Sedef hastalığı belirtileri
Sedef hastalığı, üstü gümüş rengi pullarla kaplı kırmızı lekelerle yansıyan, nedeni bilinmeyen deri hastalığı. Lekeler çoğunlukla kasıntısız olduğundan, hastayı yalnızca görünüş açısından rahatsız ederler; ilaçla geçirilebilseler de, bir süre sonra yeniden belirirler. Bazı hastalarda sedef hastalığı, bir eklem iltihabıyla birlikte görülmektedir.
Sedef hastalığının (psoriasis) baş*langıç belirtileri deride kızarma ve pullanmadır. Hastalık, ömür boyu bir*kaç cilt lekesiyle sınırlı kalabileceği gibi, tüm vücuda yayılıp sonu ölüme kadar varan eklem iltihaplarına da yol açabilir. Kalıtsal etkenlerin sedef has*talığında belirleyici bir rol oynadığı kabul edilmektedir. Ama kalıtım yo*luyla doğrudan hastalığın kendisinin değil, hastalığa karşı bir yatkınlığın geçtiği düşünülmektedir. Sedef hastalı*ğı olan kişilerin çocukları ya da akra*baları arasında hastalanma olasılığı, öteki kişilerden daha yüksektir. Hasta*lığın görülme sıklığı yüzde 2′dir. Se*def hastalığı olanların akrabalarının yüzde 6,4′ünde hastalık başlangıç ev-resindedir. Çocuklarla yaşlılarda ender olarak ortaya çıkar. Çoğunlukla 20-50 yaş arasındaki kişilerde başlar.
Nedenleri
Sedef hastalığının nedenlerine ilişkin birçok varsayım ve kuram vardır. Deri metabolizmasındaki değişimler hasta*lığın nedeni olmaktan çok sonucudur. Bu değişimler Özellikle nükleoprotein sentezi ve yıkımıyla ilgilidir. Sedef hastalığından etkilenmiş üstderinin (epidermis) tabanındaki hücrelerin boynuzsu katmana sağlıklı hücrelerden daha çabuk ulaşmasından da anlaşıla*cağı gibi, bu hücrelerin yenilenme hızı artmıştır. Üstderi tabanındaki normal hücreler 20-30 gün arasında yüzeye ulaşır.
Oysa sedef hastalıklı deride bu süre 4 günü bulmaz. Bu hızlı göç, boy*nuzsu katmanda hücre birikmesine yol açar. Sonuç, hastalığın tipik klinik bul*guları olan pullanma ve hiperkeratoz-dur (aşın keratin oluşumu). Gene hızlı hücre göçü sonucunda boynuzsu kat*man hücreleri çekirdeklerini yitirmezSedef hastalığının nedenlerine ilişkin birçok varsayım ve kuram vardır. Deri metabolizmasındaki değişimler hasta*lığın nedeni olmaktan çok sonucudur. Bu değişimler Özellikle nükleoprotein sentezi ve yıkımıyla ilgilidir. Sedef hastalığından etkilenmiş üstderinin (epidermis) tabanındaki hücrelerin boynuzsu katmana sağlıklı hücrelerden daha çabuk ulaşmasından da anlaşıla*cağı gibi, bu hücrelerin yenilenme hızı artmıştır. Üstderi tabanındaki normal hücreler 20-30 gün arasında yüzeye ulaşır.
Oysa sedef hastalıklı deride bu süre 4 günü bulmaz. Bu hızlı göç, boy*nuzsu katmanda hücre birikmesine yol açar. Sonuç, hastalığın tipik klinik bul*guları olan pullanma ve hiperkeratoz-dur (aşın keratin oluşumu). Gene hızlı hücre göçü sonucunda boynuzsu kat*man hücreleri çekirdeklerini yitirmezler. “Parakeratoz” olarak tanımlanan bu olay dikensi tabakanın kalınlaşma*sına ve dermiş papİUalannın (deri me*mecikleri) uzamasına yol açar. Böyle*likle papillalar iplik gibi ince uzun bir biçim alır. Her dermiş papillasında kıl*cal damar bulunduğundan, sedef hasta*lığı lezyonu kaşındığında papillanın en dış katmam kazınır ve kılcal damar ze*delenerek kanar.
