şimdi işin en zor kısmı. Bu balyalarda kaç dolar var ki? Artı bunları nerede bozduracağız? 2 balya alsak yeter bir şekilde bayağı kalın.
Y: Kıpırdamadın değil mi?
A: Abi geriye doğru yürüdüm azıcık.
Y: Ben sana ne dedim?
A: Abi…
Y: Ulan oğlum şaka yapıyorum, şaka. Taksi!.. Bin hadi bin.
Taksici: Ne tarafa delikanlı?
Y: Şu meydanda bir döviz bürosu vardı, önce ona uğrayalım sonrasına bakacağız. Birde benim adım delikanlı değil. Başımdan geçen bir olaydan sonra taksicilere pek sıcak bakamıyorum ben.
T: Yaşından dolayı öyle hitap ettim.
Y: Yaşımı ne biliyorsun? Belki minyon tipliyim ben.
T: Sabah sabah…
Y: Öyle mır mır söylenme kırmayayım bir taraflarını. Sür ulan arabayı işine bak!
A: Abi sakin.
Y: Şu döviz bürosunun önünde dur. Altan ben gelene kadar kıpırdama, otur arabanın içinde.
A: Tamam abi.
…...
Y: Günaydın, kolay gelsin.
Döviz bürosu çalışanı: Günaydın.
Y: Dolar bozduracaktım.
D: Tabi, kaç dolar.
Y: Şunu bir sayar mısınız ne kadar var burada
D: Makineden sayalım hemen… 20.000 dolar var burada.
Y: Tamam ben bir balya daha vereyim size yani 40.000 dolar bozduracağım.
D: Şu an o kadar nakit para kasada mevcut değil, ancak 20.000 dolarını bozabilirim.
Y: Tamam onu bozalım ozaman…
……
Y: Etilere doğru devam et. Deminki gerginliğim inde seninle alakası yok, takside dün başıma bir olay geldi o sebeple sinirliyim biraz. Kusura bakma usta.
T: Önemli değil.
Y: Altan, karnın açmı?
A: Tokum abi.
Y: Nerde yedin?
A: Abi dün yatarken bizim market Hüseyin ekmek arası yapmıştı, onu yedim gece.
Y: Ee hala toksun yani?
A: Eh abi.
Y: Oğlum hakikaten döverim seni bak. Aç mısın tok musun?
A: Abi gece yedim işte.
Y: Lan tamam sana soru soranda kabahat. Usta şu alışveriş merkezinin önünde indir bizi.
T: Tamam, iyimi böyle?
Y: İyi iyi, buyur. Üstü kalsın. Kolay gelsin.
A: Abi sen iyi misin bugün?
Y: İyiyim neden?
A: Abi 200 lira verdin taksiye farkında mısın?
Y: O da onun kısmetiymiş, boş ver. Şu kapıdan gireceğiz takip et beni.
…
Güvenlik Görevlisi: Hayırdır nereye?
Altan: Ben mi?
Yusuf: Beyefendi benimle beraber.
GG: Yinede içeriye alamayız.
Y: Sebep?
GG: Kıyafeti uygun değil.
Y: Zorluk çıkarma, zaten kıyafet alıp çıkacağız.
GG: Sokamam içeriye.
Y: Ben anlatamadım sanırım. Ben içeriye bu adamla birlikte gireceğim diyorum.
GG: Bende sokamam kurallar böyle diyorum.
Y: Kimi nereye sokmuyorsun lan sen?
GG: Beyefendi düzgün konuşun!
Y: Sesini yükseltme lan bana! Ya yol ver yada seni yere sere üstüne basıp geçerim!
Güvenlik Amiri: Ben yardımcı olayım buyurun.
Y: Sen kimsin?
GA: Buranın güvenlik amiriyim ben.
Y: Bana da sen lazımsın o zaman. Buranın güvenliği hiç bir şeye zararı dokunmayacak garibanları almamakla mı sağlanıyor?
GA: Arkadaşlar kuralları uyguluyorlar. Sorun çıkartmayın.
Y: Lan hokkabaz! Beni iyi dinle! Bu adamı burada bırakırım, içeriye tek başıma girerim, değil sen yedi sülalen gelse sağlayamaz içerideki güvenliği.
