Serdar Gökalp Aslan 12. Bölüm
Serdar Gökalp Aslan 12 oku,
Serdar Gökalp Aslan Hikayesi 12
Aslan 12,
Aslan 12
Aslan 12
Yusuf Yılmazçelik: Saat kaç?
Altan: Abi 12:45.
Cem: Nedir abi olay ne yapıyoruz?
Y: Süre doldu, daha bekleyecek bir şey yok.
A: Abi oetlde yer ayırtıp neden burada kaldık?
Y: Burası İzmir, İstanbul değil. Kim kimin adamı ne bilelim biz. Millet otelde kaldık zannetsin biz dağ evinde iyiyiz.
C: Abi hazırlatayım mı arabaları ?
Y: Öyle bir şey dedim mi aslanım ben ?
C: Yok abi…. Gergin misin biraz ?
Y: Ben bahçeye çıkıyorum, biraz hava alayım sonra çıkarız.
A: Tamam abi.
…
C: Neyi kafaya taktı acaba?
A: Bilmiyorum herhangi bir şey görmedim ben.
C: Telefonu falan çaldı mı?
A: Yok telefonu da silahı da burada.
C: Bu Önder Kılıç denen adamı taktı kafaya bence.
A: O ne lan?
C: Silah sesi lan bu.
A: Abi!
C: Yat Altan yere yat, her yerden sıkıyorlar.
A: Abi dışarıda!
C: Aloo, ulan nerdesiniz? Kaç kişiler çatışın abi bahçede hepiniz ölün gerekirse ona bir şey olmasın!
A: Cem, yavaş yavaş çıkmamız lazım, buraya doğru geliyorlar.
C: Abi nerde?
A: Çıkıp bakmamız lazım.
C: Ulan kılına zarar geldiyse İzmir sokaklarında sürüklerim bu itleri.
A: Takip et beni.
C: Dikkat et!
A: Çantada şarjörler var, çantayı al.
C: Aldım devam et.
A: Ulan kıyamet gibi mermi yağıyor, nerede bu sıkanlar?
C: Abiiiiii !
A: Yat! Yat! Buraya sıkıyorlar.
C: Ulan abi nerde?
A: Göremiyorum ben.
C: Kalk dikkat dağıtalım, abi ölürse hepimiz yaşasak ne olur?
Yusuf Yılmazçelik: Altan!
A: Abi! Neredesin?
C: Gördüm ben, bahçe kapısının orada.
Y: Sakın çıkmayın ağır silahları var!
A: Abi ne yapacağız?
Y: Silah verin bana!
C: Abi atıyorum!
Y: Ulan dikkat et!
C: Yok bir şey gelmedi bana.
Y: Böyle olmayacak, çocuklar nerede?
C: Abi çatışıyorlar.
Y: Ara hemen, benim tam karşımdaki çimenliği ellerindeki bütün silahlarla tarasınlar mermi bitene kadar oraya sıksınlar!
C: Tamam abi!
Y: Altan mermi durumu nasıl?
A: Abi bir çanta şarjör var.
Y: Bunlara o fazla gelir.
C: Abi çocuklar başladı.
Y: Biriniz buraya gelecek şimdi, çabuk yalnız.
A: Ben gidiyorum, şarjör al sende oraya doğru sık koru beni!
C: Yürü, Yürü!
Y: Çabuk Altan, çabuk!
A: Geldim abi!
Y: Var mı bir şey ?
A: Yok abi, şükür.
Y: Silahımı ver… şimdi bak karşıda çimenlik var gördün mü?
A: Evet.
Y: Orda mevzilenmiş şerefsizler ama biz buradan ayağa kalktığımız anda arkadakilerde görecek oradan sıkacaklar.
A: Ne yapacağız abi?
Y: Bakacağız Altan.
C: Abi yaklaşıyorlar size doğru!
Y: Durmadan sık o tarafa sakın ayağa kalkma, çok pis pusuya düştük. Buradan canlı çıkarsam bu İzmir de ben ağayım diyen herkesi 1 gün içinde öldürürüm.
A: Canlı çıkarsak söz yardım ederim abi.
Y: Güldürme lan beni… yavaş yavaş ilerleyeceğiz başka çare yok.
A: Tamam abi.
Y: Ulan Cem hakkını helal et!
C: Hayırdır abi ölüyor muyuz?
Y: Öyle gözüküyor.
C: Abi ben öyle bir delikanlı görmüyorum!
Y: Ulan sorunda o zaten adamlar gözükmüyor!
A: Abi bak şu sol taraftaki gözüküyor.
Y: Güzel! Şimdi ben yerden geriye ahıra doğru gidiyorum durmadan o tarafa sık.
A: Tamam abi.
Y: Hakkını helal et Altan’ım.
A: Ben seni öbür tarafta bulurum, helalleşiriz abi.
Y: Başla! Cem sende!
….
… ulan yağmur gibi kurşun yağıyor. Traktörde çalışmazsa buradan çıkış yok! Çalışırsa lastikleri mevzi olarak kullanıp bir şekilde çıkarız buradan. Ah!
C: Abiii! Altan abi vuruldu!
A: Abiiiiii!
C: Altan dur!
A: Şerefsizler! Alın lan şeresizler.
C: Ulan yat yere yat.
A: Abi, abi iyi misin?
Y: Dur ölmedim daha…
A: Çok kan kaybediyor kurşun boşluğuna girmiş. Çıkmamız lazım lan buradan!
C: Ulan zaten bir çıkarsak!
A: Ne oluyor lan?
C: Bunlar kim lan?
A: Abi.
