Mert GÖKTÜRK
Üye
-
- Katılım
- Ekim 1, 2016
-
- Mesajlar
- 184
-
- Tepkime puanı
- 1
-
- Puanları
- 268
-
- Yaş
- 28
Târih bazı insanları hiç hak etmediği övgülere veya yergilere lâyık görebilen, acımasız bir şeydir. Bazen yüzünün nûru kaçmış, isyân etmekten kaç kere hapse girmiş, safsatalar şeyhi olduğunu iddiâ eden bir meczup târihî kendi çıkarları uğruna kullanan ve saptıranların elinde peygamberâne bir velî olarak ortaya çıkmıştır. Bazen ise her devrin eziyet çekip, aşağılanan büyük bilgelerini, düşünürlerini yine sapkın emeller uğruna hâin ilân etmiştir.
İşte Enver Paşa, bu hâin emellerden birisine mâlzeme edilerek “başarısız bir komutan, vatan hâini” gibi hiç hak etmediği sıfatlarla anılmak isteniyor. Çünkü onun kutlu, yüce düşüncelerini çekemeyen; onun gerçek ideâllleri uğruna ne büyük savaş verdiğini bildiği hâlde Türklük aşığı bir ülkü erini karalamak isteyen kişiler, tıpkı diğer Türk büyüklerine yaptıkları gibi onu da aciz, başarısız ve hâin adletme gayreti içerisindeler.
Genç yaşlarından itibaren Türklüğe sevdâlı olan, Osmanlı’nın bir manda devleti hâline getirilmeye çalışıldığı yıllarda İttihâd ve Terakkî’nin kurucularından biri olarak Bâb-ı Ali Baskını’nı yaparak hükümetin devlete peşkeş çekmesine mâni olan Enver Paşa, 1. Dünya Savaşı’nda İngilizler’in Osmanlı‘yı ele geçirme çabalarını yıkmak için Almanlarla yakınlaşmaya çalışmış; fakat savaşta yenilince yönünü doğrudan Türkistan‘a çevirmiştir.
Büyük Tûrân Kağanlığı’nı kurma gayreti içerisinde olan Enver Paşa, Orta Asya‘da bağımsızlık mücâdelesi veren birçok Türk topluluğuna destek vermiş, onların örgütlenmesinde büyük rol üstlenmiştir. Büyük bir tâlihsizlik olarak, Sarıkamış Harekâtı‘nda kötü hava koşullarının etkisiyle yaşanan kayıplar, Enver Paşa’nın başarısız bir komutan olduğu yönünde fikirleri ortaya çıkarmış olsa da, onun Ruslara karşı vermiş olduğu büyük mücâdele görmezden gelinmemiş ve askerlik görevinde Orgeneralliğe kadar yükselmiştir. Çünkü o, bir ramazan ayında gerçekleşen bu harekâtta ordu seferî sayıldığı hâlde tüm orduya vekâleten oruç tutan inançlı, çalışkan ve sabırlı bir insandı.
Enver Paşa’nın Tûrân Ülküsüne hizmeti, Kafkas İslâm Orduları’nın komutanı olan Nûri Paşa’nın yardımına koşması ve Bakü’nün işgâl edilmesini önlemesiyle başlamıştır. Daha sonra Rusya’da bağımsızlık hareketine destek için Batum’dan Buhara’ya kadar gezmiş ve Basmacı İsyanı’na öncülük etmiş, Ruslar’dan toprak istemiştir. O dönemde Azerbaycanlı şâir, Şekili Salman Mümtaz Enver Paşa’ya şu dizelerle seslenmiştir:
Müselman gayretin çekdin, gözetdin Türk’ün nâmusun,
Dağıtdın haver-i İslâmdan küffar kabusun.
Mesacidden dilerdi Rus asa öz nehs nakusun,
Güneşden parlak amalın olup Şark ehline ezher,
Yaşa, ey gâzi-yi âzam, yaşa, ey muhteşem Enver!