GA: Gereği…
Y: Sözümü kesme lan! 7-8 yaşındaki çocukları alıp sopayla dövmeye benzemez bu işler. Ben ya bu adamla içeri gireceğim ya da…
GA: Ya da?
Y: Ya da sen ne kadar delikanlısın onu göreceğim. Madem güvenlikten sorumlusun, madem burada senin dediğin olur hadi bakalım. Delikanlısın ya hani etrafında bu kadar adamın olmasa neysin görelim şimdi. Sen ve ben kol kola şu arkaya yürüyelim sadece sen ve ben ama bakalım ora dada aynı şekilde cümleleri kurabilecekmisin? Yeke yek!
GA: Siz yanlış anlıyor…
Y: Şimdi siz olduk. Demin içeri alınmıyorduk. Altan yürü… ben içeri giriyorum kral benim diyende gelip çıkartsın içerden bekliyorum.
A: Abi ben dışarıda bekleseydim.
Y: Neden?
A: Abi sorun oldu gördün.
Y: Lan delirtme beni. Üzerinde güvenlik üniforması olmadan cümle kuramayacak adamdan ne sorunu olacak. Şu mağazaya gir.
A: Tamam abi.
Y: Kolay gelsin, arkadaşın bedenine göre 10 pantolon, 10 kazak ve üstüne giyebileceği şeyleri hemen ayarlayabiliyor muyuz acaba?
Tezgahtar: Tabi, yardımcı olalım.
Y: Sen hanımefendi ile giyeceklere bak, ben kapıda telefonla konuşuyorum…
……………..
Y: Alo, Cem.
C: Abi buyur.
Y: Telefonu kapattıktan sonra sana bir otelin adresini vereceğim, tam 1 saat sonra orada buluşmamız lazım.
C: Abi işteyim ben, sen hala neden gelmedin.
Y: Lan bırak şimdi işi, sen dediğimi yap.
C: Abi nasıl çıkabilirim?
Y: Uydur bir şeyler. Hadi gelince konuşuruz…
(Altan’a giyecekleri alındıktan sonra yaklaşık yarım saat sonra otelde)
Y: Odalarımız hazır değil mi?
Görevli: Hazır efendim.
Y: Siz ödemeyi buradan alın, üstünü hesaplaşırız sonra.
G: Peki efendim.
Y: Gel Altan’ım… Bir arkadaş yardımcı olabilir mi bize? Elimiz dolu.
G: Tabi, arkadaşlar yardımcı olsun.
Y: 7.kat.
G: Oda numarası kaç?
Y: Hatırlayamadım, anahtarda yazıyor. Buyur kardeşim.
G: Odanız burası efendim, iyi istirahatlar.
Y: Sağ ol kardeşim. Buyur.
G: Teşekkürler.
Y: Ben senin hemen yanındaki odadayım. Bir şey olursa haber ver. Sakın dışarı çıkma benden habersiz. Yıkan tertemiz gerekirse biraz uyu televizyon falan seyret.
A: Tamam abi.
Y: Alo.
Cem: Abi geldim ben.
Y: Tamam ben oradaki çocuklara söyledim haberleri var. 7.kata çık 7812 numaralı odaya gel.
C: Tamam abi.
A: Abi o kim?
Y: Tanırsın sabret.
…….
C: Abi hayırdır ya. Sabah aradın bir garip konuştun şimdi oteldeyiz falan.
Y: İşe artık gelmeyeceğim ben.
C: Neden abi?
Y: Kendi işimi kuruyorum. Bu arada bu Altan sevdiğim bir kardeşimdir. Altan buda Cem.
C: Memnun oldum abi.
A: Bende.
Y: Şimdi senden birkaç şey istiyorum.
C: Nedir abi?
Y: Burada 20.000 dolar var.
C: Kaç?!
Y: Ulan beni dinle, beni. 20.000 dolar var. Bunu alıyorsun en başta 3 tane cep telefonu ve hat alıyorsun. Telefonun modelini söyleyeceğim sana dur, neydi neydi bu eski dinlenmeyen telefon adı neydi? Heh tamam 6310 evet 6310 3 tane.
C: Abi çok eski bir model o.