Y: …
C: Altan adamlara sıkıyorlar.
A: Kim lan bunlar?
C: Kar maskesi var askeri kıyafetliler.
A: Düşmanımın düşmanı benim dostumdur.
C: Abiyi çıkartmamız lazım buradan.
A: Çatışma diniyor, maskeli adamlar hepsine sıkıyor da kim bunlar.
C: Bilmiyorum ama yardım ediyorlar.
A: Biz ne yapacağız çatışacak mıyız?
C: Bilmiyorum, bakalım kimlermiş.
A: Geliyorlar.
C: Hayırlısı.
…
Yiğit: Kusura bakmayın geç haberimiz oldu.
A: Sen kimsin?
Y: Yusuf abi nerede?
C: Kimsin lan sen!
Y: Ben Yiğit Kaynak, Yusuf abi nerede?
A: Burada olduğumuzu nereden biliyorsun?
Y: Kardeşim sıkıntı yaratacak olsam direk kafana şuracıkta sıkar giderim. Yusuf Yılmazçelik nerede?
C: Vuruldu!
Y: Ne!
A: Kan kaybediyor.
Y: Fahri! Hemen Yusuf Yılmazçeliği hastaneye götürün. Hastanede tam güvenlik alınsın.
Fahri: Peki abi.
A: Bizimle beraber olmazsa Yusuf abinin de bizimde ölümüz çıkar buradan.
Y: Arkadaşları da alın.
…
2 saat sonra hastanede;
A: Nedir durum doktor?
D: Hayati tehlikesi yok, kurşun sıyırmış ama kan kaybetmiş dinlenmesi gerek.
C: Ne zaman kendine gelir?
D: Biz takviyeyi yaptık bünyesinin sağlamlığına göre birkaç saat içinde. Bu olayı yetkililere bildirdiniz mi ?
Yiğit: Doktor! Böyle bir olay olmadı eğer oldu diyorsan sende bu olayda öldün. Hangisi?
D: Polis soracaktır.
Y: Ben buradayken kimse kimseye bir şey soramaz. Sen işine bak hadi.
C: Çocuklara haber ver kaç kişi kaldılarsa hepsi hastaneyi kaleye çevirsinler. Abinin kapısın da da seninle benden başka kimse beklemesin Altan!
A: Tamam.
C: Sen kimsin birader?
Y: Önder Kılıç denilen adamın düşmanı ama benden kuvvetli o yüzden bir şey yapamadım, yapamıyorum. Yusuf Yılmazçelik le olayını duydum. Yusuf abiyi bilirim adını duydum. Önder ona pusu kurunca o pusudan kurtarırsam eğer ortada Önder denilen bir adam kalmaz. Buda işime gelir.
A: Çıkar meselesi?
Y: Çıkarcı bi adam gelip çatışmadan sizi almaz.
C: Neyse sağ ol. Yusuf Yılmazçelik bunun altında kalmaz.
Y: Karşılık olarak yapmadım. Sadece kendine gelince görüşmek istediğimi söyleyin.
A: Eyvallah!
….
5 saat sonra Yusuf Yılmazçelik’in odası
Yusuf Yılmazçelik: Altan!
A: Abi! Uyandın mı? Cem kalk lan abi uyandı.
C: Şükür be abi. Ne yapıyorsun sen.
Y: Su! Su verin.
A: Kapıya söyle hemen su bulsunlar?
C: Beyler hemen su bulun lan! Kaç adamımız varsa kapıda etten duvar olsun! Doktor dahil kimse içeri girmeyecek.
Y: Ne oldu lan nasıl çıktık oradan?
A: Abi yorma kendini. İyileşince anlatırız.
Y: Ulan soru sordum.
A: Abi Yiğit diye bi adam geldi bize sıkanların hepsine sıktılar bizi de alıp buraya getirdiler.
Y: Kimmiş bu adam?
C: Abi bilmiyoruz. Seninle de görüşmek istiyor.
Y: Çağırın hemen gelsin.
A: Abi biraz dinlensen.
Y: Ulan çağırın.
C: Tamam abi arıyorum.
Y: Elimin altına bir silah koyun.
A: Abi yastığının altına ben koymuştum.
Y: Doktorlara, hemşirelere hala ayılmadığımı hatta ne zaman ayılacağımı falan sorun. Ayıldığımı kimse bilmesin. Eleman gelince de hemen bana getirin.
1 saat sonra.
A: Abi yiğit denilen adam geldi.
Y: Gelsin.
A: Buyur!
Yiğit: Abi geçmiş olsun.
Yusuf: Sağ ol aslanım.
Y: Kusura bakmayın biraz geç kaldık.
Yusuf: Sorun değil, kimsin sen anlat.
Y: Abi Kendi şehrimizde kendi kuvvetimizce bir adamız. Ama bu Önder denen şerefsiz iyi iş yapan kimseyi barındırmıyor. Nice benim gibileri ölü buldular kimsenin de bu adama bir dur dediği yok. Seni biliriz, severiz, sayarız ve duyduk ki bu kansıza cezasını kesmişsin ama biliriz ki bu adam yemez karşı gelir. Sana yardım edersem bu adam ortadan kalkar etmezsem zaten er veya geç beni de haklar.
Yusuf: Severim açık sözlü adamı.
Y: Eyvallah abi.
Yusuf: İzmir’i sana veriyorum.
Y: Veriyorum derken?
Yusuf: Bu saatten sonra İzmir’de uçan, kaçan, konan, koşan hepsi sende. Benim kuvvetim senin kuvvetin!
Y: Eyvallah abi.
