M
Myself
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Ah be oğlum, bizim oralarda yoktu öyle işler, cinsiyeti falan önceden anlamak gibi
Seni kucağıma verene kadar biz hiç bilemedik kız mıydın, erkek miydin?
Gerçi baban söylendi durdu, "Hanım kesin bu oğlan," diye,
“Baksana, karnın sivri, aynı anamın da böyleydi bizim tekne kazıntısı son kardeşimiz Ahmet’de”
Evladım, sonra gülüşmüştük babanla, demiştik ki, "Aman sağlıklı olsun da"
Baban, öyle çok sarılan falan bir adam da değildi aslında
Ama o gece, şöyle bir sıvazladı sırtımı ve dedi ki,
"Tamam Fatma Hanım, ama oldu ki bize bir oğlan geldi, beşibiryerdeyi şimdiden boynunda bil”
Ay anam, o sabah çektiğim sancıyı vallahi de billahi de unutmam
Her yer, diz boyu kar
Ebe Hacer Kadın’ı babanla, dayın zar zor eve getirdi
Az acıtmadın canımı, az bağırtmadın beni, ama seni verdiler ya kucağıma
O açmaya çalıştığın çapaklı gözlerinle, karşılaştım mı oğlum
İşte o zaman bende ne kaldı sancı, ne de bir ağrı…
Baban oracıktan işaret ediyordu Önce anlamadım, ne diyor diye
Meğer “Boynunu” diyormuş, “Donatacağım altınla”
Sen, yedi sekiz yaşlarında bir gün, yine bahçede top koştururken babanla kavga ettik be oğlum, belki de ilk kez
Baban dedi ki "Bu bizimki, futbolcu olacak kesin”
"Hadi oradan, bey," dedim, "Ben oğlumu koşturmam tüm hayatı boyunca bir top arkasında
Ne olursa olsun da, aman topçu olmasın Baksana elinden kitap da düşürmüyor
Yine hoca hanımdan almış, eve bir sürü kitap getirmiş
Okuyacak bu çocuk, bak göreceksin sen de Aman elleşme, aklını da çelme"
Okudun evladım Hem de çok güzel okudun sen
Akşamları, mahallenin tüm çocuklarını etrafına toplardın;
"Ahmet abi, şuna yardım et, bana bunu anlat, ödevim var yapamadım,” diye sararlardı etrafını
Bizim köyde hoca dediğimiz, her şeyi danıştığımız, evliya gibi gördüğümüz Hasan Ali Efendi, ben birgün çeşmeden su alırken yanıma geldi
"Fatma Hanım, eşine de söyle" dedi
"Sizin bu oğlanda, çok ama çok iş var Şehirden kitap sipariş ettim, sakın söylemeyesin haa! Ona sürpriz olacak…"
Ah be oğlum İmkanlar çok sınırlıydı buralarda, seni hakkını vererek okutamadık
Şehre, büyük okullara yollayamadık
Senden sekiz sene sonra, bir de kızımız oldu ya bizim
Zeynep
Aman, sayende ben ne rahat ettim bir bilsen
Seyrederdik babanla, senin kardeşine nasıl baktığını
Baban derdi ki, "Hanım, sakın ha! Zeynep nasıl büyüyecek falan diye dert etme, bak abisi her daim yanı başında…"
Lise diplomanı aldığın gün, kollarımızı kabarttın, a be oğlum
Senin adını ilk başta okudular Baban bir an dedi ki,
"Bak ilk bizimkini dediler acaba bi halt mı etti?"
