Savaşa Hayır!

🕒 Konu sahibi 7 saat önce aktifti
Taksim meydanındayım. Hava biraz serin, akşam karanlığı da basmak üzere. Ellerim cebimde , omuzlarım hafif bükülmüş , İstiklal Caddesine doğru yürüyorum. Bir sürü insan var etrafta, sohbet ederek, gülüşerek geçiyorlar yanımdan. Dikkat ediyorum da birçoğu Arap asıllı insanlar..

Birden Ortadoğu geliyor aklıma ve Suriye ve Türkiye ve Rusya ve Amerika..

Sahi N’apıyoruz biz orada? N’apıyoruz başka bir ülkenin topraklarında? Askerlerimiz niye ölüyor? Ah şu hükümet, gözünü kan bürümüş, gencecik çocukları savaşa sürükledi.
Oysa biz ne kadar da mutluyduk ülkemizde ; kendi yağımızda kavrulup gidiyorduk işte. Ne gerek vardı elin adamın ülkesinde canlar yitirmeye..

İçimdeki ben, ‘’savaşa hayır’’ diye seslendi bir anda.. iki kelime : savaşa hayır.

Adımlarım hızlanıyor , ellerim cebimde değil artık ve iç sesim içime sığmıyor, İstiklal’de ,sadece kendim duyabileceğim şekilde tekrar ediyorum; savaşa hayır!
Sonra birazcık daha sesli bir şekilde , savaşa hayır! Yanımdan geçenler sesimi duyuyorlar ve bana bakıyorlar. Aldırmıyorum!

Daha da sesli bağırıyorum ; savaşa hayır! Artık etrafımdakiler de duyuyor sesimi.
Daha da sesli bağırıyorum, kendimi durduramıyorum : Savaşa Hayır!!!

Birçok kişi duyuyor beni artık ve meraklı gözlerle yanıma geliyorlar, etrafım daha da kalabalık hale geliyor.
Kontrolümü kaybediyorum, avazım çıktığı kadar, ‘’SAVAŞA HAYIR!!!!’’ Yanımda bir ses daha yükseliyor, ‘’Savaşa Hayır’’ ve birkaç ses daha ve seslerin yükseldiğini duyuyorum.
Tüm İstiklal Caddesi koro halinde ‘’Savaşa Hayır’’ diye bağırıyor!

Ve Kasımpaşa ve Beşiktaş ve Şişli ve Ümraniye, Ataşehir , Şile , Bursa , İzmir , Kütahya, Konya , Adana , Urfa , Hatay.. Evet, evet oluyor sesimiz sınırın ötesine geçiyor, her yerden savaşa hayır çığlıklarını duyuyorum.. Sınırın öteki tarafından Esad’ı duyuyorum, Öso’yu duyuyorum, Rus askerlerin sesleri geliyor kulağıma ve Amerkalılar ve Fransızlar, İngilizler ve Pkk ve Pyd..

Tüm coğrafya ''savaşa hayır'' diye bağırıyor.

Pkk’lı militanlar askerimize sarılıyor, ‘’Biz kürtüz ama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. eğitimde dilimize özgü ders var, dilimizi özgürce konuşabiliyoruz, kendi dilimizde yayın yapan kanallarımız da var, hatta belirli bir kitleye hitap etmeyi başarabilirsem, bu ülkede Cumhurbaşkanı dahi olabilirim, niye birbirimizi öldürüyoruz ki?’’

Oradan Amerikalılar , Ruslar , İngilizler, Fransızlar ve o bölgede bulunan tüm unsurlar birbirine sarılıyor, kenetleniyor; ‘’Bu Dünya hepimize yeter, gelin kardeş olalım, Dünya’yı daha güzel bir yer haline getirelim. Neden kitlesel imha silahları üretmek için birbirimizle yarışıyoruz ki?’’ Herkes gülüyor, herkes sarılıyor ,tüm Dünya kendine geliyor, insan olduğumuzu anımsıyoruz..


Şşşşş , ALOOOOO! Orada mısın? Uyan, uyan. Tık tık tık , o kafanın içinde beyin var mı?


Bak! Çevir kafanı! Suriye yanıyor, hem de cayır cayır yanıyor. Yüzlerce kilometre uzaklıktan gelen sırtlanlar konuşlanmış bölgeye, orayı paylaşamıyorlar , yok ediyorlar.