Yusuf: İzmir’in yerel basınında yaptırım gücün var mı?
Y: Var abi.
Yusuf: O zaman yerel basında benim yolda saldırıya uğradığımı, yoğun bakımda olduğumu, hayati riski atlatamadığımı hemen yay! Bütün yerel basın çalkalansın… Altan Cem’i çağır.
C: Buradayım abi.
Yusuf: Burada ne kadar takım elbiseli adamımız var sa hepsi odaya girsin, hemen!
C: Beyler herkes içeri girsin. Çabuk, çabuk!
Yusuf: Kapıyı kapatın… Altan kaldır beni.
A: Abi ne yapıyorsun?
Yusuf: Oğlum ne diyorum ben?
A: Yaslan bana abi.
Yusuf: Sen! Gel buraya.
Koruma: Emret abi.
Yusuf: Çıkar üstündekileri… Altan sende beni soy.
Koruma: Anlamadım abi.
Yusuf: Ulan soyun! Sizde beni soyun… Şimdi benim hasta kıyafetlerini giy gözünü bile açmadan yat uyu. Unutma komadasın! Kılını bile kıpırdatma! Yerel basında haber yayılınca ifade için polis gelecektir. Kesinlikle kılını bile kıpırdatma! Anladın mı?
Koruma: Emredersin abi.
A: Abi sen bu halde neden kalkıyorsun. Biz halledelim.
Yusuf: Yok, ben ona elimle sıkmazsam, onu benden önce başkası alırsa ben bu şehirde taş üstünde taş bırakmam! Çocuğun kıyafetleri bana giydirin.
A: Gel abi.
Yusuf: Yerel basına hemen yayılsın haber. Unutma komadayım asla kalkamam. Çocuklar sizde polis gelince arkadaşınızın yüzü gözükmeyecek şekilde Yusuf Yılmazçelik daha ayılmadı diyin. Hatta Cem sen burada kal.
C: Abi gelseydim.
Yusuf: Oğlum!
C: Tamam abi.
Yusuf: Altan, kimsenin bilmediği bir araba ayarla.
Yiğit: Abi bizim arabalardan birini alın hepsi 35 plaka dikkat çekmez.
Yusuf: En dandiğini al Altan.
A: Tamam abi.
Yiğit: Abi bu adamın bu gece bir görüşmesi var. Bu adreste ortaklarından birisi ile görüşecek.
Yusuf: Ben daha ne isterim ki.
Y: Anlamadım abi?
Yusuf: Bir şey yok sesli düşündüm. Ver adresi.
2,5 saat sonra adı bilinmeyen bir restoran da…
… Son dakika gelişmesi için yayınımıza ara veriyoruz sevgili izleyenler. İş adamı Yusuf Yılmazçelik bu gün İzmir de yolda saldırıya uğradı! Vücuduna 3 kurşun isabet eden Yusuf Yılmazçelik in hayati tehlikeyi atlatamadığı hala yoğun bakımda olduğu bilgileri alındı. Bazı çevreler tarafından mafya hesaplaşması olarak nitelendirilen olayı henüz üstlenen olmadı…
Önder: Olay budur işte ortağım! İki günlük yeni yetme bize racon kestiğini zannetti. Ulan sen kimsin derler adama.
Şükrü: Ortak adam ölüyormuş ha ha ha.
Ö: Bizimkilerde suç ki orada öldürememişler.
Ş: Bu adam ölse de başımıza iş açmaz değil mi?
Ö: Şu zamana kadar kim ödlüde bela oldu bize?
Ş: Sen doğrusunu bilirsin.
… o sırada dışarıda…
A: Abi mekan burası.
Y: Bir dolan bakalım mutfak girişi falan var mı ?
A: Tamam abi…
Y: Ulan şu cep telefonu bir kere de uygun bir yerde çalsın. Hadi buyur bu neden arıyor şimdi ? Alo!
Zeynep: Yusuf nerdesin?
Y: Şu an hiç müsait değilim Zeynep!
Z: Benimle konuşacaksın! Alkollüyüm her şeyi yapabilirim.
Y: Zeynep! Ne yapıyorsan yap, şu an konuşamayacak durumdayım.
Z: Nerdesin?
Y: Özel bir işim var Zeynep.
Z: Karı kız işleri değil mi?
Y: Aslında sayılır!
Z: Ne diyorsun sen…
A: Abi mutfak girişi var.
Y: Zeynep, kapatmam gerek! … nasıl kalabalık mı mutfak ?
A: Garsonlar sigara içiyor abi kapıda.
Y: Tamam, yürü.
A: Abi tek başına yürüyebilecek misin?
Y: Ulan yürü!
A: Tamam abi.
…
Y: Beyler nefes alış şeklini değiştiren olursa kafasına sıkarım! Hepiniz içeri, çabuk lan!
Garson: Abi ne oluyor.
A: Gözüm yürü bizim sizinle işimi yok.
Y: Sen! Gel buraya! Soyun!
Garson: Abi ne yapacaksın?
Y: Ulan soyun! Bu kapı ne kapısı ?
G: Abi malzemeleri koyuyoruz oraya.
Y: Üzerinizdeki bütün cep telefonlarını çıkartın. Yanlış yapan olursa sıkarım!
G: Abi bize ne yapacaksınız?
Y: Altan ben kıyafetleri giyerken bunların hepsini kapat şuraya… dur lan dur kapatma. İçerde başka kimse var mı lan garson ?
G: Abi şef var.
Y: Hadi buyur.
A: Ne yapacağız abi?
Y: Arayın lan biriniz çağırın şu şef midir nedir.
