Şehir Faresiyle Tarla Faresi - La Fonten Masalları

Konu sahibi son olarak 2629 gün önce görüldü
Şehir Faresiyle Tarla Faresi - La Fonten Masalları

Şehir Faresiyle Tarla Faresi​

Bir varmış bir yokmuş

Bir şehir faresi varmış;

Bir gün yolu yordamıyla

Tarla faresini yemeğe çağırmış.

Bir Türk halısı üstüne

Bir sofra kurulmuş, şahane.

Ne yemekler, ne yemekler...

Gitmeyen bilmez şehire.

Böyle ziyafet görülmemiş,

Hiçbir şey eksik değilmiş.

Ama tam yemek başlarken

Farelerin iştahı kesilmiş:

Ayak sesleri gelmiş birden

Evin üstünde bir yerden;

Şehir faresi fırt bodruma,

Tarla faresi de peşinden.

Ses sada kesilmiş yukarıda,

Fareler çıkmış meydana.

Şehirli fare, buyurun demiş,

Soğumasın bizim kızartır.

Ben doydum, demiş tarla faresi,

Yarın bize beklerimi sizi.

Bizde böyle kral sofraları yok,

Fukara işi bizimkisi.

Ama yediğin boğazında kalmaz,

Ayak mayak sesi duyulmaz.

Haydi hoşça kal kardeş,

Korkulu yemek bana gelmez.

 
Tarla Faresi ile Şehir Faresi

Bir tarla faresi bir şehir faresiyle arkadaş olmuş, bir gün birlikte yemeğe çağırmış.

Ev faresi gelmiş, ama bakmış ki otla buğdaydan başka bir yiyecek yok.

Hoşlanmamış.

Tarla faresine: “A dostum!” demiş, “bu senin yaşamana karınca gibi yaşamak derler.

Bense, önümdeki önümde, ardımdaki ardımda, bolluk içinde yaşarım.

Sen benimle gel, bizim evdekileri paylaşır, ikimiz de mis gibi geçiniriz.” İkisi de hemen kalkıp yola düzülmüşler.

Ev faresi arkadaşına sebzeler çıkarmış, buğday çıkarmış, incir, peynir, bal, yemiş çıkarmış.

Tarla faresinin ağzı kulaklarına varmış:

“Ben ne dedim de bu güne kadar tarlalarda kaldım!” diyerek dövünmüş.


Tam yemeğe oturacakları sırada bir adam gelmiş, kapıyı açmış.

İki fare, gürültüden korkup her biri bir deliğe girmiş.

Gürültü dinince çıkmışlar, incirden tadacaklarmış, bu kez de başka biri odadan bir şey almaya gelmiş. Gene bir deliğe kaçmışlar.

Bunun üzerine tarla faresi karnının açlığını unutup arkadaşına: “Dostum” demiş, “bana izin! Sen doyasıya yiyip içiyorsun, can besliyorsun, ama türlü türlü tehlikeler, türlü türlü korkular geçiriyorsun.

Ben gene gidip buğdayımla arpamı yiyeyim: yoksul yemeğidir ama ne de olsa gönül rahatıyla yenir.”
 
Geri