Y: Oğlum ben sana nasıl bulacaksın dedim mi? internet kurdu olan sensin yurt dışından falan getirttir bir şekilde hallet.
C: Uzun sürer ama bulurum yurt dışından doğru diyorsun.
Y: O telefonlar gelene kadar bize alo diyecek 3 telefon al o zaman. Diğerleri gelince hallederiz. Sonrasında ev bakıyorsun anladın mı? bahçeli giren çıkanına kimse karışmayacak şekilde bir ev parası sorun değil sen sadece bak ve beğen. Beğendiğin eve kaparo veriyorsun sonra parasını peşin verip alıyoruz. Anladın?
C: Abi anladım, anladım ama…
Y: Bekle bitmedi daha. Bir inşaat şirketi kurmak için neler lazım hepsini araştırıyorsun ama hepsini. En ince ayrıntısına kadar. Ne lazım, kaç para lazım, ihaleleri ne zaman, bu işte kimler var, kimler en iyi gibi her şeyi istiyorum senden.
C: Abi bunları neden ve nasıl yapıyoruz?
Y: Oğlum dedim ya kendi işimi kuracağım diye.
C: E bu para nereden çıktı?
Y: Kredi çektim bankadan. Artık bir kumar oynayacağız. Ya batarız, ya çıkarız.
C: Anlamadım ben ama neyse.
Y: Az daha en önemli şeyi unutuyordum. Altan ehliyetin varmı?
A: Abi yok, ama iyi araba kullanırım ben sadece ehliyetim yok.
Y: Altan’ın bilgilerini al bir şekilde ehliyet alsın. 3 tane araba bana siyah bir 4x4 diğer ikisi de ufak ama kaliteli bir şey olsun. Arabalar için parayı ayrı ve nakit vereceğim, sen sadece kaparolarını ver bu 20.000 dolardan.
C: Tamam. İnşaat şirketi ile alakalı ismi falan bellimi? Başvurayım mı açılış için?
Y: Hayır ismi belli değil. Ama ev ile beraber şirketi kuracağımız yeri de hallet. Plaza olursa iyi olur. Hatta bir gayrimenkul danışmanı ile bağlantı kur bundan sonra bizim bu ve benzeri bütün işlerimizi o koştursun.
C: Tamam abi. Başka bir şey var mı?
Y: Yok bir şey olursa telefonlaşırız.
C: Ben gideyim mi şimdi?
Y: Durduğun kabahat. Ama dur araba işini ne kadarda çözersin?
C: Abi bugün baksam, yarın parasını ödesek yine birkaç gün sürer.
Y: Bu olmadı işte.
C: Neden?
Y: Bir arkadaşımın arabası bende bu gün vermem gerek. Hemen otelde kullanabileceğin bir bilgisayar bul, araba kiralama şirketlerinden birisi ile irtibata geç, kirala bir araba. Hemen hemde!
C: Nasıl bir araba olsun?
Y: Hiç önemli değil.
C: Tamam hemen girişten halledeyim ben o işi.
Y: Dur, dur. Araba Kırılmaz cam olsun. Markası modeli ne olursa olsun ama camları kırılmaz olsun mutlaka.
C: Abi tamamda neden? Kimden korunuyoruz.
Y: Oğlum korunmuyoruz, beklide bir şeyi koruyoruz. Soru sormayın bana hadi dediklerimi hallet, arabayı falan kirala getir bana bırak sonra diğer işleri hallet hepsi için sana 3 gün veriyorum.
C: Tamam ben çıktım ozaman.
Y: Arabayı hemen bekliyorum ona göre, ben bu odanın hemen yanındaki odadayım hemen hallet. Altan sende yıkan, uyu, dinlen.
A: Tamam abi.
……..
İnşaat şirketi fikri nereden aklıma geldi bilmiyorum ama yaptığımız şeyler çok dikkat çekecek bunu biliyorum. “Kim ulan bu adamlar” sorusunun cevabı hiç olmasa” iş adamı bu adamlar olsun.” Neyse, şu Cem araba işini halledene kadar biraz kestireyim. Günlerdir uyuyamadım zaten…
Serdar Gökalp Aslan 5 oku,
Serdar Gökalp Aslan Hikayesi 5,
Aslan 5. Bölüm
Hiç sabah olmayacak zannettim, nihayet güneşi gördüm. Şimdi sabahın bu saatinde otelden çıkarsak kıllanmasın bu oteldekiler? Saçmalama be oğlum onlara ne. Bu giriş katı nerdeydi ki hepsine de bastık tuşların.
