Sensizliğin Günlüğünden
Haşlanmış pirinci pilav niyetine sadece senin hatırın için yiyebilirdim
Ya da İzmirim' den belki sadece senin hatırın için -kısa bir süre-vazgeçebilirdim
En mahsun ve en kızgın zamanlarımdayken sadece sen sesimi duymak istediğin için gülümser ve
konuşabilirdim
Kanayan dizimde babamın eli ürkek yüreğimde güvenilir bir adamın sesi olmuştun sen
Güvendeydim benBen olduğum kadar "sen"deydim
Gittiğini anlamamışımSahi gittin mi yoksa uyuya mı kaldın?? kaç haftadır her elma yediğimde aklıma
gelir buÖyle ya bu anlamsız yokluğunun bir açıklaması olacaksa o da ancak cadının zehirli
elmasından yediğini düşenecek kadar saçma bir neden olmalı
Ve bir tek susukunluğunu bırakmışsın yokluğunda bol bol kullanabileyim diye
Nazar boncuklarımızı da ben kaldırdımbir kutunun içine yerleştirdim sessizceÖyle ya biz diye bir şey
kalmadıysaneyin nazarına siper olacaklar ki zatenKızmazsın umarım
Güvendiğim dağlara kar yağması olmuş kaderim diyorum içimdenBir kez daha göl olmuş birileri
diyorum ve inanmak istemeyen kalbimi ikna etmeye çalışıyorum yeniden
Nazar boncuklarımın kutusunu fırlatıp o gölün en dibine ve O gölün başında ben işte aynen de
böyle "verdiğim kayıpların beni ne kadar büyüttüğünü gördüm gölgemde"
Gölgemden korktum
Etrafta bir sessizlik
Bir anda vazgeçme diyor sanki gölde zıplayan bir kurbağa
İrkiliyorum
"Evet beni öpmen sadece masallarda ama bir gün çıktığımda karşına sunduğum aşk bu çektiğin acıya bedel
bedel olacak güven " diyor bana
Ah be kurbağa ben seni yüz 1000 kez öpmeye razıydım ama
diyorum
Yok oluyor kurbağaSenin gibiKurbağayı görüyorum ama sen yoksun ki
(Bir rıhtım kenarında ben bir kurbağa ile konuştuğuma inanamıyorum )
Göle düşen son gözyaşıma sadece güneş şahit olmuşken içimden milyonlarca kez kuşlara
yalvarıyorum
"Yalvarırım sevdiğimin en azından hala nefes alabildiğinin haberini siz getirin bari"
diyorum
("Ne olur sevdiğim yaşıyor olsunne olur sadece yaşıyor olsun bari" )
Neden bu kadar suskun olduğumu merak ediyor yeni tanıştığım insanlar ve eski dostlar
Haşlanmış pirinci pilav niyetine sadece senin hatırın için yiyebilirdim
Ya da İzmirim' den belki sadece senin hatırın için -kısa bir süre-vazgeçebilirdim
En mahsun ve en kızgın zamanlarımdayken sadece sen sesimi duymak istediğin için gülümser ve
konuşabilirdim
Kanayan dizimde babamın eli ürkek yüreğimde güvenilir bir adamın sesi olmuştun sen
Güvendeydim benBen olduğum kadar "sen"deydim
Gittiğini anlamamışımSahi gittin mi yoksa uyuya mı kaldın?? kaç haftadır her elma yediğimde aklıma
gelir buÖyle ya bu anlamsız yokluğunun bir açıklaması olacaksa o da ancak cadının zehirli
elmasından yediğini düşenecek kadar saçma bir neden olmalı
Ve bir tek susukunluğunu bırakmışsın yokluğunda bol bol kullanabileyim diye
Nazar boncuklarımızı da ben kaldırdımbir kutunun içine yerleştirdim sessizceÖyle ya biz diye bir şey
kalmadıysaneyin nazarına siper olacaklar ki zatenKızmazsın umarım
Güvendiğim dağlara kar yağması olmuş kaderim diyorum içimdenBir kez daha göl olmuş birileri
diyorum ve inanmak istemeyen kalbimi ikna etmeye çalışıyorum yeniden
Nazar boncuklarımın kutusunu fırlatıp o gölün en dibine ve O gölün başında ben işte aynen de
böyle "verdiğim kayıpların beni ne kadar büyüttüğünü gördüm gölgemde"
Gölgemden korktum
Etrafta bir sessizlik
Bir anda vazgeçme diyor sanki gölde zıplayan bir kurbağa
İrkiliyorum
"Evet beni öpmen sadece masallarda ama bir gün çıktığımda karşına sunduğum aşk bu çektiğin acıya bedel
bedel olacak güven " diyor bana
Ah be kurbağa ben seni yüz 1000 kez öpmeye razıydım ama
diyorum
Yok oluyor kurbağaSenin gibiKurbağayı görüyorum ama sen yoksun ki
(Bir rıhtım kenarında ben bir kurbağa ile konuştuğuma inanamıyorum )
Göle düşen son gözyaşıma sadece güneş şahit olmuşken içimden milyonlarca kez kuşlara
yalvarıyorum
"Yalvarırım sevdiğimin en azından hala nefes alabildiğinin haberini siz getirin bari"
diyorum
("Ne olur sevdiğim yaşıyor olsunne olur sadece yaşıyor olsun bari" )
Neden bu kadar suskun olduğumu merak ediyor yeni tanıştığım insanlar ve eski dostlar