A
aXi
Ziyaretçi
Ziyaretçi
BAFRA
Bafra, Samsun ilinin en büyük ilçesi ve bu ilçenin merkez kenttir. İlçe, Bafra ovasındaki konumundan dolayı verimli olan toprakları ile tanınır. Bafra baglı oldugu Samsun ılının merkezden sonra en çok nüfusa sahip yerleşim merkezidir.Şehrin nüfusu 2009yılına göre 296.485'dir.1973'te 121.500 olan nüfusu 1990'da 185.600'e, 2000'de 229.733'e, 2007'de 275.323'e çıkmıştır.sehrın nufusu hızla artmaktadır.Sehır nufus bakımından turkıyenın cogu ılınden buyuktur.Genel nüfüsü 425 bın olan bafranın beldelerı ve koy nufusuda oldukca fazladır.Bafranın ıl olabılmesı ıcın atılımlar yapılmakta olup nufusu cok kalabalık oldugu ıcın kısa zaman sonra ıl olucagı dusunulmektedır.nufus bakımından turkıyenın coğu ılınden cok daha buyuktür.son yıllarda sanayide cok gelişmiştır.Baglı bulundugu samsun ılınden bıle guclü sanayı atılımları yapmakta olup bunun sonucu nüfüsü hızla artmaktadır.
Bafra, Karadeniz'e 15km. uzaklıkta, denizden yüksekliği 20m olan ve Kızılırmak'ın biriktirdiği birikinti ovası üzerinde kurulmuş; bir yerleşim birimidir.
İlçe doğusunda ve kuzeyinde Karadeniz, batısında Alaçam, güneyinde Kavak ilçeleriyle çevrilmiştir. Yüzölçümü 175.000 hektar. Samsun'a uzaklığı 51km'dir.
Kızılırmak deltasını kaplayan Bafra Ovası güneyde dağlarla çevrilidir. Bunlardan en yükseği 1224m ile Nebiyan dağıdır. Bu dağlar Canik Dağlarının uzantılarıdır. Bafra'nın en büyük, Türkiye'nin ise en uzun akarsuyu Kızılırmak bu dağları derin bir vadi ile geçerek ovaya ulaşır. Bafra ovası tamamen Kızılırmak tarafından oluşturulmuştur. Irmağın denize yakın kısımlarında birçok göl oluşturmuştur. Nebiyan dağının etekleri ise yayla durumundadır.
Kızılırmak'ın uzunluğu 1151 km'dir. Sivas'taki Kızıl Dağ'dan doğar, Orta Anadolu'da geniş bir yay çizerek Bafra'dan denize dökülür. En çok Nisan ve Temmuz dönemlerinde su taşır.
Kızılırmak'ın denize döküldüğü yerde oluşmuş göller, ırmağın her iki yakasında da yer alır. Batıdaki göl Karaboğaz, Doğudaki ise Balık Gölleri'dir. Doğu yakada yer alan göllerin başlıcaları şunlardır; Dutdibi, Liman, Hayırlı, Çernek, Uzungöl, Tombul göl, İnce göl. Göllerin çevresi sazlık ve bataklıktır. Ancak, ormanlık alanlar da göze çarpar.
