Selam dünyalı biz dostuz

Konu sahibi son olarak 192 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Kadınlar erkekleri anlamıyor. Erkekler kadınları dünya kurulduğundan beri anlamıyor. Sanki farklı gezegenlerde yaşıyoruz. Karşılaştığımız anda ilk yalan cümlemizi söylüyoruz: Selam Dünyalı! Biz Dostuz!
Beyinlerimiz ayrı çalışıyor. Bizler daha detaycıyız, erkekler genele bakıyor. Biz, onlara gereksiz görünen noktalara karşı hassas davranıyoruz. Aslında denge ve uyum içindeyiz. Onlarda olmayan özellikler bizde var. Bizde olmayanlar karşı tarafta. Gece ile gündüz, eksi ile artı gibiyiz. Dünyanın dengesini böyle buluyoruz. Hepimiz iç içe, tamamlayıcıyız.
Buna rağmen kavgamız bitmiyor. Şu ilişkileri bir tutturamadık gitti. Neyin savaşını veriyoruz belli değil. Bir koşuşturma, bir didişme sorma gitsin. Yok aslında birbirimizden farkımız. Sonuçta hepimiz insanız.
Kızlarla konuşuyoruz, konu aşağı yukarı aynı noktada kilitleniyor. Erkekler değişiyor. Gerçekten değişiyorlar mı? Onlar değişime uğruyorsa, bizde öyleyiz demektir. Karşılıklı dönüşümümüz sürüyor bu durumda.
Ortalıkta adam kalmadı fikri çok yaygın. Bir tane bayan arkadaşım da bu düşünceye itiraz etmiyor. Buna sevgilisi olan, eşi olanlar da dahil. İyi bir erkeğe denk gelen ve mutlu olanlar, sadece şanslı olduğuna inanıyor. Kesin olan tek yargı, ortada erkek kalmadığı.
Biraz yaşla ilgisi olduğunu düşünüyorum. 30 yaşını aşmış ve yaklaşmış olanlardan itibaren, kadınların neredeyse tamamı hemfikir. Bu kadar büyük bir güruh boşuna bağırıyor olamaz ya, demek ki ortada bizim düşündüğümüz tarzda adam yok.
Benim yaş grubum,( ben 36 oldum) en şanssızlardan oluşuyor. Birlikte olunabilecek erkekler evli değillerse, boşanmışlar. Boşanmış biri, uzun zaman özgürlüğünün tadını çıkarmadan, ciddi ilişkilere girmiyor. Girse de çabuk sıkılıyor. Eski yaşadıklarından dolayı sürekli mukayese halinde, yani yatakta hep üç kişi uyunuyor. Sonuçta, birisinin gitmesi gerekiyor, eski eşinden, anılarından kurtulamayan bir adamla birlikteyseniz, gitmek size düşüyor.
Bu gruba dahil değillerse, benimle birlikte olursan üzülürsün gezegeninden geliyorlar. Ne kadar sevseniz, dünya güzeli olsanız, bir kadında olacak en iyi özelliklere sahip olsanız, yetmiyor. İhaneti, aldatmayı, kandırmayı övünerek üzerlerinde taşıyan bu türler, ne kendileri mutlu oluyor, ne karşısındakini mutlu ediyor. Dışarıdan bakınca ondan mutlusu yok. Bu gece barda, gönlüm hovarda arkadaşlar, gerçek huzura asla ulaşamıyor. Psikolojik sorunları olduğunu ve tedavi olmadan asla düzelemeyeceğini, hatta tedaviyle bile düzelemeyeceğini düşündüğüm bu tatminsiz grup, öyle bir şansa sahip ki, sürekli dört ayak üstüne düşüyor. Bu konuda bizlerin ciddi hataları var ama onu başka bir yazıda anlatırım.
Zaten geriye azınlık kalıyor. Bunların da içinden bir kısmı zaten cins olarak kadınları tercih etmiyor. Hemcinslerine aşıklar, öyle mutlular, bu kısma sözüm yok, saygım var ama bizim işimize yaramıyor. Azınlığın içinde en üzüldüğüm grup, bir türlü mutluluğu yakalayamayan, şanssız olanlar. İyi yürekli, düzgün, çoğunlukla kendi ekmeğini kazanan ama ucu ucuna yetiştiren, ancak birlikte olduğu kadınlardan yana bir türlü yüzü gülmeyenler, onlar da en az bizim kadar bahtsızlar.
Eh, zaten geriye ne kaldı ki? Evliler, yeni boşanmışlar, benimle birlikte olursan üzülürsün gezegeninden gelenler, gayler ve bahtsızları çıkardığımızda gerçekten ortalıkta erkek kalmadı. Demek ki, bu kadar kadın boşuna bağırmıyor. Yalnız, iğneyi kendine, çuvaldızı başkasına yaparak bu iş çözülmez. Peki, hemcinslerimi kendi içinde ayırırsam, elimizde doğru dürüst kaç kadın kalacak? Erkeklerden fazla kalacağına eminim ama denge bozuluyor. Lütfen, benim dengemi bozmayınız…
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri