Sari Sidikli Şaziye

Konu sahibi son olarak 2909 gün önce görüldü
Size ilk defa bir kıza açılışımı anlattım mı ? Anlatayım.

Sene bin dokuz yüz çift sıfır, 6 yaşında boynunda suluğu sırtın da sırt çantası beslembesi olan bir ilk okul birinci sınıf öğrencisi çocuğum bize çiçek ol derler çiçek olurduk o zamanlar.

Artık okul açılalı 2-3 ay olmuş arkadaşlıklar kurulmuş, gruplaşmalar o zamandan başlamış herkesin bir derdi var (kimin suluğu daha güzel, kimin silgisi da güzel kokuyor gibi dertler) benim ki de Behiye, Behiye sınıfın en güzel kızı Sarışın, Mavi gözlü, Zeki bir kız çocuğu.

Bende sınıfın en muzur, en çok sağa sola koşuşturan sürekli kavga eden sevimli velediyim. Artık Behiyeyle konuşmam gerektiğini düşünüyorum kafaya koydum ilk fırsatta yanına gittim arkadaşları var yanında müsade edin bakıyım gibisinden bir cümle kurmuş olmam lazım ki kızlar kalkıp gitti. Atatürk büstü, ben ve Behiye baş başa kaldık. Kızın o mükemmel gözleri bana bakıyorken o cesaretim bi anlığına kaybolmuş olsa da bi anlık gelen cahil cesaretimle yapıştırdım "Seni seviyorum BEHİYE" Behiye 404 Not Found, Behiye Blue Screen neyse kızın sistemi yerine geldi yutkundu ve o mükemmel kelimeler ağzından dökülmeye başladı. "Seni babama söyleyeceğim Lanetttttttttttttttt hani Cem Yılmaz diyor ya içe doğru sıçmak nedir asker de öğrendim. Cem abi ben 6 yaşında öğrendim o duyguyu sen hayırdır? Neyse, ben ertesi gün sabahtan başladım anneme karşı bütün kozlarımı kullanmaya. Anne karnım ağrıyor bugün okula gitmeyim? Olmaz! Anne dişim ağrıyor bugün okula gitmeyim? OLMAZZZ! Neyse gittim okula çantamı sınıfa bıraktım 2 Ders boyunca mis kokan tuvalette saklandım, evet tuvalette saklandım. Sonra arkadaşlara sordum tabi Behiyenin babası geldi mi? diye gelmemiş, ondan sonra bir daha Behiyeye seni seviyorum diyemedim tabi...
 
Ben kendimi askeriye de unuttum, hani kitabı, defteri, ödevi unuttuğumuz da öğretmen "kendini de unutsaydın" derdi ya ben bu sefer kendimi unuttum. Ben hala Annesinin kokusunu özleyen asker gibi hissediyorum kendimi. Amacını yitirmiş, ne yapacağını bilmeyen bi et yığınından ibaretim. Ne güzel şafak sayıyorduk niye bitti ki? Sabahları uğur uzman gelir saçma sapan şarkılar açar ben bütün yaratıcı küfürlerimi sabahın köründe saydırırdım. Santral'de oturur her çalan telefona küfür ederek bakardım. Stajyer çocuk gibi sürekli fotokobi çeker dururdum. Canan ast. benden bir şey istediğin de trip atar ters bakar sinirini bozup güle güle giderdim. Ben o yol kontrol noktalarında her durdurduğum 06 Plakalı aracın arkasından Ankaraya döneceğim günün hayalini kurardım, döndüm ne boka yaradı?

Ben o Paranoyak Jandarma olarak kaldım sanırım. O zaman yaşadığım bütün zorluklar şuan yüzümü güldüren güzel anılardan ibaret.
 
İlk aşık olduğum kız oyuncağımı elimden aldı ve gitti, Ben de utandım ve geri isteyemedim. Kızı da oyuncağı da bir daha hiç görmedim. Yaş 2 veya 3 olacak.
 
Geri