Bak Pkk’ya, senin canına kasteden Pkk, senin askerini , abini ,kardeşini, hatta bebeğini acımadan katleden Pkk, orada faaliyette, yıllardır Doğu’nun peşinde olan Pkk, orada Devlet kurmak , senin karşına dikilmek istiyor. Görüyor musun?

Ne?

Savaşa Hayır mı?

Bu söz çok tanıdık geldi bana.. Kim söylüyordu bunu ya, bir sn.. Halkların kardeşliği, çiçek - böcek, ımmm buldum, buldum!
Evet. Canımıza kasteden bazı kesimler de sürekli böyle diyor ve ‘’Suriye’den çıkın, orada ne işiniz var?’’ diye ekliyor.

Onlardan bize ne mi? Olsun mu?

Oraya bakmayalım mı biz? Yokmuş gibi mi davranalım? He , o ateş orada yanıp, oradakileri yakıp söner mi? Biz oraya bakmazsak , o ateş daha da büyüyüp bizi yutmaya çalışmaz mı?

Ne? ‘’Yurtta Sulh Cihanda Sulh mu?’’

(ruhu şad olsun) Atatürk bu sözü neden söyledi biliyor musun sen?

1931 yılında yapılan seçimlerden 4 gün önce bir seçim bildirgesinde kullanmıştı bu sözü. Atatürk gerektiği zaman savaşmış, hatta gazi olmuş ama gene de bu sözü seçim bildirgesinde kullanmıştı.
Tabii o sözün gerçeği aslında şu şekildedir : ‘’Memlekette sulh , cihanda sulh için çalışıyoruz’’ Yani bu söz seçim beyannamesinde bir paragrafın içinden alınan bir söz.
Biz bu sözü değiştire değiştire, evire-çevire ‘’Yurtta barış, Dünya’da barış’’ şekline soktuk.
O zamanlar Dünya daha da tehlikeli bir zamandan geçiyordu. Dünya Savaşı henüz bitmiş, insanlar ağır hasarlı, ızdırap içinde.. Buna rağmen hala barış ortamı sağlanamamıştı.
Stalin bir yandan , Mussolini bir yandan , Hitler bir yandan koca yerküreyi paylaşamıyorlardı. Ortadoğu ise bugün olduğu gibi huzurdan yoksundu.
İşte bu şartlarda, bir bildiride geçen bu söz, savaştan yeni çıkmış, gergin bir cihan için harika bir temenniydi.

Ama biz bu sözden bugün ne anlıyoruz?

‘’Boşver yeaaa Suriye’de olan, Suriye’de kalsın.

‘’Höyt! Çevir başını, bakma o tarafa ; seni ne ilgilendirir?’’

‘’Aman ya başımıza iş almaya ne gerek var şimdi?’’

‘’Hemen dibinde kıyamet mi kopuyor? Koy g.tüne rahman gitsin!’’

‘’Hem benim askerimin orada ne işi var? Bırak pkk-pyd vs. orada devletleşmek istiyorsa devletleşsin arkadaş, yarın öbür gün ülkemizden bir parça toprak isterlerse veririz, n'olcak.
800 km2 ülkemiz, veririz 200-300 km2 olur biter. Hem o toprakları kazanmak için ve muhafaza etmek için şehit düşenlerin artık sızlayacak kemikleri bile kalmamıştır ki, bir şey olmaaaz.’’


‘’Bak ne diyordu Gazi Mustafa Kemal Atatürk? ‘Yurtta sulh , cihanda sulh’
''Bu sözün erdemini biliyor musun sen?''

''Bu söz ; kıçının dibinde dahi olsa, direkt seni ilgilendirse dahi, karışma; oralı olma. Biz bu sözün özünü kavradık aslanım! Ve bu sözle tembelleştik de zaten, ne gerek var şimdi başımıza iş almaya?’’
He anladım. Ne diyorduk? Hadi hep bira ağızdan : ‘’Savaşa Hayır’’ , ‘’Savaşa Hayır’’

Eminim işe yarayacak. Hem Rusya'dan , Amerika'dan, Fransa'dan, Pkk'dan vs. bana ne? Bizde işe yarasın kafi.
 