Belirtileri
Sedef hastalığının klinik belirtilerinin birçoğu, hastalığın dokularda yol açtı*ğı değişikliklerin incelenmesiyle açıklanabilir. Sedef hastalığı başta saçlı deriyi seçer ve yüzde görülmez. Ayrı*ca diz, dirsekler ve kuyruksokumu de*risi sedef hastalığının sık görüldüğü bölgelerdir. Ama hastalığın tüm vücut*ta görülebileceğini de unutmamak ge*rekir. Lezyonlar çeşitli büyüklükte ola*bilir. Madeni para büyüklüğünde, avuç içi kadar ya da daha büyük lezyonlar görülebilir. Bu lezyonlann büyüyüp birleşmesiyle geniş alanları, hatta tüm deriyi etkileyen (eritrodermik ya da genelleşmiş) sedef hastalığı biçimi or*taya çıkabilir. Hastalık genellikle yuvarlak ve ku*ru küçük lezyonlarla başlar; gümüş renginde pullanma görülür. Daha son*ra lezyonlar yayılır ve deri üstünde bir harita görünümü alabilir. Hastalığın bir başka biçimi dışa açık cilt yüzeyleri yerine koltukaltı, kasık gibi içe dönük yüzeyleri etkileyen “ters dönmüş” se*def hastalığıdır.
Eklem hastalığıyla seyreden (artropatik) sedef de belirtile*rinin ağırlığı ve yol açtığı ciddi komplikasyonlar nedeniyle önem taşır. Has*talığın bu biçiminden etkilenmiş kişile*rin çoğunda eklem yakınmaları vardır. Bazı hastalarda az sayıda ve küçük ek*lemlerde ağrıya rastlanırken, bazıların*da hemen hemen tüm eklemler yavaş ilerleyen bir biçimde etkilenip şişer. Yineleyen eklem iltihabı (artrit) nöbet*leri sonucu ağır hareket bozuklukları, eklem başlarında hasar, parmaklarda tipik biçim bozuklukları ortaya çıkar. Genellikle kaşıntı görülmezse de, ba*zen özellikle saçlı deride kaşıntı olabi*lir. Eritrodermi gibi sıklıkla yanlış te*davi sonucu gelişen komplikasyonlar ve sedef hastalığı artriti dışında, hasta*ların genel durumu iyidir. Sedef hastalığı püstüllü biçimle kendini gösterebilir. Bu tablo uzun sü*re önce başlamış klasik sedef hastalığı*nın gidişi sırasında görülebileceği gibi, ilk belirti olarak da ortaya çıkabilir. Püstüllü sedef hastalığı, genellikle yüz, taban ve avuç dışındaki bölgelerde yaygın olarak görülür. Başka bölgeler*de hiçbir hastalık belirtisi olmadan ta*ban ve avuçlarda püstüllü sedef hasta*lığına rastlanabilmesi ilginçtir. Püstül-ler genellikle birincil biçimin kızartılı alanlarında birkaç saat (ya da 1-2 gün) sonra gelişir.
Uzun süredir var olan lezyonlann kenarlarında da belirebilir-ler. Pullanma genellikle birkaç gün sonra ortaya çıkar. Hastalığın püstüllü biçiminde bazen yüksek ateş ve halsiz*lik görülür. Hastanın genel durumu bo*zuktur ve hastalık ağır gidişlidir. Ayak bileklerinde şişlik olabilir. Bu sistemik belirtiler, deriye ilişkin belirtilerle ko*şut bir gelişme gösterir. Yoğun pullan*ma dönemlerinde sistemik belirtiler geriler, hatta kaybolur. Mukozalar püs*tüllü sedef hastalığından çok seyrek et*kilenir. Püstüllü sedef hastalığı tipik bir ge*lişim gösterir. Deri lezyonlan sürekli biçim değiştirir; kızartılı, püstüllü ve pullu lezyonlar birbirini izler. İyileşme dönemleri kısa sürer, ama uzun dö*nemdeki gidişi iyidir. Seyrek de olsa kötü huylu bir gidiş görülür; bu durumda ağır komplikasyonlar ortaya çı*kabilir. Püstüllü sedef hastalığı bebeklerde çok seyrek görülür. Bazen doğumda/ ve ilk aylarda ya da 1-2 yaşında ortaya çıkar. Klinik tablo püstül ve yüksek ateşle aniden başlar. Deri belirtileri kanım yan bölümlerinde, koltukaltında ve kasıktaki kıvrımlarda görülür. Be*lirtiler sıklıkla yanıltıcı görüntü ver*diklerinden, sedef hastalığı tanısı ge*nellikle ilk belirtiden yıllar sonra ko*nur.