G: Alo şef bir içeriye bakar mısın?
Y: Tamam Altan kapat şunları.
Şef: Ne oldu?
Y: Bunu da al Altan.
Ş: Siz kimsiniz.
A: Gir anam içeri gir. Anlatırlar sana içerde. Ver cep telefonunu da… tamam abi hepsi içerde.
Y: Garsona benzedim mi lan?
A: Oldun abi.
Y: Şimdi ben içeri gidiyorum içinden 100 e kadar say sende gel.
A: Abi tek gitmesen ?
Y: Lan garsona mı sıkacaklar dediğimi yap.
A: Tamam abi.
….
Yusuf: Merhaba efendim. Siparişinizi düşündünüz mü?
Önder: Şef sen ne tavsiye edersin, bak misafirim kıymetli biridir sizi çok tavsiye ettim.
Y: Efendim çok güzel mermi buğulama var!
Ö: Ne? Anlamadım.
Y: Anlarsın, anlarsın. Kıpırdayan olursa bu itin kafasını dağıtırım! Söyle lan atsınlar silahlarını.
Ö: Sen canına susamışsın.
Y: Senin gibi ölmeyi bayılmak zannetmiyorum en azından. Sen beni bayılttın ben ayıldım. Bakalım seni ayıltabilecek bir kuvvet var mı?
Ş: Bak delikanlı, biz senin gibi çok adam gördük ama hepside öldü!
Y: Yorum yapma lan! Şerefsiz.
A: Abi bunları ne yapalım?
Y: Bunlardan başka koruma var mı yanında bu itin?
A: yok abi 4 kişiler sadece bu şerefsizlerle beraber 6.
Y: Hallet bunları.
A: Yürüyün lan pusucu şerefsizler.
Y: Şimdi gelelim sana, ben sana ne dedim?
Ö: Uzatma ne diyeceksen de, ne yapacaksan yap sonrasına bakalım.
Y: Olur uzatmayalım bence de!
Ş: Ortak!... Sen ne yaptın?
Y: Anlaman için aynısını da sana mı yapayım?
Ş: Sen delirmişsin.
Y: Ulan ben sana yorum yapma demedim mi?
Ş: Ah!
Y: Ne o canın mı yandı?
Ş: Ne diyorsan eyvallah beni bırak yeter.
Y: Bundan sonra bu it olmadığına göre sahipsizsin, ama korkma sana bana bağlı yeni bir sahip veriyorum. Emirleri Yiğit ve kadrosundan alacaksın!
Ş: O kim?
Y: Baban!
Ş: …
Y: Anlaşılmayan bir şey var mı?
Ş: Yeter ki canımı bağışla.
Y: Demek anladın. Şimdi gidiyorum ama dua et canım herhangi bir şeye sıkılmasın, sırf can sıkıntım geçsin diye seni öldürürüm.
Ş: …
Y: He! Delikanlıysan buraya gelip neler yaptığımı sağda solda anlatırsın. Altan yürü…
2 saat sonra hastane…
Yusuf: Altan polis kaynıyor her yer.
A: Gördüm abi.
Y: Cem i ara Yusuf abi uyandı diye heyecan yaratsın bizim bütün çocuklar odaya doluşsun en son biz girdikten sonra kapıyı kapatsınlar.
A: Tamam abi.
…
C: Yusuf abi ayıldı herkes odaya gelsin, herkes!
Y: Altan yürü hızlı biraz… kapatın kapıyı. Aslanım kalk hemen soyun çabuk, çabuk lan!
C: Abi polisler geldi ayılmadı dedik bekliyorlar hala!
Y: Tamam beni uyurken gördüler mi?
C: Evet abi.
Y: Çağırın gelsinler. Altan şunu tut giyinemedim…
Cem: Ne oldu ne yaptınız?
A: Neyi?
C: Oğlum nereye gittiniz siz?
A: E işi halletmeye gittik.
C: E tamam, hallettinizmi?
A: Evet!
C: Ne yaptınız?
A: Abi Önderin kafasını dağıttı!
C: Öldü mü?
A: Beyni yere düştü tek kurşunla. Beyinsiz yaşayabiliyorsa ölmemiştir.
C: Oh be! İçim rahatladı!
…
Polis: Yusuf bey size saldıran kişileri tanıyor musunuz?
Y: Hayır göremedim. Arabadan inerken ateş ettiler.
P: Birkaç saat önce İzmir’in büyük iş adamlarından Önder Kılıç ve 4 koruması öldürüldü, ortağını da ayağından yaralamışlar. Olayla ilginiz var mı?
Y: Komada yatarken beni gören sizsiniz hem ben Önder denen adamı tanımam. Allah Rahmet eylesin!
P: Olayda sizin adınız geçiyor yalnız.
Y: Ben tanımam etmem, ortağı sadece yaralanmış demek ki yaşıyor ona sorun.
P: Size saldırı yapanların eşkalini tarif edemeyecek misiniz?
Y: Hayır görmedim!
P: Adamlarınız?
Y: benim görmediğimi onlar nasıl gördün?
P: …
… az önce aldığımız bir habere göre iş adamı Önder Kılıç ortağı ile yemek yediği restoranda saldırıya uğradı! Önder Kılıç ve 4 koruması hayatını kaybederken adı açıklanmayan ortağı ayağından yaralandı. Adının Şükrü olduğunu öğrendiğimiz ortağı yakın çevresine “ Saldırıyı yapanların kim olduklarını bilmediğini, saldırganların yabancı dilde konuştuklarını ve ne dediklerini anlamadıklarını” söyledi.
Serdar Gökalp Aslan 12 oku,
Serdar Gökalp Aslan Hikayesi 12
Aslan 12,
Aslan 12
Aslan 12
Yusuf Yılmazçelik: Saat kaç?
Altan: Abi 12:45.
Cem: Nedir abi olay ne yapıyoruz?
Y: Süre doldu, daha bekleyecek bir şey yok.
A: Abi oetlde yer ayırtıp neden burada kaldık?
Y: Burası İzmir, İstanbul değil. Kim kimin adamı ne bilelim biz. Millet otelde kaldık zannetsin biz dağ evinde iyiyiz.
C: Abi hazırlatayım mı arabaları ?
Y: Öyle bir şey dedim mi aslanım ben ?
C: Yok abi…. Gergin misin biraz ?
Y: Ben bahçeye çıkıyorum, biraz hava alayım sonra çıkarız.
A: Tamam abi.
…
C: Neyi kafaya taktı acaba?
A: Bilmiyorum herhangi bir şey görmedim ben.
C: Telefonu falan çaldı mı?
A: Yok telefonu da silahı da burada.
C: Bu Önder Kılıç denen adamı taktı kafaya bence.
A: O ne lan?
C: Silah sesi lan bu.
A: Abi!
C: Yat Altan yere yat, her yerden sıkıyorlar.
A: Abi dışarıda!
C: Aloo, ulan nerdesiniz? Kaç kişiler çatışın abi bahçede hepiniz ölün gerekirse ona bir şey olmasın!
A: Cem, yavaş yavaş çıkmamız lazım, buraya doğru geliyorlar.
C: Abi nerde?
A: Çıkıp bakmamız lazım.
C: Ulan kılına zarar geldiyse İzmir sokaklarında sürüklerim bu itleri.
A: Takip et beni.
C: Dikkat et!
A: Çantada şarjörler var, çantayı al.
C: Aldım devam et.
A: Ulan kıyamet gibi mermi yağıyor, nerede bu sıkanlar?
C: Abiiiiii !
A: Yat! Yat! Buraya sıkıyorlar.
C: Ulan abi nerde?
A: Göremiyorum ben.
C: Kalk dikkat dağıtalım, abi ölürse hepimiz yaşasak ne olur?
Yusuf Yılmazçelik: Altan!
A: Abi! Neredesin?
C: Gördüm ben, bahçe kapısının orada.
Y: Sakın çıkmayın ağır silahları var!
A: Abi ne yapacağız?
Y: Silah verin bana!
C: Abi atıyorum!
Y: Ulan dikkat et!
C: Yok bir şey gelmedi bana.
Y: Böyle olmayacak, çocuklar nerede?
C: Abi çatışıyorlar.
Y: Ara hemen, benim tam karşımdaki çimenliği ellerindeki bütün silahlarla tarasınlar mermi bitene kadar oraya sıksınlar!
C: Tamam abi!
Y: Altan mermi durumu nasıl?
A: Abi bir çanta şarjör var.
Y: Bunlara o fazla gelir.
C: Abi çocuklar başladı.
Y: Biriniz buraya gelecek şimdi, çabuk yalnız.
A: Ben gidiyorum, şarjör al sende oraya doğru sık koru beni!
C: Yürü, Yürü!
Y: Çabuk Altan, çabuk!
A: Geldim abi!
Y: Var mı bir şey ?
A: Yok abi, şükür.
Y: Silahımı ver… şimdi bak karşıda çimenlik var gördün mü?
A: Evet.
Y: Orda mevzilenmiş şerefsizler ama biz buradan ayağa kalktığımız anda arkadakilerde görecek oradan sıkacaklar.
A: Ne yapacağız abi?
Y: Bakacağız Altan.
C: Abi yaklaşıyorlar size doğru!
Y: Durmadan sık o tarafa sakın ayağa kalkma, çok pis pusuya düştük. Buradan canlı çıkarsam bu İzmir de ben ağayım diyen herkesi 1 gün içinde öldürürüm.
A: Canlı çıkarsak söz yardım ederim abi.
Y: Güldürme lan beni… yavaş yavaş ilerleyeceğiz başka çare yok.
A: Tamam abi.
Y: Ulan Cem hakkını helal et!
C: Hayırdır abi ölüyor muyuz?
Y: Öyle gözüküyor.
C: Abi ben öyle bir delikanlı görmüyorum!
Y: Ulan sorunda o zaten adamlar gözükmüyor!
A: Abi bak şu sol taraftaki gözüküyor.
Y: Güzel! Şimdi ben yerden geriye ahıra doğru gidiyorum durmadan o tarafa sık.
A: Tamam abi.
Y: Hakkını helal et Altan’ım.
A: Ben seni öbür tarafta bulurum, helalleşiriz abi.
Y: Başla! Cem sende!
….
… ulan yağmur gibi kurşun yağıyor. Traktörde çalışmazsa buradan çıkış yok! Çalışırsa lastikleri mevzi olarak kullanıp bir şekilde çıkarız buradan. Ah!
C: Abiii! Altan abi vuruldu!
A: Abiiiiii!
C: Altan dur!
A: Şerefsizler! Alın lan şeresizler.
C: Ulan yat yere yat.
A: Abi, abi iyi misin?
Y: Dur ölmedim daha…
A: Çok kan kaybediyor kurşun boşluğuna girmiş. Çıkmamız lazım lan buradan!
C: Ulan zaten bir çıkarsak!
A: Ne oluyor lan?
C: Bunlar kim lan?
A: Abi.
