Seni ØzLemeKk..

Konu sahibi son olarak 2638 gün önce görüldü
94bbe53.jpg





SENİ ÖZLEMEK



Gecenin bir yarısında bir şiir yorgunluğunda kapanırken gözlerim,
Elimde değildi ki
Kahrolası sabahın köründe bile seni özlüyordum.
Seni özlemek;
Bir kampus ayazında yanan yüreğinde buz tutunca türküler, sınav öncesi öğrenci telaşıyla karıştırırken sayfaları göz göze gelince zorla bir satıra tutunmak gibiydi.
Sınav akşamlarında gece gibi indiğinde yüreğime hasretin
Radyo frekanslarında şarkı şarkı seni özlüyordum.
Konya’da sisli oluyordu sabahlar
Koştura, koştura çıkıyordum zafer durağına.
Sanki sana koşuyordum sanki hayallerime.
Bir elimde sıkıca tuttuğum kitaplarım kadar somuttu seni özlemek.
Buz tutan tramvay camlarına adını yazamıyor, sığınıyordum seni yüreğime yazmanın klasik tesellisine.
Ya dökülüveriyordu gözlerimden ya da düğümlenip kalıyordu dilimde mavi bakışlarının hasreti.
Seni özlemek öyle komikti ki…
Aslında mavi değildi gözlerin.
Ben bütün aşıklar gibi mavi bakınca hayata,
Kendimden geçiyordum mavi bakışlarınla.
Sevdiğinin gözlerine bakıp da yelken açmadan seven var mı mavi düşler ülkesine.
Maviydi karasevdanın rengi
Kitaplarda geçmese de
Maviydi sonsuzluğun adı
Tarifi olmasa da
Maviydi be güzelim maviydi seni özlemek.

Bir de Bosna mahallesi kaldı aklımda
İlk akşamları yalnızlık olan, kampüse en yakın mahalle
Tıka basa dolmuş kampüse giden dolmuşların geçtiği öğrenci mahallesi
İklimi dört mevsim farklıydı merkezden
İklimi dört mevsim özlemdi ve özlemekti
Özlemek
Çarşıda güneşli bir hava…
Bosnada kopan fırtına…
Okulu çoktan yarıladığım günlerde keşfetmiştim bosnadan kampuse en kestirme yolu.
Kararsızlığın kalbine attığım en kararlı adımlarım kaldı o yolda.
Ama türküler hala yüreğimde sızlıyor.
Nasılda üşüyordum bazen.
Hava azıcık serin muhabbetine sarılıp hoşuma gidiyordu yüzüme çarpan rüzgara karşı yürümek
Direnmek gibiydi hayata.

Bir şiir indikçe yüreğime ağırlaşsa da yüküm hızlanıyordu adımlarım
Bir an önce seni yazmak için.
Fakültemden mimarlığı teğet geçip camin yanından yemekhane kokularıyla bezendikten sonra kütüphane engeline takılıp sonu gökkuşağı olan sonu sen olmayan bir yolda dönüyordum eve…
Yağmur yağıyordu…
Bazen ayaklarımda duyarken yorgunluğu içimde kendi ayaklarımın üzerinde durabilmenin mutluluğu oluyordu.
Bile, bile üşüyordum çünkü üşümekti seni özlemek

Çoğu zaman dersin sonuna doğru saniyeleri saymaktı beklide en büyük alışkanlığım.
Ruhumu daraltanından içimi ferahlatana kadar hepsinde geçmiyordu zaman.
Seni özlemek gibiydi işte.
Neşelide olsa hüzünlüde olsa bazen dakikalar, ne bileyim bir gariplik bırakmıyordu yakamı
Seni özlemek çok zordu
Çünkü sen ne karşıdaki sınıfta ne yandaki sınıftaydın.
Ders bitmiş bitmemiş ne değişiyordu ki
Sen yoktun sen yoktun
Kantinde yoktum, kütüphanede yoktun.
Ne Konya’da ne Ankara’da yoktun işte yoktun işte..
Ankara dedimse çok aldırma söylemedim say
İlk göz yaşı değil belki ama ilk gurbet gözlerimden bıraktığım.
Kızılay’da belki Yüksel caddesindeki etrafı süzen çekingen bakışlar.
Sabah ayazında bir de metro rüzgarını yemek, deli ediyordu insanı körüklese de içimdeki özlemi
Ankara serüveni sona erdiğinde yetmezmiş gibi özlemlerin bir yenisini eklemiştin yüreğime
Yaşanmamış yanları ardımda kalan bir Ankara’yı belki bir gün tekrar yaşayacağıma dair sadece bir avuntuydu içimde seni özlemek o kadar.

Umutsuz bir vakaa mıydım bilmiyorum.
Bazen inanki ben de kaybediyordum umudumu.
Kimsenin, kimsenin bilmediği türküleri bilmek getirmiyordu seni bana.
Gerçek şairlerin yüreklerini okumak da yetmiyordu.
Firar ediyordu duygularım,
Olur olmadık yerlere şiirler yazıyordum.
Sen görmesen de bilsinler istiyordum, deli gibi sevdalı olduğumu
Bilsinler de utansınlar kendi aşklarından bazı kendini bilmezler.
Anlasınlar artık diyordum,
Haykırıyordum mısralarımda,
Ben sevdayı onlardan çok seviyorum.
Bu özleme sadık kalmaktı beklide, sevdiğim bir sanatçının orijinal kasedini almak.
Çalıntı bir sevdam olsun istemedim hiçbir zaman.


Seni özlüyordum dedimse bitti sanma bu hikayeyi.
Kaçırdığım bir baharı beklemekten yorulup da vazgeçmeyeceğim senden
Seni özlüyordum seni özlüyorum ve seni yine özleyeceğim…
Gözlerinde somutlaştıramadığım sevdamın hatırına.
Bu zamansız sevdam hayata direnişimdir,
Zamanla daha da güçlenip zamanda kendine yakışan yeri alacaktır.
Belki ben görmeyeceğim sonsuzluğu araladığımda ama
Sen; sen şiirlerimde
Türkülerimde, sonsuza kadar yaşayacaksın.
Dört yılda yaşanan dört baharda da gelmeyen özlenen sevgili.
Bir gün bu özlem hüsranla biter ve ağlarsam bir başıma,
Yüreğimde gözyaşıma değecek bir sızım var;
Seni özlemek..
 
Geri