BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,599
-
- Tepkime puanı
- 3,179
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
SANAT
Sanatın ağırlıklı olarak sübjektif ve şahsî yaşantılara dayalı olmasından dolayı son derece çeşitli tanımlan yapılmıştır. Bunun için yüzlerce tanımı bulunan sanatın bazı tanımlarına bir göz atalım:
Sanat zekânın malzemeyi kullanmasıdır.
Sanat tabiatın taklididir.
Sanat, maddeye giren ve onu kendi şekline sokan fikirdir.
Sanat mükemmel ve ideal güzelliğin aranmasıdır.
Sanat dinleyen ve seyredende estetik bir zevk uyandıran, gerçekliği sembolik olarak ifade eden eser ve hareketlerdir.
Sanat insanla nesnel gerçeklik arasındaki ilişkidir vs.
Bütün bu tanımların bazı ortak yönlerini söyle bir "tasvir" içinde birleştirebiliriz: Sanat, bir duygu veya bir düşüncenin maddî bir malzemeden, sesten veya sözden fayda­lanmak suretiyle heyecan ve hayranlık uyandıracak bir şekilde ifadesidir.
Bu tanımda dikkatimizi çeken dört husus bulunmaktadır:
1) Bir duygu veya düşünce;
2) Plastik malzeme veya ses ve söz;
3) İfade;
4) Heyecan ve hayranlık uyandıracak şekil. Şimdi bunları kısaca açıklayalım:
Duygu ve düşünce, sanat eserinin sübjektif ve manevî unsurudur. Plastik malzeme maddî veya zihnî olsun eserin objektif unsurudur. Sanatçı duygu ve düşüncesini bu malzeme ile ortaya koyar. İfade sanat eserini meydana getiren asıl unsurdur. Birinci ve ikinci unsura herkesin ulaşması mümkün olduğu halde, ifade mükemmeliyetine ancak bir sanatkâr ulaşabilir. Dör­düncü unsur ise ifadenin vasfını oluşturmaktadır ve bizi yeniden sübjektif unsura götürür. Sanat eserinin karşısında hayranlık, heyecan ve zevk duyan varlık da insandır (seyirci). Başlangıçta sanatçı seyirciyi hedeflemeden sanat yapsa da, seyirci sanat eserinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
Sanatın ağırlıklı olarak sübjektif ve şahsî yaşantılara dayalı olmasından dolayı son derece çeşitli tanımlan yapılmıştır. Bunun için yüzlerce tanımı bulunan sanatın bazı tanımlarına bir göz atalım:
Sanat zekânın malzemeyi kullanmasıdır.
Sanat tabiatın taklididir.
Sanat, maddeye giren ve onu kendi şekline sokan fikirdir.
Sanat mükemmel ve ideal güzelliğin aranmasıdır.
Sanat dinleyen ve seyredende estetik bir zevk uyandıran, gerçekliği sembolik olarak ifade eden eser ve hareketlerdir.
Sanat insanla nesnel gerçeklik arasındaki ilişkidir vs.
Bütün bu tanımların bazı ortak yönlerini söyle bir "tasvir" içinde birleştirebiliriz: Sanat, bir duygu veya bir düşüncenin maddî bir malzemeden, sesten veya sözden fayda­lanmak suretiyle heyecan ve hayranlık uyandıracak bir şekilde ifadesidir.
Bu tanımda dikkatimizi çeken dört husus bulunmaktadır:
1) Bir duygu veya düşünce;
2) Plastik malzeme veya ses ve söz;
3) İfade;
4) Heyecan ve hayranlık uyandıracak şekil. Şimdi bunları kısaca açıklayalım:
Duygu ve düşünce, sanat eserinin sübjektif ve manevî unsurudur. Plastik malzeme maddî veya zihnî olsun eserin objektif unsurudur. Sanatçı duygu ve düşüncesini bu malzeme ile ortaya koyar. İfade sanat eserini meydana getiren asıl unsurdur. Birinci ve ikinci unsura herkesin ulaşması mümkün olduğu halde, ifade mükemmeliyetine ancak bir sanatkâr ulaşabilir. Dör­düncü unsur ise ifadenin vasfını oluşturmaktadır ve bizi yeniden sübjektif unsura götürür. Sanat eserinin karşısında hayranlık, heyecan ve zevk duyan varlık da insandır (seyirci). Başlangıçta sanatçı seyirciyi hedeflemeden sanat yapsa da, seyirci sanat eserinin vazgeçilmez bir parçasıdır.