Meğer şaka yapmış, okulunu birinci olarak bitirmişin, benim güzel oğlum
Senin okulu birincilikle bitirdiğini duyan kim varsa hayırlı olsuna geldi
Hep beraber, tüm mahalle doluştuk bizim bahçeye
Konu, komşu ne pişirdiyse getirdi
Yedik, içtik eğlendik
Baban, ilk kez rakı satın almıştı o gün,
"Hanım kutlama gecesi bu gece," dedi
Akşam yemekte, alt sokakta oturan Hatun Hanım beni sıkıştırdı durdu, bütün gece
Kızı var ya Esma…
Ben de pek gururluyum ya, dedim ki,
"İnşallah Hatuncuğum, artık gençler karar versin…"
Haa, sen de az değilmişsin meğer Esma’yı da beğenirmişsin
Üç beş güne kalmadı, anladım ben de durumu
Dayanamadım, babana da çıtlattım
Baban da dedi ki, "Eh hanım, kısmetse olsun inşallah
Hele bizim oğlan bir askerliğini yapıp gelsin de”
O gün geldi
Seni askere yollama günü
Çok zor geldi be oğlum senden ayrı kalmak, sadece bir süreliğine olsa da
Hep düşündüm, seni yolcu ederken; orada yer mi, içer mi, karnı doyar mı?
Başı ağrısa, eline bir hap verirler mi? Bizimki alışıktır, her gün yıkanmadan rahat etmez
Kitapları, kalemi, kağıdı başının ucunda olmasa ne eder diye
Baban daha rahattı benden, bütün gece bağrındı durdu "Oğlum asker" diye…
Bindin minibüse Ben, baban, Zeynep, anneannen, deden, tüm komşular
Sonradan gördüm ki, arkada da Esma
Yolladık seni
Allaha, vatana emanet…
Günler çok zor geçiyordu sen yokken yanımızda
Çok özlüyorduk seni
Ortalıkta karışıktı ya, ne zaman televizyonu açsak benim kalbim yerinden çıkacak gibi oluyordu, bugün de şehit verdik mi diye?
Korkumdan babana da fazla laf edemiyordum
Kardeşin Zeynep, sürekli seni sorup duruyordu "Anne abim ne zaman gelecek?" diye…
Sonra kızdım bir an kendime, niye bu kadar vesvese yapıyorum diye
"Tamam işte, Ahmet paşa paşa gitti Zaten bir ay da kaldı gelmesine Güzel düşün," dedim kendime
Bak, sen şimdiden başla tarhananı hazırlamaya, salçanı yapmaya
Oğlan da gelince, hazır olurlar işte
Anayım ya a be oğlum
Gelmene on gün kala ateşler düştü yüreğime
Geceleri gözüm uykusuz, gündüzlerim ise sanki kabus
Baban senin için hazırlık yapıyordu, geleceksin diye
Ben ise, büyük bir belirsizlik yaşıyordum
Sanki içim diyordu ki, "Ahmet bir daha hiç geri gelmeyecek"
Sonra dedim ki kendime, "Saçmalama, yine yapıyorsun vesvese…"
Baban, yine bir şişe rakıyla geldi eve, şaşırttı beni
İçmezdi ki normalde ”Bu ne ?" dedim
"Oğlumun gelişini kutlamak için," dedi Koydu buzdolabına
Akşam, nohut pilav yapmıştım
Geçtik masaya, açtık haberleri
Tam babanla Zeynep, turşumun kötü olduğunu tartışırken, sesimiz soluğumuz kesildi hepimizin
İsimler okudular oğlum, televizyonda
Senin adını, soyadını duyduk
Ben bağırdım, oğlumun adını söylediler diye
" Doğru mu?" dedim, babana baktım
O koca adam sandalyesinde değildi, yere düşmüştü
Evin dışı insan sesleri, çığlıklar…
Sonrasını ben, uzun süre hiç hatırlayamadım be oğlum…
Ayakta durmak için çok savaş verdik
Olmadı be koçum
"Şehit oldu, ülkesi uğruna öldü, gurur duy," dediler
Olmadı be koçum!
Elbette, her şey feda olsun şu vatana ama, işte evlat başka
Öyle büyük bir acı ki bu, gözün ne vatanı görebiliyor artık, ne de önünü
Çok zor be evladım, çok zor……
Güzel uyu benim melek oğlum
Güzel uyu
Ey insanoğlu sizlere diyeceğim son söz Allahım benim yaşadığım evlat acısını sizlere
yaşatmasın öyle dışardan bakılan göz gibi vatan sağolsun demeyle olmuyor
Candan can alınması dışardan o denli kolay gelmesine karşın yaşayanın acısını bilmek o denli zordur.. Allahım vatanımı milletimi korusun !
