Süreyya hanım size saygi duyuyorum, kalbinizi kesinlikle kirmak istemem, lutfen alinmayin fikir teatisinde bulunuyoruz.
Ben uzman degilim ki boyle bir iddaam kesinlikle yok. Tarihe karsi kendince meraki olan biriyim sadece, bu konuda ozel bir egitim almadim, finans mezunuyum yani dalim degil sadece seviyorum, oncelikle bunu belirteyim.
Bu is DIS GUCLER bizimle ugrasiyora gelmesin, gelmeyecektir zira sizin gibi donanimli birinin bu sekilde sig dusunebilmesi mumkun degil. Iste zaten benim elestirim ulkenin 40 yildir bu sorunla uğrasmasi, yani burada mucadele yontemlerinde bazi eksiklikler var. Bakin bu sorun acikcasi 40 yillik felanda degil Osmanli’dan Cumhuriyete miras kalmis bir sorundur.
Bu cografyayi bir sekilde elimizin altinda tutabilmeyi uzun sure basarmisiz, bunu sulhle yapmisiz cogu zaman. James L. Gelvin Modern Ortadogu tarihi isimli kitabinda cok iddali bir soz yazmis, paylasayim ; Jon Turkler olmasaydi “ MILLIYETCILIK “ kavrami asla gunumuzdeki anlamini almazdi, kelimesi kelimesine boyle degil yarin musait olursam ilgili sayfai inceler screen atarim. Ama bu minvalde. Bize kalsa milliyetcilik Fransiz ihtilali’nden geldi zart zurt deyip geceriz.
Ayni sekilde Kral Abdullah “ Biz Osmanli’ya Neden Isyan ettik? “ isimli kitabinda, 2. Meşrutiyetin ilanindan sonra gelisen olaylar silsilesinde Jon Turklerin aldigi aksiyonlari elestirir ve isyani bununla temellendirir.
Daha sonra ulus devlet prensiplerine dayanarak Turkiye Cumhuriyeti kuruldu, bunu anlamlandirmak gayet mumkun bir ust kimlik sartti, toplum darmadagindi etc..
Is daha eskiye goturup Abdulhamit’in silahlandirdigi Hamdiye alaylarina felan girmiyorum..
Bir sorunu cozebilmek icin once tespitini dogru koymak lazim, maalesef bizim kurulus ilkelerimize kadar islemis bazi korkularimiz var, temelsizmi degil mi oda baska bir tartisma konusu.