-
- Katılım
- Kasım 24, 2019
-
- Mesajlar
- 7,892
-
- Tepkime puanı
- 4,060
-
- Puanları
- 289
iddia üzere bir adanın kumsalına maymunlar için tatlı patatesler bırakılır. Ada'da yaşayan maymunlar patateslerin üzerindeki kumdan rahatsız olur ama yemeye devam eder.
ileriki günlerden birinin şafağında bir maymun, patatesi yıkayıp yer ve ev ahalisine de öğretir. yıkayıp yeme geleneği seneler içinde kabilede yaygınlaşır ama bu modele tümden geçiş yapılmaz. gel zaman git zaman bir gün 100. maymun da yıkayıp yemeye başlayınca, adada ki tüm maymunlar yıkama modeline geçer.
bahsi geçen ada'dan uzakta ve teması bulunmayan, diğer adaları gözlemleyen bilim havvalarınca haberler gelmeye başlar, bizim maymunlar da bugün topyekün patatesleri yıkayarak yemeye başladılar.
dünya basınında gündem olur, birbirinden bağımsız adalar da maymunların tepkileri birleşti aman tanrım kuantum, 8. boyut, barnabas incili, büyük islam ilmihalleri falan akla gelen herşeye yorulur. büyük sükse yapıp 100. maymun fenomeni olarak tarihte yerini alır.
bu bilimsel araştırma ve gözlemin kaynağı, olayı gündeme getiren kişilerin götüdür.
yeterli veri olmadığından bilim ademlerince kabullenilmez fakat inananlarca anlata anlata bitirilemez.
işte salçalı ekmek fenomeni de buna benzer.
doksan's çocuklarının sokakta kan ter içinde kalarak oynadığı oyunlardan yorulup acıktığında, ortalığı anneeaağ salçalı ekmek diye inletmeleri yurdum insanınca bilinir.
iş bu gerek konu da ne hikmetse sadece istanbul ahalisi değil, tüm anadolu çocukları da aynı ahenkle analarının kulağını çınlatırmış.
intertenin olmadığı o dönemler de böylesine ortak tutku nasıl yayılmış bilinmiyor.
tv'lerde ki teletex ekranına salçalı ekmek bildirisi mi eklendi yoksa sarı sayfalara salçalı ekmek yapmayı bilen ana ilanı mı verildi muğlaklığını koruyor.
bu bilinmeze karşı türlü türlü teoriler ortaya atılmış.
1'nolu teori de sosyal ağ hesabında bir doksan's çocuğu (işte biz çocukken anamızdan salçalı ekmek isterdik) diye yazıyor ve birbirinden bağımsız büyümüş milyonlarca çocuk bu hikayeyi benimseyip (bizde isterdik hede hödö) diye yurdun dört yanına yayıyor.
2'nolu teori ise gerçekten göklerden gelen bir karar ile herkesin uykusunda canı salçalı ekmek çektiriliyor, sabah uyanan çocuklar hep bir ağızdan anneeaağ salçalı ekmek diye bağırıyor.
3'nolu teori ise noel babanın antalyalı olmasından dolayı, kendi öz yurduna geldiğinde kafası karışıp normalde 25 aralık olan noeli, 31 aralık sanarak yılbaşı gecesi tüm soba borularından girip hediye olarak salçalı ekmek dağıtıyor. Çocuklar bu hediyenin büyüsüne kapılarak ortak ses haline getiriyor.
bkz. 25 aralık christmas
bkz. 31 aralık yılbaşı gecesi
bkz. 1 ocak doksan's salçalı ekmek
üstteki teorilere istinaden hangisi geçerli bilemiyoruz. fakat salçalı ekmek fenomeni de doksan's çocuklarının çığırtkanlığıyla tarihte yerini alıyor.
dipçe: yoğurt veya peynir eklenmiş salçalı ekmeğin tadı daha bir başka, daha bir çığırtıcı :dd
O dönem çocuk anası olan kadınlara da kısaca değinmezsek olmaz.
rengarenk eşarplar takar, çiçekli elbiseler giyer ve yüzlerinde kocaman gülümsemeleri ile gerek sahiller de gerek sokaklar da efil efil salınırlar. Ev işlerini yaparken kral tv'yi açar müziğinde dibine vururlar. mtv dinleyenlere de rastlanır.
bazıları gazete kuponlarını takip ederken bazıları da diğer hemcinsleri ile dedikodu eşliğinde, belli noktaya konuşlanıp adeta hayabusa edasında çocuklarını uzaktan gözler.
giyim kuşamları, kederleri ve mutlulukları kadar salçalı ekmek hazırlayışları da ortaktır.