Son düzenleme:
Eve internet baglatan ironi kasıyor. Evet dedin de sonuç değişti mi bebegim? Savaş, yine savaş. Elini tutan yok. Ama ahmakça değil.

"MükemmeIIik, her savaşta çarpışarak kazanmak değiIdir. En iyi strateji savaşmadan kazanmaktır."

sun tzu.
 
Eski ellerine kına yakılan asker modeli kalmadı artık, iyi ve dolgun maaş ile kısa bir eğitim sonrası savaşa gönderilme dönemi. Yani 36 şehit haberinden sonra ülkenin bir numaralı adamının yaptığı açıklamayı dinleyip de savaşan varsa ne diyelim.
Savaş siyasilerin umurunda değil, kutuplaşma yaşamış insanların sidik yarışı sosyal medyada devam ediyor. Bu halktan umudu olan varsa, bu siyasilerden umudu olan varsa yazıp dursun. Sürekli şehadet şerbetin den bahsediliyor, içmek isteyen yolu biliyor.
 
Bugünün önemini ve bazılarının gamsızlığını çok iyi anlatan bir yazı olmuş. Duyarlılığı sadece hükümete saldırarak telafi etmeye çalışan tıpkı ağaç duyarlılığı için içip içip ortalığı darma duman eden zihniyetler gibi özü anlamaları imkansız... Sınırımızda ve bize her an sıçrayacak bir savaşı önceden kestirip bunun için önlem almaya çalışmak ve bu uğurda kayıplar vermek her çağda yaşanan olaylardır. Bugün, geçmişteki gerek yok büyük devletlerin mandasında yaşayalım diyenlerin başka versiyonuyla karşı karşıyayız ama bizler biliyoruz ki "Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı" "Ya istiklal ya ölüm" vs. mısralarının içi boş değil. Uğruna bedel ödemeden ülke korunulamaz, savunulamaz ve her zaman bu uğurda can veren şehitlerimize minnettarız. Onların yolu cennet yolu..
 
Evet savaşa hayır dı 40 yıldır.
Pkk 40 yılda binlerce askerimizi şehit etmemişti.
Şehit kelimesini 3 gün önce duymuştuk zaten.
Mesela Kıbrıs çıkarmasında da 498 şehidi 1200 yaralıyı hobi olsun diye verdirmişti Ecevit Erbakan...
 
Suriye durumu Kıbrıs'a benzemez. Kore desen eyvallah. Kore de yanlıştı, bu da yanlış.
 
Suriye durumu Kıbrıs'a benzemez. Kore desen eyvallah. Kore de yanlıştı, bu da yanlış.
Kıbrısta da Suriyede de soydaşlarımız var. Bunları benzeştirmiyorsun., kore savaşına benzettin öyle mi.
Kore savaşı Nato dayatmasıydı.
Kıbrıs ve suriyeye 7 düveli karşımıza alarak girmedik mi?
Kıyas yeteneğin güvenilir değil
 
Ulusal egemenligimizi tehdit etmeyen bir noktada Mustafa Kemal’in muthis sozu gecerlidir.

Savas zorunlu olmadikca cinayettir.

Hadi PYD meselesinde bunu bir sekilde mantik cercevesine oturttun. Bizim suan Idlib’de Suriye yonetimiyle kavgaya tutusmamizin ulusal egemenligimizle hicbir alakasi yok.

Ee Esad buralari temizleyecekmis, 2 milyon Suriye’li sinira dadanacakmis vs. O zaman Nato’yu toplarsin, BM ye toplanti talebinde bulunursun.

Bunun yolu cocuklari orada oldurtmek degil, bunuda bu halka hicbir sekilde anlatamayacaksiniz.
 
savaş çıksa her yeni güne türkiye özlemi ile uyanan gurbetçiler, yüreklerinden taşan vatan aşkıyla türkiyeye kesin dönüş yapar mı yoksa yaşadıkları ülkenin kucağında oturmaya devam mı ederler benim de aklımdaki soru bu........
 