Yusuf: Günaydın.
Görevli: Günaydın efendim.
Y: Çıkıyorum ben ama geleceğim tekrar.
G: Yorgun olduğunuzu söylemiştiniz, bir sorun mu var?
Y: Yok, hayır bir telefon geldi acilen çıkmam gerek.
… Adam anladı mı lan acaba? Hee anladı, anladı tabi. Dedi ki içinden “ ulan bu adamın arabasında 80 milyon dolar var, sabah sabah nereye gidiyor.” İyice paranoyak oldum harbiden, adamların nerede olduğu belli değilki. Ulan bir de araba yerinde yokmuş baksana şu işe. İyice delirdim kardeşim ben, kendi kendime konuşuyorum, yetmiyor bide sorularıma cevap veriyorum. Araba burada, para da yerinde, hadi bakalım.
… bu adam nerede kaldı, gecikmezdi hiç bu kadar. İşimiz var ya her şey ters gitmek zorunda. Bahadır değil mi şu? Aman beni görmesinde sabah sabah hiç çekemem şimdi…
Bahadır: Yusuf’um günaydın.
Y: Kardeşim günaydın.
B: Hayırdır bu saatte?
Y: İşe gideceğim.
B: E burada ne yapıyorsun? Gel çıkalım yukarı kadar beraber.
Y: Haydi buyur.
B: Efendim?
Y: Yok, Bir şey demedim beni arkadaş alacak buradan, ondan bekliyorum.
B: Dur o gelene kadar iki lafın belini kıralım o zaman.
Y: (Ulan sabah sabah nereden bulduk bu herifi.) Yani tam buradan almayabilir telefon gelirse giderim.
B: Olur, sigara?
Y: Yok kardeşim teşekkürler. Ben bir arayayım, bulamadı sanırım.
Y: Alo.
Cem: Abi?
Y: Neredesin oğlum? Bekliyorum bulamadın mı parkı?
C: Abi evdeyim ben de ne parkı bu?
Y: Oğlum oradan sola dönecektin neden düz gittin?
C: Abi anlamıyorum ben ne diyorsun?
Y: Tamam onun orada dur ben geliyorum oraya, kaybolma oradan da.
Y: Kardeşim bizimki bulamamış burayı alt yola girmiş, ben onun yanına doğru gidiyorum.
Bahadır: Tamam, hadi görüşürüz.
… Ulan adam yapıştı, ne desem anlamıyor. Salak saçma yalan söyletti bize de. Şimdi bu Altan’ın kaldığı inşaat neresiydi? Muhtarın orada demişti ama…
Cem: Alo, abi
Y: Söyle.
C: Abi aradın park dedin, yol dedin ben anlamadım.
Y: Sabah sabah seni bir yalana ortak ettim. Anlatırım sonra dur işim var şu an. Ararım seni.
… Burada bir inşaat bu var. İçeri girersek yemesinler bizi? Neyse bakacağız bir şekilde. Yinede şu sopayı elime alayım. Kimse görmese bari sabahın bu saatinde elimizde sopayla inşaata girdiğimizi.
Altan!.. Altan!... neredeki bu adam? Aloo! Altan!..
Altan: Hoop!
Y: Neredesin lan?
A: Sen kimsin?
Y: Müteahhit im ben inşaata bakmaya geldim bu saatte. Yusuf lan ben, neredesin?
A: Abi 3. kattayım.
Y: İn, in.
…
Y: Kardeşim günaydın.
A: abi sabah sabah bir şey mi oldu?
Y: Rüyamda gördüm de seni.
A: Nasıl ya?
Y: Nasıl diyeyim, şimdi sen böyle bembeyaz çiçekler içinde oturuyordun bende sana doğru koşarken…
A: Abi o nasıl rüya?
Y: Ulan giyin üstünü işimiz var.
A: Ne işi abi? Eşya falan mı taşıyacağım.
Y: Altan çıldırtma beni. Buradan alacağın sana özel, kıymetli bir şeylerin varsa onu da al.