TARİHİ
İlçenin tarihi M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanmaktadır. İkiztepe ören yerinde yapılan araştırmalarda Kalkolitik döneme (M.Ö. 5000-4000) ait yerleşmelerin izine rastlanmıştır. İkiztepe ören yerinde İ.Ö. 4000 yıllarından İ.Ö. 1700 yıllarına kadar 2300 yıl boyunca sürekli yerleşim yapıldığı anlaşılmıştır. Burada Eski Tunç Çağı (M.Ö. 3000-2000) ve Erken Hitit (M.Ö. 1900-1800) dönemi kültürlerinin izlerinin taşıyan çok sayıda eser ve kalıntı bulunmuştur. M.Ö. 670 yıllarında Paflogonların'da Kızılırmak vadisinde yaşadıkları bilinmektedir. M.Ö. 6. yy'da Lidyalılar'ın eline geçen bölgeyi M.Ö. 546'da Persler istila etmiştir. İkiztepe'de Helenistik döneme (M.Ö. 330-30) ait bir anıt mezar da bulunmaktadır. Bu bölge M.Ö. 47'de önce Roma, sonra da Bizans egemenliğine girmiştir. 1071 Malazgirt savaşı'ndan sonra Selçuklular'ın eline geçen Bafra'ya 1214 yılında Anadolu Selçuklu Hükümdarı İzzettin Keykavus Türkmen aşiretlerini yerleştirmiştir. 1243'de başlayan Moğol istilaları Selçuklu İmparatorluğu'nun yıkılması ve Türk beyliklerinin kurulmaya başlamasına neden olmuştur. İşte bu dönemde bölgede küçük bir Selçuklu beyliği olan Bafra Beyliği kurulmuştur. 1460'da ise Bafra, Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
Bafra İlçesi Osmanlı İmparatorluğu devrinde Trabzon iline bağlı Canik Sancağı'na ait bir yerdi. Hangi tarihte kaza merkezi olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Salname kayıtlarına göre 1854 yılı sonlarında kaza merkezi olduğu anlaşılmaktadır. İmparatorluk zamanında 1876 harbinden sonra Kırım'dan Bafra'ya çok sayıda Türk gelmiştir. Daha sonraları çıkan Balkan ve I. Dünya savaşları Türk halkının azalıp, fakirleşmesinin, azınlık olmalarına rağmen Rum ve Ermenilerin iktisadi hayatı ellerine geçirip zenginleşmelerini sağlamıştır. Bundan dolayı cesaretlenerek Rum- Pontus imparatorluğu'nu kurma hevesine kapılan Rumlar Mavri Mira Cemiyeti'ni kurmuşlardır. Fakat 1919'da Milli Mücadele'nin başlamasıyla bu amaçları gerçekleşememiş, daha sonra Yunanistan'ın Kavala, Drama ve Selanik yörelerinden gelen ve tütün yetiştirme işini çok iyi bilen Türklerle mübadele edilmiştir. Mübadillerinde sayısı oldukça fazladır.
Ayrıca Balkan Savaşları (1912) sonrası Kosova'dan gelen Arnavut göçmenlerden büyük bir nüfus Bafra çevresine yerleştirilmiştir. Halen Kosova kültürünü ve ana dilleri Arnavutça'yı yaşatmaktadırlar. Arnavut göçmenlerin Bafra'da tarım ve bahçecilik kültürünün gelişmesinde büyük katkıları olmuştur.
Neyzen Tevfik Kolaylı da baba tarafından Bafra'nın Kolay nahiyesindendir.
Höyükler
Hacı baba Tepesi, Azaytepe, Tedigün, Tepe, Tepecik, Elmacık Tepe, Kara şeyh, Ömer usta Çiftliği, Paşa şeyh, Aşağı Tepe, Katır damı - tepecik, Zahna Mahallesi, Böğürtlen, Cevizli ve Kocal öp, Beylik köy, Kel beş Tepe, Kapı kaya, Hoş kadem Tepe, Şirlek Tepe, Sivri Tepe, Külcüler, Sorgunlu, Som Tepe, Özü büyük, Tingiller Tepe.
Tümülüsler
Köfteroğlu, Som Tepe, Sorgunlu, Aşağı Tepe, Çandır Tepe, Derbent Tepeleri.
Ören Yerleri
Soğukçam, Çırıklar, Bakır dere, Özü büyük. Bu arkeolojik alanlar (höyükler-Tümülüsüler-Ören yerleri) genellikle Bafra’nın güney ve güney batısında yer alır. Buralarda yapılan kazılarda ele geçen kalıntıların çoğunda Eski Bronz ve erken Hitit Kültürünün izleri görülmüş. Ayrıcı M.Ö.3000-2000 yılları, Genç Antik Çağ ve Roma devri kültürlerinin izlerine rastlanmıştır.
Kaleler
Bafra’da Martı Kalesi ve Asarkale olmak üzere iki kale kalıntısı vardır. Bunlardan Martı Kalesi harabe halindedir. Kaleler Helenistik döneme aittir.
