SamSun/Havza

A
  • Kullanıcı aXi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Karadeniz Bölgesi
HAVZA

havza.jpg



İSMİNİN KÖKENİ

Havza'nın isim olarak kökeninin Hititler'in Amasya valisi olan Kavuzhan'dan kaynaklandığı, adına izafeten "Kavza" olduğu rivayet olunmakta ve bu ismin zamanla halk ağzında ve söyleyiş kolaylığı sebebiyle "Havza" haline geldiği ileri sürülmektedir.

Ne var ki bu bilgiler Rum Pontuslular'dan günümüze ulaşan bazı haritalarda ve diğer belgelerde şehrin adının “Khavza” olarak yazılmış oluşuyla birlikte değerlendirildiğinde “Kavza” nın, gerçekte olup olmadığı ya da kim olduğu meçhul “Kavuz Han”a ithaf edilerek bu şehre verilen bir isim olmak yerine Havza’nın Rum dilindeki ifadesi (söyleniş biçimi) olma olasılığını daha çok ön plana çıkardığından pekte sağlıklı bir iddia olmadığını ortaya koymaktadır.

Asar-ül Bilad adlı kitabın yazarı Zekeriya bin Mahmut el Kazvini, kitapta 1050 yılında olan bir depremden söz ederken depreme uğrayan yerleşim yerinin adı olarak "Ancere" kelimesini kullandığını görmekteyiz. Zekeriya b.Mahmut el Kazvini, ”Asar-ül Bilad” adlı eserinde bu Hançere (Ancere) kasabasını şöyle tanımlıyor; "..Ancere Anadolu da bir şehir olup orada Ters akan Irmağı vardır. Rivayet olduğu üzere 8 Ağustos 442 (1050) Pazartesi zelzele olmuş,zelzele 2 gün devam ettiğinden Anceredeki bir çok bina yıkılmış; bir kilise yere batarak hiç bir eser kalmamış, yerinden gayet sıcak bir su çıkıp yetmiş kadar mezrayı harap etmiş, bir çok kişinin boğulmasına sebep olmuş, sıcak suyun akışı dokuz gün devam ettiğinden herkes dağ başlarına kaçmış daha sonra su çekilmiş ve bir miktar kalmıştır...” Ancere kasabası, Havza'nın şimdiki yerine göre Aslanağzı Kızgözü hamamının batı tarafında, düz bir yerde olduğu tarihi vesikalarda zikredilen malumattan anlaşılmaktadır.

Havza’nın eski adı ve bu şehrin yerinde daha önce başka bir yerleşim olup olmadığı konusunda yaptığı araştırma bulgularını dile getiren Zübeyrzade Mehmet Fuat Efendi de “Yurdumuz Havza” adlı eserinde; Havza’nın “nam-ı kadimi”(eski adı) nın belli olmadığını belirterek, “..Gerçi milattan evvel ve sonraları şimdiki Havza’nın yerinde büyük ve muntazam bir şehrin mevcut olduğunu bazı Rum tarihçileri yazmakta ve eski Rumların ,Bizanslıların buraları icra-i hükümet (idare) ettiklerini göstermekte iseler de bunların ne dereceye kadar mevsuk (inanılır) oldukları anlaşılamamakla beraber esasen ne malumatların bizimle bir alakası ne de o şehrin şimdiki Havza ile bir ilişkisi yoktur..” demektedir.

Mehmet Fuat Efendinin sözünü ettiği Rum tarihçilerinden günümüze kadar intikal eden bir rivayete göre,bu günkü Havza’nın yerinde Hançereden de önce mevcut yer leşimin batı ve kuzey-batı istikametinde adı “Çetrik”(Çermik) olarak anılan oldukça büyük bir yer leşim merkezi bulunuyordu. Bu yer leşim merkezinde sırasıyla Hititler,Pontuslular,Romalılar hüküm sürdüler.

Kuruluşu ve adının kaynağı konusunda böylesine çok değişik görüş ve iddialarla karşılaştığımız Havza’nın , Roma ve Bizans İmparatorlukları zamanında bir kaplıca beldesi olduğunu ifade etmesi bakımından “Thermee Phoseemeomitearem” olarak anıldığı belirlenmiştir. Antik Anadolu Coğrafyası (Geographika) yazarı Strabon’un söz konusu eserinde yerleşimin adından Phazemotis sıcak su kaynaklarının bulunduğu yer” olarak bahsedilirken Evliya Çelebi'nin “Seyahatname”sinde karşımıza çıkan bir diğer isimde “Koze” kazasıdır.

Nihayet,1524 yılından sonra benimsenip özellikle resmi kayıtlarda kullanılarak yaygınlaştırılan ve günümüze kadar ulaşan "Havza", adından önce anıldığı şekli ile “Hevze” ve “Hevize” Türk dilinde olduğu gibi Arapça ve Farsça’da da herhangi bir anlam ifade etmez. Havza’ya gelince “dalmak” ve “Havz etmek” anlamına geldiği gibi “bir parça” veya “ara” anlamlarını da ifade eder.

COĞRAFİ KONUMU

Havza kısmen ova ve kısmen de dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. İlçe merkezi, üç tarafı dağlarla çevrili bir vadi içinde kurulmuştur.

İlçe Orta ve Doğu Karadeniz bölgesinin sahil illerin iç Anadolu’ya, Batı ve Marmara Bölgelerine bağlayan önemli bir karayolu ve demiryolu üzerinde bulunmaktadır. doğusunda Kavak ve Ladik, Batısında Vezirköprü, Kuzeyinde Bafra, Güneyinde ise Amasya’nın Merzifon ve Suluova ilçeleri bulunmaktadır. Rakımı 675 m. Olan ilçenin yüz ölçümü 793 km2 dir. Başlıca dağları; İbrecik dağları, Ömürcük ve Göl (Ilıca) dağıdır. Tersakan, Kamlık çayı ve Havza Hacı Osman deresi en önemli akarsularıdır. Mesudiye, Çayırözü, Şeyhkoyun, Hacıdede başlıca yaylalarıdır.


İKLİMİ

Ilıman deniz ikliminden karasal iklime geçiş özelliği arz eder. Bazı yerlerde Karadeniz iklimi,bazı yerlerde Karasal iklim hakimdir. Kış aylarında sislidir kışın kar yağışı ve buzlanma görülür.


SOSYO-EKONOMİK YAPISI

Havza'nın ekonomisinde tarım hâkimdir. İlçede üretimi yapılan başlıca ürünler; şeker pancarı, buğday, arpa ve ayçiçeğidir. Tütün, fasulye, mısır, yulaf, nohut ve mercimekte yetiştirilmektedir. Meyve üretimi; elma, armut, ceviz, erik, vişne, ayva, kızılcık, üzüm üretimi olarak gerçekleştirilir. Ayrıca yem bitkileri ve sebzede yetiştirilmektedir. Sulama için akarsularından yararlanılan ilçede 7 sulama göleti mevcuttur. İlçede 6 tarım kredi kooperatifi mevcuttur.

Havzada hayvancılık büyük baş hayvancılık ve kümes hayvancılığı şeklinde gerçekleşmektedir. Sivrikise ve güvercinlik köylerinde boğa barınağı mevcuttur.

Dağlarla çevrili ilçede orman alanları geniş yer kaplar. Yüzölcümü79.300 ha olan ilçenin 28.449 ha’ı ormanlık alanıdır. Orman köylerinde yaşan halk geçimini büyük ölçüde orman ürünlerinden sağlamaktadır. İlçede 6 tanesi faaliyette olmayan 21 un fabrikası mevcuttur.

Özel sektöre ait 3 adet fabrika faaliyettedir. Bunlar Çivi fabrikası, Vidasan vida ve cıvata fabrikası ve süt ürünleri fabrikasıdır.

İlçenin 1989 yılında hizmete girmiş, çeşitli meslek dallarında 120 esnafın çalıştığı birde küçük sanayi sitesi vardır. Havza ekonomisinde Turizm de önemli bir yer tutar. İlçenin sahip olduğu şifalı sular çevre il ve ilçelerden çok sayıda ziyaretçi çekmektedir. İlçede çok sayıda otel, motel ve pansiyon mevcut olup termal turizme hizmet vermektedir. İlçede Salı günleri normal Pazar, Cuma günleri ise hayvan pazarı kurulmaktadır.


ULAŞIM

Havza, Samsun-Ankara devlet karayolu üzerinde kurulmuş bir ilçemizdir. Samsuna uzaklığı 84 km.dir. Samsundan Havzaya ulaşım problemi yaşanmamaktadır. Her gün her saat araç bulmak mümkündür.


Lerdüge Tümülüsleri
Havzanın 21 km. doğusunda Lerdüge köyünde beş tümülüsü saptanmıştır. 1946 yılında başlatılan çalışmalarda çıkan buluntular Ankara Arkeoloji müzesine gönderilmiştir.

Ortaya çıkartılan yapının, mimari tekniği ve diğer buluntulardan M.S.100 - M.S.200 yılları arasında kullanıldığı anlaşılmıştır. Demir kenetlerle birbirine bağlanmış taş girişten 15 m. Uzunluğundaki tonoz örtülü dramos7a geçilmektedir. Moloz taş duvarlar sıvalı alt bölüm al boyalıdır. Gömüt odasına taştan oyularak açılmış küçük bir kapıdan girilmektedir. Gömüt odasının duvarları insan hayvan tasvirleriyle süslenmiştir. Altın süs gereçler,tunç kandiller, çeşitli şişeler tümülüste bulunan eşyalardır.