A: Neden abi?
Y: Bir daha gelmeyeceğiz buraya, sorma her şeyi hadi bekliyorum. Çabuk, çabuk!...
Eyvah! Ulan araba parkın orada, her şey arabada. Ben nasıl böyle bir salaklık yaparım.
Y: Altan! Ben parkın oraya gidiyorum 10 dakika içerisinde orada ol! Bak 10 dakika…
Nasıl unuturum ben böyle bir şeyi? Ya çalındıysa? Camı kırıp aldılarsa, eyvah eyvah! Koş koş bir yere kadar, off be kardeşim duruyor orda hiç bu kadar sevindiğimi hatırlamıyorum. Su, su içmem lazım. Ama şimdi girer bir yerden alırsak bir saat muhabbete tutacaklar, Altan gelince ona aldırmak en iyisi…
Y: Hesapta 10 dakika dedik, yarım saattir yok adam.
A: Abi!
Y: Hele şükür be kardeşim, hele şükür.
A: Anca geldim abi.
Y: O ne lan elindeki?
A: Gazlı gece lambam abi. Senelerdir bana ait olan tek şey. Her gece onu yakıp uyurum ben. Sen dedin ya kıymetli eşyalarını al diye bundan başka bir şeyim yok benim.
Y: Tamam, atla arabaya… Oğlum çabuk.
A: Tamam abi bindim.
Y: Şimdiii… saat 10’u geçmiş açılmıştır mağazalar. Telefonum nerede benim dur bakalım.
Y: Alo, tekrar günaydın. Yusuf Yılmazçelik ben.
Görevli: Günaydın efendim, buyurun.
Y: Bir arkadaşım var ona da bir oda ayarlar mısınız hemen, benimle aynı katta oluyorsa çok iyi olur.
G: Evet, sizin katta boş oda mevcut. Arkadaşınızın adı nedir?
Y: Altan.
G: Soyadını alabilir miyim?
Y: Soyadın ne senin?
A: Yılmaz.
Y: Yılmaz. Altan Yılmaz.
G: Tamam efendim, kayıt oluşturdum. Ödeme kredi kartımı nakit mi?
Y: Gelince halledeceğim ben nakit.
Y: Ulan her şeyde para yaa. Kaçıyoruz sanki.
A: Abi ben hiç bir şey anlamadım.
Y: İnan bende çok bilmiyorum, ama bileceğin kadarını anlatacağım. Bundan sonra farklı olacak.
A: Nasıl farklı abi?
Y: Korkma. Şu an yaşadığın hayattan daha kötüsünü yaşamazsın.
A: Ne yaşayacağız ki?
Y: Bakacağız Altan, bakacağız.
A: Neye abi?
Y: Ulan bir sus!
A: Tamam.
Y: Şimdi, şu arabadan kurtulmamız lazım.
A: Neden abi?
Y: Mağazalara bakacağız. O arada aklımın arabada kalmaması gerek.
A: Abi otoparkı yok mudur mağazaların?
Y: Olmaz, oraya koyamam arabayı.
A: Neden abi?
Y: Altan.
A: Efendim abi?
Y: Ben sana bizzat ismini söyleyerek soru sorana kadar bir daha konuşursan sabahın bu saatinde seni arabanın arkasına bağlar sürüklerim. Sus iki dakika.
… En güzeli otelin otoparkına bırakmak, aklım arabada kalmaz hem. Oradan da taksiyle gideceğim yere giderim. Güzel oldu bu en dipteki yerde boş. Burada kalırsa aklımda arabada kalmaz. Güzelde park ettik mi hiçbir sorun olmaz. Şimdi üzerimize parayı nasıl alırız asıl sorun o. Dur onu da halledelim.
Y: Hadi iniyoruz… oğlum cevap versene.
A: Abi kızıyorsun konuşunca da.
Y: gerektiğinde konuş sende. Sabahtan beri otdur, bilmem nedir, şu dur, bu dur diye soru soruyorsun bana. Bu tarafta çıkış buradan gel.
A: Abi nereye gideceğiz?