Asarkale Kızılırmak vadisinde Ağsar köyündedir. Sarnıç kuyuları, eski hapishanesi ve sur kalıntıları günümüze kadar gelmiştir. Ayrıca kapalı çarşı olduğu sanılan bir galeri ve yontma taştan heykelcikler de bulunmuştur.
Paflagonya Kaya MezarlarıAsar kalesinin olduğu bölgede Kızılırmak vadisinde dikkat çeken tarihi yapılardır. Helenistik döneme tarihlenmektedirler.
Camiler
Büyük cami (1670), Tayyar Paşa Cami (1869), Çarşı Cami (1856), Nuriİbrahim Cami (1887), Dabakhane Cami (1766).
Türbeler
Hızır bey (Kümbet dede) Türbesi (14.yy) Emir Mirzat beyTürbesi (Bafra Türbesi–1381), Şeyh ören Türbesi.
Hamamlar
Yeni şifa hamamı, Uzun hamam, geç Osmanlı Dönemine aittir.
Bedesten
17.yy. da yapıldığı sanılmaktadır. Geç Osmanlı dönemi eseridir.
Çeşmeler
Ali bey Çeşmesi (1751), Hüseyin bey çeşmesi (1909), Kadı çeşmesi (1778), Mescit Çeşmesi (1840), Taşlı çeşme (1840). Samsun-Sinop Karayolu Kızılırmak geçişi üzerindeki Çetin kaya Köprüsü (1937) de Bafra’nın Eski yapılarındandır.
Kızılırmak Deltası
Bafra’nın doğusundan batısına 60km.’lik bir kıyı şeridine sahiptir. Bu delta 56.000 hektarlık bir alanı kaplar. Deltada balık gölleri, kıyı kumulları, çorak adalar, kuru ve su basar çayırlar, sazlıklar,çamur düzlükleri ve tarım alanları yer alır.
Kızılırmak deltası kuş varlığı açısından son derece önemli bir yer olarak bilinmektedir. Deltanın sahilleri denize girmek ve güneşten yararlanmak isteyenler için idealdir.
Balık Gölleri
İlçenin 20 km kuzey batısında Kızılırmak’ın iki yakasında yer alırlar. Bu göller irili ufaklı 33 parçadan oluşur. Toplam alanı 8000 hektardır. Göllerden bazıları; Kara boğaz Gölü, Balık Gölü; Liman Gölü, Dut dibi Gölü, Uzun göl, Kayırlı Göl, İnce Göl, Çernek Gölü Tombul Göldür. Çevresi sazlık ve bataklık olan bu bölgemiz kuş gözlemciliği açısından dört mevsim çok önemli bir potansiyele sahiptir. Bu bölgemiz ülkemizin en önemli sulakalan eko-sistemlerinden birini oluşturur.
Kızılırmak Deltası ve balık Gölleri’ni sadece Bafra ilçesinde değil Alaçam, Bafra, 19 Mayıs ilçeleri topraklarında bir bütün olarak düşünmeliyiz.
Baraj Gölleri
Altınkaya ve Derbent Barajlarının gölleri ve çevresindeki ağaçlık alanlar Bafra’nın görülmeye değer köşelerindendir. Piknik yapmak ve dinlenmek amacıyla görülecek yerler olması yanında; oltayla veya balık avlamak içinde uygun mekânlardır. Altın kaya barajının, sol tarafında 1 km içerde bulunan şelalenin çevresi de dinlenme ve mesire yeri olarak eşsiz güzelliktedir.
Ayrıca Yeşil yazı köyünde kumu çok güzel olan sahil, denize girmek için biraz derinse de balık tutmak için idealdir
ŞENLİKLERİ
Karpuz şenlikleri
Bafra Karpuzun tanıtmak ve üreticiye daha iyi ürün elde etmeleri için teşvik amacıyla her yıl Ağustos ayının son haftası yapılır ve 2 gün sürer.
Sele-Sepet Top Kandil Şenlikleri:
Her yıl ramazan ayının 15. gecesi çocuklara şeker dağıtmak, el feneri ile ev ziyaretleri yapmak, halk oyunları oynamak, mani söylemek vb. gibi etkinliklerle kutlanan geleneksel bir gecedir.
