"Sakat" Politiktir

Konu sahibi son olarak 1658 gün önce görüldü
Bülent Küçükaslan

13 yıldır omurilik felci nedeniyle tekerlekli sandalye kullanıyorum. Bugüne dek sakatlar arasında gördüğüm belki de en hararetli ve duygusal tepkilere neden olan tartışma sakat-engelli-özürlü kelimelerinden hangisinin kullanılacağına dairdir.

Bazı arkadaşlarımız bu kelimelerden birini tercih edip
virgulll.gif
diğerlerinden hem rahatsız oluyor hem de duyduklarında bunu hakaret olarak algılayıp
virgulll.gif
kırılıyor. Bazı arkadaşlarımızsa aralarında hiçbir fark olmadığını söyleyip
virgulll.gif
“bunlara takılmayalım
virgulll.gif
işimize bakalım” diye konuyu geçiştirmeyi tercih ediyor. Bazılarımızsa “Sözü kimin söylediği önemli. Söyleyen kişi hakaret amacı gütmüyorsa çok da takılmamak lazım” diyerek orta yolda kalmaya çabalıyor. Ama kim neyi tercih ediyor olursa olsun şu bir gerçek ki
virgulll.gif
bu konuda bir şeyler söylemeden edemiyoruz...

Ben
virgulll.gif
işte tam da bu içe işleyen algıdan
virgulll.gif
daha doğrusu
virgulll.gif
söz söylemeyi tetikleyen provokatif yanından dolayı bu tartışmanın sakatlık konusunu politik alana taşımak için önemli bir fırsat yaratabileceğine inanıyorum. Zira bu kelimelerin toplumsal süzgeçten geçip bir sosyal role ve oradan da hitaba dönüşme süreci ile
virgulll.gif
o süzgeçten param parça halde dökülen bizlerin dönüp o kevgire bakışımızın
virgulll.gif
maruz kaldığımız dayatmaları fark edişimizin
virgulll.gif
bu ahmakça kurgulara karşı bilinçlenmemizin aynı anda görünür kılınabileceğini düşünüyorum.

Ya da şöyle söyleyeyim: “sakat”dan “özürlü”ye
virgulll.gif
oradan da “engelli”ye geçiş öyle masum bir değişiklik değil. Bu süreç bir yandan bedenlerimiz üzerindeki iktidarın ana hatlarına işaret ederken
virgulll.gif
bir yandan da “Engelliler”i postmodern kapitalizmin sakatları* olarak raflara diziyor! Onun için
virgulll.gif
bu kelimelere hak ettiği politik anlamları yüklememizin ve bizlere dayatılan kurgulara karşı politik bir tavır alış olarak “grubumuzun adını koymanın” anlamlı olacağını düşünüyorum.
Bu bağlamda neden Özürlü veya Engelli değil de Sakat kelimesini tercih ettiğimi izah etmeye çalışacağım...

Özür(lü)
Özür
virgulll.gif
“Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep
virgulll.gif
mazeret” olarak tanımlanıyor. Yani bir pişmanlık
virgulll.gif
bir mahcubiyet var bu “Özürlü”nün temelinde: “Kusura bakmayın ne olur
virgulll.gif
sakatım
virgulll.gif
büyük bir kusurum var
virgulll.gif
hoş görün” denmiş oluyor. Ayrıca bir şeyi "özürlü" olarak nitelediğimizde (ki bu toplumsal algıda meta’yı çağrıştırıyor)
virgulll.gif
o şeyin değerini başka bir "bütün”le kıyaslamış ve o "özürlü/eksik/hatalı şey"i de değersizleştirmiş oluyoruz.
Kendi varlığımı değersizleştiren (tersten okursak “Normal”i yaratan
virgulll.gif
sağlam bedenleri “normal” olarak belleten ve sadece onu değerli sayan)
virgulll.gif
bu da yetmiyormuş gibi varlığım için sağlamlardan hoş görü beklememi vazeden bu kelimeyi sevmiyorum ve reddediyorum. Bedenim bir kusur değil! Arkamdan bakıp sadece kamburumu görüyor ve fısıldayarak yanınızdakine bir şeyler söylüyorsanız
virgulll.gif
kusura bakmayın ama
virgulll.gif
sizin için sadece üzülebilirim. Ha
virgulll.gif
bir de özür dilemek isterseniz bir gün
virgulll.gif
bunu kabul edebilirim.

