Sami yusuf Kimdir?

🕒 Konu sahibi 10 saat önce aktifti
Sami yusuf
SamiYusufMadar.jpg


Sami Yusuf (Temmuz 1980 Iran, İngilterenin Londra şehrinde dünyaya gelmiştir. Babası ünlü bir müzik adamıdır ve Sami Yusuf’un ilk öğretmenidir. 18 yaşında İngiltere Kraliyet Müzik Akademisi’ne ,üstün yeteneklerinden dolayı kabul görmüş ve müzik eğitimine burada devam etmiştir. Ud, keman, piyano, def, darbuka gibi birçok müzik aletini büyük başarı ile icra etmektedir. 1 yıldır da,Mısır El-Ezher üniversitesinde Arapça” öğrenmek üzere, Mısır’da yaşamaya başlamıştır. Şarkılarında Allah aşkı, Muhammed (sav) sevdası ve onun örnek yaşamı, terör, savaş, başörtüsü gibi sosyal ve dini motifler işlemektedir. İlk albumü, Al-Mu’allim, çıktığı Temmuz 2004 yılında büyük başarı kazanmıştır. İkinci albumü, My Ummah, 2005 yılında, müzikal ve vurmalı çalgılardan oluşan iki versiyon halinde çıkmıştır.

Müzikleri İslam temalı olduğundan, özellikle İslam dünyasında büyük söhret kazanmaktadır. Yusuf İslam’la müzik ve altyapı olarak (insan sesinin ön plana çıkması, müzik enstrümanlarının geri planda kalması, ses virtüözitesinin vurgulanması gibi) benzerlikler taşıyan bir tarzı olması sebebiyle, kendisinin halefi olarak değerlendirilmektedir.
Albümleri

1 Al-Mu’allim 2004

Al-Mu’allim
Who is the Loved One?
The Cave of Hira
Allahu
The Creator
Meditation
Ya Mustafa
Supplication

2 My Ummah 2005

My Ummah intro
My Ummah
Hasbi Rabbi
Ya Rasulallah
Try Not to Cry feat. Outlandish
Muhammad (S.A.V)
Make a Prayer
Eid Song
Free
Munajat (Arapça)(Türkiyedeki albümünde yoktur bu parça)
Mother (Arapça-Türkçe)
We Will Never Submit
Du’a (Türkçe
__________________
 
Sami Yusuf – Bir Sevgi Elçisi
gup5q.jpg

Sami Yusuf, İngiliz şarkıcı-söz yazarı, besteci, yapımcı ve başarılı bir müzisyendir. Doğuştan müzikle güçlü bir bağa sahiptir; ayrıcalıklı bir müzik kökenine ek olarak Dünya'nın en prestijli müzik enstitülerinden biri olan Londra'daki The Royal Academy of Music de dâhil olmak üzere birçok tanınmış besteciden müzik eğitimi almıştır. "Müzik onun kaderi" sözü sürpriz olmayan, güvenle gerçekleşecek bir öngörüydü.
gup6j.jpg

Sami, çok küçük yaşta piyano, keman, tar, tombak, santur, tef, tabla ve ud dâhil olmak üzere birçok müzik aleti çalmayı öğrendi. Müzik alanında bir iz bırakmak için derin bir tutku beslemişti ki bunu kendinin bestelediği, yayınladığı ve söylediği, ezberbozan ilk albümü Al-Muallim’i çıkararak gerçekleştirmiş oldu.

İngiliz-Müslüman bir genç aniden Mısır ve Türkiye gibi ülkelerin şehirlerinde konuşulacak duruma kadar geldi. Albüm sadece 3 milyonun üzerinde satılmakla kalmadı ayrıca ona Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güneydoğu Asya milletlerinden büyük bir takipçi kitlesi kazandırdı.
Hayranları arasındaki gençler, yakışıklılığı ve hoşa giden edebiyle etkilendikleri Sami'de gördükleriyle ona bir lider gibi gıpta ediyorlar. Aynı zamanda, Sami'nin müziğinin onların hayatlarını daha iyiye doğru değiştirdiğini söylemekten de çekinmemekteler.

Daha önce görülmemiş, bu sanatçı-hayran ilişkisi Sami’nin 4 milyonun üzerinde satan, çokça alkışlanan, takdir gören ikinci albümü My Ummah’ın yayınlanmasıyla daha da gelişmiştir. Sami, CNN, BBC, ABC, El-Cezire, Orta Doğu ve Türkiye’nin birçok önemli TV kanalında yer almıştır. Time Dergisi tarafından ‘İslam’ın En Büyük Rock Yıldızı’ ve ‘Dünya’nın En Ünlü İngiliz Müslüman’ı ‘, Guardian tarafından ise bütünüyle medyanın “popüler hareketlilik” diye adlandırdığı bu canlılığın beyin takımı çalışmalarına konu olmasından önce sadece bir zaman meselesiydi. Uluslararası Yayıncılık Araştırmaları yapan iki ayrı gazetede Sami’nin en gelişmiş videoları pozitif ve güçlülük işareti olarak övüldüler; Onun müziği temel BATI müziğine bir alternatif ve rakiptir.