Sedef hastalığı, üstü gümüş rengi pullarla kaplı kırmızı lekelerle yansıyan, nedeni bilinmeyen deri hastalığı. Lekeler çoğunlukla kasıntısız olduğundan, hastayı yalnızca görünüş açısından rahatsız ederler; ilaçla geçirilebilseler de, bir süre sonra yeniden belirirler. Bazı hastalarda sedef hastalığı, bir eklem iltihabıyla birlikte görülmektedir.
Sedef hastalığının (psoriasis) baş*langıç belirtileri deride kızarma ve pullanmadır. Hastalık, ömür boyu bir*kaç cilt lekesiyle sınırlı kalabileceği gibi, tüm vücuda yayılıp sonu ölüme kadar varan eklem iltihaplarına da yol açabilir. Kalıtsal etkenlerin sedef has*talığında belirleyici bir rol oynadığı kabul edilmektedir. Ama kalıtım yo*luyla doğrudan hastalığın kendisinin değil, hastalığa karşı bir yatkınlığın geçtiği düşünülmektedir. Sedef hastalı*ğı olan kişilerin çocukları ya da akra*baları arasında hastalanma olasılığı, öteki kişilerden daha yüksektir. Hasta*lığın görülme sıklığı yüzde 2′dir. Se*def hastalığı olanların akrabalarının yüzde 6,4′ünde hastalık başlangıç ev-resindedir. Çocuklarla yaşlılarda ender olarak ortaya çıkar. Çoğunlukla 20-50 yaş arasındaki kişilerde başlar.
Nedenleri
Sedef hastalığının nedenlerine ilişkin birçok varsayım ve kuram vardır. Deri metabolizmasındaki değişimler hasta*lığın nedeni olmaktan çok sonucudur. Bu değişimler Özellikle nükleoprotein sentezi ve yıkımıyla ilgilidir. Sedef hastalığından etkilenmiş üstderinin (epidermis) tabanındaki hücrelerin boynuzsu katmana sağlıklı hücrelerden daha çabuk ulaşmasından da anlaşıla*cağı gibi, bu hücrelerin yenilenme hızı artmıştır. Üstderi tabanındaki normal hücreler 20-30 gün arasında yüzeye ulaşır.
Oysa sedef hastalıklı deride bu süre 4 günü bulmaz. Bu hızlı göç, boy*nuzsu katmanda hücre birikmesine yol açar. Sonuç, hastalığın tipik klinik bul*guları olan pullanma ve hiperkeratoz-dur (aşın keratin oluşumu). Gene hızlı hücre göçü sonucunda boynuzsu kat*man hücreleri çekirdeklerini yitirmezSedef hastalığının nedenlerine ilişkin birçok varsayım ve kuram vardır. Deri metabolizmasındaki değişimler hasta*lığın nedeni olmaktan çok sonucudur. Bu değişimler Özellikle nükleoprotein sentezi ve yıkımıyla ilgilidir. Sedef hastalığından etkilenmiş üstderinin (epidermis) tabanındaki hücrelerin boynuzsu katmana sağlıklı hücrelerden daha çabuk ulaşmasından da anlaşıla*cağı gibi, bu hücrelerin yenilenme hızı artmıştır. Üstderi tabanındaki normal hücreler 20-30 gün arasında yüzeye ulaşır.
Oysa sedef hastalıklı deride bu süre 4 günü bulmaz. Bu hızlı göç, boy*nuzsu katmanda hücre birikmesine yol açar. Sonuç, hastalığın tipik klinik bul*guları olan pullanma ve hiperkeratoz-dur (aşın keratin oluşumu). Gene hızlı hücre göçü sonucunda boynuzsu kat*man hücreleri çekirdeklerini yitirmezler. “Parakeratoz” olarak tanımlanan bu olay dikensi tabakanın kalınlaşma*sına ve dermiş papİUalannın (deri me*mecikleri) uzamasına yol açar. Böyle*likle papillalar iplik gibi ince uzun bir biçim alır. Her dermiş papillasında kıl*cal damar bulunduğundan, sedef hasta*lığı lezyonu kaşındığında papillanın en dış katmam kazınır ve kılcal damar ze*delenerek kanar.