Y: Şu alışveriş merkezindeki mağazalara gideriz, gideriz gitmesine de ben telefonumu arabada unuttum. Bekle burada alıp geleyim hemen. Sakın kıpırdama bak buradan, bir adım bile atma birde seni aramayayım.
A: Tamam abi.
… Şimdi işin en zor kısmı. Bu balyalarda kaç dolar var ki? Artı bunları nerede bozduracağız? 2 balya alsak yeter bir şekilde bayağı kalın.
Y: Kıpırdamadın değil mi?
A: Abi geriye doğru yürüdüm azıcık.
Y: Ben sana ne dedim?
A: Abi…
Y: Ulan oğlum şaka yapıyorum, şaka. Taksi!.. Bin hadi bin.
Taksici: Ne tarafa delikanlı?
Y: Şu meydanda bir döviz bürosu vardı, önce ona uğrayalım sonrasına bakacağız. Birde benim adım delikanlı değil. Başımdan geçen bir olaydan sonra taksicilere pek sıcak bakamıyorum ben.
T: Yaşından dolayı öyle hitap ettim.
Y: Yaşımı ne biliyorsun? Belki minyon tipliyim ben.
T: Sabah sabah…
Y: Öyle mır mır söylenme kırmayayım bir taraflarını. Sür ulan arabayı işine bak!
A: Abi sakin.
Y: Şu döviz bürosunun önünde dur. Altan ben gelene kadar kıpırdama, otur arabanın içinde.
A: Tamam abi.
…...
Y: Günaydın, kolay gelsin.
Döviz bürosu çalışanı: Günaydın.
Y: Dolar bozduracaktım.
D: Tabi, kaç dolar.
Y: Şunu bir sayar mısınız ne kadar var burada
D: Makineden sayalım hemen… 20.000 dolar var burada.
Y: Tamam ben bir balya daha vereyim size yani 40.000 dolar bozduracağım.
D: Şu an o kadar nakit para kasada mevcut değil, ancak 20.000 dolarını bozabilirim.
Y: Tamam onu bozalım ozaman…
……
Y: Etilere doğru devam et. Deminki gerginliğim inde seninle alakası yok, takside dün başıma bir olay geldi o sebeple sinirliyim biraz. Kusura bakma usta.
T: Önemli değil.
Y: Altan, karnın açmı?
A: Tokum abi.
Y: Nerde yedin?
A: Abi dün yatarken bizim market Hüseyin ekmek arası yapmıştı, onu yedim gece.
Y: Ee hala toksun yani?
A: Eh abi.
Y: Oğlum hakikaten döverim seni bak. Aç mısın tok musun?
A: Abi gece yedim işte.
Y: Lan tamam sana soru soranda kabahat. Usta şu alışveriş merkezinin önünde indir bizi.
T: Tamam, iyimi böyle?
Y: İyi iyi, buyur. Üstü kalsın. Kolay gelsin.
A: Abi sen iyi misin bugün?
Y: İyiyim neden?
A: Abi 200 lira verdin taksiye farkında mısın?
Y: O da onun kısmetiymiş, boş ver. Şu kapıdan gireceğiz takip et beni.
…
Güvenlik Görevlisi: Hayırdır nereye?
Altan: Ben mi?
Yusuf: Beyefendi benimle beraber.
GG: Yinede içeriye alamayız.
Y: Sebep?
GG: Kıyafeti uygun değil.
Y: Zorluk çıkarma, zaten kıyafet alıp çıkacağız.
GG: Sokamam içeriye.
Y: Ben anlatamadım sanırım. Ben içeriye bu adamla birlikte gireceğim diyorum.
GG: Bende sokamam kurallar böyle diyorum.
Y: Kimi nereye sokmuyorsun lan sen?
GG: Beyefendi düzgün konuşun!
Y: Sesini yükseltme lan bana! Ya yol ver yada seni yere sere üstüne basıp geçerim!
Güvenlik Amiri: Ben yardımcı olayım buyurun.
Y: Sen kimsin?
GA: Buranın güvenlik amiriyim ben.
Y: Bana da sen lazımsın o zaman. Buranın güvenliği hiç bir şeye zararı dokunmayacak garibanları almamakla mı sağlanıyor?
GA: Arkadaşlar kuralları uyguluyorlar. Sorun çıkartmayın.