Y: …
C: Altan adamlara sıkıyorlar.
A: Kim lan bunlar?
C: Kar maskesi var askeri kıyafetliler.
A: Düşmanımın düşmanı benim dostumdur.
C: Abiyi çıkartmamız lazım buradan.
A: Çatışma diniyor, maskeli adamlar hepsine sıkıyor da kim bunlar.
C: Bilmiyorum ama yardım ediyorlar.
A: Biz ne yapacağız çatışacak mıyız?
C: Bilmiyorum, bakalım kimlermiş.
A: Geliyorlar.
C: Hayırlısı.
…
Yiğit: Kusura bakmayın geç haberimiz oldu.
A: Sen kimsin?
Y: Yusuf abi nerede?
C: Kimsin lan sen!
Y: Ben Yiğit Kaynak, Yusuf abi nerede?
A: Burada olduğumuzu nereden biliyorsun?
Y: Kardeşim sıkıntı yaratacak olsam direk kafana şuracıkta sıkar giderim. Yusuf Yılmazçelik nerede?
C: Vuruldu!
Y: Ne!
A: Kan kaybediyor.
Y: Fahri! Hemen Yusuf Yılmazçeliği hastaneye götürün. Hastanede tam güvenlik alınsın.
Fahri: Peki abi.
A: Bizimle beraber olmazsa Yusuf abinin de bizimde ölümüz çıkar buradan.
Y: Arkadaşları da alın.
…
2 saat sonra hastanede;
A: Nedir durum doktor?
D: Hayati tehlikesi yok, kurşun sıyırmış ama kan kaybetmiş dinlenmesi gerek.
C: Ne zaman kendine gelir?
D: Biz takviyeyi yaptık bünyesinin sağlamlığına göre birkaç saat içinde. Bu olayı yetkililere bildirdiniz mi ?
Yiğit: Doktor! Böyle bir olay olmadı eğer oldu diyorsan sende bu olayda öldün. Hangisi?
D: Polis soracaktır.
Y: Ben buradayken kimse kimseye bir şey soramaz. Sen işine bak hadi.
C: Çocuklara haber ver kaç kişi kaldılarsa hepsi hastaneyi kaleye çevirsinler. Abinin kapısın da da seninle benden başka kimse beklemesin Altan!
A: Tamam.
C: Sen kimsin birader?
Y: Önder Kılıç denilen adamın düşmanı ama benden kuvvetli o yüzden bir şey yapamadım, yapamıyorum. Yusuf Yılmazçelik le olayını duydum. Yusuf abiyi bilirim adını duydum. Önder ona pusu kurunca o pusudan kurtarırsam eğer ortada Önder denilen bir adam kalmaz. Buda işime gelir.
A: Çıkar meselesi?
Y: Çıkarcı bi adam gelip çatışmadan sizi almaz.
C: Neyse sağ ol. Yusuf Yılmazçelik bunun altında kalmaz.
Y: Karşılık olarak yapmadım. Sadece kendine gelince görüşmek istediğimi söyleyin.
A: Eyvallah!
….
5 saat sonra Yusuf Yılmazçelik’in odası
Yusuf Yılmazçelik: Altan!
A: Abi! Uyandın mı? Cem kalk lan abi uyandı.
C: Şükür be abi. Ne yapıyorsun sen.
Y: Su! Su verin.
A: Kapıya söyle hemen su bulsunlar?
C: Beyler hemen su bulun lan! Kaç adamımız varsa kapıda etten duvar olsun! Doktor dahil kimse içeri girmeyecek.
Y: Ne oldu lan nasıl çıktık oradan?
A: Abi yorma kendini. İyileşince anlatırız.
Y: Ulan soru sordum.
A: Abi Yiğit diye bi adam geldi bize sıkanların hepsine sıktılar bizi de alıp buraya getirdiler.
Y: Kimmiş bu adam?
C: Abi bilmiyoruz. Seninle de görüşmek istiyor.
Y: Çağırın hemen gelsin.
A: Abi biraz dinlensen.
Y: Ulan çağırın.
C: Tamam abi arıyorum.
Y: Elimin altına bir silah koyun.
A: Abi yastığının altına ben koymuştum.
Y: Doktorlara, hemşirelere hala ayılmadığımı hatta ne zaman ayılacağımı falan sorun. Ayıldığımı kimse bilmesin. Eleman gelince de hemen bana getirin.
1 saat sonra.
A: Abi yiğit denilen adam geldi.
Y: Gelsin.
A: Buyur!
Yiğit: Abi geçmiş olsun.
Yusuf: Sağ ol aslanım.
Y: Kusura bakmayın biraz geç kaldık.
Yusuf: Sorun değil, kimsin sen anlat.
Y: Abi Kendi şehrimizde kendi kuvvetimizce bir adamız. Ama bu Önder denen şerefsiz iyi iş yapan kimseyi barındırmıyor. Nice benim gibileri ölü buldular kimsenin de bu adama bir dur dediği yok. Seni biliriz, severiz, sayarız ve duyduk ki bu kansıza cezasını kesmişsin ama biliriz ki bu adam yemez karşı gelir. Sana yardım edersem bu adam ortadan kalkar etmezsem zaten er veya geç beni de haklar.
Yusuf: Severim açık sözlü adamı.
Y: Eyvallah abi.
Yusuf: İzmir’i sana veriyorum.
Y: Veriyorum derken?
Yusuf: Bu saatten sonra İzmir’de uçan, kaçan, konan, koşan hepsi sende. Benim kuvvetim senin kuvvetin!
Y: Eyvallah abi.
