Şeb-i Yelda

Konu sahibi son olarak 3062 gün önce görüldü
Eylül’de başladı bu acı, nam-ı diğer sirkat!
Ömrüme mahkum bir sancı, her demi şeb-i firkat!
Gönlüme inşirah, gözüme nur, derin hakikat!
Hüzün sana mübahtır, göresin ey şeb-i yelda!

Bir kara gözlü dilber, dili bu hüzne müptela
Sevdası gözünde girye, gönlünde acı nara!
Nur-ı aynım ağlama, sen sar bu derin bir yara!
Suçlusun, durma çabuk gidesin ey şeb-i yelda!

Ötelerden lal sesler, ay geceler dilimde yad!
Kıyametim olacak, bu gece aklımda tek ad!
Leyli leyli benide eder misin bugün azad?
Şair yabancı sana, bilesin ey şeb-i yelda

Hüzün sana teslim kalbe inen bir ince yara!
Gidiyor musun ey hazan dilinde yok elveda?
Gitme desem kalacak mısın acep şeb-i yelda?
Ne olur gitme deme bana ey Sessiz Vaveyla!

Tuba KÜÇÜK
 
Geri