Painfully
Üye
-
- Katılım
- Mart 23, 2019
-
- Mesajlar
- 1,860
-
- Tepkime puanı
- 436
-
- Puanları
- 123
-
- Konum
- Yalnızlık.
Sedat ve Fil
Haftasonu validesi Sedat’ı hayvanat bahçesine götürmüştü.
İlk sefer bu kadar değişik hayvanı birlikte görüyordu.
Sedat, fillerin yer aldığı kısma doğru ilerledi.
Yavru fil hortumuna dolanıp rüyasıyor ve her kezinde validesi takviyeına koşuyordu.
Anne fil: Gördüğün gibi yavrum daha defa ufak olmasından hortumuna sebep kullanacağını bilmiyor.
Onu tam 12 sene hiç yanımdan ayırmayacağım ve ilk 6 ay süresince hortumunu sebep kullanacağını öğreteceğim.
Sedat: Hep merak etmişimdir siz hortumlarınızı hangi işlerde kullanırsınız, buradan mı soluk alıyorsunuz?
Anne fil: Hortumlarımız bizi başka hayvanlardan bölen en devasa kalifiyeliğimizdir.
Burun deliklerimiz bu hortumların ucundadır.
Hortumumuzu yiyecekleri ve suyu ağzımıza götürmek, eşyaları kaldırmak, koku alabilmek için kullanırız, içerisinde tam 4 litre suyu tutabiliyoruz.
Hem biliyor musun minicik tek bezelye adedini dahi hortumumuzla koparabiliriz.
Tabii ki bu hortuma raslantıler neticesi sahip olmadık.
Bu herşeyi yaratan ulu Allah’ın kendimize tek lütfudur.
O, yaratmasındaki debdebeı tek Kuran ayetinde şöyle açıklamıştır:
“O Tanrı ki, yaratandır (en güzel tek şekilde) mükemmelca var edendir, ‘şekil ve suret’ verendir…†(Haşr Suresi, 24)
Sedat: Karnınızı sebep doyuruyorsunuz?
Anne fil: Biz karada yaşam sürdüren hayvanların en devasaleriyiz.
Bir fil gün içerisinde tahminen 330kg nebat yer.
Bir günün 16 saatini yemek yemeye harcamak mecburiyetindeyiz.
Sedat: Peki ya dişleriniz?
Anne fil: Ağzımın kıyıında da gördüğün gibi iki sivri uzun dişimiz var.
Bu dişlerle hem kendisimizi müdafaa eder hatta su bulmak için yerde delik açarız.
Tabii dişlerimiz bütün bu işlerde defa çok aşınır.
İşte Ulu Rabbimiz bu sebepten kendimize oldukça önemli tek kaliteyi vermiştir.
Aşınan her dişimizin adına arka sıradaki dişlerden tek yenisi gelir.
Allah bizi bu tür oluşturduğu için yeni diş çıkarmaya ve bunu gereği gibi kullanmaya efor yetirebiliriz.
Bir ayette Tanrı bunu kişilera şu şekilde haber verir:
“Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine genişletir, yayar ve daraltır.
Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir.†( İsra Suresi, 30)
Sedat: Acıktın herhalde karnından sesler geliyor?
Anne fil: Bu sesleri kendisi aramızda haberleşmek için biz menfaatirız.
Böylece 4km mesafeden dahi haberleşebiliriz.
Sedat: Peki kendisi aranızda sebep misafiriyorsunuz?
Anne fil: Tanrı alnımızda, kişilerin duyamayacağı tek ses çıkaran kalifiye tek uzuv yaratmıştır.
Bu sayede başka işlekların anlayamayacağı şifreli tek dille misafirir, defa uzak uzaklıklerden bile birbirimizi duyabiliriz.
Gördüğün gibi Allah’ın üstün yaratması biz fillerde de en güzel biçimiyle tecelli ediyor.
Bunları rüyasınüp O’na her lâhza şükretmemiz gerekliliğini hiç unutma.
