Sanal Aşk Tehlikeli Midir?

F
  • Kullanıcı Fenerbahçe
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Aşk denildiğinde insanların ayakları yerden kesiliyor. Büyüleyici bir duygu, bir çok insan acısıyla tatlısıyla tekrar tekrar yaşayabiliyor. Gerçek hayatta son derece doğal,peki ya sanal olursa, internet aşklarından bahsediyoruz. Bu mümkün müdür, insan görmediği, gözlerine bakamadığı, hissetmediği birine aşık olabilir mi? Aşkın marifeti midir, yoksa insanların marifeti midir? Şu gerçeği inkar etmiyoruz; aşkın ne zaman nerede karşınıza çıkacağı bilinmez, siz aşık olmaya hazırsanız… yalnız internette bu nasıl olabilir.

Sanal ortamlarda kurulan arkadaşlıklar ve dostluklar doğru yönelmeyle sağlam ve kalıcı olabiliyor nadiren de olsa. Aşk içinde geçerli midir? Bu günümüzün çok yaygın sorununu -bize göre sorun, yaşayanlara göre normal- biraz irdeleyelim, sakıncalarını fark ettirelim.

Kadınlar bu yönde hassa olduklarından sanıyoruz en büyük tehlike kadınlara yönelik devam ediyor. Güzel sözler herkesin gönlünü okşar, yalnız yazılan her süslü kelime ne kadar gerçektir hemde sanal ortamda ne kadar gerçek olabilir. Yaşadığımız hayatta dürüst insanla karşılaşmak günden güne zorlaşırken sanal dünyada gerçeği beklemek de imkansızdır. Sizi tahmin etmediğiniz tehlikeler bekliyor olabilir.

İnternette aşk, gerçekte yaşanan aşk ilişkilerinden çok daha büyük boyutlara ulaşabilir. Sonunda da istemediğiniz sonuçları doğurabilir. Dilediğiniz zamanda internet ortamında tanışıp sohbet edebileceğiniz yüzlerce kişi karşınıza çıkabilir, bunun diğer kişiler içinde mümkün olduğunu unutmamalısınız, karşınızdaki kişide yüzlerce kişiyle konuşabilir. Size yazılan her güzel söz aynı zamanda yüzlerce kişiye de yazılabilir. Özel olduğunuzu düşündürebilir. Birden bire yoğun duygulara kapılıp sonrada kırılmanıza sebep olacağından çok dikkatli olmalısınız, üzülmek kaçınılmazdır.

Sohbet ettiğiniz kişiyi gerçekten tanıyamazsınız, size kendisini nasıl tanıtıyorsa o kadarıyla bilirsiniz. Kendisini istediği şekilde anlatabilir, amacı etkilemekse bunu çok kolay yapabilir. Bir araya gelemediğiniz için yazdıklarının doğruluğunu test etme şansınız yoktur. Oysa ki karşınızdaki insanı değerlendirmek daka kolaydır, bakışlarından, mimiklerinden, gülümseyişinden anlayabilirsiniz. Belki de hiçbir zaman tahammül edemeyeceğiniz birisi var karşınızda, evli olup kendini bekar tanıtabilir, psikolojik bozukluğu olabilir. Bunları internet ortamında anlamanız zordur.

Sohbetiniz çok çabuk başlayıp duygularınızı etkileyebilir. Birden bire kendinizi çok özel olduğunu düşündüğünüz cinsel yaşamınızın ayrıntılarını konuşuyorken bulabilirsiniz. Karşı tarafı bilmediğinizden, sadece bu amaçla sohbete başlayan birisiyle konuşmaya başlamışsınızdır belkide.

Sonuçta büyük hüzün ve kalp kırıklığıyla başbaşa kalabilirsiniz. Sanal olduğunu aklınızdan çıkarmamalısınız. Süratle ve güzel başlayan sohbetler her türlü tehlikeyi de beraberinde getirir.

Sanal ortamda aşk olmaz.

Hayatı tüm gerçekleriyle yaşamanızı diliyoruz.
 
gerçekte aşka inanmıyoruz ki sanalına inanalım. .
 
Vay arkadaş aşk dedikleri nasıl bişeymiş sanalı reeli uğramadı gitti :honk:

Şimdi tercih meselesi yazılanlarda katıldığım noktalar da var katılmadığım da. Saygı duymak lazım..
 
tehlikeli hatta reel hayata dökülmedikçe saçma gereksiz bulduğumu söylemeliyim.
 
Aman aşkın her türlüsü tehlikeli ;d
 
İnsan bir şeyleri yaşamadan anlayamaz.
Aşkı dokunarak görerek bilenlerden hep bir soğukluk gelmiştir bana.
Ben sanaldan tanışıp yıllarca hâlâ sevgili olup, görüşüp ve evlenenleri biliyorum.
Evet sanal ortama dikkat etmek gerekir ama istisnalar çok var bu konuda.
Ben sanaldan aşık oldum. Hemde öyle bir oldum ki Herkesi kıskandıra bilecek bir ilişkim vardı.
Evet gözlerine bakmadan,
Ona dokunmadan,
Onunla gün geçirmeden aşık oldum.
Hatta şair oldum onun sayesinde.
Çünkü ben yaşadım bunları yaşamadan da aşkın büyüklüğünü göremezsiniz.
Sevmek, aşık olmak yan yana değildir arkadaşlar. Aşkın büyüsü bu zaten. Yanında olmayan birinide sevmek..

Peki sanaldan dost oluyor da aşk 'mı olmayacak?
Benim yanımda olan kişiler bana dostluk yapmazken uzakta ki, görüşmediğim kişiler dostluk yaptılar ve yapıyorlarda.
Çünkü sevgiyi yan yana bilen insanlardan uzak durmayı yeğleri.
Aşk, sevgi basit duygular değildir.

Sevmeyi biliyorsan eğer, bunun yeri mekanı yoktur.
 
Her yüreğin harcı değildir dokunmadan sevmek...

*
*
*
Eskiden sevdalar daha mı tutkuluydu, hasretler daha mı derin? Sevgilinin saçının bir teline ne şiirler yazılırdı hani. Bir kez görmekle ne kadar çok sevilirdi insan. Kapı aralığından uzanan bir baş, perde arkasında bir kadın gölgesi, belli belirsiz bir tebessüm, gözbebeklerinde saklı ateş ve har. Uzaktan da sevilirdi yar. Mümkündü. Hem mümkün hem imkânsızdı aşk. Hayatın bir parçasıydı dokunmadan sevmek. Yaklaşmadan. Aşk bugün var yarın kaçtı kaçacak bir ada tavşanıydı sanki. Öylesine ürkek. Kimse yüzde yüz emin olamazdı aşka "sahip" olduğundan. Mülkü yok, tapusu yoktu. Daha mı anarşistti eskiden aşklar?

Sahi "yârim" ne güzel kelimeydi. Ağızda akide şekeri. "Yârim" der, sonra bir es verir, gayriihtiyari susardın. Söyleyecek söz kalmazdı ardından. Tek başına kaç cümleye bedeldi kelimeler. Eskiden harfler daha mı kıymetliydi? Bir mektup yeterdi aylar süren ayrılıkların sessizliğini kapatmaya. Tek bir yemin yeterdi aradaki mesafeleri azaltmaya. Artık hiçbir şey o kıvamda değil. İbre şaştı, ayar bozuldu sanki. El titredi, akort bozuldu sanki. İlişkilerimizin ahengi eskisi gibi değil. Kelime cömerdi, duygu cimrisi bugünün insanı. Konuşmaya gelince açıyor ağzını, duygulanmaya gelince tutuyor kendini. Zaman yok ya, hep bir telaş halindeyiz ya, bunca koşuşturma arasında kimsenin durup da duygulanmaya vakti yok.

"Bütün meslekler insan ruhunu kemirir durur. Bir tanesi hariç: Şairlik." Böyle demişti Charles Baudelaire. Artık bu durum da değişti. Şimdilerde şairlik dahil bütün meslekler ruhumuzu kemirip duruyor, inceden inceden. Makyajla kapatıyoruz kemirilen yerlerin üstünü, ruhumuzdaki gedikleri, benliğimizdeki oyukları. Meşguliyetle, sosyallikle, unvanla, kariyerle, şan şöhretle kapatıyoruz. Ama alttan alta birçoğumuz aynı dertten mustaribiz: Tamamlayamadığımız bir eksiklik duygusunu, azalmayan bir bezginliği sırtımızda un çuvalı gibi taşıyoruz. Monoton bir değirmen taşı günlerin akışı. Dönüyor kendi ritmiyle. Bizi o çarkın dışına çıkaracak bir aşk arıyoruz. Sıradışı bir sevda. Ama gel gör ki ne Ferhat'ız dağları delecek, ne Simurg kuşlarıyız mavilikte kanat çırpacak. Hem gizliden gizliye masalsı ve destansı bir sevda arıyor hem de masalları ve destanları hayatımızdan satır satır siliyoruz.

Elif Şafak - Firarperest
 
Aşk , sevgi konularında ön yargıları tavan yapmış insanlar bana çok samimiyetsiz gelmiştir.
Çünkü benim gözümde sadece menfaattir aşkı yan yana yaşamak isteyenler.
 
Aşk anlamında değil; ama aşık olunan kişi anlamında risklidir. Çünkü herkes gerçek kimliğini ortaya koymayabilir. Adını saklar, mesleğini saklar, aldatıyor mu yalan mı söylüyor anlayamazsınız. Herkes elbette bir değildir; lakin bayağı büyük bir kitle de eğlence olarak görür sanalı.
 
Kimse aşık olduğunuza bağlı,temkinli olmak gerekir.
 
Geri