Hıdırellez Şenlikleri:
Mayıs ayının 6.günü baharın gelişini kutlamak için yapılır. Topluca mesire yerlerine gidilir, piknik yapılır, oyunlar oynanır. Yakılan ateşlerin üzerinden atlanır, dilekler tutulup, adaklar kesilir.
Geleneksel Karakucak Güreş ve Yayla Şenlikleri:
Bengü ve civar köyleri Kültür, Yardımlaşma ve dayanışma Derneği tarafından her yıl Temmuz ayı içerisinde Bafra’nın Bengü köyünde yapılmaktadır. Güreşlerin yansıra bir panayır havasında geçen şenliklerde, yöre halkı tarafından çeşitli standları oluşturmakta ve eğlenceler düzenlenmektedir.
Neyzen Teyfik Kültür Şenlikleri:
Bafra’nın kolay beldesinde her yıl Ağustos ayının son haftasında kutlanır. Şenliklerde müzik ve folklor gösterileri, tiyatro faaliyetleri, halk ozanlarından deyişler, sergiler vb. etkinlikler yapılmaktadır.
FOLKLORİK DEĞERLERİ
Bölge kozmopolit bir yapıya sahip olduğundan çeşitli folklorik özellikleri de içine almıştır. Bu nedenle ilçe ve çevresinde değişik yörelerin oyunları oynanmaktadır.
İlçe halı ve kilim dokumacılığı, özellikle dağ köylerinde bez dokumacılığı yapılmaktadır. Bir de zembil örücülüğü ve hasır örücülüğü gelişmiştir.
YEMEKLERİ
İlçede ve yöresinde geleneksel yemek olarak “keşkek” ve “Haluç” meşhurdur. Keşkeğin hazırlanışı şöyledir: buğday özü suda iyice pişirilir, piştikçe karıştırılır ve krema halini alır. Pişerken içine kemiksiz, varsa tavuk eti konur. Tavuk eti sat teli halini alıncaya kadar karıştırmaya devam edilir. Keşkek, kıvamında piştikten sonra üzerine tereyağı ilave edilerek servis yapılır.
Haluç ise; daha önceden hazırlanan ve uzun müddet saklanabilen, saç üzerinde pişirilmiş yufkaların, istenildiği zaman ıslatılıp yağlı tavada kızartılmasıyla yapılan bir hamur işidir.
Bafra pidesi, Köftesi, nokulu ve kaymaklı lokumu ile ünlüdür. Nokul tatlı hamurdan içine çeviz ve kuru üzüm konularak yapılır; bayram, düğün vb. gibi belirli günlerde misafirlere ikram edilir. Ayrıca her türlü balık yemekleri meşhurdur.
Bafra, Karadeniz'e 15km. uzaklıkta, denizden yüksekliği 20m olan ve Kızılırmak'ın biriktirdiği birikinti ovası üzerinde kurulmuş; bir yerleşim birimidir.
İlçe doğusunda ve kuzeyinde Karadeniz, batısında Alaçam, güneyinde Kavak ilçeleriyle çevrilmiştir. Yüzölçümü 175.000 hektar. Samsun'a uzaklığı 51km'dir.
Kızılırmak deltasını kaplayan Bafra Ovası güneyde dağlarla çevrilidir. Bunlardan en yükseği 1224m ile Nebiyan dağıdır. Bu dağlar Canik Dağlarının uzantılarıdır. Bafra'nın en büyük, Türkiye'nin ise en uzun akarsuyu Kızılırmak bu dağları derin bir vadi ile geçerek ovaya ulaşır. Bafra ovası tamamen Kızılırmak tarafından oluşturulmuştur. Irmağın denize yakın kısımlarında birçok göl oluşturmuştur. Nebiyan dağının etekleri ise yayla durumundadır.
Kızılırmak'ın uzunluğu 1151 km'dir. Sivas'taki Kızıl Dağ'dan doğar, Orta Anadolu'da geniş bir yay çizerek Bafra'dan denize dökülür. En çok Nisan ve Temmuz dönemlerinde su taşır.