Sedat: Anlattıkların için teşekkür ederim.
Haftasonu validesi Sedat’ı hayvanat bahçesine götürmüştü.
İlk sefer bu kadar değişik hayvanı birlikte görüyordu.
Sedat, fillerin yer aldığı kısma doğru ilerledi.
Yavru fil hortumuna dolanıp rüyasıyor ve her kezinde validesi takviyeına koşuyordu.
Anne fil: Gördüğün gibi yavrum daha defa ufak olmasından hortumuna sebep kullanacağını bilmiyor.
Onu tam 12 sene hiç yanımdan ayırmayacağım ve ilk 6 ay süresince hortumunu sebep kullanacağını öğreteceğim.
Sedat: Hep merak etmişimdir siz hortumlarınızı hangi işlerde kullanırsınız, buradan mı soluk alıyorsunuz?
Anne fil: Hortumlarımız bizi başka hayvanlardan bölen en devasa kalifiyeliğimizdir.
Burun deliklerimiz bu hortumların ucundadır.
Hortumumuzu yiyecekleri ve suyu ağzımıza götürmek, eşyaları kaldırmak, koku alabilmek için kullanırız, içerisinde tam 4 litre suyu tutabiliyoruz.
Hem biliyor musun minicik tek bezelye adedini dahi hortumumuzla koparabiliriz.
Tabii ki bu hortuma raslantıler neticesi sahip olmadık.
Bu herşeyi yaratan ulu Allah’ın kendimize tek lütfudur.
O, yaratmasındaki debdebeı tek Kuran ayetinde şöyle açıklamıştır:
“O Tanrı ki, yaratandır (en güzel tek şekilde) mükemmelca var edendir, ‘şekil ve suret’ verendir…†(Haşr Suresi, 24)
Sedat: Karnınızı sebep doyuruyorsunuz?
Anne fil: Biz karada yaşam sürdüren hayvanların en devasaleriyiz.
Bir fil gün içerisinde tahminen 330kg nebat yer.
Bir günün 16 saatini yemek yemeye harcamak mecburiyetindeyiz.
Sedat: Peki ya dişleriniz?
Anne fil: Ağzımın kıyıında da gördüğün gibi iki sivri uzun dişimiz var.
Bu dişlerle hem kendisimizi müdafaa eder hatta su bulmak için yerde delik açarız.
Tabii dişlerimiz bütün bu işlerde defa çok aşınır.
İşte Ulu Rabbimiz bu sebepten kendimize oldukça önemli tek kaliteyi vermiştir.
Aşınan her dişimizin adına arka sıradaki dişlerden tek yenisi gelir.
Allah bizi bu tür oluşturduğu için yeni diş çıkarmaya ve bunu gereği gibi kullanmaya efor yetirebiliriz.
Bir ayette Tanrı bunu kişilera şu şekilde haber verir:
“Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine genişletir, yayar ve daraltır.
Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir.†( İsra Suresi, 30)
Sedat: Acıktın herhalde karnından sesler geliyor?
Anne fil: Bu sesleri kendisi aramızda haberleşmek için biz menfaatirız.
Böylece 4km mesafeden dahi haberleşebiliriz.
Sedat: Peki kendisi aranızda sebep misafiriyorsunuz?
Anne fil: Tanrı alnımızda, kişilerin duyamayacağı tek ses çıkaran kalifiye tek uzuv yaratmıştır.
Bu sayede başka işlekların anlayamayacağı şifreli tek dille misafirir, defa uzak uzaklıklerden bile birbirimizi duyabiliriz.
Gördüğün gibi Allah’ın üstün yaratması biz fillerde de en güzel biçimiyle tecelli ediyor.
Bunları rüyasınüp O’na her lâhza şükretmemiz gerekliliğini hiç unutma.
Sedat: Anlattıkların için teşekkür ederim.
Moderatör tarafında düzenlendi: