Sanal kumara başladım

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
Bu satırları yazarken ellerim titriyor, boğazımda kocaman bir düğüm var. Ne desem, nasıl anlatsam bilmiyorum ama içimde taşıdığım bu yük artık nefesimi kesiyor. Bir adam düşünün, evli, bir yuvası var, başını yastığa huzurla koyabilmeli… Ama ben? Kendi ellerimle yuvamın altını oyan, sabahlara kadar vicdan azabıyla kıvranan bir adam oldum. Sanal kumara bulaştım Yeşim Hanım. Başta “Eğlencesine biraz deneyeyim” dedim. Sonra “Kaybettim ama bir sonraki elde geri alırım” dedim. Derken öyle bir girdaba kapıldım ki ne zaman dibe vurduğumu bile fark edemedim. Bir gece başımı kaldırdım, ekranda kaybettiğim paraları izliyorum, kalbim küt küt… Evin içinde sessizlik, eşim odada uyuyor, ben bilgisayar başında hayatımı yitiriyorum. Borçlandım. Hem de öyle böyle değil. Kredi kartları, eş-dost, hızlı para veren ama insanı canından eden kişiler… Ve bütün bunları eşimden gizli yaptım. Ne bir şey söyledi, ne şüphelendi. Çünkü bana hep güvendi. “Benim kocam böyle bir şey yapmaz” dediği günleri hatırlıyorum, içim parçalanıyor. Ben o güveni paramparça ettim, oysa onun tek suçu bana inanmak oldu. Geceleri yanı başımda uyuyan kadının yüzüne bakamıyorum artık. Uykusunda bile huzurlu nefes alıyor, benimse içim yangın yeri. Her “Nasılsın?” sorusuna “İyiyim” demek içimi lime lime ediyor. Çünkü iyi değilim. Çünkü her şey yolunda değil. Ama bir türlü söyleyemiyorum. Ne zaman anlatmaya niyetlensem, dilim tutuluyor. “Söylersem ne olur?” diye düşünüyorum… Yıkılır mı? Beni terk eder mi? Yoksa kolumdan tutup “Beraber toparlarız” mı der? Bilmiyorum. Ama en çok da onu incitmekten korkuyorum. Onu üzmeye, hayal kırıklığına uğratmaya tahammülüm yok. Ama artık taşıyamıyorum bu yükü . İçimden “Sen zaten iyi bir adam değilsin” diyen bir ses var sürekli. Ama ben kötü biri olmak istemedim ki… Sadece bir anlık boşlukta kaldım, bir yanlış adım attım ve şimdi koskoca bir hayatın altında eziliyorum. Ne yapmalıyım? Susup kendi başıma bu bataktan çıkmaya mı çalışayım? Yoksa eşime her şeyi anlatıp birlikte mi yüzleşelim bu gerçekle? Ne olur bana bir yol gösterin… Çünkü ben kaybolmak üzereyim.
 
İnlerine girdiler yalnız değilsin.dd
 
kumarbaz son kumarını hayatıyla oynar.
 
Aşırı illet bir şey bu kumar. Eskiden kumarı sadece çok parası olan oynar diye bilirdik. Şatafatlı mekânlarda oynanırdı. Bir cep telefonuyla kazanabildiğin, kaybedebildiğin büyük meblağlar olmuyordu.

Totoydu, iddiaydı, ıvırdı zıvırdı ile hayatımıza giren 'kısa yoldan para kazanma' hırsı zamanla öyle bir hâle getirdi ki insanları: Kumar, her daim bir köşede duran tebessüm gibi oldu.

Bizim iş yerinde herkesin borsada herkesin halka arza girdiği dönemde birçok insan para kaybetti. Şimdi aynı furya sanal kumarda yaşanıyor. Kendi kesesine göre kaybedip akıllanan da oldu.

Hayatına sebep olan da oldu. Çok uzak olmayan bir geçmişte okuryazar bir abimiz Adana'da çok bilinen bir köprüden atlayarak intihar etti bu sanal kumar yüzünden.

Yine geçtiğimiz günlerde yeni evli pırıl pırıl bir genç, yukarıda paylaşılan hikâyenin aynısını yaşadığından intihara kalkıştı. Neyse ki beceremedi.

Buna en acilinden önlem alınmazsa daha çoook ocaklar sönecektir. Bunlar kendi çevremde gördüklerim. Gerçek istatistikler kim bilir hangi sayılardadır.
 
Kumarın her türlüsüne lanet olsun be oynayanlar da Allah’a yakın, bana uzak olsun…
 
Kumarın bir masa gibi 4 ayağı vardır, üçü küldendir diğeri oynatan- kumarhanacı.

Aşırı üst düzey fakirlerin ve aşırı üst düzey zenginlerin kumar oynamasına hiç mana verememişimdir, mal bunlar.

Kumarla mumarla işim olmaz. Arada bir Icardi gol atara bin lira atarım gelirse hesaplar benden derim gelmezse yine hesaplar bendendir zaten tışk.
 
Geri