Oysa bay Recep iktidara kanı durduracağız ve kam emicileri var bu ülkede diyerek gelmişti ve şimdi bizi getirdiği noktaya bakın. Arkasındaki şakşakcılarda yav efendim sen önce böyle söyluyordun şimdi tam tersini yapıyorsun, savunuyorsun demiyor. O dönemde şakşakcılardı günümüzde de. Yav siz ne çabuk birilerinin gazına gelen bir topluluksunuz. İnsan biraz olsun sorgular, fikir üretir,.....
 
Suriye'de soydasın yok jessi. Ümmetin var. Eyvallah o da kabul. Ama Ummetci adam milliyetçilik edebiyatı yapamaz. Komik oluyor.
 
savaş çıksa her yeni güne türkiye özlemi ile uyanan gurbetçiler, yüreklerinden taşan vatan aşkıyla türkiyeye kesin dönüş yapar mı yoksa yaşadıkları ülkenin kucağında oturmaya devam mı ederler benim de aklımdaki soru bu........
Cihatçı teröristler için giden kesin olur . Zaten İdlib'de korumaya çalıştığımız ve onların uğruna şehit verdiğimiz teröristler var.
Amaç sivil halk, göçü önlemek falan değil uğruna şehit verdiğimiz cihatçı teröristleri kurtarmak.
Amaç sivil halkı korumak, Türkiye'ye olasi göçü engellemek olsa Rusya ve Suriye ile koordineli olarak çalışıp engellenebilinir. Ama amaç burada başka.
 
Savaşa evet!!! Şimdi rahatladınızmı?
Madem savaş istiyoruz ağlamayacağız!!!
 
Eve internet baglatan ironi kasıyor. Evet dedin de sonuç değişti mi bebegim? Savaş, yine savaş. Elini tutan yok. Ama ahmakça değil.

"MükemmeIIik, her savaşta çarpışarak kazanmak değiIdir. En iyi strateji savaşmadan kazanmaktır."

sun tzu.

Evet ya. Bir de şey var bak, evine internet bağlatan ironinin ne demek olduğunu öğreniyor. İnternet gerçekten harika bir icat Climax amca. Bu vesileyle www protokolünü bulan ICANN 'e teşekkürlerimi sunarım.
Bu arada yazının ana teması savaşalım değil.
Ve şu paylaştığın söz de zırvadan öte başka bir şey değil. Neden dersen, bu söz insan doğası karşısında sivrisinek vızıltısı gibi kalır maalesef ve bu sözün etkisini ölçmek için insanlık tarihine bakmak gerek, savaşlarla dolu.
İnsanoğlu kavga edecek bir şeyler bulur her zaman
 
savaş çıksa her yeni güne türkiye özlemi ile uyanan gurbetçiler, yüreklerinden taşan vatan aşkıyla türkiyeye kesin dönüş yapar mı yoksa yaşadıkları ülkenin kucağında oturmaya devam mı ederler benim de aklımdaki soru bu........
Cihatçı teröristler için giden kesin olur . Zaten İdlib'de korumaya çalıştığımız ve onların uğruna şehit verdiğimiz teröristler var.
Amaç sivil halk, göçü önlemek falan değil uğruna şehit verdiğimiz cihatçı teröristleri kurtarmak.
Amaç sivil halkı korumak, Türkiye'ye olasi göçü engellemek olsa Rusya ve Suriye ile koordineli olarak çalışıp engellenebilinir. Ama amaç burada başka.

İşte buluştular. Tencere kapak.
Mutluluklar ogi. Öpüşünntam olsun asgdsa
 
savaş çıksa her yeni güne türkiye özlemi ile uyanan gurbetçiler, yüreklerinden taşan vatan aşkıyla türkiyeye kesin dönüş yapar mı yoksa yaşadıkları ülkenin kucağında oturmaya devam mı ederler benim de aklımdaki soru bu........

Sen cepheden yazion galiba
 
Jesse bize Soçi antlaşmasını açıklarmısın?
 
‘’Bak ne diyordu Gazi Mustafa Kemal Atatürk? ‘Yurtta sulh , cihanda sulh’
''Bu sözün erdemini biliyor musun sen?''

Putin ile Erdoğan bu sözün erdemini ara sıra anlıyor gibi (:
Savaşa Hayır demişler bu tip konuları haykıranlara karşı. Savaş çığlığı atanları ters köşe yapan cumhurbaşkanımızın üstün politikasını tebrik ediyorum (:
 
Geri