Onun başarısı Güneybatı Londra’da bulunan Roehampton Üniversitesi tarafından da onaylandı ve sonuç olarak Sami müziğe yapmış olduğu olağanüstü katkıdan dolayı Fahri Doktora ödülünü almaya hak kazanmıştır. Bahsi geçen bu prestij ödülü başarısında Sami Yusuf, Mark Twain, J.K Rowling ve Robert Frost isimleri ile yanyana durmasına ek olarak bu ödül ile ödüllendirilen dünyadaki 3 müzisyenden biri olma ünvanına da sahip olmuştur. Onun müziği yalnızca Londra ve Los Angeles TV ve radyolarına değil aynı zamanda Arap yarımadasına da çok etkili bir şekilde nüfuz etmiştir. İstanbul-Türkiye’de Sami’nin performansını görmeye gelen 250.000 insan Taksim Meydanını hıncahınç doldurmuştu. Kalabalık, gururla ‘O bizden biri’ iddiasıyla, Sami ile birlikte onun mükemmele yakın Türkçesi eşliğinde şarkılar söylemişlerdi. Sami, dört kıtada performans sergiledi, Londra’da Wembley Arena, Los Angeles’da Shine Auditorium ve Cape Town’da Velodrome gibi prestijli mekanları hıncahınç doldurdu- tüm bunlar tevazuuyla anımsatılan ölçümler. Onun gösterileri büyük ve oldukça kişiselleştirilmiştir. Onun performansları şık ve üzerinde sıkıca odaklanılmış, hem etnik hem de klasik enstrümanlar kullanılarak Türkçe, İngilizce, Arapça, Farsça, Urduca, Azerice ve Malayca söylenen şarkılarla tamamlanır. Onun, davranışın sadeliği ve samimiyeti ile takım oluşturan çok dilliliğe olan eğilimi kendi tarzını açıklamakta ve gösterilerini hayatının tecrübeleri hâline dönüştürmektedir.
gup7j.jpg


Sami yine de, şan ve şöhreti reddetmektedir. Onun için, bir sanatçı olarak pozisyonu kutsal bir güvendir, insanlığa hizmet etmekle en iyi şekilde onurlandırılan bir güven… Onun içten iyilikseverliği, sarsılmaz güvenilirliği ile Birleşmiş Milletler Ünlü Ortaklarından biri olarak tüm dünyadaki ihtiyaç sahiplerine ulaşma sözüne de yansır. Geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı ile beraber Kuzeydoğu Afrika çevresindeki son 60 yılın en şiddetli açlığın son bulmasına yardım etmek için bir kampanya başlattı. Bütün sorumluluğu üstlenmekte acımasızdır; Girişimci hünerlerini destekleyen ve büyük ölçekli iş alanları oluşturmak için sermaye ve piyasaya erişimi açan Katar-merkezli bir kuruluş olan Silatech‘in ilk global elçisi olmak gibi. Wembley Arena’daki Live8 konserinde karmaşayla dolu Darfur bölgesinin kurbanlarına milyonlarca paund toplanmıştır. İngiltere hükümeti tarafından övülen konser, takdir edilir hareketler olarak tanımlanmıştır. Sami Birleşmiş Milletler ile daha yakın ikili ilişkiler çerçevesinde çalışarak hayır işlerinde sponsorluk konusunda önayak olmuş, Save The Children 2010 Pakistan’daki sel kurbanlarının morallerinin yükselmesine yardımcı olmak için onun yardım şarkısı Hear Your Call ile onlara umut ve sonsuz destek mesajı göndermiştir. Parça, Birleşmiş Milletler Ofisi – İnsani Yardım Koordinatörlüğü, BBC ve CNN öncülüğünde bilinçlendirme kampanyalarının sloganı hâlini almıştır.
Sami, Birleşik Krallığın son on yıl içerisinde Dünya’ya ihraç ettiği sanatçılardan birisidir. 7 yaşından bu zamana kadar, amirane biçimde keşfedilmemiş sularda seyretmiş – şimdiyse Orta Doğu’dan Avrupa’ya, Kuzey Amerika’dan Kuzey Afrika’ya Dünya’nın her yerinde kalplerden ve fikirlerden daha fazlasını kazanmış durumdadır. Pusulası, prensip olarak kendi tarzını/müziğini yapmaktır – “Spiritique”. Son albümü Wherever You Are içerisinde müzik ve felsefe tecelli bulmakta. Spiritique, Sami’nin kimliğinin bir ürünüdür. İngiliz-Müslüman olmaktan gurur duyan Sami, birliğin azimli bir savunucusu, aynı zamanda evrensel değerlere destek ve insan ruhunun kutsanışı yoluyla kendini kültürler arası anlayışa adamış birisidir. Amaç, anlayış ile uyuşmazlık hissi arasındaki uçurumda köprü oluşturmak ve manevi bağımsızlığı beslemektir. Böylelikle birlikte yaşama ve dayanışmanın yeni devrini başlatabiliriz. Ne zaman ki farklı ırklar birlikte durur, ne zamanki genç yaşlı ile, dindarlar agnostikler ile, kadınlar erkeklerle hep bir ağızdan şarkı söylerse, bir bütün oluştururlarsa işte o zaman Spiritique parlar. Hırslı bir girişimle bu gerçekleşebilir. Birçoğumuz içinse zaten gerçekleşmeye başlamış durumda.​
 
Geri