Havza ilçesindeki diğer arkeolojik alanlardan elde edilen buluntular üzerinde yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bunlar; Tepecik, DökmeTepe, Patlaguç ,Kayalı Tepe, Garco Tepe, Cin Tepe, Cevizbaşı, Ören Tepe, Çamtepe, Çeştepe, Bacatepe, Şeyh Safi, Manevra Tepe, Hakim Tepe, Kale tepe, Taş karaca ören, Anıttepe höyükleridir.

Mustafa Paşa Camii
Havzanın imaret mahallesindedir. 1256 yılında yapılmıştır. Osmanlılar döneminde iki kez onarılan cami, kare planlı ve üstü kiremit çatı ile örtülüdür.

Mustafa Bey Türbesi
1429 yılında yapılmıştır. Kare planlı olup, alt kesimi kesme taştan, üst kesimi taş ve tuğla karışımı, kubbeli bir yapıdır. Geometrik motiflerle örülmüş tuğla örtüsü özgündür.

İmaret
Havza ilçe merkezinde imaret mahallesindedir. Amasya emirlerinden Atabeyzade Mustafa Beyin damadı Yörgüç Paşazade Mustafa Bey tarafından 1429 yılında yaptırılmıştır.

Kesme taştan, yapılmış olup, düz çatılıdır. 1938 ve 1940 yılları arasında onarılıp Atatürk Kütüphanesi olarak hizmete açılmıştır. 1968 de ikinci kez onarılan yapı 1928’den beri aşevi olarak kullanılmaktadır.

Kurt Köprüsü
Havza ilçesinde bağlı kayabaşı (Tahna) köyündedir. Kesin yapılış tarihi bilinmeyen köprünün Roma döneminde onarıldığı tahmin edilmektedir. İstavroz çayı üzerinde kurulmuş olan köprünün iki büyük gözü ve ortasında bekçi evi bulunur. Yaklaşık 2m. Genişliği ve 12 m. yüksekliği vardır.

Büyük Hamam (Vakıf Hamamı)
İmaret mahallesi, hamam sokağında bulunan tarihi kaplıca; Bizans dönemi nede yapılmış olan eski yapı yıkılarak yerine yeniden inşa edilmiştir. Adeta Havzanın sembolü haline gelen bu tarihi hamam vakıf kayıtlarına göre 1256 yılında Selçuklu Sultanı II.Mesud tarafından yaptırılmıştır.

Bu hamam kızgözü-Aslanağzı hamamı olarak ta bilinmektedir. Hamama bu adın verilmesi tabi ki bir efsaneye dayanmaktadır Bir çok kaplıcada olduğu gibi Kız gözüne de kutsal yer olarak bakılmakta; bu sudan içen ve 20 defa banyo yapan insanın hiçbir hastalığının kalmayacağına inanılmaktadır. Soyunmalık, soğukluk ve sıcaklık olmak üzere üç bölümlü ve kubbeli klasik Türk hamamı tarzındadır. Sıcaklık bölümünün ortasında bir havuz bulunmaktadır.

Hamamın ana kurnası aslanağzı, yanında bulunan sütun ise kız gözü olarak adlandırılır. Bazıları kız gözünden akan sıcak suyun ince muntazam tertibatlı bir mercandan sızdığın iddia etmekte ise de, bazıları da hamam buharlarının toplanmasından ibaret bir su olduğunu söylemektedirler. Hamamın kubbesinden hiç su damlamadığına göre mimarın bu buhar sularını herhangi bir şekilde toplayıp bir noktaya taşımış olması ihtimali daha kuvvetli görünmektedir.

100 kişi kapasitesi olan hamam gündüzleri kadınlara geceleri erkeklere açıktır. Bu hamamın hemen yanında 22 özel banyosu da vardır. Küçük hamam (şifa kaplıcası) 1429 yılında Amasya Emiri Mustafa Bey tarafından büyük hamama ilave olarak yaptırılmıştır. Bir havuzu olan bu hamam 50 kişi kapasiteli olup devamlı erkeklere açıktır.

Maarif Hamamı
İmaret mahallesi hamam sokağında Büyük hamamın 50 m. batısında yer almaktadır. II.Abdülhamit’in son dahiliye nazırı Maznun Paşazade Mehmet Memduh Paşa tarafından Sivas valisi iken “1890-1894” tarihleri arasında yaptırılmıştır. Üstünde bulunan özel banyolar ve otel kısmı yenidir.

Bu hamamda 1 havuz,3 kurna,6 tek kur5nalı özel bölmeler bulunmakta olup, 100 kişi kapasitelidir. Hamamın yeni eklenmiş olan kısımlarında ise 9 özel banyo vardır.Hamamın üstünde 60 yataklı bir otel yer almaktadır. Bu hamam gündüzleri bayanlara, geceleri erkeklere hizmet vermektedir.