alamancı kadınlar bilmez, onlar çocuklarına ketçaplı ekmek hazırlıyormuş diye duyduk..
elin yalancısıyız.
ileriki günlerden birinin şafağında bir maymun, patatesi yıkayıp yer ve ev ahalisine de öğretir. yıkayıp yeme geleneği seneler içinde kabilede yaygınlaşır ama bu modele tümden geçiş yapılmaz. gel zaman git zaman bir gün 100. maymun da yıkayıp yemeye başlayınca, adada ki tüm maymunlar yıkama modeline geçer.
bahsi geçen ada'dan uzakta ve teması bulunmayan, diğer adaları gözlemleyen bilim havvalarınca haberler gelmeye başlar, bizim maymunlar da bugün topyekün patatesleri yıkayarak yemeye başladılar.
dünya basınında gündem olur, birbirinden bağımsız adalar da maymunların tepkileri birleşti aman tanrım kuantum, 8. boyut, barnabas incili, büyük islam ilmihalleri falan akla gelen herşeye yorulur. büyük sükse yapıp 100. maymun fenomeni olarak tarihte yerini alır.
bu bilimsel araştırma ve gözlemin kaynağı, olayı gündeme getiren kişilerin götüdür.
yeterli veri olmadığından bilim ademlerince kabullenilmez fakat inananlarca anlata anlata bitirilemez.
işte salçalı ekmek fenomeni de buna benzer.
doksan's çocuklarının sokakta kan ter içinde kalarak oynadığı oyunlardan yorulup acıktığında, ortalığı anneeaağ salçalı ekmek diye inletmeleri yurdum insanınca bilinir.
iş bu gerek konu da ne hikmetse sadece istanbul ahalisi değil, tüm anadolu çocukları da aynı ahenkle analarının kulağını çınlatırmış.
intertenin olmadığı o dönemler de böylesine ortak tutku nasıl yayılmış bilinmiyor.
tv'lerde ki teletex ekranına salçalı ekmek bildirisi mi eklendi yoksa sarı sayfalara salçalı ekmek yapmayı bilen ana ilanı mı verildi muğlaklığını koruyor.
bu bilinmeze karşı türlü türlü teoriler ortaya atılmış.
1'nolu teori de sosyal ağ hesabında bir doksan's çocuğu (işte biz çocukken anamızdan salçalı ekmek isterdik) diye yazıyor ve birbirinden bağımsız büyümüş milyonlarca çocuk bu hikayeyi benimseyip (bizde isterdik hede hödö) diye yurdun dört yanına yayıyor.
2'nolu teori ise gerçekten göklerden gelen bir karar ile herkesin uykusunda canı salçalı ekmek çektiriliyor, sabah uyanan çocuklar hep bir ağızdan anneeaağ salçalı ekmek diye bağırıyor.
3'nolu teori ise noel babanın antalyalı olmasından dolayı, kendi öz yurduna geldiğinde kafası karışıp normalde 25 aralık olan noeli, 31 aralık sanarak yılbaşı gecesi tüm soba borularından girip hediye olarak salçalı ekmek dağıtıyor. Çocuklar bu hediyenin büyüsüne kapılarak ortak ses haline getiriyor.
bkz. 25 aralık christmas
bkz. 31 aralık yılbaşı gecesi
bkz. 1 ocak doksan's salçalı ekmek
üstteki teorilere istinaden hangisi geçerli bilemiyoruz. fakat salçalı ekmek fenomeni de doksan's çocuklarının çığırtkanlığıyla tarihte yerini alıyor.
dipçe: yoğurt veya peynir eklenmiş salçalı ekmeğin tadı daha bir başka, daha bir çığırtıcı :dd
O dönem çocuk anası olan kadınlara da kısaca değinmezsek olmaz.
rengarenk eşarplar takar, çiçekli elbiseler giyer ve yüzlerinde kocaman gülümsemeleri ile gerek sahiller de gerek sokaklar da efil efil salınırlar. Ev işlerini yaparken kral tv'yi açar müziğinde dibine vururlar. mtv dinleyenlere de rastlanır.
bazıları gazete kuponlarını takip ederken bazıları da diğer hemcinsleri ile dedikodu eşliğinde, belli noktaya konuşlanıp adeta hayabusa edasında çocuklarını uzaktan gözler.
giyim kuşamları, kederleri ve mutlulukları kadar salçalı ekmek hazırlayışları da ortaktır.
alamancı kadınlar bilmez, onlar çocuklarına ketçaplı ekmek hazırlıyormuş diye duyduk..
elin yalancısıyız.