Kızılırmak'ın denize döküldüğü yerde oluşmuş göller, ırmağın her iki yakasında da yer alır. Batıdaki göl Karaboğaz, Doğudaki ise Balık Gölleri'dir. Doğu yakada yer alan göllerin başlıcaları şunlardır; Dutdibi, Liman, Hayırlı, Çernek, Uzungöl, Tombul göl, İnce göl. Göllerin çevresi sazlık ve bataklıktır. Ancak, ormanlık alanlar da göze çarpar.
TARİHİ
İlçenin tarihi M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanmaktadır. İkiztepe ören yerinde yapılan araştırmalarda Kalkolitik döneme (M.Ö. 5000-4000) ait yerleşmelerin izine rastlanmıştır. İkiztepe ören yerinde İ.Ö. 4000 yıllarından İ.Ö. 1700 yıllarına kadar 2300 yıl boyunca sürekli yerleşim yapıldığı anlaşılmıştır. Burada Eski Tunç Çağı (M.Ö. 3000-2000) ve Erken Hitit (M.Ö. 1900-1800) dönemi kültürlerinin izlerinin taşıyan çok sayıda eser ve kalıntı bulunmuştur. M.Ö. 670 yıllarında Paflogonların'da Kızılırmak vadisinde yaşadıkları bilinmektedir. M.Ö. 6. yy'da Lidyalılar'ın eline geçen bölgeyi M.Ö. 546'da Persler istila etmiştir. İkiztepe'de Helenistik döneme (M.Ö. 330-30) ait bir anıt mezar da bulunmaktadır. Bu bölge M.Ö. 47'de önce Roma, sonra da Bizans egemenliğine girmiştir. 1071 Malazgirt savaşı'ndan sonra Selçuklular'ın eline geçen Bafra'ya 1214 yılında Anadolu Selçuklu Hükümdarı İzzettin Keykavus Türkmen aşiretlerini yerleştirmiştir. 1243'de başlayan Moğol istilaları Selçuklu İmparatorluğu'nun yıkılması ve Türk beyliklerinin kurulmaya başlamasına neden olmuştur. İşte bu dönemde bölgede küçük bir Selçuklu beyliği olan Bafra Beyliği kurulmuştur. 1460'da ise Bafra, Osmanlı hakimiyetine girmiştir.
Bafra İlçesi Osmanlı İmparatorluğu devrinde Trabzon iline bağlı Canik Sancağı'na ait bir yerdi. Hangi tarihte kaza merkezi olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Salname kayıtlarına göre 1854 yılı sonlarında kaza merkezi olduğu anlaşılmaktadır. İmparatorluk zamanında 1876 harbinden sonra Kırım'dan Bafra'ya çok sayıda Türk gelmiştir. Daha sonraları çıkan Balkan ve I. Dünya savaşları Türk halkının azalıp, fakirleşmesinin, azınlık olmalarına rağmen Rum ve Ermenilerin iktisadi hayatı ellerine geçirip zenginleşmelerini sağlamıştır. Bundan dolayı cesaretlenerek Rum- Pontus imparatorluğu'nu kurma hevesine kapılan Rumlar Mavri Mira Cemiyeti'ni kurmuşlardır. Fakat 1919'da Milli Mücadele'nin başlamasıyla bu amaçları gerçekleşememiş, daha sonra Yunanistan'ın Kavala, Drama ve Selanik yörelerinden gelen ve tütün yetiştirme işini çok iyi bilen Türklerle mübadele edilmiştir. Mübadillerinde sayısı oldukça fazladır.
Ayrıca Balkan Savaşları (1912) sonrası Kosova'dan gelen Arnavut göçmenlerden büyük bir nüfus Bafra çevresine yerleştirilmiştir. Halen Kosova kültürünü ve ana dilleri Arnavutça'yı yaşatmaktadırlar. Arnavut göçmenlerin Bafra'da tarım ve bahçecilik kültürünün gelişmesinde büyük katkıları olmuştur.
Neyzen Tevfik Kolaylı da baba tarafından Bafra'nın Kolay nahiyesindendir.
