Şarlatan Yehovacıya acı tokat. Ölmüşmüdür acaba :)

Konu sahibi son olarak 5 gün önce görüldü
Garblı mecmû’alar, ikide birde (Kitap-ı mukaddeste hatâ var) diye yazmaktan geri kalmazlar. İçlerinde, meşhûr ilim adamlarının veya teologların ibret ile okunacak ciddî makaleleri de bulunur. Aşağıda bunlardan birini göreceksiniz.

Şimdi siz de, (Allahü teâlânın kelâmı nasıl yanlış tercüme edilir?Allahü teâlânın kelâmı nasıl insanlar tarafından tashîh edilir?Allahü teâlânın kitabı nasıl tedkîka tâbi tutulur?Böyle mütemâdiyen değiştirilen, düzeltilen bir kitap mümkün değil (Allahü teâlânın kelâmı olamaz) diyeceksiniz. Hele 1971 senesinde ikinci defa değiştirilen İngiliz İncîlinin mukaddemesinde bulunan şu kelimeleri okursanız, büsbütün hayret edeceksiniz. En son tashîhi yapan dînî hey’et, önsözde şunları söylüyor: (…. .. Kral James tarafından hazırlatılan Kitap-ı mukaddesin ifâdesi hakîkaten son derece mükemmeldir. İngiliz neşriyatının en yüksek bir eseri olarak kabûl edilebilir. Fakat, ne yazık ki, bu kitapta gayet ağır hatâlar vardır ve bu hatâlar, o kadar çok ve o kadar ciddîdir ki, bunların muhakkak düzeltilmesi . )

Düşünün bir kere, bir dînî hey’et toplanıyor ve İngilterede 1020 [m. 1611] senesinden 1391 [m. 1971] senesine kadar (Allah kelâmı) diye inanılan kitapta birçok CİDDÎ hatâlar buluyor ve bunların muhakkak tashîhi lâzımdır diye karar veriyor! Artık bu kitabın (Allah Kitabı) olduğuna kim inanır?Aşağıda size hoş bir hikâye nakledeceğiz. Bu hikâyeyi anlatan, hıristiyan din ve fen adamları ile, hıristiyanlık akîdeleri ve kitap-ı mukaddes üzerinde münâzaralar yapan ve bunların tahrîf edilmiş olduğunu isbât eden bir zattır. Bu zat diyor ki:

(Amerikada neşrolunan AWAKE (Uyan!) mecmû’asının 8 Eylül 1957 tarihli nüshasında şöyle bir makâle çıktıMeğese Kitap-ı mukaddeste tamam 50. 000 hatâ varmış! Geçenlerde bir genç hıristiyan, KJV (Kral James Beyanı) olan Kitap-ı mukaddesten bir dâne satın almıştı. Tabî’î İncîli (Kitap-ı mukaddesi) Allah kelâmı olarak kabûl ettiğinden, içinde hiçbir hatâ bulunmadığını zannediyordu. Fakat eline geçen bir Look mecmû’asında (İncîl Hakkında Hakîkatler) ismindeki bir makâlede, 1133 [m. 1720] tarihinde kurulan bir dînî meclîsin Kral James tarafından hazırlatılan Kitap-ı mukaddeste 20. 000 hatâ bulunduğunu meydana çıkardığını okuyunca şaşırıp kaldı. Çok üzüldü. Bu mes’eleyi ruhanî arkadaşlarıyla görüştüğü zaman, onlar kendisine, (Bugünkü Kitap-ı mukaddeste, 20. 000 değil, 50. 000 hatâ vardır) demezler mi?Genç adam kendinden geçti. Şimdi bize soruyor: Allah aşkına söyleyin bana, bizim Allah kelâmı zannettiğimiz Tevrât ve İncîl, böyle hatâlarla dolu bir eser midir?