Azerbaycan Türklerini soykırımdan kurtaran, kızına Türkân adını veren, Şeyh Şâmil gibi bir Kafkas kartalı olma uğruna ömrünü fedâ eden Enver Paşa, Tacikistan’da yine bir Türk bağımsızlığı amacıyla Bolşevikler’le yapmış olduğu bir savaşta havan mermisiyle vefât etmiş, orada defnedilmiştir.
Kutlu tini şâd, mekânı uçmağ olsun. Tanrı Türk'ü Korusun!
İşte Enver Paşa, bu hâin emellerden birisine mâlzeme edilerek “başarısız bir komutan, vatan hâini” gibi hiç hak etmediği sıfatlarla anılmak isteniyor. Çünkü onun kutlu, yüce düşüncelerini çekemeyen; onun gerçek ideâllleri uğruna ne büyük savaş verdiğini bildiği hâlde Türklük aşığı bir ülkü erini karalamak isteyen kişiler, tıpkı diğer Türk büyüklerine yaptıkları gibi onu da aciz, başarısız ve hâin adletme gayreti içerisindeler.
Genç yaşlarından itibaren Türklüğe sevdâlı olan, Osmanlı’nın bir manda devleti hâline getirilmeye çalışıldığı yıllarda İttihâd ve Terakkî’nin kurucularından biri olarak Bâb-ı Ali Baskını’nı yaparak hükümetin devlete peşkeş çekmesine mâni olan Enver Paşa, 1. Dünya Savaşı’nda İngilizler’in Osmanlı‘yı ele geçirme çabalarını yıkmak için Almanlarla yakınlaşmaya çalışmış; fakat savaşta yenilince yönünü doğrudan Türkistan‘a çevirmiştir.
Büyük Tûrân Kağanlığı’nı kurma gayreti içerisinde olan Enver Paşa, Orta Asya‘da bağımsızlık mücâdelesi veren birçok Türk topluluğuna destek vermiş, onların örgütlenmesinde büyük rol üstlenmiştir. Büyük bir tâlihsizlik olarak, Sarıkamış Harekâtı‘nda kötü hava koşullarının etkisiyle yaşanan kayıplar, Enver Paşa’nın başarısız bir komutan olduğu yönünde fikirleri ortaya çıkarmış olsa da, onun Ruslara karşı vermiş olduğu büyük mücâdele görmezden gelinmemiş ve askerlik görevinde Orgeneralliğe kadar yükselmiştir. Çünkü o, bir ramazan ayında gerçekleşen bu harekâtta ordu seferî sayıldığı hâlde tüm orduya vekâleten oruç tutan inançlı, çalışkan ve sabırlı bir insandı.
Enver Paşa’nın Tûrân Ülküsüne hizmeti, Kafkas İslâm Orduları’nın komutanı olan Nûri Paşa’nın yardımına koşması ve Bakü’nün işgâl edilmesini önlemesiyle başlamıştır. Daha sonra Rusya’da bağımsızlık hareketine destek için Batum’dan Buhara’ya kadar gezmiş ve Basmacı İsyanı’na öncülük etmiş, Ruslar’dan toprak istemiştir. O dönemde Azerbaycanlı şâir, Şekili Salman Mümtaz Enver Paşa’ya şu dizelerle seslenmiştir:
Müselman gayretin çekdin, gözetdin Türk’ün nâmusun,
Dağıtdın haver-i İslâmdan küffar kabusun.
Mesacidden dilerdi Rus asa öz nehs nakusun,
Güneşden parlak amalın olup Şark ehline ezher,
Yaşa, ey gâzi-yi âzam, yaşa, ey muhteşem Enver!
Azerbaycan Türklerini soykırımdan kurtaran, kızına Türkân adını veren, Şeyh Şâmil gibi bir Kafkas kartalı olma uğruna ömrünü fedâ eden Enver Paşa, Tacikistan’da yine bir Türk bağımsızlığı amacıyla Bolşevikler’le yapmış olduğu bir savaşta havan mermisiyle vefât etmiş, orada defnedilmiştir.
Kutlu tini şâd, mekânı uçmağ olsun. Tanrı Türk'ü Korusun!