Y: Lan hokkabaz! Beni iyi dinle! Bu adamı burada bırakırım, içeriye tek başıma girerim, değil sen yedi sülalen gelse sağlayamaz içerideki güvenliği.
GA: Gereği…
Y: Sözümü kesme lan! 7-8 yaşındaki çocukları alıp sopayla dövmeye benzemez bu işler. Ben ya bu adamla içeri gireceğim ya da…
GA: Ya da?
Y: Ya da sen ne kadar delikanlısın onu göreceğim. Madem güvenlikten sorumlusun, madem burada senin dediğin olur hadi bakalım. Delikanlısın ya hani etrafında bu kadar adamın olmasa neysin görelim şimdi. Sen ve ben kol kola şu arkaya yürüyelim sadece sen ve ben ama bakalım ora dada aynı şekilde cümleleri kurabilecekmisin? Yeke yek!
GA: Siz yanlış anlıyor…
Y: Şimdi siz olduk. Demin içeri alınmıyorduk. Altan yürü… ben içeri giriyorum kral benim diyende gelip çıkartsın içerden bekliyorum.
A: Abi ben dışarıda bekleseydim.
Y: Neden?
A: Abi sorun oldu gördün.
Y: Lan delirtme beni. Üzerinde güvenlik üniforması olmadan cümle kuramayacak adamdan ne sorunu olacak. Şu mağazaya gir.
A: Tamam abi.
Y: Kolay gelsin, arkadaşın bedenine göre 10 pantolon, 10 kazak ve üstüne giyebileceği şeyleri hemen ayarlayabiliyor muyuz acaba?
Tezgahtar: Tabi, yardımcı olalım.
Y: Sen hanımefendi ile giyeceklere bak, ben kapıda telefonla konuşuyorum…
……………..
Y: Alo, Cem.
C: Abi buyur.
Y: Telefonu kapattıktan sonra sana bir otelin adresini vereceğim, tam 1 saat sonra orada buluşmamız lazım.
C: Abi işteyim ben, sen hala neden gelmedin.
Y: Lan bırak şimdi işi, sen dediğimi yap.
C: Abi nasıl çıkabilirim?
Y: Uydur bir şeyler. Hadi gelince konuşuruz…
(Altan’a giyecekleri alındıktan sonra yaklaşık yarım saat sonra otelde)
Y: Odalarımız hazır değil mi?
Görevli: Hazır efendim.
Y: Siz ödemeyi buradan alın, üstünü hesaplaşırız sonra.
G: Peki efendim.
Y: Gel Altan’ım… Bir arkadaş yardımcı olabilir mi bize? Elimiz dolu.
G: Tabi, arkadaşlar yardımcı olsun.
Y: 7.kat.
G: Oda numarası kaç?
Y: Hatırlayamadım, anahtarda yazıyor. Buyur kardeşim.
G: Odanız burası efendim, iyi istirahatlar.
Y: Sağ ol kardeşim. Buyur.
G: Teşekkürler.
Y: Ben senin hemen yanındaki odadayım. Bir şey olursa haber ver. Sakın dışarı çıkma benden habersiz. Yıkan tertemiz gerekirse biraz uyu televizyon falan seyret.
A: Tamam abi.
Y: Alo.
Cem: Abi geldim ben.
Y: Tamam ben oradaki çocuklara söyledim haberleri var. 7.kata çık 7812 numaralı odaya gel.
C: Tamam abi.
A: Abi o kim?
Y: Tanırsın sabret.
…….
C: Abi hayırdır ya. Sabah aradın bir garip konuştun şimdi oteldeyiz falan.
Y: İşe artık gelmeyeceğim ben.
C: Neden abi?
Y: Kendi işimi kuruyorum. Bu arada bu Altan sevdiğim bir kardeşimdir. Altan buda Cem.
C: Memnun oldum abi.
A: Bende.
Y: Şimdi senden birkaç şey istiyorum.
C: Nedir abi?
Y: Burada 20.000 dolar var.
C: Kaç?!
Y: Ulan beni dinle, beni. 20.000 dolar var. Bunu alıyorsun en başta 3 tane cep telefonu ve hat alıyorsun. Telefonun modelini söyleyeceğim sana dur, neydi neydi bu eski dinlenmeyen telefon adı neydi? Heh tamam 6310 evet 6310 3 tane.
