Seni Öyle Seviyorum Ki! .. hemde çooooK

Konu sahibi son olarak 1888 gün önce görüldü
[FONT=times new roman,times]
siyah-beyaz_ask.jpg



Aşkı umut etmek, aşk kadar güzel aslında… Hiç olmasan da varlığını özlemek. Bilmesem de ellerinin sıcaklığını, ellerine dokunabilmeyi düşlemek… Sonra uyanmak gece yarıları uykularımdan, yanımda olmayışını anlasam bile ve hiç gelmeyeceğini bile bile gözlerimi kapı eşiğine dikip beklemek… Hayalinle avutmak sonra kendimi, sen duymasan da Seni Sevdiğimi söylemek… Dizlerinde uzanmak ve unutmak bütün acılarımı… Çocuklar gibi şen baharlar kadar güneşe gebe… Bir an olsun düşürmeden dilimden adını, sana ve seni anlatan şeylere gülümseyebilmek… Ve yitirmeden düşümde ki seni… Bir çocuk misali büyütebilmek umut ettiğim o aşkını…


Seni umut etmek, seni sevmek kadar güzel aslında… Sorgusuzca ömrümü sana adayabilmek… Ve durdurabilmek bütün saatleri varlığında… Sonra yakıp yıkabilmek bir anı bile yokluğunda… Bütün yokluklara dünyayı dar edebilmek… Seni umut etmek senin olmak kadar güzel aslında… Ellerimi ellerine, gözlerimi gözlerine katıp da, yanına bir de sevdamı tutabilmek. Senin olmak hani, her şeyimle ve bütün varlığımla… Seni umut etmek, hani düşlerimi yıldızlara çaldığımda aysız gecelerde… Bin umutla bir umuda kucak açtığında yüreğim… Ve inatla adını haykırdığımda binlerce içerimde… Sen yerine yalnızlığıma sarılıp ta, sevdamı rüzgâra katıp sana ulaşmasını umduğumda… Önce dokunmalı rüzgâr yüzüne, kulağına fısıldamalı seni sevdiğimi sonra…

Seni umut etmek sen kadar güzel aslında… Gözlerin kadar ve içime işleyen sıcaklığında ve beni esir eden her baktığında… Yüreğin kadar dokunulmamış… Hayallerin kadar çalınmamış… Ve umut etmek sonra, yıllar alıp götürse de her defasında senden birçok şeyi yüreğinde bana ait bir yerin olabilme ihtimalini. Seni umut etmek seninle yaşamak kadar güzel aslında… Bin yerinden kırılmış olsa da yüreğin, yangın yeri de olsa düşlerin… Etrafında bir kale gibi sağlam durabilmek… Ve unutturabilmek yaşanmışlıklarını… Ve yaşatabilmek en yaşanası halinde aşkı… Acılarını unutturabilmek ve ölene dek sevmek şöyle adam gibi… Yüreğinin kırgınlıklarını unutturabilmek ve sarabilmek kanayan yaralarını…

Öyleyse ne engelliyor bizi, ne duruyoruz o zaman ikimizde? Uzat ellerini ve tut sıkıca sana uzanmış ellerimi… Sarıl sonra şöyle sıkıca ve unut bütün unutmak istediklerini, sarıl şöyle sımsıkı bana ve unuttur bana da altında ezildiğim geçmişimi… Hadi biraz cesaret, uzan ve tut seni bekleyen yüreğimi.....
[/FONT]

 
o1da6.jpg


“Ne olduysa bu yalnız gecelerde oldu”

Belkide kaleme aldığım son satırlar bunlar. Sen şu an neredesin ve kim bilir kiminlesin diye sormadan gidiyorum. Sormuyorum ve bir daha sormayacağım. Sessiz sedasız birkaç satır karalayacağım ve gideceğim. Biliyor musun; gitmek senin kadar güzelmiş yeni anladım…

Şu anda hep her zaman, her damlasına aşık olduğum yağmur yağıyor. Sensiz, damlaların cama vuruşunun bile tadı yok. Tamam itiraf ediyorum; sensiz İstanbul’un bile tadı yok. O boğazın kokusunu, dalgaların kayaları dövüşünü, soğuğunu, sıcağını, her an değişen havasını sevişim aşktan mıydı ki?

Yağmur yağıyor ve ben, sensiz bu güzellik bana haram diye bağırıyorum avazım çıktığınca. Gecenin en sessiz ve en bana ait olan saatleri. Düşünüyorum da bu saatlerde nefes almaya başlamıştım ilkin. Biz zoru başarmıştık seninle, bir araya gelmesi belki de olanaksız şiirleri, şarkıları ve hatta suskunlukları buluşturmuştuk birlikte. Güneş üstümüze doğuyordu. Biz kuş seslerini keyifle dinliyorduk…

Aşkı aramıyordum ki ben. Sen ve ben, biz birbirimizi aramıyorduk ki. Ama bulduk birbirimizi. Bulduktan sonra başladı kendimizi aramalarımız. Yok olmayı düşünen ben, senin için binlerce yıl yaşamayı göze almıştım. Seni kalemin ucunda, sayfaların ortasında bulmuştum. Ama sen……

Sen yaşamın içindeydin. Sana güzel sözler söylemek istedim hep. Kelimeleri süsleyip süsleyip sunmak istedim sana. Ama tek kelime çıktı hep dilimden. “Gelincik”… Bildiğim en güzel şeydi, sense hayatta tanıdığım en güzel şeydin…

“Bunları anı olsun diye yaşamadık.” Ateşe de yağmura da, uçmak istediğimiz için uçtuk. Öleceğimizi bilerek değil, öleceğimizi düşünmeden, istediğimiz için uçtuk. Ben ateştim, sense deli bir yağmur…

Neyse biliyorum ki senin sonun yok ama artık ben gidiyorum. Çünkü her sorunun karşılığı, hayat böyle diyerek de verilebiliyor. Çünkü… Çünkü ben aşığım hala.

İşte Gidiyorum… Bir kaçış değil bu, yalanı yaşamaktansa bize bırakılan son şansı kullanıyorum belki de. Kim bilir?…
 
Geri