Aleyna1
Gümüş Üye
-
- Katılım
- Ekim 13, 2014
-
- Mesajlar
- 5,966
-
- Tepkime puanı
- 212
-
- Puanları
- 318
Birkaç gün önce "toplumsal cinsiyet adaleti" adı altında bir kavram ortaya atıldı. Bu kavramın en büyük sorunlarından biri 'pozitif ayrımcılığı' temel alarak eşitliği hiçe sayması.
Oysa "toplumsal cinsiyet adaleti" olarak ortaya atılan kavram mevcut erkek egemen sisteme yeni bir kılıf giydirmekten başka bir şey değil. Seksizmden bir nebze uzaklaşamayan bu kavram, henüz ne idüğü pek belli olmasa da, hegemonik toplumsal cinsiyet rollerini 'muhafazakar entellektüel' bir dille yeniden tanımlayacak gibi gözüküyor. Bu kavram seksizmi muhafazakar bakış açısıyla meşrularştırmaya, kadına ve erkeğe adalet kisvesi altında toplumsal roller yüklemeye devam ediyor. Seksizmin her türlüsü, ayrımcılığın her çeşidi eşitlik kavramını ve eşitlik kavramının kazanımlarını malesef ikinci plana itmekten başka bir şey yapmıyor. Kadınların kazanımlarını hiçe saydığı gibi erkeklerin toplumsal rollerini de belirliyor. Uzun lafın kısası aslında toplumda egemen seksist anlayışı değiştirmiyor.
Peki bugün toplumun neredeyse genlerine işlemiş seksizm erkekleri hiç mi incitmiyor? Tabii ki incitiyor.
Seksizm 'kabadayılığa' davetiye çıkarır
Erkeklerin zayıf gördüğü ya da kendisi gibi olmayan erkekleri dışlamasının ve onlara karşı sözlü veya fiziksel şiddet uygulamalarının nedeni seksizmdir.
Çünkü toplumda zayıf ya da güçsüz erkek 'kız gibi' olmakla itham edilerek aşağılanır
Erkekler de seksizm yüzünden bedenleri üzerinden yargılanır
Şişman veya çok zayıf erkeklerin bedenlerinden utanmaları, kendilerine olan özgüven ve saygılarını yitirmelerinin nedeni seksizmdir.
'Kadınca' ilgileri olan erkekler dışlanır, ötekileştirilir, kabul edilemez ve hatta aşağılanır
Kadın gibi giyinen erkeklere 'kötü' gözüyle bakılır
Kadınlar tarafından incitilen erkekler 'zavallıdır'
Hatta kadınlar bile bu erkeklere 'hanım evladı' diyerek gururlarını kırarlar
Bir erkeği aşağılamak için kadınlığa referans vermek sadece erkeklerin değil kadınların da aşağılanması demektir.
Erkekleri aşağılamak için kullanılan dil ile kadınlara hakaret etmek için kullanılan dilin birbirinden zerre farkı yoktur
Cinsiyetçi her aşağılama ve küfür aslında iki ucu pis bir değnek gibidir.
Çünkü erkeklerin 'kadın gibi' olması utanılacak bir şeydir
Oysa Türkiye'de Zeki Müren sanat güneşi ve Bülent Ersoy da kestirip biçtirip diva olabilmiştir.
Aslında kadınları aşağılayan seksist tavır erkekleri de aşağılar
Tabii ki tam tersi de geçerli. Toplumsal cinsiyet rollerinin ikiyüzlülüğünün temeli seksizmdir.
Şunu unutmamak lazım ki bir grubun sorunlarını dile getirmek diğerini dışlamak ve küçüksemek değildir
Her türlü ayrımcılığa 'hayır' demek, farklılıkları kabul etmek toplumları biraraya getirir ve daha güçlü kılar
Toplumsal cinsiyet adaleti denilen kavram mevcut patriarkal sistemin süslü kelimelerle ifade edilmiş versiyonundan başka bir şey değildir.