Höyükler
Hacı baba Tepesi, Azaytepe, Tedigün, Tepe, Tepecik, Elmacık Tepe, Kara şeyh, Ömer usta Çiftliği, Paşa şeyh, Aşağı Tepe, Katır damı - tepecik, Zahna Mahallesi, Böğürtlen, Cevizli ve Kocal öp, Beylik köy, Kel beş Tepe, Kapı kaya, Hoş kadem Tepe, Şirlek Tepe, Sivri Tepe, Külcüler, Sorgunlu, Som Tepe, Özü büyük, Tingiller Tepe.
Tümülüsler
Köfteroğlu, Som Tepe, Sorgunlu, Aşağı Tepe, Çandır Tepe, Derbent Tepeleri.
Ören Yerleri
Soğukçam, Çırıklar, Bakır dere, Özü büyük. Bu arkeolojik alanlar (höyükler-Tümülüsüler-Ören yerleri) genellikle Bafra’nın güney ve güney batısında yer alır. Buralarda yapılan kazılarda ele geçen kalıntıların çoğunda Eski Bronz ve erken Hitit Kültürünün izleri görülmüş. Ayrıcı M.Ö.3000-2000 yılları, Genç Antik Çağ ve Roma devri kültürlerinin izlerine rastlanmıştır.
Kaleler
Bafra’da Martı Kalesi ve Asarkale olmak üzere iki kale kalıntısı vardır. Bunlardan Martı Kalesi harabe halindedir. Kaleler Helenistik döneme aittir.
Asarkale Kızılırmak vadisinde Ağsar köyündedir. Sarnıç kuyuları, eski hapishanesi ve sur kalıntıları günümüze kadar gelmiştir. Ayrıca kapalı çarşı olduğu sanılan bir galeri ve yontma taştan heykelcikler de bulunmuştur.
Paflagonya Kaya MezarlarıAsar kalesinin olduğu bölgede Kızılırmak vadisinde dikkat çeken tarihi yapılardır. Helenistik döneme tarihlenmektedirler.
Camiler
Büyük cami (1670), Tayyar Paşa Cami (1869), Çarşı Cami (1856), Nuriİbrahim Cami (1887), Dabakhane Cami (1766).
Türbeler
Hızır bey (Kümbet dede) Türbesi (14.yy) Emir Mirzat beyTürbesi (Bafra Türbesi–1381), Şeyh ören Türbesi.
Hamamlar
Yeni şifa hamamı, Uzun hamam, geç Osmanlı Dönemine aittir.
Bedesten
17.yy. da yapıldığı sanılmaktadır. Geç Osmanlı dönemi eseridir.
Çeşmeler
Ali bey Çeşmesi (1751), Hüseyin bey çeşmesi (1909), Kadı çeşmesi (1778), Mescit Çeşmesi (1840), Taşlı çeşme (1840). Samsun-Sinop Karayolu Kızılırmak geçişi üzerindeki Çetin kaya Köprüsü (1937) de Bafra’nın Eski yapılarındandır.
Kızılırmak Deltası
Bafra’nın doğusundan batısına 60km.’lik bir kıyı şeridine sahiptir. Bu delta 56.000 hektarlık bir alanı kaplar. Deltada balık gölleri, kıyı kumulları, çorak adalar, kuru ve su basar çayırlar, sazlıklar,çamur düzlükleri ve tarım alanları yer alır.
Kızılırmak deltası kuş varlığı açısından son derece önemli bir yer olarak bilinmektedir. Deltanın sahilleri denize girmek ve güneşten yararlanmak isteyenler için idealdir.
Balık Gölleri
İlçenin 20 km kuzey batısında Kızılırmak’ın iki yakasında yer alırlar. Bu göller irili ufaklı 33 parçadan oluşur. Toplam alanı 8000 hektardır. Göllerden bazıları; Kara boğaz Gölü, Balık Gölü; Liman Gölü, Dut dibi Gölü, Uzun göl, Kayırlı Göl, İnce Göl, Çernek Gölü Tombul Göldür. Çevresi sazlık ve bataklık olan bu bölgemiz kuş gözlemciliği açısından dört mevsim çok önemli bir potansiyele sahiptir. Bu bölgemiz ülkemizin en önemli sulakalan eko-sistemlerinden birini oluşturur.
