Serçelerin Şarkısı

Konu sahibi son olarak 718 gün önce görüldü


Iranli yonetmen Majid Majidi'den adaletin kutsiyetine dair bir film.Bir deve kusu ciftligin de,kaybolan bir deve kusundan sorumlu olarak tutulan,Kerim'in "Bu hicte adil degil" demesiyle basliyor hikaye.

Estetikten uzak tamamen,hakikate dayali siirsel sinemanin guzel orneklerinden biri bu film.Aslinda yonetmenin tum filmleri izlenmeye deger.Vakit bulursan daha detayli bir inceleme yazabilirim umarim.
 
Son düzenleme:
bir kaç defa iran filmi izlemeye niyetlendim ama yoruldum. işim gereği çok fazla farsça' ya maruz kalıyorum, belki de bu mesleki deformasyondan dolayı böyleolmuştur.
bu yüzden persepolis'ten öteye gidemedim iran sinemasında. hoş persepolis de zaten iran sineması değil. hem animasyon hem de çoğunlukla fransızca. ama çok güzel
 
bir kaç defa iran filmi izlemeye niyetlendim ama yoruldum. işim gereği çok fazla farsça' ya maruz kalıyorum, belki de bu mesleki deformasyondan dolayı böyleolmuştur.
bu yüzden persepolis'ten öteye gidemedim iran sinemasında. hoş persepolis de zaten iran sineması değil. hem animasyon hem de çoğunlukla fransızca. ama çok güzel
İran Sineması'nın 79 İslam Devrimi'ne kadar kendini tanıma ve tanımlama eğilimi gösterdiği ama bunda başarılı olamayarak kısır bir döngüde deveran ettiği su götürmez bir gerçek. Bu süreç içerisinde cinselliğe yer veren, şiddete meyili olan, sanatsal boyutu olmayan, Hint usulü melodramik anlayışa ağırlık veren ucuz bir sinema dili kullanıldı. Ama devrimden sonra herşey değişti. Humeyni'nin verdiği destek, çeşitli sinema kurumlarının kurulması,sinemaya yeni bir anlayışın gelmesi,evrensel sorunların ele alınması,şiddet ve cinsellikten kaçınılması, dünyaya yeni bir sinema dilinin,İran Sineması'nın tanıtılmasında başrolü oynamıştır. Ki o günden bugüne dek yapılan filmlerin birçoğu uluslararası festivallerde epey ilgiye mazhar olmuştur.

Persepolis güzel bir filmdir.Bu filmi de izlemenizi salık veririm.Beğeneciğinizi düşünüyorum.
 
İran Sineması'nın 79 İslam Devrimi'ne kadar kendini tanıma ve tanımlama eğilimi gösterdiği ama bunda başarılı olamayarak kısır bir döngüde deveran ettiği su götürmez bir gerçek. Bu süreç içerisinde cinselliğe yer veren, şiddete meyili olan, sanatsal boyutu olmayan, Hint usulü melodramik anlayışa ağırlık veren ucuz bir sinema dili kullanıldı. Ama devrimden sonra herşey değişti. Humeyni'nin verdiği destek, çeşitli sinema kurumlarının kurulması,sinemaya yeni bir anlayışın gelmesi,evrensel sorunların ele alınması,şiddet ve cinsellikten kaçınılması, dünyaya yeni bir sinema dilinin,İran Sineması'nın tanıtılmasında başrolü oynamıştır. Ki o günden bugüne dek yapılan filmlerin birçoğu uluslararası festivallerde epey ilgiye mazhar olmuştur.

Persepolis güzel bir filmdir.Bu filmi de izlemenizi salık veririm.Beğeneciğinizi düşünüyorum.

teşekkürler.
İran Sinemasının başarısının Humeyni' ye bağlanması traji komik.
evet Humeyni sebep olmuştur ama Humeyni sayesinde olmamıştır. İran-Irak savaşı da bunda etkilidir, bu savaş yönetmenlerin sinema anlayışını da değiştirdi.
öte yandan, Uluslararası festivallerde başarılı olmasındaki sebebin devrimden sonraki İran'ı terkeden yönetmenlerin bu dönemi eleştiren filmler çekmiş olmasına bağlıyorum. her hangi bir sanatsal estetik kaygı gütmeden, ideolojik düşünceyle, duyguyu ön plana çıkaran dram filmleri hepsi.
zira İran' a gittiğimde televizyonlarda bu tarz filmlere hiç denk gelmedim, tüm kanallarda islam sınırları içinde çekilmiş eğlence programları ve devlet odaklı haberler vardı.
 
Bir Serçe olarak izleyip değerlendirmemi yapayım bari
 
teşekkürler.
İran Sinemasının başarısının Humeyni' ye bağlanması traji komik.
evet Humeyni sebep olmuştur ama Humeyni sayesinde olmamıştır. İran-Irak savaşı da bunda etkilidir, bu savaş yönetmenlerin sinema anlayışını da değiştirdi.
öte yandan, Uluslararası festivallerde başarılı olmasındaki sebebin devrimden sonraki İran'ı terkeden yönetmenlerin bu dönemi eleştiren filmler çekmiş olmasına bağlıyorum. her hangi bir sanatsal estetik kaygı gütmeden, ideolojik düşünceyle, duyguyu ön plana çıkaran dram filmleri hepsi.
zira İran' a gittiğimde televizyonlarda bu tarz filmlere hiç denk gelmedim, tüm kanallarda islam sınırları içinde çekilmiş eğlence programları ve devlet odaklı haberler vardı.
Tesekkur ederim azizim.Lakin bennde sizinle ayni fikirdeyim.Aslinda bunu da beyan ettim.Iran sinemasinjn gelisimini tamami ile Humeyni'ye baglamam hatadir.Boyle bir algiya neden olduysam affola.Hatta notlarim arasinda sizin tam da yazdiginiz bu cevaba benzer bir sekilde,usta yonetmen Abbas Kiarostemi'nin de bir aciklamasi vardi,ama onu bulup buraya aktarmam su an itibari ile zor.

Bir baska hususta belirtiginiz gibi Iran'da sistemi elestiren filmlerin cekilemediginden oturu,yonetmenlerin imgeye dayali sinemayi tercih etmeleridir.
 
"bir taş attım pencereye tık dediiii
anası çıktı kızım recmedilmeye gitti dediii vaaay vaayy"
gibi bir şarkı mı?
 
"bir taş attım pencereye tık dediiii
anası çıktı kızım recmedilmeye gitti dediii vaaay vaayy"
gibi bir şarkı mı?
Hayir azizim alakasi yok.Bahsi gecen yonetmen hic bir filmin de,kadini bir meta,sus esyasi gibi ne kullaniyor,ne de boyle bir tasavvur da bulunuyor.Tabi size hak vermiyor degilim,dogu medeniyetinin kadin konusun da hala ciddi hak ihlalleri var.Imkan bulursaniz izlemizi salik veririm.
 
Geri