Belirtileri
Sedef hastalığının klinik belirtilerinin birçoğu, hastalığın dokularda yol açtı*ğı değişikliklerin incelenmesiyle açıklanabilir. Sedef hastalığı başta saçlı deriyi seçer ve yüzde görülmez. Ayrı*ca diz, dirsekler ve kuyruksokumu de*risi sedef hastalığının sık görüldüğü bölgelerdir. Ama hastalığın tüm vücut*ta görülebileceğini de unutmamak ge*rekir. Lezyonlar çeşitli büyüklükte ola*bilir. Madeni para büyüklüğünde, avuç içi kadar ya da daha büyük lezyonlar görülebilir. Bu lezyonlann büyüyüp birleşmesiyle geniş alanları, hatta tüm deriyi etkileyen (eritrodermik ya da genelleşmiş) sedef hastalığı biçimi or*taya çıkabilir. Hastalık genellikle yuvarlak ve ku*ru küçük lezyonlarla başlar; gümüş renginde pullanma görülür. Daha son*ra lezyonlar yayılır ve deri üstünde bir harita görünümü alabilir. Hastalığın bir başka biçimi dışa açık cilt yüzeyleri yerine koltukaltı, kasık gibi içe dönük yüzeyleri etkileyen “ters dönmüş” se*def hastalığıdır.
Eklem hastalığıyla seyreden (artropatik) sedef de belirtile*rinin ağırlığı ve yol açtığı ciddi komplikasyonlar nedeniyle önem taşır. Has*talığın bu biçiminden etkilenmiş kişile*rin çoğunda eklem yakınmaları vardır. Bazı hastalarda az sayıda ve küçük ek*lemlerde ağrıya rastlanırken, bazıların*da hemen hemen tüm eklemler yavaş ilerleyen bir biçimde etkilenip şişer. Yineleyen eklem iltihabı (artrit) nöbet*leri sonucu ağır hareket bozuklukları, eklem başlarında hasar, parmaklarda tipik biçim bozuklukları ortaya çıkar. Genellikle kaşıntı görülmezse de, ba*zen özellikle saçlı deride kaşıntı olabi*lir. Eritrodermi gibi sıklıkla yanlış te*davi sonucu gelişen komplikasyonlar ve sedef hastalığı artriti dışında, hasta*ların genel durumu iyidir. Sedef hastalığı püstüllü biçimle kendini gösterebilir. Bu tablo uzun sü*re önce başlamış klasik sedef hastalığı*nın gidişi sırasında görülebileceği gibi, ilk belirti olarak da ortaya çıkabilir. Püstüllü sedef hastalığı, genellikle yüz, taban ve avuç dışındaki bölgelerde yaygın olarak görülür. Başka bölgeler*de hiçbir hastalık belirtisi olmadan ta*ban ve avuçlarda püstüllü sedef hasta*lığına rastlanabilmesi ilginçtir. Püstül-ler genellikle birincil biçimin kızartılı alanlarında birkaç saat (ya da 1-2 gün) sonra gelişir.
Uzun süredir var olan lezyonlann kenarlarında da belirebilir-ler. Pullanma genellikle birkaç gün sonra ortaya çıkar. Hastalığın püstüllü biçiminde bazen yüksek ateş ve halsiz*lik görülür. Hastanın genel durumu bo*zuktur ve hastalık ağır gidişlidir. Ayak bileklerinde şişlik olabilir. Bu sistemik belirtiler, deriye ilişkin belirtilerle ko*şut bir gelişme gösterir. Yoğun pullan*ma dönemlerinde sistemik belirtiler geriler, hatta kaybolur. Mukozalar püs*tüllü sedef hastalığından çok seyrek et*kilenir. Püstüllü sedef hastalığı tipik bir ge*lişim gösterir. Deri lezyonlan sürekli biçim değiştirir; kızartılı, püstüllü ve pullu lezyonlar birbirini izler. İyileşme dönemleri kısa sürer, ama uzun dö*nemdeki gidişi iyidir. Seyrek de olsa kötü huylu bir gidiş görülür; bu durumda ağır komplikasyonlar ortaya çı*kabilir. Püstüllü sedef hastalığı bebeklerde çok seyrek görülür. Bazen doğumda/ ve ilk aylarda ya da 1-2 yaşında ortaya çıkar. Klinik tablo püstül ve yüksek ateşle aniden başlar. Deri belirtileri kanım yan bölümlerinde, koltukaltında ve kasıktaki kıvrımlarda görülür. Be*lirtiler sıklıkla yanıltıcı görüntü ver*diklerinden, sedef hastalığı tanısı ge*nellikle ilk belirtiden yıllar sonra ko*nur.