Kızılırmak Deltası ve balık Gölleri’ni sadece Bafra ilçesinde değil Alaçam, Bafra, 19 Mayıs ilçeleri topraklarında bir bütün olarak düşünmeliyiz.
Baraj Gölleri
Altınkaya ve Derbent Barajlarının gölleri ve çevresindeki ağaçlık alanlar Bafra’nın görülmeye değer köşelerindendir. Piknik yapmak ve dinlenmek amacıyla görülecek yerler olması yanında; oltayla veya balık avlamak içinde uygun mekânlardır. Altın kaya barajının, sol tarafında 1 km içerde bulunan şelalenin çevresi de dinlenme ve mesire yeri olarak eşsiz güzelliktedir.
Ayrıca Yeşil yazı köyünde kumu çok güzel olan sahil, denize girmek için biraz derinse de balık tutmak için idealdir
ŞENLİKLERİ
Karpuz şenlikleri
Bafra Karpuzun tanıtmak ve üreticiye daha iyi ürün elde etmeleri için teşvik amacıyla her yıl Ağustos ayının son haftası yapılır ve 2 gün sürer.
Sele-Sepet Top Kandil Şenlikleri:
Her yıl ramazan ayının 15. gecesi çocuklara şeker dağıtmak, el feneri ile ev ziyaretleri yapmak, halk oyunları oynamak, mani söylemek vb. gibi etkinliklerle kutlanan geleneksel bir gecedir.
Hıdırellez Şenlikleri:
Mayıs ayının 6.günü baharın gelişini kutlamak için yapılır. Topluca mesire yerlerine gidilir, piknik yapılır, oyunlar oynanır. Yakılan ateşlerin üzerinden atlanır, dilekler tutulup, adaklar kesilir.
Geleneksel Karakucak Güreş ve Yayla Şenlikleri:
Bengü ve civar köyleri Kültür, Yardımlaşma ve dayanışma Derneği tarafından her yıl Temmuz ayı içerisinde Bafra’nın Bengü köyünde yapılmaktadır. Güreşlerin yansıra bir panayır havasında geçen şenliklerde, yöre halkı tarafından çeşitli standları oluşturmakta ve eğlenceler düzenlenmektedir.
Neyzen Teyfik Kültür Şenlikleri:
Bafra’nın kolay beldesinde her yıl Ağustos ayının son haftasında kutlanır. Şenliklerde müzik ve folklor gösterileri, tiyatro faaliyetleri, halk ozanlarından deyişler, sergiler vb. etkinlikler yapılmaktadır.
FOLKLORİK DEĞERLERİ
Bölge kozmopolit bir yapıya sahip olduğundan çeşitli folklorik özellikleri de içine almıştır. Bu nedenle ilçe ve çevresinde değişik yörelerin oyunları oynanmaktadır.
İlçe halı ve kilim dokumacılığı, özellikle dağ köylerinde bez dokumacılığı yapılmaktadır. Bir de zembil örücülüğü ve hasır örücülüğü gelişmiştir.
YEMEKLERİ
İlçede ve yöresinde geleneksel yemek olarak “keşkek” ve “Haluç” meşhurdur. Keşkeğin hazırlanışı şöyledir: buğday özü suda iyice pişirilir, piştikçe karıştırılır ve krema halini alır. Pişerken içine kemiksiz, varsa tavuk eti konur. Tavuk eti sat teli halini alıncaya kadar karıştırmaya devam edilir. Keşkek, kıvamında piştikten sonra üzerine tereyağı ilave edilerek servis yapılır.
Haluç ise; daha önceden hazırlanan ve uzun müddet saklanabilen, saç üzerinde pişirilmiş yufkaların, istenildiği zaman ıslatılıp yağlı tavada kızartılmasıyla yapılan bir hamur işidir.
Bafra pidesi, Köftesi, nokulu ve kaymaklı lokumu ile ünlüdür. Nokul tatlı hamurdan içine çeviz ve kuru üzüm konularak yapılır; bayram, düğün vb. gibi belirli günlerde misafirlere ikram edilir. Ayrıca her türlü balık yemekleri meşhurdur.