C: Abi çok eski bir model o.
Y: Oğlum ben sana nasıl bulacaksın dedim mi? internet kurdu olan sensin yurt dışından falan getirttir bir şekilde hallet.
C: Uzun sürer ama bulurum yurt dışından doğru diyorsun.
Y: O telefonlar gelene kadar bize alo diyecek 3 telefon al o zaman. Diğerleri gelince hallederiz. Sonrasında ev bakıyorsun anladın mı? bahçeli giren çıkanına kimse karışmayacak şekilde bir ev parası sorun değil sen sadece bak ve beğen. Beğendiğin eve kaparo veriyorsun sonra parasını peşin verip alıyoruz. Anladın?
C: Abi anladım, anladım ama…
Y: Bekle bitmedi daha. Bir inşaat şirketi kurmak için neler lazım hepsini araştırıyorsun ama hepsini. En ince ayrıntısına kadar. Ne lazım, kaç para lazım, ihaleleri ne zaman, bu işte kimler var, kimler en iyi gibi her şeyi istiyorum senden.
C: Abi bunları neden ve nasıl yapıyoruz?
Y: Oğlum dedim ya kendi işimi kuracağım diye.
C: E bu para nereden çıktı?
Y: Kredi çektim bankadan. Artık bir kumar oynayacağız. Ya batarız, ya çıkarız.
C: Anlamadım ben ama neyse.
Y: Az daha en önemli şeyi unutuyordum. Altan ehliyetin varmı?
A: Abi yok, ama iyi araba kullanırım ben sadece ehliyetim yok.
Y: Altan’ın bilgilerini al bir şekilde ehliyet alsın. 3 tane araba bana siyah bir 4x4 diğer ikisi de ufak ama kaliteli bir şey olsun. Arabalar için parayı ayrı ve nakit vereceğim, sen sadece kaparolarını ver bu 20.000 dolardan.
C: Tamam. İnşaat şirketi ile alakalı ismi falan bellimi? Başvurayım mı açılış için?
Y: Hayır ismi belli değil. Ama ev ile beraber şirketi kuracağımız yeri de hallet. Plaza olursa iyi olur. Hatta bir gayrimenkul danışmanı ile bağlantı kur bundan sonra bizim bu ve benzeri bütün işlerimizi o koştursun.
C: Tamam abi. Başka bir şey var mı?
Y: Yok bir şey olursa telefonlaşırız.
C: Ben gideyim mi şimdi?
Y: Durduğun kabahat. Ama dur araba işini ne kadarda çözersin?
C: Abi bugün baksam, yarın parasını ödesek yine birkaç gün sürer.
Y: Bu olmadı işte.
C: Neden?
Y: Bir arkadaşımın arabası bende bu gün vermem gerek. Hemen otelde kullanabileceğin bir bilgisayar bul, araba kiralama şirketlerinden birisi ile irtibata geç, kirala bir araba. Hemen hemde!
C: Nasıl bir araba olsun?
Y: Hiç önemli değil.
C: Tamam hemen girişten halledeyim ben o işi.
Y: Dur, dur. Araba Kırılmaz cam olsun. Markası modeli ne olursa olsun ama camları kırılmaz olsun mutlaka.
C: Abi tamamda neden? Kimden korunuyoruz.
Y: Oğlum korunmuyoruz, beklide bir şeyi koruyoruz. Soru sormayın bana hadi dediklerimi hallet, arabayı falan kirala getir bana bırak sonra diğer işleri hallet hepsi için sana 3 gün veriyorum.
C: Tamam ben çıktım ozaman.
Y: Arabayı hemen bekliyorum ona göre, ben bu odanın hemen yanındaki odadayım hemen hallet. Altan sende yıkan, uyu, dinlen.
A: Tamam abi.
……..
İnşaat şirketi fikri nereden aklıma geldi bilmiyorum ama yaptığımız şeyler çok dikkat çekecek bunu biliyorum. “Kim ulan bu adamlar” sorusunun cevabı hiç olmasa” iş adamı bu adamlar olsun.” Neyse, şu Cem araba işini halledene kadar biraz kestireyim. Günlerdir uyuyamadım zaten…