Yusuf: İzmir’in yerel basınında yaptırım gücün var mı?
Y: Var abi.
Yusuf: O zaman yerel basında benim yolda saldırıya uğradığımı, yoğun bakımda olduğumu, hayati riski atlatamadığımı hemen yay! Bütün yerel basın çalkalansın… Altan Cem’i çağır.
C: Buradayım abi.
Yusuf: Burada ne kadar takım elbiseli adamımız var sa hepsi odaya girsin, hemen!
C: Beyler herkes içeri girsin. Çabuk, çabuk!
Yusuf: Kapıyı kapatın… Altan kaldır beni.
A: Abi ne yapıyorsun?
Yusuf: Oğlum ne diyorum ben?
A: Yaslan bana abi.
Yusuf: Sen! Gel buraya.
Koruma: Emret abi.
Yusuf: Çıkar üstündekileri… Altan sende beni soy.
Koruma: Anlamadım abi.
Yusuf: Ulan soyun! Sizde beni soyun… Şimdi benim hasta kıyafetlerini giy gözünü bile açmadan yat uyu. Unutma komadasın! Kılını bile kıpırdatma! Yerel basında haber yayılınca ifade için polis gelecektir. Kesinlikle kılını bile kıpırdatma! Anladın mı?
Koruma: Emredersin abi.
A: Abi sen bu halde neden kalkıyorsun. Biz halledelim.
Yusuf: Yok, ben ona elimle sıkmazsam, onu benden önce başkası alırsa ben bu şehirde taş üstünde taş bırakmam! Çocuğun kıyafetleri bana giydirin.
A: Gel abi.
Yusuf: Yerel basına hemen yayılsın haber. Unutma komadayım asla kalkamam. Çocuklar sizde polis gelince arkadaşınızın yüzü gözükmeyecek şekilde Yusuf Yılmazçelik daha ayılmadı diyin. Hatta Cem sen burada kal.
C: Abi gelseydim.
Yusuf: Oğlum!
C: Tamam abi.
Yusuf: Altan, kimsenin bilmediği bir araba ayarla.
Yiğit: Abi bizim arabalardan birini alın hepsi 35 plaka dikkat çekmez.
Yusuf: En dandiğini al Altan.
A: Tamam abi.
Yiğit: Abi bu adamın bu gece bir görüşmesi var. Bu adreste ortaklarından birisi ile görüşecek.
Yusuf: Ben daha ne isterim ki.
Y: Anlamadım abi?
Yusuf: Bir şey yok sesli düşündüm. Ver adresi.
2,5 saat sonra adı bilinmeyen bir restoran da…
… Son dakika gelişmesi için yayınımıza ara veriyoruz sevgili izleyenler. İş adamı Yusuf Yılmazçelik bu gün İzmir de yolda saldırıya uğradı! Vücuduna 3 kurşun isabet eden Yusuf Yılmazçelik in hayati tehlikeyi atlatamadığı hala yoğun bakımda olduğu bilgileri alındı. Bazı çevreler tarafından mafya hesaplaşması olarak nitelendirilen olayı henüz üstlenen olmadı…
Önder: Olay budur işte ortağım! İki günlük yeni yetme bize racon kestiğini zannetti. Ulan sen kimsin derler adama.
Şükrü: Ortak adam ölüyormuş ha ha ha.
Ö: Bizimkilerde suç ki orada öldürememişler.
Ş: Bu adam ölse de başımıza iş açmaz değil mi?
Ö: Şu zamana kadar kim ödlüde bela oldu bize?
Ş: Sen doğrusunu bilirsin.
… o sırada dışarıda…
A: Abi mekan burası.
Y: Bir dolan bakalım mutfak girişi falan var mı ?
A: Tamam abi…
Y: Ulan şu cep telefonu bir kere de uygun bir yerde çalsın. Hadi buyur bu neden arıyor şimdi ? Alo!
Zeynep: Yusuf nerdesin?
Y: Şu an hiç müsait değilim Zeynep!
Z: Benimle konuşacaksın! Alkollüyüm her şeyi yapabilirim.
Y: Zeynep! Ne yapıyorsan yap, şu an konuşamayacak durumdayım.
Z: Nerdesin?
Y: Özel bir işim var Zeynep.
Z: Karı kız işleri değil mi?
Y: Aslında sayılır!
Z: Ne diyorsun sen…
A: Abi mutfak girişi var.
Y: Zeynep, kapatmam gerek! … nasıl kalabalık mı mutfak ?
A: Garsonlar sigara içiyor abi kapıda.
Y: Tamam, yürü.
A: Abi tek başına yürüyebilecek misin?
Y: Ulan yürü!
A: Tamam abi.
…
Y: Beyler nefes alış şeklini değiştiren olursa kafasına sıkarım! Hepiniz içeri, çabuk lan!
Garson: Abi ne oluyor.
A: Gözüm yürü bizim sizinle işimi yok.
Y: Sen! Gel buraya! Soyun!
Garson: Abi ne yapacaksın?
Y: Ulan soyun! Bu kapı ne kapısı ?
G: Abi malzemeleri koyuyoruz oraya.
Y: Üzerinizdeki bütün cep telefonlarını çıkartın. Yanlış yapan olursa sıkarım!
G: Abi bize ne yapacaksınız?
Y: Altan ben kıyafetleri giyerken bunların hepsini kapat şuraya… dur lan dur kapatma. İçerde başka kimse var mı lan garson ?
G: Abi şef var.
Y: Hadi buyur.
A: Ne yapacağız abi?
Y: Arayın lan biriniz çağırın şu şef midir nedir.
