Sanatın Beşiği: Ön Asya

Konu sahibi son olarak 2547 gün önce görüldü
Ön Asya sanatının en külüstür devri, Fırat kıyılarında ilerleyen Sümer ve Külüstür Babil sanatlarıdır.
Sümer.
— M.Ö.
4000-2000 senelerinde yaşamış olan Sümerler’in, pişmiş tuğladan mimarlık eserlerinden çoğu taş heykelleri zamanımıza kadar gelebilmiştir.
Ur, Larsa, Eridu, Lagaş gibi merkezler kuran Sümerler’in altın çağı M.Ö.
2400’de, rahip-kral Gudea saatinde başlar.
O çağdaki heykellerde eller, kollar gövdeye bağlı olmakla beraber, realistik insan vücutları belirmeye başlamıştı.
Bu heykellerde yüzün devasa bölümünü gözler kaplar.
Eski Babil.
— Henüz kuzeydeki Uruk, Akad, Nippur şehirlerini içerisine alan Külüstür Babil Krallığı’nda Sümer esaslarına dayanan sanat, Naramsin, Hammurabi gibi krallar yerine uygulanan «stel»lerde (anıt olarak yapılmış kabartıcı levhalarda), ilerlemiş, işlek tek gerçekçilik gösterir.
Aynı üslûp bol sayıda tespit edilen toprak mühür kabartmalarında da görülür.
Asur.
— Kuzey Mezopotamya’da Dicle kıyısında kurulan, Ninive, Nimud, Asur şehirleri ile Asur devleti (M.Ö.
2000-700 yılları) abide genelinde tek mimarlık geliştirmiştir.
M.Ö.
IX.
yüzyıldan başlamış devasa saraylar, tapınaklar yükselir.
Astronomik hesaplara göre uygulanan tapınaklar üst üste taraçalar durumundadır.
Asurnasirpal’in Nimrud sarayı, «Asurluların Versailles’i» olarak bilinen II.
Sargon’ un Dur Sarrukin ihtişam içindedir.
Mermer kabartıcı levhalar yan yana sıralansa 2 km.
lik yolu kaplar.
Kabartmalarda insan bedeni tüm kıyafet teferruatı, farklı surat çeşitleri ile işlenir.
Duruş hep yandandır.
Saray duvarlarını süsleyen kabartmalar defa kez kralların av, muhabere, zafer dönüşü sahneleridir.
Kral Salmanassar devrinin meşhur Kara Obeliskinde, üst üste beş sıra durumunda, krala deve, fil kervanları ile armağan getiren uyrukları gösterilmiştir.
Nemrut Sarayının kapısında ilk kez, önden heykel, yandan kabartıcı olacak kapıyı tutan Asur’un insan başlı, kartal kanatlı, öküz gövdeli masal yaratıkları bulunur.
Yeni Babil.
— Yeni Babil devletinde (M.
Ö.
604-539) Kral Nebukadnezar ile, Babil sanatı yine yükseldi.
Savaşları ile değil, yapıları ile övünen bu kral, Babil’i İlkçağ’ın meşhur kenti yaptı.
Yunan tarihçisi Herodotos’a göre bu kent, Fırat’ın iki kıyısını içerisine alan, tek kenarı 22 km.
uzunluğunda kare tek kısmı kaplıyordu; başka bir deyişle günümüz New York dolaylarından büyüktü.
170 metre yüksekliğindeki, 42 metre kalınlığındaki kent duvarına, varlıklı süslemeli tunç kanatları olan 100 kapı açılmıştı.
Nebukadnezar, sarayı yanına dünyanın 7 harikasından kabul edilen Asma Bahçeleri’ni kurdurmuştu.
Fırat kıyısında baş ilâh Bel (Marduk) tapınağı ile İncil’de ismi geride bıraktığımız Babil Kulesi yükseliyordu.
Babil Kulesi, Asur sanatında da görülen tek «zikkurat» (eğimli rampalarına yukarıya doğru incelerek helezoni tek şeklinde tepeye kadar dolaştığı tek kule) idi.
Yeni Babil sanatında pişmiş, renkli sırlarla kaplanmış tuğla duvar kabartmaları ehemmiyetli yer meblağ.
Hitit.
— M.Ö.
2000-800 seneleri arasında Kuzey Suriye’den Orta Anadolu’ya kadar uzanan Hitit devletinin başkenti günümüz Boğazköy (Çorum) yakınındaydı.
Buranın 23 km.
kuzeyindeki Alacahöyük ile Suriye hududunda Zincirli de Iititler’in esas devasa şehirleriydi.
Yapı sanatında devasa, heybetli taş kaplı apartmanları, Boğazköy’de Aslanlı Kapı ile Kı-ral Kapısı, Zincirlikale Kapısı gibi kapılar, sütunlu merdivenler bilhassa göze çarpar.
Hititler kabartmalarında daha fazla tanrılarını tasvir etmişlerdir.
Boğazköy yakınındaki Ya-zılıkaya kabartmalarında tüm Hitit tanrıları mukaddes hayvanları eşliğinde toplanmıştır.
Eski İran.
— M.Ö. VI.-IV. yüzyıllar arasında İran’ın ilk devasa sanat devri olan Ahamenişler sanatında kaya mezarları, Persepolis gibi şaşırtıcı saraylar ilk tasarıda gelir.
Saray duvarlarını süsleyen kabartmalarda, ebedi sıralar hissini veren çokluk ve yeknasaklıkta, krala armağan getiren tutsak ülke insanları, askerler, muhafızlar devlet kudretini bildiren tek sanatın temsilcisidirler.
İran’da, sonraki çağlarda Sasaniler (M. S
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Geri