Engel(li)
Engel
virgulll.gif
“Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep
virgulll.gif
pürüz” olarak tanımlanıyor. Yani burada da sorumluluk bedene yükleniyor. Bir şeyler gerçekleştirebilmek lazım (bu çok önemli!) ve/fakat “engel”i olan sakatlar bunu yapamıyor! Peki
virgulll.gif
ne oluyor bu durumda? Her şeyden önce “normal” denen şey bedenine söz geçirebilmek ve koşmak
virgulll.gif
zıplamak
virgulll.gif
uzanmak
virgulll.gif
görmek
virgulll.gif
işitmek
virgulll.gif
zıpkın gibi olmak
virgulll.gif
yorulmamak şeklinde kodlanıyor. Bu kurguyu kabul ettikten sonra iş geliyor “sakatlığı engel olduğu için” bunları eyleyemeyenlerin değersizleştirilmesine. Buradan sonra oraya sıçramak kolay: Merdiven çıkabilmek lazım
virgulll.gif
ayakları sakat olduğu için bunu yapamıyorsa biri
virgulll.gif
o engellidir (Yazık). Önünüzde iki seçenek var
virgulll.gif
ya sorunlu bedeninizi tamir ettirecek ya da bu eksiklikle yaşamaya alışarak “merdivenin dibinde” dolanacak ve orada olan her neyse onunla yetineceksiniz.

Bir şeyleri yapıp etmeye bir değer atfedip
virgulll.gif
sonra onu yapamayan/edemeyen kişiyi o eyleyememek üzerinden anlamlandırmak çok kurnazca! Hem “neden o merdiven var?” sorusunu unutturup toplumsal sorumluluğu yok saydırıyor
virgulll.gif
hem de kendi bedeniyle sorunlu hale getirilen insanların “ne oluyoruz” diyerek kafasını kaldırmasının önüne geçiliyor. Ve tabii bu da yetmiyor... Taştan su çıkaran kapitalizm
virgulll.gif
“Kaderin üstünüze boca ettiği engelinizi aşabilirsiniz. Bunun için reçetelerimiz ve ürünlerimiz var! Hey
virgulll.gif
sağlamlar... Sizler de bu kader kurbanlarına yardım etmelisiniz” diyerek
virgulll.gif
sakatları müşteri haline sokuveriyor.
Tüm bu nedenlerden ötürü postmodern kapitalizmin sakatı olmayı da reddediyorum. Elde kalıyor “sakat”.

Sakat
“Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan” şeklinde tanımlanmış. Bence içinde sorunlu yanlar olsa da (Bir gözü olan kişi ne hastası? Peki ya elinde 6 parmağı olan kişinin eksiği ne? Kim neye göre tam? Tam denen şeyi kim belirliyor?..) tanım özünde sade bir hâl tespiti içeriyor denebilir. İyi niyetli bir bakışla bu tanım için
virgulll.gif
“kişinin bedeninde kontrolünde olmaksızın var olan alışılagelmişin dışındaki fiziksel veya ruhsal durum” diyebiliriz. Burada Özürlü ve Engelli’ye kıyasla bir değer biçme yok
virgulll.gif
bahane uydurma yok
virgulll.gif
hiyerarşi yok
virgulll.gif
dışlama yok.

Hasılı
virgulll.gif
yeri geldiğinde “Sakat Bülent” diye anılmam gayet güzel. Evet
virgulll.gif
sakatım
virgulll.gif
bu kadar basit.
Ama Sakat kelimesini sahiplenmemi sağlayan çok önemli bir şey daha var... O da bu kelimenin çağrıştırdığı bedenin
virgulll.gif
insanlar tarafından “düşük
virgulll.gif
döküntü
virgulll.gif
ürünün düşük nitelikli olanı” olarak kabul ediliyor olması. Yani benim bedenim sağlamların gözünde böyle! Döküntü. Değersiz.
Yanılıyorlar! Sakat bedenim en az onlarınki kadar güzel
virgulll.gif
onların kendilerini sevdiğinden daha çok seviyorum kendimi. Birbirinden farklı sonsuz sayıda beden olduğunu ve herkesin birbirinden farklı hissettiğini biliyorum. Gerçek özgürlüğün kurgulanmış ve aslında hiç var olmayan beden kalıplarından kurtulmak olduğunu
virgulll.gif
aynaya bakıp kendime burun kıvırmamın ne kadar aptalca olduğunu ve yaşamı ne kadar dayanılmaz kıldığını da biliyorum. Kendine yabancılaşmış insan şu kısacık yaşamdan keyif alabilir mi?
Kilomdan
virgulll.gif
burnumdan
virgulll.gif
sırtımdan
virgulll.gif
belimden
virgulll.gif
bacaklarımdan huzursuz oluyorsam
virgulll.gif
yaşamımın aslında kendi ellerimde olmadığını da kabul etmiş olurum. Ben o kadar ahmak değilim. Onun için
virgulll.gif
Sakat güzeldir ve Sakatlık politiktir.
 
Geri