Seni kucağıma verene kadar biz hiç bilemedik kız mıydın, erkek miydin?
Gerçi baban söylendi durdu, "Hanım kesin bu oğlan," diye,
“Baksana, karnın sivri, aynı anamın da böyleydi bizim tekne kazıntısı son kardeşimiz Ahmet’de”
Evladım, sonra gülüşmüştük babanla, demiştik ki, "Aman sağlıklı olsun da"
Baban, öyle çok sarılan falan bir adam da değildi aslında
Ama o gece, şöyle bir sıvazladı sırtımı ve dedi ki,
"Tamam Fatma Hanım, ama oldu ki bize bir oğlan geldi, beşibiryerdeyi şimdiden boynunda bil”
Ay anam, o sabah çektiğim sancıyı vallahi de billahi de unutmam
Her yer, diz boyu kar
Ebe Hacer Kadın’ı babanla, dayın zar zor eve getirdi
Az acıtmadın canımı, az bağırtmadın beni, ama seni verdiler ya kucağıma
O açmaya çalıştığın çapaklı gözlerinle, karşılaştım mı oğlum
İşte o zaman bende ne kaldı sancı, ne de bir ağrı…
Baban oracıktan işaret ediyordu Önce anlamadım, ne diyor diye
Meğer “Boynunu” diyormuş, “Donatacağım altınla”
Sen, yedi sekiz yaşlarında bir gün, yine bahçede top koştururken babanla kavga ettik be oğlum, belki de ilk kez
Baban dedi ki "Bu bizimki, futbolcu olacak kesin”
"Hadi oradan, bey," dedim, "Ben oğlumu koşturmam tüm hayatı boyunca bir top arkasında
Ne olursa olsun da, aman topçu olmasın Baksana elinden kitap da düşürmüyor
Yine hoca hanımdan almış, eve bir sürü kitap getirmiş
Okuyacak bu çocuk, bak göreceksin sen de Aman elleşme, aklını da çelme"
Okudun evladım Hem de çok güzel okudun sen
Akşamları, mahallenin tüm çocuklarını etrafına toplardın;
"Ahmet abi, şuna yardım et, bana bunu anlat, ödevim var yapamadım,” diye sararlardı etrafını
Bizim köyde hoca dediğimiz, her şeyi danıştığımız, evliya gibi gördüğümüz Hasan Ali Efendi, ben birgün çeşmeden su alırken yanıma geldi
"Fatma Hanım, eşine de söyle" dedi
"Sizin bu oğlanda, çok ama çok iş var Şehirden kitap sipariş ettim, sakın söylemeyesin haa! Ona sürpriz olacak…"
Ah be oğlum İmkanlar çok sınırlıydı buralarda, seni hakkını vererek okutamadık
Şehre, büyük okullara yollayamadık
Senden sekiz sene sonra, bir de kızımız oldu ya bizim
Zeynep
Aman, sayende ben ne rahat ettim bir bilsen
Seyrederdik babanla, senin kardeşine nasıl baktığını
Baban derdi ki, "Hanım, sakın ha! Zeynep nasıl büyüyecek falan diye dert etme, bak abisi her daim yanı başında…"
Lise diplomanı aldığın gün, kollarımızı kabarttın, a be oğlum
Senin adını ilk başta okudular Baban bir an dedi ki,
"Bak ilk bizimkini dediler acaba bi halt mı etti?"
