Sen Mutluluğun Resmini Yapabilir misin Abidin?

Konu sahibi son olarak 3165 gün önce görüldü
Abidin Dino, Nazım Hikmet Ran ve çok sevdiği eşi Vera, Paris’te bir otel odasında kalmaktadır.

mutlulu%C4%9Fun-resmi-150x150.jpg

Nazım Hikmet, gecenin bir yarısı eline kalemini almış eşi Vera’ya “Saman Sarısı” adlı şiirini yazmaktadır.
Eşi Vera çoktan uyumuştur. Nazım ve Abidin, otel odalarının penceresinden Sen ırmağını gören çatı katındaki otel odalarının pencerelerinin başında oturmuşlardır. Abidin de bir yandan bir şeyler çizmektedir.

''Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
İşin kolayına kaçmadan ama
Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
Ne de ak örtüde elmaların
Ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini
Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
1961 yazı ortalarındaki Küba’nın resmini yapabilir misin
Çok şükür çok şükür bugünü de gördüm
Ölsem gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstad?''


Abidin Dino mutluluğun resmini yapmadı. Çünkü o da biliyordu ki, tek bir kare ile somutlaştırılamazdı mutluluk denen kavram. O mutluluğu sözcüklerle anlatma yolunu seçti. Yaşanmışlıklarının beraberindeki arzularının, hayallerinin içinde olduğu bir şiirle.

İşte şiir:


Mutluluğun Resmi

Kokusu buram buram tüten
Limanda simit satan çocuklar
Martıların telaşı bambaşka
İşçiler gözler yolunu.
İnebilseydin o vapurdan
Ayağında Varna’nın tozu
Yüreğinde ince bir sızı.
Mavi gözlerinde yanıp tutuşan
Hasretle kucaklayabilseydim
Seninle, bir daha.
Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
Bağrımıza bassaydık seni Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Başında delikanlı şapkan,
Kolların sıvalı, kavgaya hazır
Bahriyeli adımlarla düşüp yola
Gidebilseydik meserret kahvesine,
İlk karşılaştığımız yere
Ve bir acı kahvemi içseydin.
Anlatsaydık
O günlerden, geçmişten, gelecekten,
Ne günler biterdi,
Ne geceler…
Dinerdi tüm acılar seninle
Bir düş olurdu ayrılığımız,
Anılarda kalan.
Ve dolaşsaydık Türkiye’yi
Bir baştan bir başa.
Yattığımız yerler müze olmuş,
Sürgün şehirler cennet.

İşte o zaman Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Buna da ne tual yeterdi;
Ne boya…

Abidin Dino
 
Hep mutluluk deriz,ama çizmek ayrı bir olay.
Çizerken bile o kağıda sığdırılabilir mi koskoca hayal?
Hep aranan,bulundu zannedildiğinde hep eksik kalan ya da yiten.
Belki mutluluk bile tanımsızlığı ile bilmece iken.
Anlık istekler veya sahip oluşlar mutluluk mudur?
Yoksa içinde bitimsiz bir anlamı mı olmalı,son erek misali?
Hadi bulduk diyelim,ya hangi çizgi tam anlatır?
Peki hangi renk,ton tam çizgiye uygun düşebilecek?
Yani:

Mutluluğun resmini çizebilir misiniz?
 
Mutluluğun resmini çıkarıp al bu dediğimde sana kafi gelecekmiydi. Yoksa yine suratını büküp bumu mutluluk diyip daha fazlasınımı bekleyecektin.

Elindekiyle yetinmeyi bilmeyen insanoğlu gerçekten mutlu olabilir mi?
 
Geri