G: Alo şef bir içeriye bakar mısın?
Y: Tamam Altan kapat şunları.
Şef: Ne oldu?
Y: Bunu da al Altan.
Ş: Siz kimsiniz.
A: Gir anam içeri gir. Anlatırlar sana içerde. Ver cep telefonunu da… tamam abi hepsi içerde.
Y: Garsona benzedim mi lan?
A: Oldun abi.
Y: Şimdi ben içeri gidiyorum içinden 100 e kadar say sende gel.
A: Abi tek gitmesen ?
Y: Lan garsona mı sıkacaklar dediğimi yap.
A: Tamam abi.
….
Yusuf: Merhaba efendim. Siparişinizi düşündünüz mü?
Önder: Şef sen ne tavsiye edersin, bak misafirim kıymetli biridir sizi çok tavsiye ettim.
Y: Efendim çok güzel mermi buğulama var!
Ö: Ne? Anlamadım.
Y: Anlarsın, anlarsın. Kıpırdayan olursa bu itin kafasını dağıtırım! Söyle lan atsınlar silahlarını.
Ö: Sen canına susamışsın.
Y: Senin gibi ölmeyi bayılmak zannetmiyorum en azından. Sen beni bayılttın ben ayıldım. Bakalım seni ayıltabilecek bir kuvvet var mı?
Ş: Bak delikanlı, biz senin gibi çok adam gördük ama hepside öldü!
Y: Yorum yapma lan! Şerefsiz.
A: Abi bunları ne yapalım?
Y: Bunlardan başka koruma var mı yanında bu itin?
A: yok abi 4 kişiler sadece bu şerefsizlerle beraber 6.
Y: Hallet bunları.
A: Yürüyün lan pusucu şerefsizler.
Y: Şimdi gelelim sana, ben sana ne dedim?
Ö: Uzatma ne diyeceksen de, ne yapacaksan yap sonrasına bakalım.
Y: Olur uzatmayalım bence de!
Ş: Ortak!... Sen ne yaptın?
Y: Anlaman için aynısını da sana mı yapayım?
Ş: Sen delirmişsin.
Y: Ulan ben sana yorum yapma demedim mi?
Ş: Ah!
Y: Ne o canın mı yandı?
Ş: Ne diyorsan eyvallah beni bırak yeter.
Y: Bundan sonra bu it olmadığına göre sahipsizsin, ama korkma sana bana bağlı yeni bir sahip veriyorum. Emirleri Yiğit ve kadrosundan alacaksın!
Ş: O kim?
Y: Baban!
Ş: …
Y: Anlaşılmayan bir şey var mı?
Ş: Yeter ki canımı bağışla.
Y: Demek anladın. Şimdi gidiyorum ama dua et canım herhangi bir şeye sıkılmasın, sırf can sıkıntım geçsin diye seni öldürürüm.
Ş: …
Y: He! Delikanlıysan buraya gelip neler yaptığımı sağda solda anlatırsın. Altan yürü…
2 saat sonra hastane…
Yusuf: Altan polis kaynıyor her yer.
A: Gördüm abi.
Y: Cem i ara Yusuf abi uyandı diye heyecan yaratsın bizim bütün çocuklar odaya doluşsun en son biz girdikten sonra kapıyı kapatsınlar.
A: Tamam abi.
…
C: Yusuf abi ayıldı herkes odaya gelsin, herkes!
Y: Altan yürü hızlı biraz… kapatın kapıyı. Aslanım kalk hemen soyun çabuk, çabuk lan!
C: Abi polisler geldi ayılmadı dedik bekliyorlar hala!
Y: Tamam beni uyurken gördüler mi?
C: Evet abi.
Y: Çağırın gelsinler. Altan şunu tut giyinemedim…
Cem: Ne oldu ne yaptınız?
A: Neyi?
C: Oğlum nereye gittiniz siz?
A: E işi halletmeye gittik.
C: E tamam, hallettinizmi?
A: Evet!
C: Ne yaptınız?
A: Abi Önderin kafasını dağıttı!
C: Öldü mü?
A: Beyni yere düştü tek kurşunla. Beyinsiz yaşayabiliyorsa ölmemiştir.
C: Oh be! İçim rahatladı!
…
Polis: Yusuf bey size saldıran kişileri tanıyor musunuz?
Y: Hayır göremedim. Arabadan inerken ateş ettiler.
P: Birkaç saat önce İzmir’in büyük iş adamlarından Önder Kılıç ve 4 koruması öldürüldü, ortağını da ayağından yaralamışlar. Olayla ilginiz var mı?
Y: Komada yatarken beni gören sizsiniz hem ben Önder denen adamı tanımam. Allah Rahmet eylesin!
P: Olayda sizin adınız geçiyor yalnız.
Y: Ben tanımam etmem, ortağı sadece yaralanmış demek ki yaşıyor ona sorun.
P: Size saldırı yapanların eşkalini tarif edemeyecek misiniz?
Y: Hayır görmedim!
P: Adamlarınız?
Y: benim görmediğimi onlar nasıl gördün?
P: …
… az önce aldığımız bir habere göre iş adamı Önder Kılıç ortağı ile yemek yediği restoranda saldırıya uğradı! Önder Kılıç ve 4 koruması hayatını kaybederken adı açıklanmayan ortağı ayağından yaralandı. Adının Şükrü olduğunu öğrendiğimiz ortağı yakın çevresine “ Saldırıyı yapanların kim olduklarını bilmediğini, saldırganların yabancı dilde konuştuklarını ve ne dediklerini anlamadıklarını” söyledi.