Diğer Tarihi eserler
Dereköy’de ki emir El-hacı Veliyüddin Bin Berekat-Şah Camii (12499 ve türbesi, Sivrikise köyündeki Sivrikise Camii(1903), Şeyh Safi Köyündeki Şeyh Savcı Türbesi (Selçuklular dönemi).


KAPLICALAR

Havzada turizm faaliyetlerinin büyük bir bölümü termal turizme dayanmaktadır. Şifalı suları bulunan ilçeye eski çağlardan beri bazı hastalıkların tedavisinde yaradığı için çevreden hatta bütün Anadolu’dan çok sayıda insan gelmektedir. Diğer bir deyişle Havza’da daha çok sağlık, dinlenme ve temizliğe dayalı turizm söz konusudur.

Havzanın içerisinde Samsun-Ankara yoluna yaklaşık 1 km. uzaklıkta bir tepenin eteğinde beş kaplıca bulunmaktadır. Bu kaplıcaların üçü eski tarihlerde yapılmış; Aslanağzı-Kız gözü; Şifa ve maarif Hamamları; diğer iki tanesi ise MTA’nın araştırmaları sonucu 1986 yılında bulunan ve çıkarılan sıcak suyun değerlendirilmesi amacıyla sonradan yapılmış Modern Türk Hamamı, Lokman Hekim Hamamı'dır. Havza kaplıcalarının şifalı suları; çeşitli romatizma, kırık, çıkık sek elleri ve mevzi ağrılar, sinir, mide, bağırsak, metabolizma, kansızlık gibi hastalıklara iyileştirici etki yapmaktadır.

Havza kaplıcaları Turizm Bakanlığı tarafından Termal Turizm merkezi olarak ilan edilmiştir. 56 C sıcaklığa ve günde 10.080 kişi banyo kapasitesine sahiptir. (56 C kaynak çıkış sıcaklığıdır). Milli mücadele yıllarında Atatürk Havzaya geldiğinde, şifalı kaplıcalardan faydalanma fırsatıda bulmuştur. İmaret mahallesi hamam sokağında Büyük hamam, Küçük hamam ve Maarif Hamamı gibi tarihi hamamların yanında 1986 yılında yapılmış hamamlar şunlardır:

Modern Türk hamamı
1986 yılından sonra Havza belediyesi tarafından yapılan hamamlardan birisidir. Vakıf kaplıcalarının yaklaşık 100m aşağısında inşa edilmiştir. Umumi hamamın ortasında bir havuz bulunmakta olup, 150 kişilik kapasiteye sahiptir. Hamamın altında 13 özel banyosu bulunmaktadır. Bu hamam gündüzleri bayanlara, geceleri erkeklere açıktır.

Lokman Hekim Kaplıca ve Motelleri
Maarif hamamının 50m. İlerisinde inşa edilmiştir. 100 kişilik umumi bölümünden hariç 24 özel banyosu vardır. Bunların haricinde umumi bölümleri olmayıp, özel banyoları olan termal oteller, motellerde mevcuttur.


GEZİ VE MESİRE YERLERİ

Çevresinde ve ülke çapında böylesine meşhur kaplıcalara sahip olan Havza’ya yakın yerlerden günübirlik gelenler olduğu gibi yurdun her köşesinden bir haftalık, 15 günlük, 20 günlük süreler için gelenler de vardır.

Havzanın etrafı ormanlarla kaplanmış dağlarla çevrilidir. Bu nedenle yakın çevresinde piknik ve mesire alanı oldukça fazladır. Ancak, Havza’da bunun için pek fazla uzağa gitmeye gerek yoktur. Çünkü ilçe merkezini çevreleyen ağaçlarla kaplı bayırlar bu iş için ideal mekanlardır. Özellikle hamamların bulunduğu imaret mahallesi oturup dinlenmek, piknik yapmak için son derece elverişli alanlara sahiptir.


FOLKLORİK DEĞERLERİ

Kaplıcalar Havzanın öylesine etkili olmuşlardır ki; gelenek ve göreneklerinde bile onların etkisi hemen fark edilir. Tarihi hamamların türbe olduğuna inana insanlar vardır. Bunlar kaplıca suyu deposunun duvarına taş yapıştırıp, dilek tutarlar ve adak adarlar. Dilekleri yerine gelince kaplıca bahçesinde adaklarını gerçekleştirirler. Kaplıcaların Havza düğünlerinde de yeri önemlidir. Düğünden önce gelin ve damat hamamları yapılır. Gelin kendi arkadaşları ve yakınlarıyla gündüz damat ise kendi arkadaşlarıyla gece davul zurna eşliğinde hamama götürülür. Hamamda hem yıkanılır, hem de eğlence yapılır
 
Geri