Meğer şaka yapmış, okulunu birinci olarak bitirmişin, benim güzel oğlum
Senin okulu birincilikle bitirdiğini duyan kim varsa hayırlı olsuna geldi
Hep beraber, tüm mahalle doluştuk bizim bahçeye
Konu, komşu ne pişirdiyse getirdi
Yedik, içtik eğlendik
Baban, ilk kez rakı satın almıştı o gün,
"Hanım kutlama gecesi bu gece," dedi
Akşam yemekte, alt sokakta oturan Hatun Hanım beni sıkıştırdı durdu, bütün gece
Kızı var ya Esma…
Ben de pek gururluyum ya, dedim ki,
"İnşallah Hatuncuğum, artık gençler karar versin…"
Haa, sen de az değilmişsin meğer Esma’yı da beğenirmişsin
Üç beş güne kalmadı, anladım ben de durumu
Dayanamadım, babana da çıtlattım
Baban da dedi ki, "Eh hanım, kısmetse olsun inşallah
Hele bizim oğlan bir askerliğini yapıp gelsin de”
O gün geldi
Seni askere yollama günü
Çok zor geldi be oğlum senden ayrı kalmak, sadece bir süreliğine olsa da
Hep düşündüm, seni yolcu ederken; orada yer mi, içer mi, karnı doyar mı?
Başı ağrısa, eline bir hap verirler mi? Bizimki alışıktır, her gün yıkanmadan rahat etmez
Kitapları, kalemi, kağıdı başının ucunda olmasa ne eder diye
Baban daha rahattı benden, bütün gece bağrındı durdu "Oğlum asker" diye…
Bindin minibüse Ben, baban, Zeynep, anneannen, deden, tüm komşular
Sonradan gördüm ki, arkada da Esma
Yolladık seni
Allaha, vatana emanet…
Günler çok zor geçiyordu sen yokken yanımızda
Çok özlüyorduk seni
Ortalıkta karışıktı ya, ne zaman televizyonu açsak benim kalbim yerinden çıkacak gibi oluyordu, bugün de şehit verdik mi diye?
Korkumdan babana da fazla laf edemiyordum
Kardeşin Zeynep, sürekli seni sorup duruyordu "Anne abim ne zaman gelecek?" diye…
Sonra kızdım bir an kendime, niye bu kadar vesvese yapıyorum diye
"Tamam işte, Ahmet paşa paşa gitti Zaten bir ay da kaldı gelmesine Güzel düşün," dedim kendime
Bak, sen şimdiden başla tarhananı hazırlamaya, salçanı yapmaya
Oğlan da gelince, hazır olurlar işte
Anayım ya a be oğlum
Gelmene on gün kala ateşler düştü yüreğime
Geceleri gözüm uykusuz, gündüzlerim ise sanki kabus
Baban senin için hazırlık yapıyordu, geleceksin diye
Ben ise, büyük bir belirsizlik yaşıyordum
Sanki içim diyordu ki, "Ahmet bir daha hiç geri gelmeyecek"
Sonra dedim ki kendime, "Saçmalama, yine yapıyorsun vesvese…"
Baban, yine bir şişe rakıyla geldi eve, şaşırttı beni
İçmezdi ki normalde ”Bu ne ?" dedim
"Oğlumun gelişini kutlamak için," dedi Koydu buzdolabına
Akşam, nohut pilav yapmıştım
Geçtik masaya, açtık haberleri
Tam babanla Zeynep, turşumun kötü olduğunu tartışırken, sesimiz soluğumuz kesildi hepimizin
İsimler okudular oğlum, televizyonda
Senin adını, soyadını duyduk
Ben bağırdım, oğlumun adını söylediler diye
" Doğru mu?" dedim, babana baktım
O koca adam sandalyesinde değildi, yere düşmüştü
Evin dışı insan sesleri, çığlıklar…
Sonrasını ben, uzun süre hiç hatırlayamadım be oğlum…
Ayakta durmak için çok savaş verdik
Olmadı be koçum
"Şehit oldu, ülkesi uğruna öldü, gurur duy," dediler
Olmadı be koçum!
Elbette, her şey feda olsun şu vatana ama, işte evlat başka
Öyle büyük bir acı ki bu, gözün ne vatanı görebiliyor artık, ne de önünü
Çok zor be evladım, çok zor……
Güzel uyu benim melek oğlum
Güzel uyu
Ey insanoğlu sizlere diyeceğim son söz Allahım benim yaşadığım evlat acısını sizlere
yaşatmasın öyle dışardan bakılan göz gibi vatan sağolsun demeyle olmuyor
Candan can alınması dışardan o denli kolay gelmesine karşın yaşayanın acısını bilmek o denli zordur.. Allahım vatanımı milletimi korusun !