Ben bu mecmû’ayı dikkat ile okumuş ve saklamıştım. Bundan beş altı ay evvel, birgün evimde otururken, kapım çalındı. Kapıyı açtığım zaman, karşımda kibâr tavrlı, güler yüzlü, tatlı dilli bir genç adam gördüm. Beni hürmet ile selâmladıktan sonra, hüviyyetini uzattı. Hüviyyetinde (Yehova Şâhidi) diye yazılı idi. Bu ism, bir kısm misyonerlere verilen bir lakab idi. Bu genç misyoner, bana çok tatlı bir sesle, (Biz her şeyden önce, hak yolundan çıkmış, sizin gibi tahsîlli insanları hak din olan hıristiyanlığa çağırmak için çalışıyoruz. Size Allah kelâmı olan Tevrât ve İncîlden bazı güzel bahsleri ihtivâ eden kitaplar getirdim. Size bunları takdim edeyim. Bunları okuyunuz, düşününüz ve kararınızı veriniz) dedi. Kendisini içeri dâvet ettim. Kahve ikrâm ettim. (Herifi gâlibâ yarı yarıya kandırdım) diye düşündüğünü tahmîn ediyordum. Kahveleri içtikten sonra, ona (Azîz dostum, siz Tevrât ve İncîli Allah kelâmı olarak kabûl ediyorsunuz değil mi?)diye sordum. (Muhakkak) diye cevap verdi. (O hâlde, Tevrât ve İncîlde hiç bir hatâ yoktur değil mi?)dedim. (Olamaz) dedi. O zaman kendisine Awake mecmû’asını gösterdim ve (Bu mecmû’a, hıristiyan memleketi olan Amerikada çıkmış bir eserdir. Bu mecmû’a, İncîlde tamam 50. 000 hatâ olduğunu yazıyor. Eğer bu mecmû’adaki makâleyi yazan bir müslüman olsaydı, ona inanıp inanmamakta serbest olurdunuz. Sizin dîninizde olan kimselerin çıkardığı mecmû’anın sözlerini kabûl etmeniz gerekmez mi?Siz bu iddiâya karşı ne dersiniz?) dedim. Adamcağız birdenbire hayrete daldı. (Şu mecmû’ayı verin de bir okuyayım) dedi. Okudu, tekrar tekrar okudu. Yüzünün nasıl tegayyür ettiğini, ne kadar mahcûb olduğunu görüyor ve içimden kıs kıs gülüyordum. Nihâyet bana verilecek bir cevap buldu: (Bakınız, dedi, bu mecmû’a 1957 senesinde basılmıştır. Biz şimdi 1980 senesindeyiz. Aradan tamam 23 sene geçmiştir. Herhâlde bu arada hatâları bulunmuş ve tashîh edilmiştir. ) Ben büyük bir ciddiyyet ile (Peki ama acaba bu 50. 000 hatâdan kaç bini düzeltildi?Düzeltilen hatâlar hangileridir?Nasıl düzeltilmiştir?Bunlar hakkında bana mâlûmat verebilir misiniz?)diye sordum. Başını öne eğdi ve (Maatteessüf bunu yapamam) dedi. Ben ilâve ettimAzîz misâfirim! İçinde 50. 00 hatâ bulunan, ikide birde değiştirilen veya düzeltilen bir kitabın Allahü teâlânın kitabı olduğuna nasıl inanırım?Bizim Allahü teâlânın kitabı olarak inandığımız Kur’an-ı kerimin bir harfi bile bugüne kadar değişmemiştir. İçinde tek hatâ yoktur. Siz beni hidâyete eriştirmek istiyorsunuz ama, rehberiniz olan İncîl ve Tevrât hatâlı, seçtiğiniz yol şüphelidir. Bunu bana nasıl îzâh edersiniz?). Zevallı perişân olmuş, hayrette kalmıştı. (Bana müsâade ediniz de, büyük papazlar ile görüşeyim. Birkaç gün içinde size uğrar ve sorduklarınıza cevap veririm) dedi ve acele ile yanımdan firâr etti. Gidiş o gidiş. Aylardan beri kendisini bekliyorum. Ne gelen var, ne giden!)
 
Bunu bana Bodrum da gibi yiyip içip sevişmeyi öyle ballandıra ballandıra anlatıp "Tanrı kullarının mutlu olması için her güzelliği zamanında güzel arkadaşlarla tanıştırarak insanlara lütfetmeyi sevecek kadar bağışlayıcıdır.." diyerek Beni evlerine davet eden bir çift ile tanışmıştım onlarda Yehovacıydı....
 
İslam’ı da hadisler uydurarak tahrif ettiler..
Eyvallah bu dediğinde haklısın söylediğin gibi hadislerde bazı kendini bilmez dümbükler bu hatalara düştüler ancak konu olan Allah kelamı kitap olarak bahsedilen bir olgu biliyorsun Kur'an-ı Kerim'in çoğaltılması ve dünyanın farklı noktalarına gönderilmesi ve aradan asırlar geçmesine rağmen farklı noktalardaki kutsal kitabımızın aynı olması böyle bir ihtimal olmasını bile ortadan kaldırıyor değil mi yani Kim hak kim değil açık ve net ortada. Ben sadece bu konuya dikkat çektim Ayrıca dediğim Grup üzerinde dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdim eyvallah...
 
Kuran’ı Kerimde bir tahrif yoktur.. Ama hadislerde uydurmalar vardır..
Baksana adam Kuran’ı indiren Peygamber diyor.. Allah’tan geldiğini bile bilmiyorlar..
@kamil0920

 
Geri